HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA KRİZ: 8 MİLYAR SUSKUN

Abone Ol

Dünya haritasında küçük gibi görünen bir su yolu, bugün küresel ekonominin sinir uçlarına basıyor: Hürmüz Boğazı.

Son günlerde İran’a yönelik saldırıların artması, bu dar geçidi sadece askeri bir gerilim hattı olmaktan çıkarıp ekonomik bir kırılma noktasına dönüştürüyor. Çünkü mesele sadece bir ülkeye yapılan saldırılar değil; o saldırıların tetiklediği zincirleme etkiler.

Petrol akışı riske girerse, ilk dalga enerji fiyatlarında hissedilir. Ama asıl sarsıntı ikinci ve üçüncü halkada büyür. Türkiye gibi üretim maliyetleri büyük ölçüde enerjiye bağlı ülkelerde bu etki katlanarak yayılır.

Mazot artar.
Nakliye artar.
Üretim artmaz, maliyet artar.

Ve o maliyet, en sert şekilde tarımda kendini gösterir.

Gübre dediğimiz şeyin ham maddesi de enerjiye bağlı. Doğalgaz yükselirse, gübre de yükselir. İran’a yönelik her saldırı, sadece bir jeopolitik başlık değildir; aynı zamanda çiftçinin tarlasına düşen bir gölgedir.

Bugün tarlaya atılan gübre miktarı düşüyorsa, bunun nedeni sadece “pahalı” olması değil; fiyatın nereye gideceğinin bilinmemesidir. Ve bu belirsizlik, savaşın kendisi kadar yıkıcıdır.

Şunu açık konuşalım:

Hürmüz’de bir pürüz çıkarsa, bu sadece tankerleri durdurmaz.
Planları durdurur.
Üretimi durdurur.

Çiftçi risk almaz.
Tüccar bekler.
Pazar daralır.

İran’a yapılan saldırı, 8 milyarın bedelini ödediği bir saldırıdır. Buna sessiz kalan herkes, bunun hesabını cebiyle öder. Katil ve zorba israile sessiz bir dünya.

Ve sonuç?

Pazarda fırtına.

Sebze-meyve fiyatları artık sadece mevsime göre değil, jeopolitik gerilime göre şekilleniyor. Domatesin fiyatını yağmur değil, Orta Doğu’daki gerilim belirlemeye başlıyorsa, orada bir vicdan hesabı vardır.

Yalnız bırakılan İran’ın burada izleyeceği politika hayati. Çünkü bu tür dış şoklara karşı iç dengeyi kuramazsanız, dalga büyür, kıyıyı aşar.

Bugün İran hedef alındığında, mesele sadece sınırlar içinde kalmıyor. Enerji hatları üzerinden dünyaya, oradan da doğrudan sofraya uzanıyor.

Yani mesele uzak değil.

Hürmüz’deki bir kıvılcım, pazarda yangına dönüştü.