İlahiyatçı Dere: Boşanmaların temel nedeni iletişim eksikliği

Teknolojinin aile içi iletişimi zayıflattığını vurgulayan Manevi Aile ve Yaşam Danışmanı Uzman İlahiyatçı Cengiz Dere, eşlerin aynı evde bulunmalarına rağmen telefon ve internet nedeniyle birbirlerinden uzaklaştığını, bunun da aile bağlarını zedeleyerek boşanmalara yol açtığını ifade etti.

Abone Ol

Manevi Aile ve Yaşam Danışmanı Uzman İlahiyatçı Cengiz Dere, günümüzde aile kurumunu tehdit eden sorunlar, deprem sonrası yaşanan sosyal değişimler ve boşanmalardaki artışa ilişkin İLKHA muhabirine önemli değerlendirmelerde bulundu.

Dere, deprem sonrası aile içi sorunların ve boşanmaların arttığına dikkat çekerek, teknolojinin eşler arasındaki iletişimi zayıflattığını söyledi. Dere, aileyi ayakta tutan en önemli unsurun sevgi, saygı, istişare ve değer verme olduğunu vurguladı.

Dere, özellikle Malatya'da depremin ardından aile yapısında önemli değişimler yaşandığını belirterek, "En büyük sorunlardan biri teknoloji çağında eşlerin aynı evde yaşamalarına rağmen aynı duygu, düşünce ve hedefler doğrultusunda bir ilişki kuramamalarıdır. Deprem sonrasında birçok aile aynı evde yaşamak zorunda kaldı. Kaynanalar, gelinler, görümceler bir araya geldi. Bu süreçte yaşanan sürtüşmeler eşler arasındaki ilişkilere de yansıdı. Erkekler eşleriyle aile büyükleri arasındaki dengeyi kuramayınca ciddi problemler ortaya çıktı." dedi.

"Deprem sonrasında boşanmalarda ciddi bir artış meydana geldi"

Dere, danışmanlık hizmeti verdiği birçok ailede boşanma sürecinin temelinde bu tür sorunların bulunduğunu ifade ederek, "Özellikle Malatya özelinde baktığımızda deprem sonrasında boşanmalarda ciddi bir artış meydana geldi. Erkekler eşleri ile anne-babaları veya diğer aile bireyleri arasındaki ilişkiyi sağlıklı şekilde yönetemediğinde sorunlar doğrudan karı-koca ilişkisine yansıyor." ifadelerini kullandı.

"Yeni aile modeline ihtiyaç var"

Değişen zamanın aile yapısını da etkilediğini belirten Dere, "Müslüman aileler olarak kültürümüzü ve değerlerimizi korurken, yeni iletişim yöntemleri geliştirmek zorundayız. Birlikte kaliteli vakit geçirmek, anılar biriktirmek, çocuklarımızla güçlü iletişim kurmak ve eşlerin birbirlerini yaşatması günümüz ailesi için hayati önem taşıyor." diye konuştu.

"Ekonomik sorunlar boşanmaları tetikliyor"

Aile içindeki ekonomik problemlerin de boşanma sebepleri arasında yer aldığını belirten Dere, "Erkek ve kadın birbirlerini yaşatacak bir anlayış geliştirmelidir. Erkek eşine karşı sorumluluklarını yerine getirmeli, kadın da eşini ekonomik anlamda zorlayacak davranışlardan kaçınmalıdır. Ne yazık ki bazı ailelerde israf, gereksiz harcamalar ve sürekli değişen talepler eşler arasında ciddi gerilimlere yol açıyor." dedi.

"İhtiyaçlar ortak akılla belirlenmeli ve ekonomik hayat birlikte planlanmalıdır"

Dere, aile bütçesinin istişare ile yönetilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Kur'an-ı Kerim aile içindeki işlerin istişare ile yürütülmesini emrediyor. Erkek 'ben yapmam' deme hakkına sahip olmadığı gibi kadın da eşini tehdit ederek taleplerini kabul ettirmeye çalışamaz. İhtiyaçlar ortak akılla belirlenmeli ve ekonomik hayat birlikte planlanmalıdır." şeklinde konuştu.

"Aynı evde, ayrı dünyalarda yaşıyoruz"

Teknolojinin aile bireylerini birbirinden uzaklaştırdığına dikkat çeken Dere, şunları kaydetti:

"Eskiden aileler sofrada, çay saatlerinde, ziyaretlerde ve sosyal etkinliklerde bir araya gelirdi. Bugün ise aynı evde yaşayan insanlar farklı ekranlara bakıyor. Kadın bir köşede telefonuyla, erkek başka bir köşede kendi dünyasıyla meşgul oluyor. Aynı evde yaşıyoruz ama ayrı dünyalarda hayat sürüyoruz." ifadelerini kullandı.

Çocukların aile içerisindeki davranışları gözlemleyerek öğrendiğini belirten Dere, sözlerine şöyle devam etti:

"Psikolojide ayna nöronlar diye bir kavram vardır. Çocuk anne-babasına bakarak öğrenir. Eşler birbirlerinden etkilenir. Ancak bugün aile bireyleri bir araya gelemediği için bu doğal etkileşim de zayıflamış durumda."

"Boşanmaların temel nedeni iletişim eksikliği"

Dere, günümüzde boşanmaların en önemli nedenlerinden birinin iletişim eksikliği olduğunu belirterek, "İletişim çağında yaşıyoruz. Dünyanın her yerine saniyeler içinde ulaşabiliyoruz. Ancak eve geldiğimizde eşimizle ne kadar konuşabiliyoruz? Asıl problem burada başlıyor." diye konuştu.

"Küçük meseleler büyütüldüğünde aileyi içten içe tüketiyor"

Ailelerde sık görülen "eleştiri döngüsüne" dikkat çeken Dere, "Eşler birbirlerini sürekli eleştirmek yerine olumlu yönleri öne çıkarmalıdır. Nahoş bir söz duyulduğunda onu büyütmek yerine küçültmek gerekir. Çünkü küçük meseleler büyütüldüğünde aileyi içten içe tüketiyor." ifadelerini kullandı.

"İncir çekirdeğini doldurmayacak sebeplerle yuvaların yıkılması büyük bir vebaldir"

Boşanmanın dinen helal olmakla birlikte son çare olması gerektiğini belirten Dere, "Kur'an-ı Kerim boşanma süreçlerinde bile uzlaşmayı ve barışmayı tavsiye ediyor. Talak Suresi'nde eşlerin hemen ayrılmak yerine düşünmeleri ve çözüm aramaları öğütleniyor. Rabbimiz 'barışmak hayırlıdır.' buyuruyor. Bu nedenle incir çekirdeğini doldurmayacak sebeplerle yuvaların yıkılması büyük bir vebaldir." dedi.

"Devlet ve toplum aileyi desteklemeli"

Aile kurumunun korunmasında devletin ve toplumun da sorumluluğu bulunduğunu belirten Dere, "Belediyeler evlilik okulları, anne-baba okulları ve aile eğitim merkezleri kurmalıdır. Gençler evlilik öncesinde bilinçlendirilmelidir. Bazen öğrenilen tek bir bilgi bir aileyi dağılmaktan kurtarabilir." şeklinde konuştu.

"Kadın erkeğe, erkek kadına Allah'ın emanetidir"

Kur'an-ı Kerim'in eşleri birbirinin elbisesi olarak tanımladığına dikkat çeken Dere, "Elbise insanı korur, güzelleştirir ve değer katar. Eşler de birbirlerine aynı şekilde yaklaşmalıdır. Kadın erkeğe, erkek kadına Allah'ın emanetidir. Bu bilinçle hareket edildiğinde aile içindeki birçok problem kendiliğinden çözülecektir." dedi.

Kadınların ilgiye, erkeklerin ise takdir ve övgüye ihtiyaç duyduğunu belirten Dere, "Bugün bize gelen problemlerin önemli bir kısmında kadınların değersizlik hissi yaşadığını görüyoruz. Maddi imkânlar yerinde olsa bile eşler birbirine değer vermediğinde aileler boşanma noktasına gelebiliyor. Karı-koca birbirine değer katarsa aile güçlenir." ifadelerini kullandı.

"Sevgiyi var edin, problemler çözülecektir"

Açıklamasının sonunda sevginin aileyi ayakta tutan en önemli unsur olduğunu vurgulayan Dere, "Saygının meyvesi sevgidir. Kadın ve erkeğin en büyük ihtiyacı değer görmektir. İmam Gazali'nin dediği gibi problemleri çözen şey sevgidir. Evde sevgiyi var edin. Problemlerin zamanla ortadan kalktığını göreceksiniz. Sevginin hâkim olduğu aileler mutlu ve huzurlu olacaktır." diye konuştu.