Fobilerin nüfusun yaklaşık yüzde 10'unu etkilediği ve kadınlarda erkeklere göre daha sık görüldüğü belirtiliyor. Fobisi bulunan kişilerde korkulan durumla karşılaşıldığında kalp ritminde hızlanma, baş dönmesi, göz kararması ve terleme gibi fiziksel belirtiler de ortaya çıkabiliyor.
Fobiler; travmatik deneyimler, korkulan bir olaya doğrudan maruz kalma veya başka bir kişinin yaşadığı olaya tanık olma gibi çeşitli nedenlerle gelişebiliyor.
Sosyal fobi
Sosyal fobi, kişinin başkaları tarafından yargılanacağı, mahcup veya rezil olacağı düşüncesiyle toplumsal ortamlarda yoğun ve sürekli korku yaşaması olarak tanımlanıyor.
Bazı kişiler, başkalarının önünde yemek yemek gibi günlük yaşamın parçası olan durumlarda dahi yoğun kaygı yaşayabiliyor ve bu ortamlardan kaçınabiliyor. Sosyal fobinin insanların yaklaşık yüzde 5'inde görüldüğü belirtiliyor.
Klostrofobi: Kapalı alan korkusu
Klostrofobi, kapalı alanlarda bulunma durumunda yoğun kaygı ve sıkıntı yaşanmasıyla ortaya çıkıyor. Asansör, camsız odalar ve uçaklar, klostrofobisi bulunan kişilerin korku yaşayabildiği alanlar arasında bulunuyor.
Latince "claustrum" ve Yunanca "phobos" kelimelerinden gelen klostrofobinin nüfusun yaklaşık yüzde 7'sini etkilediği belirtiliyor.
Agorafobi: Açık alan korkusu
Agorafobi genellikle açık alan korkusu olarak bilinse de daha kapsamlı bir kaygı bozukluğu olarak değerlendiriliyor. Agorafobisi bulunan kişiler belirli alanlardan veya mekanlardan kaçınabiliyor. İleri düzeyde olduğunda kişinin günlük yaşamını ciddi biçimde kısıtlayabildiği ve evinden çıkmakta zorlanmasına neden olabildiği belirtiliyor.
Akrofobi: Yükseklik korkusu
Yunanca "acron" ve "phobos" kelimelerinden türeyen akrofobi, yükseklik korkusu olarak biliniyor. Bu korkuya sahip kişiler yüksek binalar, cam asansörler, hız trenleri ve bazı durumlarda yürüyen merdivenler gibi yükseklik hissi oluşturan alanlarda yoğun kaygı yaşayabiliyor.
Akrofobinin kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha fazla görüldüğü ifade ediliyor.
Pteromerhan fobi: Uçuş korkusu
Uçuş korkusu, kişilerin uçakla seyahat etmekten veya uçak kazası yaşama ihtimalinden yoğun şekilde korkması olarak ortaya çıkıyor.
Uçuş korkusunun bazı yönleriyle kapalı alan korkusuyla benzerlik taşıdığı belirtilirken, bazı teoriler özel fobilerin hayatta kalma mekanizmalarıyla genetik açıdan bağlantılı olabileceğini öne sürüyor.
Araknofobi: Örümcek korkusu
Araknofobi, başta örümcekler olmak üzere böcek, akrep ve diğer eklem bacaklı hayvanlara karşı duyulan yoğun korku olarak biliniyor.
Bazı kişiler örümceğin kendisini görmeden yalnızca örümcek ağıyla karşılaştığında dahi ciddi tepki verebiliyor. Bu korku, kamp, yürüyüş ve dağcılık gibi açık hava aktivitelerinden kaçınmaya kadar varabiliyor.
Ofidiyofobi: Yılan korkusu
Ofidiyofobi, yılanlara karşı duyulan yoğun korku olarak tanımlanıyor. Korku yalnızca canlı yılanlarla sınırlı kalmayıp yılan fotoğrafları, videoları, sesleri ve hatta "yılan" kelimesi karşısında bile ortaya çıkabiliyor.
Bazı kişiler yılanı andıran şekillerden de korkabiliyor. Ofidiyofobi kimi zaman sürüngen korkusu anlamında kullanılan herpetofobiyle de ilişkilendiriliyor.
Sinofobi: Köpek korkusu
Sinofobi, köpeklere karşı duyulan yoğun korku olarak biliniyor ve özellikle çocuklarda daha sık görülebiliyor.
Köpekle yaşanan olumsuz bir deneyim, korkunun daha da şiddetlenmesine neden olabiliyor. İleri düzeydeki korku, kişinin günlük yaşamını ve sosyal aktivitelerini etkileyebiliyor.
Astrafobi: Fırtına korkusu
Astrafobi, gök gürültüsü ve fırtınaya karşı duyulan yoğun korku olarak ortaya çıkıyor. Özellikle gök gürültüsünün yüksek ve ani sesi, bu fobiye sahip kişilerde yoğun kaygıya neden olabiliyor.
Tripanofobi: İğne korkusu
Tripanofobi, iğne ve enjeksiyonlara karşı duyulan yoğun korku olarak tanımlanıyor. İğneyle karşılaşma düşüncesi dahi bazı kişilerde güçlü kaygı ve fiziksel tepkilere yol açabiliyor.
Fobilerin kişinin günlük yaşamını belirgin şekilde kısıtlaması halinde uzman desteği alınmasının önemli olduğu belirtiliyor.