Yüzyıllardır bölge halkının severek tükettiği bu geleneksel hoşaf, hem serinletici etkisi hem de hafif yapısıyla oruç sonrası mideyi rahatlatan doğal bir alternatif olarak öne çıkıyor. Ramazan ayının manevi atmosferinde aile sofralarını bir araya getiren İncaz Hoşafı, kültürel bir miras olma özelliğini de sürdürüyor.
İncaz Hoşafı, kurutulmuş veya taze eriklerin su ve beyaz toz şekerle birlikte kaynatılmasıyla hazırlanıyor. Bölgede erik “incaz” olarak adlandırıldığı için bu içecek halk arasında Diyarbakır İncaz Hoşafı olarak biliniyor. Eriğin kendine özgü ekşiliği ile şekerin tatlılığı kaynama sürecinde dengeleniyor; ortaya ferahlatıcı ve iştah açıcı bir lezzet çıkıyor. Özellikle iftar vakti soğuk olarak servis edildiğinde susuzluğu gidermesiyle tercih ediliyor.
Ramazan sofralarında ağır ve çeşitli yemeklerin ardından mideyi yormayan bir içecek arayışı, İncaz Hoşafı’nı daha da ön plana çıkarıyor. Geleneksel olarak bakır tencerelerde pişirilen ve cam sürahilerde sunulan bu hoşaf, hem büyüklerin hem de çocukların beğenisini kazanıyor.
Diyarbakır’da birçok evde Ramazan hazırlıkları arasında incaz hoşafı kaynatmak adeta bir gelenek olarak yaşatılıyor.
Son yıllarda yerel ve doğal ürünlere artan ilgiyle birlikte İncaz Hoşafı da yeniden değer kazandı.