Konut satışlarının durma noktasına geldiğini ifade eden sektör temsilcileri, müteahhitlerin yeni projelere başlayamadığını, esnafın tahsilat yapmakta zorlandığını ve sektörün yeniden canlanması için hükümetin yeni çözüm yolları üretmesi gerektiğini söyledi.
Batman'da uzun yıllardır inşaat sektöründe faaliyet gösteren esnaf Cihat Rüzgar, İLKHA muhabirine yaptığı değerlendirmede, inşaat sektörünün içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılara dikkat çekti.
Artan maliyetler, yüksek faiz oranları ve küresel gelişmelerin hem müteahhitleri hem de vatandaşları olumsuz etkilediğini ifade eden Rüzgar, sektörün yeniden hareketlenmesi için faizlerin düşürülmesi ve konut piyasasının desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.
Son yıllarda yükselen inşaat maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan güçlükler ve konut satışlarındaki yavaşlama nedeniyle sektörün ciddi bir durgunluk sürecinden geçtiğini belirten Rüzgar, yaşanan sıkıntıların yalnızca müteahhitleri değil, inşaat malzemesi satıcılarından taşeron firmalara, ustalardan ev sahibi olmak isteyen vatandaşlara kadar geniş bir kesimi etkilediğini söyledi.
İnşaat sektörünün birçok iş kolunu doğrudan besleyen stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Rüzgar, satışların yeniden canlanmasının hem piyasanın hareketlenmesi hem de ekonomik istikrar açısından önemli olduğunu ifade etti.
Cihat Rüzgar
"İnşaat sektörü durma noktasına geldi"
Rüzgar, "Şu anda inşaat sektörü, küresel gelişmeler, yüksek faiz oranları ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar nedeniyle durma noktasına gelmiş durumda. Müteahhitler çok zor günler geçiriyor. Yeni bir projeye başlayabilmek için en az 3-4 kez düşünmek zorunda kalıyorlar. Artan maliyetler nedeniyle yeni projelere giremiyor, ellerindeki mevcut inşaatları tamamlamayı bekliyorlar. Bu durum hem esnafı hem de vatandaşları olumsuz etkiliyor. Demir fiyatlarının inişli çıkışlı seyretmesi ve inşaat maliyetlerinin yüksek olması konut fiyatlarını da artırıyor. Konut fiyatlarının yükselmesi nedeniyle vatandaşlar ev almakta zorlanıyor." dedi.
"Küresel gelişmeler küçük şehirleri de etkiliyor"
Küresel gelişmelerin sektöre yansımalarına değinen Rüzgar, "Son dönemde yaşanan küresel gelişmeler, özellikle İran-ABD arasındaki olaylar, petrol fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Aynı zamanda altın fiyatlarında yaşanan ani düşüş nedeniyle birçok kişi birikimini altında değerlendirmiş durumda. Altın fiyatlarındaki değişimler ve konut fiyatlarının yüksekliği, vatandaşların daire almasını zorlaştırıyor. Elbette bu gelişmeler bölgeden bölgeye farklılık gösteriyor ancak Batman gibi küçük şehirler de bu durumdan ciddi şekilde etkileniyor." ifadelerini kullandı.
"Konut satışları durunca esnaf da tahsilat yapmakta zorlanıyor"
Konut satışlarının durmasının sektörün tüm paydaşlarını etkilediğini belirten Rüzgar, "Konut fiyatlarının yüksek olması nedeniyle satışlar gerçekleşmiyor. Satışlar olmayınca biz esnaflar da müteahhitlerden ödemelerimizi almakta büyük zorluk yaşıyoruz. Şu an sektör açısından gerçekten ciddi bir sıkıntı söz konusu. Temennimiz, kısa süre içinde hem altın fiyatlarının dengelenmesi hem de konut fiyatlarının düşmesiyle birlikte satışların yeniden canlanmasıdır." diye konuştu.
"Her iflas yüzlerce kişiyi mağdur ediyor"
Sektörde yaşanan iflasların ciddi mağduriyetlere yol açtığını ifade eden Rüzgar, "İnşaat sektöründeki istikrarsızlık müteahhitlerin iflasını da etkiliyor. İsim vermek doğru olmaz ancak yılda en az iki ya da üç müteahhidin bu durum nedeniyle iflas ettiğini duyuyoruz. Bir müteahhidin iflas etmesi, yaklaşık iki yüz kişinin mağdur olması anlamına geliyor. Ayrıca yarım kalan inşaatların tamamlanması da oldukça zorlaşıyor. Bu nedenle hem esnaf hem de vatandaş bu süreçten olumsuz etkileniyor." şeklinde konuştu.
"Çimentodaki fiyat artışı daha belirgin"
İnşaat malzemelerindeki fiyatlara ilişkin bilgi veren Rüzgar, "Şu anda güncel demir fiyatı KDV dâhil kilogram başına 35-36 lira civarında. Çimentonun torbası yaklaşık 300 lira, kireç ise 160-170 lira bandında. Bu rakamlar oldukça yüksek. Bölgesel olarak baktığımızda çimento fiyatlarının birçok yerde farklı seviyelerde arttığını görüyoruz. Özellikle çimentoda ciddi fiyat artışları yaşanıyor. Demirde zaman zaman iniş çıkışlar olsa da çimentoda yükseliş çok daha belirgin. Örneğin Batı Ege Bölgesi'nde çimentonun KDV dâhil fiyatı yaklaşık 220 lira iken Batman'da bu rakam 300 liraya kadar çıkıyor. Beton fiyatlarının da 4 bin lirayı geçtiği söyleniyor. Bu da doğal olarak konut maliyetlerini ve satış fiyatlarını artırıyor." dedi.
"Demir artık yatırım aracı olarak görülmüyor"
Sektördeki satışların geçmiş yıllara göre ciddi oranda düştüğünü dile getiren Rüzgar, "Eskiden yatırımcılarımız çok daha fazlaydı. Demir, önemli bir yatırım aracı olarak görülüyordu. Ancak son dönemde yaşanan sıkıntılar, müteahhitlerin iflas etmesi ve bazı olumsuz olaylar nedeniyle demir artık yatırım aracı olarak eskisi kadar tercih edilmiyor. Örneğin geçmişte yılda yaklaşık 10 bin ton demir satarken bugün bu rakam bin ile bin 500 kilo seviyelerine kadar düştü. Satışlarımız yüzde 50'nin de üzerinde azaldı." ifadelerine yer verdi.
"Faizlerin düşmesi sektörü yeniden canlandıracaktır"
Sektörün yeniden hareketlenebilmesi için faiz oranlarının düşürülmesi gerektiğini belirten Rüzgar, "Bu sorunların çözümü için hükümetin özellikle faiz oranlarını düşürmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bankalarla yaptığımız görüşmelerde de yüksek faizlerin ticareti zorlaştırdığını görüyoruz. Örneğin POS cihazlarıyla yapılan tahsilatlarda ertesi gün ödeme almak isterken, mevcut şartlarda 30-40 günden önce ödeme alamıyoruz. Bunun temel nedeni yüksek faiz oranlarıdır. Faizlerin düşmesi sektör açısından olumlu olacaktır. Kredi kullanarak ev alan vatandaşların büyük bölümü memurlar ve asgari ücretle çalışan kişilerden oluşuyor. İnsanlar zorunlu kaldıkları için bu kredilere başvuruyor. İlk evini alacak vatandaşlara faizsiz kredi desteği sağlanması, konut satışlarını olumlu yönde etkileyecektir. Böyle bir uygulama inşaat sektörünü de yeniden canlandıracaktır." diye konuştu.
"Yeni projeler mevcut daireler satılmadan başlamıyor"
Müteahhitlerin yeni yatırımlardan kaçındığını ifade eden Rüzgar, "Müteahhitler, ellerindeki daireleri satmadan yeni projelere başlamak istemiyor. Çünkü mevcut daireler satılmadan yeni bir projeye girildiğinde hem eski hem de yeni projelerin finansmanını sağlamak zorlaşıyor. Bu durumda müteahhitler ya iflas etmek zorunda kalıyor ya da maliyeti 5 milyon lira olan bir daireyi 3 buçuk-4 milyon liraya satarak zarar ediyor. Bu da yeni yatırımların ve yeni iş alanlarının oluşmasını engelliyor." dedi.
"En büyük beklenti ekonomik istikrar"
Açıklamasının sonunda yaşanan sıkıntıların bir an önce sona ermesini temenni eden Rüzgar, "İnşallah bu zor ve sıkıntılı dönemleri en kısa sürede geride bırakırız. Gerçekten hem esnaf hem de müteahhitler çok zor durumda ve satışlar neredeyse tamamen durmuş durumda. Faizlerin düşmesini, altın ve döviz kurlarındaki dalgalanmaların sona ermesini istiyoruz. Umudumuz, millet olarak bu süreci atlatıp daha istikrarlı ve güzel günlere ulaşmaktır. İnşallah en kısa zamanda bu beklentilerimiz gerçekleşir." ifadeleriyle sözlerini tamamladı.