KALBİN UNUTTUĞU HAKİKAT

Abone Ol

İnsanlar tarih boyunca mutlu olmanın yollarını aramış ve bu nimeti elde etmek için de çabalamış… Kimi bu nimeti dünya malında aramış, kimi evlilikte kimi de haram yollara tevessül ederek aramış. Halbuki insan ne kadar mutlu olmaya çabalasa da farklı yollara yönelse de mutluluğu elde edemez. Zira Allah-u Teala mutluluğun formülünü şu ayette belirtir:

"Dikkat edin! Kalpler ancak Allah'ı anmakla mutmain olur." (Rad Suresi 28)

Yani "kalbin huzuru, mutluluğu, sükuneti ve tatmini ancak Allah'ın zikrindedir." diye buyuruluyor. Zikir insanı tatmin eder ve huzura erdirir. Zira kalbin sahibi Allah'tır. Kalp sahibini bulduğunda coşar ve huzur bulur. Çünkü kalp Allah'tan uzaklaştıkça mutsuzluğu artar ve farklı yollara tevessül eder; bu da zamanla huzursuzluğa sebebiyet verir.

Çünkü günahlar insanın halini alt üst eder kapıların yüzüne kapanmasına ve işlerin zorlaşmasına neden olur… Zira insanın en büyük yanılgısı, kalbin ihtiyacını bedenin arzularıyla karıştırmasıdır.

Günahlar, insanın kalbini katılaştırır, karartır ve zamanla bu hissin oluşmasına neden olur. Kişi, ibadet ve itaatin huzurundan mahrum kalır; bu hâli hissetmediği müddetçe yok olur ve Allah'tan gittikçe uzaklaşır.

Bugün etrafımıza baktığımızda, her imkâna sahip olduğu hâlde huzursuz olan nice insan görürüz. Dışarıdan bakıldığında hayatı eksiksiz gibi duran, fakat iç dünyasında fırtınalar kopan insanlar vardır. Bu çelişki bize önemli bir hakikati fısıldar: Mutluluk, dışarıda bulunan bir şey değil; içeride inşa edilen bir haldir.
İnsan, ne kadar farklı yollar denerse denesin, kalbinin gerçek ihtiyacını yanlış yerde aradıkça huzura ulaşamaz. Çünkü kalbin bir sahibi vardır ve o kalp, ancak sahibine yöneldiğinde sükûnet bulur.
Mutluluğun formülü karmaşık değil aslında. Aksine, fazlalıklardan arındıkça ortaya çıkan sade bir hakikattir… Ve o hakikat zikirdir…

Zikir, kalbin sahibini anmaktır. Andıkça coşar yürek ve Baran gibi yağar huzur…

Rabbim Zikrullahı yoldaş eylesin bizlere Vesselam…

Davamızın sonu Allah'a hamd etmektir…