*İRAN DERHAL SALDIRILARI DURDURMALI!*

Abone Ol

12 İslam ülkesi Dışişleri Bakanları, İran saldırılarına ilişkin olarak 18 Mart Çarşamba günü Riyad'da istişari bir bakanlar toplantısı gerçekleştirmiş.
Toplantıdan sonra bir bildiri yayımlamışlar.

Herhalde ABD'ye derhal bölgeyi terk edip savaşı sonlandırması çağrısı yapmışlar diye düşündüm.

Haberi açtım, bildiriyi okudum, heyhat!..
Bildiride, İran'ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2817 (2026) sayılı kararının uygulanmasına uyması, tüm saldırılarını derhal durdurması, komşu ülkelere yönelik her türlü kışkırtıcı eylem veya tehditten kaçınması, hedefleri doğrultusunda ve bu ülkelerin çıkarları aleyhine Arap devletlerindeki bağlı milislere destek, finansman ve silah sağlamayı sona erdirmesi ve Hürmüz Boğazı'nda uluslararası seyrüseferi kapatma veya aksatmaya ya da Babülmendep'te deniz güvenliğini tehdit etmeye yönelik her türlü eylem veya tehditten kaçınması gerektiğini vurgulamışlar!..

Ne hikmetse aklıma sosyal medyada viral olan *"oğl…m bak git"* videosu geldi...
Her neyse...

***

Bildiride, yaklaşık 11 bin km öteden gelip İran İslam Cumhuriyeti'ne saldıran ABD ile ilgili tek kelime yok.

Abartısız söylüyorum bir kez dahi ABD ismi bildiride geçmiyor.

Haberi okuyan acaba İran'la kim savaşıyor deyip googleye yazmasa ABD'nin savaşın bir tarafı olduğunu anlamayacak!

***

ABD egemen bir ülkenin en tepesindeki ismi katledince tık yok.

Bir ilkokulu bombalarla vurup 170 yavruyu acımasızca katledince bildiriciler ortada görünmedi.

15 gün içinde 70 bin bina bombalanınca kimse toplantı yapmadı...

Yüzlerce sağlık merkezi ve eğitim kurumu bombalanıp yok edilince kimsenin aklına BM'nin bilmem hangi maddesi gelmedi...

Milyonlarca sivil yerinden edilince insancıl hukuk kimsenin aklına gelmedi.
ABD başkanı Deli Donald *eğlence için* İran egemenliğindeki toprakları vurduğunu söyleyince bildiriciler toplanmadı...

İran İslam Cumhuriyeti'nin sivil alt yapıları tahrip edilince kimse oralı olmadı.

Petrol rafinerileri ve enerji tesisleri vurulunca uluslararası teamüller kimsenin aklına gelmedi.

Bin 500'e yakın sivil katledilince kafalarını kumdan çıkarmadılar.

Deli Donald hiç bir uluslararası hukuk karinesine uymayacağını, buna ihtiyacı olmadığını açıklayınca kimse açıklama yapmadı.

Egemen bir devlet olan İran İslam Cumhuriyeti'ne *'kayıtsız şartsız teslim ol, ülkeyi ben yöneteceğim hatta dini lideri de ben belirleyeceğim'* diyecek kadar eşkiyalaşan Deli Donald'a hop hop dur orada diyen olmadı.

İsrail'in elindeki yüzlerce nükleer başlığa rağmen *'İran nükleer sahibi olamaz izin vermeyiz'* diyenlere kimse kalkıp o zaman neden İsrail'in var diyemedi.

Etraftaki neredeyse tüm ülkeleri jandarma karakoluna çevirip üsler kuran ABD'ye *'arkadaş ne oluyor burda?'* diyen de olmadı.

Bu üslerden uçaklar kalkıp İran'ı vurunca Uluslararası meşru müdafaa hakkı da kimsenin aklına gelmedi.

Ama İran tüm bu pervasızca saldırılara karşı kendini savununca *hemmmmen* BM kanunları akla gelmeye başladı.

Uluslararası hukuk, bilmem BM'nin şu maddesi, bilmem ne!..

***

Bildiride, İran'a gerilimi derhal bitirme çağrısı yapmışlar!

Gerilimi İran mı başlattı?

İran mı 11 bin km ötelere savaş gemileri yığıp ABD'ye saldırdı?

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?

Muharrem İnce'nin dediği gibi,

*"Allah'tan korkmuyorsanız bari İspanya'dan utanın."*

***

Bu bildiriye imza atanlar defaten kendileri demişler ki *İran'dan sonra sıra Türkiye'de…*

Tam bir akıl tutulması...

Allah basiret versin ne diyeyim...

Bir dahaki yazımızda görüşmek üzere...