KÖKLERİMİZİ KAYBETMEDEN GELECEĞE YÜRÜMEK: GENİŞ AİLENİN DEĞERİ

Abone Ol

Hayatın hızlı akışı içinde farkında olmadan kaybetmeye başladığımız en kıymetli değerlerden biri geniş aile kültürüdür. Bir zamanlar aynı sofrada buluşan, sevinci ve hüznü paylaşan kuşaklar; şehirleşme, bireyselleşme ve yoğun hayat temposuyla birbirinden uzaklaşmaktadır.

Oysa geniş aile yalnızca kan bağı değildir. Sevginin, merhametin, hürmetin ve tecrübenin nesilden nesile aktarıldığı bir mekteptir. Dinimiz din-i mübin-i İslam da aile bağlarının korunmasına ve büyüklerin hakkına riayet edilmesine büyük önem verir.

Yüce Allah Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyurur: "Rabbin, kendisinden başkasına ibadet etmemenizi ve anne babaya iyilik etmenizi emretti... Onlara 'öf' bile deme; onları azarlama, onlara güzel söz söyle." (İsrâ, 17/23)

Bu ilahî emir, anne babaya hürmet göstermeyi ve onları yalnız bırakmamayı öğütler. Büyüklerimiz geçmişin tanıkları olduğu kadar geleceğe yön veren tecrübe hazineleridir. Onların görüşlerinden istifade etmek hem bireysel hem de toplumsal hikmet açısından büyük önem taşır.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir." (Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 58)

Yine buyurur: "Rızkının genişletilmesini ve ömrünün bereketlenmesini isteyen kimse akrabalık bağlarını gözetip korusun." (Buhârî, Edeb, 12; Müslim, Birr, 20)

İslam'ın "sıla-i rahim" anlayışı, geniş aile kültürünün temelini oluşturur. Bayram ziyaretleri, aile buluşmaları ve büyüklerin duasını almak sadece gelenek değil, aynı zamanda manevi bir kazançtır.

Bediüzzaman Said Nursî de aile saadetinin temelini şöyle ifade eder: "Aile hayatının saadeti, samimi ve ciddi hürmet ve hakikî ve şefkatli merhamet ile devam eder." (24. Lem'a, İkinci Makam)

Teknoloji çağında iletişim kolaylaşsa da gönüller arasındaki mesafelerin açılmasına izin vermemeliyiz. Büyüklerimizi yalnızca ihtiyaç duyduğumuz zamanlarda değil, her fırsatta ziyaret etmeli; çocuklarımızın dedeleri ve nineleriyle vakit geçirmelerini teşvik etmeliyiz. Çünkü büyüklerin tecrübesi gençlere rehber olurken, gençlerin sevgisi de onların hayatına huzur katar.

Unutmamalıyız ki kökleri sağlam olmayan bir ağaç fırtınalara dayanamaz. Geçmişiyle bağını koparan toplumlar geleceğini sağlam kuramaz. Geniş aile kültürünü yaşatmak; Kur'an'ın emrettiği sıla-i rahim şuurunu, Peygamberimizin öğrettiği hürmet ve merhamet ahlakını gelecek nesillere taşımaktır.

Bugün ihtiyacımız olan; büyüklerimizin elini daha sık tutmak, hayır dualarını almak ve çocuklarımıza aile olmanın sadece aynı soyadı taşımak olmadığını öğretmektir. Çünkü güçlü aileler güçlü toplumları, güçlü toplumlar da sağlam bir medeniyeti inşa eder.