Müslüman Kürt Halkının Dinmeyen Acısı

Abone Ol

Van'ın Erciş ilçesinde yer alan Zilan Deresi, 1930 yılında yaşanan büyük bir katliamın mekanı oldu. 13 Temmuz 1930'da, Ağrı Dağı isyanları sırasında Ferik Salih Omurtak komutasındaki 9. Kolordu tarafından gerçekleştirilen Üçüncü Ağrı Harekâtı'nın başlangıcında, Zilan Deresi'ne sığınan on binlerce Müslüman Kürt acımasızca katledildi.

Zilan Katliamı olarak bilinen bu olayda, Cumhuriyet gazetesine göre 15 bin kişi, Kürt yazar Hesen Hîşyar Serdî'ye göre ise 47 bin köylü katledildi. Ermeni araştırmacı Garo Sasuni'ye göre ise aralarında 5 bin kadın, çocuk ve yaşlının da bulunduğu on binlerce kişi öldürüldü. İnsanların evleri yakıldı, zorla topraklarından sürüldü ve köyler tamamen yok edildi.

Katliamın acısı, 13 Temmuz 1930'dan bugüne kadar hafızalarda tazeliğini korudu. Yeni rejim, ulus devlet anlayışıyla hareket ederek Müslüman Kürtleri katliamlardan geçirdi. Şeyh Said'in şehit edilmesinden sonra kıyama katılanlar ve katılma sözü verip katılmayanlar dahil herkes sürgün edildi. Sürgün, Ağrı'da büyük bir şok etkisi yarattı ve birçok kişi direnmeyi tercih etti.

9 Mayıs 1928 tarihinde çıkarılan af, direnişçileri vazgeçirmeye yönelik bir adımdı. Ancak Süleyman Nazif'in, "Eline silah almış olan her asinin eli başıyla birlikte kesilmelidir." sözüyle direnişçiler dağdan indirilmiş olsa da İran'da faaliyetlerini sürdürdükleri için sonuçta Nazif'in isteği uygulandı. Bakanlar Kurulu Kararnamesi doğrultusunda, Genelkurmay Başkanlığı 9. Kolordu Komutanlığına "asilerin" geçim üssünden yoksun bırakılması emri verildi.

Ordu, iki kolordu ve 80 uçaktan oluşan hava gücü ile harekete geçti. Cumhuriyet gazetesi özel muhabiri Yusuf Mazhar'a göre, isyana katılan bütün köyler yakıldı ve 15 bin kişi Zilan Deresi'nde katledildi. Sağ kalanların bir kısmı ise İran'a kaçıp kurtulmayı başardı.

Rejim, sosyalist Sovyetler Birliği'nin desteğiyle harekete geçerek İran Şahı ile anlaştı ve toprak değişimi yapıldı. Bu sayede, başkaldıranların İran'a geçişleri engellendi ve imha hareketi başlatıldı. Akıllara durgunluk veren Zilan Katliamı, o dönemde gazetelerde geniş yer buldu. Cumhuriyet gazetesinde "Zilan Deresi ağzına kadar ceset dolmuştur." şeklinde ifadeler yer aldı.

CHP'nin Milli Şefi İsmet İnönü, katliam sonrası Milliyet gazetesine verdiği demeçte, "Bu ülkede sadece Türk ulusu etnik ve ırksal haklar talep etme hakkına sahiptir." diyerek, rejimin baskıcı politikalarını ortaya koydu. Katliam sonrası, bölge halkının tüm mallarına el konuldu ve mallarını geri almak isteyen köylüler herhangi bir sonuç alamadı.

Zilan Katliamı, Müslüman Kürt halkının hafızasında derin izler bırakan, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen büyük bir trajedidir. Bu katliamın unutulmaması ve ders çıkarılması gereken önemli bir tarihi olay olarak hatırlanması gerekmektedir.