"Ara tatil dönemleri, çocukların akademik baskıdan uzaklaşarak sosyal ve duygusal gelişimlerine odaklanabilmeleri için önemli bir fırsattır" diyen Uzm. Psikolog Turan, bu süreçte yürütülen sosyal beceri çalışmalarının, kazanımların daha kalıcı olmasına katkı sağladığını belirtti.
"Sosyal beceriler; bireyin içinde bulunduğu sosyal çevrede kendini ifade edebilmesini, başkalarıyla etkileşim kurabilmesini ve ilişkilerini sürdürebilmesini sağlayan öğrenilmiş yaşam becerileridir" şeklinde konuşan Uzm. Psikolog Turan, bu becerilerin duyguları tanıma ve ifade etme, karşılıklı iletişim kurma, iş birliği yapabilme, kurallara uyum sağlama ve sosyal sorunlara çözüm üretebilme gibi birçok alanı kapsadığını ifade etti.
Çocukluk döneminde gelişen sosyal becerilerin, çocuğun yalnızca bugünkü uyumunu değil, ilerleyen yıllardaki psikolojik ve sosyal işlevselliğini de doğrudan etkilediğini vurgulayan Uzm. Psikolog Turan, şöyle konuştu:
"Sosyal becerilerin sağlıklı biçimde gelişmesi çocukların kendilerini daha iyi tanımalarını, duygularını düzenleyebilmelerini ve sosyal ilişkilerde daha esnek davranabilmelerini destekler. Bu süreçte, çocukların karşısındaki kişilerin duygu ve düşüncelerini fark edebilme kapasitesi (Zihin kuramı) sosyal uyum açısından destekleyici bir role sahiptir. Çocuklara yönelik psikolojik destek ve gelişim çalışmalarında sosyal beceriler odak noktasıdır. Hastanemizde çocukların yaşına, gelişim düzeyine ve bireysel ihtiyaçlarına uygun olarak yapılandırılmış sosyal beceri geliştirme programları uygulanmaktadır. Değerlendirme sürecinde kullanılan ölçek ve testler çocukların sosyal beceri, duygusal farkındalık ve problem çözme alanlarına ilişkin güvenilir bilgiler sunmaktadır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda çocuklara sosyal beceri geliştirme çalışmaları planlanmakta ve daha sağlıklı ilişkiler kurmaları hedeflenmektedir."
Çalışmalarda kullanılan yöntemlerin çocukların ilgisini çekecek biçimde çeşitlendirildiğini belirten Uzm. Psikolog Turan, "Duygu tanıma ve duygu düzenlemeye yönelik materyaller, çocukların kendi duygularını ayırt edebilmesini ve uygun biçimde ifade edebilmesini desteklemektedir. Hikâye temelli sosyal durum çalışmaları, günlük yaşamda karşılaşılabilecek sosyal senaryoları ele alma imkânı sunarken; rol oynama ve oyun temelli etkinlikler çocukların farklı sosyal davranışları deneyimlemelerine fırsat tanımaktadır. Görsel destekli çalışmalar ise kazanılan becerilerin günlük yaşama aktarılmasını kolaylaştırmaktadır" diye konuştu.