HÜDA PAR tarafından yapılan Haftalık Gündem Değerlendirmesi'nde, ABD ve siyonist rejimin İran’a yönelik saldırıları sonrası alevlendirilmek istenen mezhepçilik fitnesine, öğretmen ve imam adaylarının ekonomik sıkıntılarına, Mersin’deki at eti skandalına ve süresiz nafaka mağduriyetine dikkat çekildi.
Mezhepçi Fanatizme Karşı Uyarı
Haftalık değerlendirmede, İran’a yönelik saldırılar sonrası bölgede alevlendirilmeye çalışılan mezhepçilik fitnesine dikkat çekildi. Açıklamada, “Bombalar; İranlıyı, Filistinliyi, Lübnanlıyı mezhebine göre ayırt etmiyor. Şii’yi, Sünni’yi ayırt etmiyor” denildi. Siyonist ve evanjelik cephenin bölgeye yönelik imha planlarına karşı Müslümanların güç birliği yapması gerektiği vurgulandı.
Öğretmen ve İmam Adayları Mağdur
Öğretmen ve İmam Hatip Akademilerinde eğitim gören adayların maddi sıkıntılarına dikkat çekildi. Açıklamada, öğretmen adaylarının yaklaşık 31–32 bin TL, Diyanet Akademisi adaylarının ise 7 bin TL ücret aldığı, bu tutarların temel ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığı belirtildi.
Değerlendirmede şu öneriler yer aldı:
-
Evli adaylara aile ve çocuk yardımı sağlanmalı
-
Bekâr adaylara evlilik hazırlıkları için faizsiz kredi desteği verilmeli
-
Diyanet Akademisi harçlıkları öğretmen adaylarına ödenen seviyeye çıkarılmalı
Mersin’de At Eti Skandalı Hatırlatıldı
Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı bir aşevinde, servis edilen yemekte yarış atlarına takılan elektronik çiplerin çıkması olayı gündeme getirildi. Belediyenin özür dilemek yerine “mağdur biziz” açıklaması eleştirildi. Değerlendirmede, 2020’de İstanbul’da Adalar’daki fayton atlarının akıbeti hakkında somut bilgi verilemediğine de dikkat çekildi.
Süresiz Nafaka Uygulamasına Tepki
Süresiz nafaka uygulamasının evlilikleri azalttığı ve haksız kazanca yol açtığı belirtildi. Açıklamada, erkeklere uzun süreli nafaka yükümlülüğü getiren uygulamanın Anayasa’daki eşitlik ve adalet ilkesine aykırı olduğu vurgulandı.
Değerlendirmede önerilen çözüm yolları şunlar oldu:
-
Süresiz nafaka uygulaması yeniden ele alınmalı
-
Gerçekten yoksulluğa düşme riski olan kadınların geçimi sosyal devlet ilkesiyle güvence altına alınmalı