Diyarbakır

"Kurbanda asıl mesele etin doğru yere ulaştırılmasıdır"

İTTİHADUL ULEMA üyesi Molla Mehmet Şenlik, kurban ibadetinin Hazreti Adem’den günümüze kadar tüm peygamberlerin sünnetinde yer aldığını belirterek, kurbanın sadece kesilmesi değil, doğru yerlere ulaştırılmasının da önemli olduğunu söyledi.

Abone Ol

Âlimler ve Medreseler Birliği (İTTİHADUL ULEMA) üyesi Molla Mehmet Şenlik, kurban ibadetinin yalnızca kesmekten ibaret olmadığını belirterek, kurban etlerinin ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Şenlik, Hanefi ve Şafii mezhebinde kurban etinin aile, akraba, komşu ve fakirler arasında paylaştırılabileceğini ifade ederken, özellikle Gazze, Afrika ve halkın desteğiyle ayakta duran medreselerde eğitim gören öğrencilerin kurban etine daha fazla ihtiyaç duyduğunu kaydetti.

"İnsanlığın ilk şafağından günümüze kurban ibadeti canlılığını yitirmemiştir"

Kurban ibadetinin toplumda diğer ibadetlere göre daha güçlü şekilde yaşatıldığını belirten Şenlik "Kurban, insanlığın ilk şafağından günümüze kadar devam ederek gelen bütün peygamberlerin ve ümmetlerin sünnetinde vardır. Hazreti Adem'den başlayarak Hazreti İbrahim'e kadar ve Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem'e kadar ve günümüze kadar hiçbir zaman kurban canlılığını yitirmemiş, varlığını daha da ilerleterek sürdürmüştür. Günümüzde dahi insanlar diğer ibadetlerinde gevşek davransalar dahi kurban konusunda hassastırlar. Hemen hemen maddi durumu yerinde olan herkes kurban kesiyor. O yüzden kurban kimlere vaciptir, kimlere değildir o konuya girmiyorum. Zaten milletimiz kesiyor." dedi.

"Kesilen kurbanın nerede ve nasıl değerlendireceği daha önemlidir"

Kurban kesmenin yanı sıra kurban etinin doğru şekilde değerlendirilmesinin de önemli olduğunu ifade eden Şenlik "Kurban keserken, bunu nerede değerlendireceği, nasıl değerlendireceği daha önemlidir. Aslında bu konuya biraz vurgu yapmak istiyorum. Hanefilerde biraz daha esneklik vardır. Yani kestiği kurbanın üçte birini aile halkına bırakmak, üçte birini komşulara, üçte birini akrabalara, üçte birini de fakirlere dağıtmak şeklinde. Tabi bu adak olmayan kurbandır. Adak olan kurbanlar, yani nezir etmiş olan kurbanlar, ancak fakirlere verilir. Adak kurbanını kesenler bundan yiyemezler. Ama adak olmayan kurban, Şafii mezhebinde de az önce söylediğim usul üzere kurbanını bir kısım aile halkına, bir kısım akrabalara, bir kısım da fakirlere vermek suretiyle yapabilirler." diye belirtti.

"Kurban öncelikli olarak ihtiyaç sahiplerine, ihtiyaç sahibi coğrafyalara ve halkın desteğiyle ayakta duran medreselere verilmeli"

Kurban etinin ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması konusunda hassas davranılması gerektiğinin altını çizen Şenlik "Kurbana çok daha muhtaç olan kesimler vardır, yerler vardır, coğrafyalar vardır. Bunları dikkate almamız lazım. Örneğin bugün Gazze'deki, Afrika'daki Müslümanların buna çok ihtiyacı vardır. Ve toplumumuzda özellikle medreselerin, ilim okuyan öğrencilerin buna çok ihtiyacı vardır. Elbette her yerde fakir var. Fakirlere de verilir. Fakat buralara daha fazla dikkat etmemiz gerekiyor. Buraları gözetmemiz, buraları ayakta tutmamız gerekiyor. Diyanetin kendilerine gelen kurbanların bir kısmını kendi kurslarına veriyor fakat Diyanet kurslarının iaşesi devlete aittir. Diyanet'ten beslenmeyen, halkın kurduğu ve ayakta tutmaya çalıştığı medreselerin buna çok da ihtiyacı vardır. Bunu daha öncelikle göz önünde bulundurmamız gerektiğini düşünüyorum." dedi.

"Kurban, Allah'a yakınlaşmaktır"

İTTİHADUL ULEMA üyesi Molla Mehmet Şenlik, son olarak şunları kaydetti:

"Kurban, Allah'a yakınlaşmaktır. Gaye, Allah'a yakın olmak. 'Nereye versem daha güzel Allah'a yakın olabilirim.' Onu düşünmek lazım. Allah-u Teala Kuran-ı Kerim'de buyuruyor; 'Kestiğiniz kurbanların kanları ve etleri Allah'a ulaşmaz. Fakat sizlerin takvası O'na ulaşır.' Takva nedir? Kurbanı yerli yerine kullanabilmektir. Gidecek yerlerin daha öncelikli olmasına dikkat etmek takvadır. Fetva var ise de takva daha önceliklidir. Allah'a ulaşan takvadır, bizim takvamızdır. Takva yolunu dikkat etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Allah şimdiden milletimizin, halkımızın, İslam ümmetinin kestiği kurbanları kabul eylesin, yerli yerine kullanma bilincini nasip eylesin."