ÖCALAN'IN AKIL HOCASI KOÇ MU?

Abone Ol

Rahmi Koç adlı bir şahıs İzmir'de Amerikan Hastanesi'nin açılış töreninde güya bir fıkra anlatmış...

Etrafındakiler de hahaha diye gülmüşler...

Fıkrasında Kürt kadınını aşağılayan bu şahsın geçmişine bir baktım, iddialar vahim...

Hep beraber bakalım.

Merhum Kadir Mısıroğlu'na göre Vehbi Koç, Haim Nahum'ûn oğludur.

Haim Nahum ise işgal yıllarında Osmanlının tonlarca altınını İsviçre bankalarına kaçıran bir haindir.

Kadir Mısıroğlu "Benden Tarihe Haberler" adlı eserinde bu altınların 150 ton olduğunu şöyle anlatır:

"Haim Naum Efendi'nin işgal yıllarında Osmanlı kâğıt paralarının teminatı olan Osmanlı Bankası'nda mahfuz 150 ton altını İsviçre'ye kaçırdığı, bu altının üçte birini kendine alarak diğer üçte ikisini işgal güçleri ile banka personeline vermiş olduğu rivayeti vardır."

Yine Mısıroğlu'na göre Haim Nahum kendine aldığı altınları daha sonra iki oğlu olan Vehbi Koç ile Bernar Nahum'a vermiştir.

İki kardeş daha sonra BEKO diye bir marka kurdular. Bernar'ın BE'si ile Koç'un KO'su ile BEKO markası.

Yani Koç Holding denilen kuruluşun, aslında Osmanlının kaçırılan altınlarıyla kurulduğu iddiaları...

Diğer bir iddiaya göre ise Koçzade Hacı Mustafa Efendi ile Kütükçüzade Fatma Hanım'ın tek erkek çocuğu olarak 1901 yılında Ankara Keçiören'de doğmuş Vehbi Koç.

Ve anne tarafından Hacı Bayram-ı Veli'ye dayanıyormuş şeceresi...

İddialar teyide muhtaç, ancak Rahmi Koç denen şahıs Vehbi Koç'un oğlu.

Biraz da Bernar Nahum'dan bahsedeyim.

Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanı iken Temel Karamollaoğlu, Millî Gazete'yi ziyaretinde şöyle bir anekdot anlatıyor:

"1961 yılında Ankara'da merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan öncülüğünde Birinci Otomotiv Sanayi Kongresi yapıldı.

Kongre salonu tıklım tıklım. Katılımcılarda heyecan dorukta.

Salonda Türkiye'nin kendi otomobilini üretmesinin inancı ile heyecanlanan mühendislerin yanı sıra yerli otomobil fikrine karşı çıkanlar da var.

Bunlardan biri de Bernar Nahum...

Nahum, çok önemli bir otomotiv grubunun (Koç Otomotiv Grubu) temsilcisi olarak toplantıya katıldı.

Bernar Nahum, Birinci Otomotiv Kongresi'nde kürsüde konuşurken salondaki hava giderek gerginleşmeye başladı.

Çünkü söz konusu şirketin ortağı ve yöneticisi Nahum, salondaki heyecanın aksine otomotiv sanayinin zorluklarından bahsetti ve yerli otomobil fikrine karşı çıktı!

Tam da o dakikalarda hiç beklenmedik bir gelişme yaşandı;

Ön sıralarda oturan genç bir mühendis, bir kürsüde konuşan Bernar Nahum'a, bir de ayakkabılarına baktı!

Makina Kimya Endüstrisi'nde (MKE) çalışan bu mühendisin ayağında kurumun yeni dağıttığı postallardan vardı.

Bernar Nahum, konuşmasına devam ederken ön sıradaki genç, postalının bağcıklarını çözmeye başladı.

Çünkü öfkesi iyice artmıştı.

Nahum; "Bursa'da şeftali üretmek otomotiv üretmekten hem daha kolay hem daha kazançlıdır(!)" dediği anda da ortalık karıştı!

Nahum'un "otomotiv yerine şeftali üretmeyi" teklifine dayanamayan genç mühendis, ayağından çıkardığı postalı kürsüye fırlattı.

Ne mi oldu? Postal, Nahum'un tam alnının ortasına isabet etti!

Bu sırada, MKE'li genç mühendisin; "Bize otomobili siz ürettirmiyorsunuz" diye bağırdığı duyuldu.

Olay, 'ilk ayakkabılı protesto eylemi' olarak tarihe geçti."

Türkiye'de otomobil yerine şeftali üretmeyi isteyen Bernar Nahum ile Vehbi Koç'un yakın ilişkisi Capital Dergisi'nin 2008 yılındaki bir sayısında şu şekilde anlatılacaktı:

"Koç'un otomotiv sanayi işine girmesini, büyümesini ve kâr etmesini sağlayan Mösyö Bernar'dır. Vehbi Bey'in büyük itimadını kazanmış biriydi ve Vehbi Bey, o ne derse kabul ederdi. Bernar Nahum eldeki paranın daima otomotiv işine yatırılmasını istemiştir."

Yaaa...

Ülkeye şeftali üretmeyi öneren zat, Koç paralarının daima otomotiv işine yatırılmasını istemiş...

Neyse konumuza dönelim.

Vehbi Koç'un oğlu olan Rahmi Koç, haddini aşan bir seviyesizlik yapmıştır.

Kürt kadınlarını aşağılayıcı bir dil kullanmıştır ve bunu da fıkranın arkasına sığınarak yapmıştır.

Azıcık şerefi, namusu, haysiyeti olan biri bu olayı lanetler!

Toplumun önemli bir kesimi lanetledi de.

Biz de lanetliyoruz.

Fakat ikili oynayanların da maskesini düşürdü bu olay.

Söz konusu Rahmi Koç'un hezeyanları olunca karşı çıkmış gibi görünen bu samimiyetsizler onurlu Kürt kadını hakkında bundan daha aşağılık ifadeler kullanan bir beyinsize önder deyip tapıyorlar!

Buyrun...

Abdullah Öcalan adlı şahıs "Nasıl Yaşamalı" adlı kitabında sayfa 91'de onurlu Kürt kadınları için aynen şu ifadeleri kullanıyor:

"Belki bazılarına acayip gelebilir, ama açmakta yarar vardır. Kürt kadınlarının çoğunun bedenleri ölü, kokuşmuş, soğuk ve çok kabadır.

Fizikleri biraz böyledir, ruhları donuktur. Fikir düzeyi hiç yoktur."

Rahmi Koç'un fıkrası mı Öcalan'ın ideolojisi mi daha alçakça?..

Yoksa birine karşı çıkıyormuş gibi yapıp öbürüne ses çıkarmamak mı daha alçakça?..

Acaba diyorum, Öcalan'ın akıl hocalarından biri de Koç mu?..

Yoksa bu kadar benzerlik nasıl olabilir?..

Buna da siz değerli okurlarım karar versin...

Bir dahaki yazımızda görüşmek üzere...