Diyarbakır

HÜDA PAR Diyarbakır için uyardı: Ciddi bir sorunla karşı karşıyayız!

HÜDA PAR Diyarbakır İl Başkanlığı, kentte son günlerde peş peşe yaşanan ölüm, şiddet, soygun, kavga, çete ve tefecilik olaylarına dikkat çekerek yetkililere ve toplumun tüm kesimlerine sorumluluk alma çağrısında bulundu.

Abone Ol

HÜDA PAR Diyarbakır İl Başkanlığı, kentte son günlerde yaşanan olaylara ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, bir günde iki gencin yaşamını yitirmesi, kadınlara yönelik şiddet, kuyumcu soygunları, trafikte yaşanan kavgalar, çete ve tefecilik olayları ile şüpheli ölümlere dikkat çekildi.

Kentte yaşanan olayların toplum açısından ciddi bir sorun olduğunu belirten HÜDA PAR Diyarbakır İl Başkanlığı "Bir gencin hayatını kaybetmesi, bir kadının şiddete uğraması, bir çocuğun uyuşturucunun pençesine düşmesi veya bir esnafın tefecinin insafına terk edilmesi sıradanlaştırılamaz." ifadelerini kullandı.

Açıklamada" "Bir gencimizin ölümü, herhangi bir magazin gündeminden daha az kıymetli değildir." denilerek yaşanan olaylara karşı duyarlılık çağrısı yapıldı.

"Yetkililer artık ellerini taşın altına koymalıdır"

Yetkililere çağrıda bulunulan açıklamada, yalnızca olayların ardından müdahale eden değil, olayların ortaya çıkmasına zemin hazırlayan şartları ortadan kaldıran bir yönetim anlayışına ihtiyaç olduğu belirtildi.

HÜDA PAR Diyarbakır İl Başkanlığı, Diyarbakır'ın şiddet, uyuşturucu, tefecilik ve umutsuzluğun belirlediği bir şehir olmadığını vurgulayarak, "Bu şehir hepimizin evidir." ifadelerine yer verdi.

"Toplumun bütün kesimleri sorumluluk almalı"

Açıklamada devletin bütün kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, kanaat önderleri, aileler ve toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk alması gerektiği ifade edildi.

HÜDA PAR Diyarbakır İl Başkanlığı açıklamasını, "Diyarbakır'ı bir mezarlığa çevirecek bu gidişata seyirci kalamayız." sözleriyle tamamladı.

İşte açıklamanın tamamı:

Diyarbakır'da son günlerde peş peşe gelen haberler hepimizi derinden sarsmalıdır.

Bir günde iki gencimizin yaşamını yitirdiği haberleri gündeme geliyor; kadınlara yönelik şiddet görüntüleri, kuyumcu soygunları, trafikte yaşanan kavgalar, çete ve tefecilik olayları, şüpheli ölümler derken toplum olarak ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğumuz açıkça görülüyor.

Bir gencin hayatını kaybetmesi, bir kadının şiddete uğraması, bir çocuğun uyuşturucunun pençesine düşmesi veya bir esnafın tefecinin insafına terk edilmesi sıradanlaştırılamaz.

Bir gencimizin ölümü, herhangi bir magazin gündeminden daha az kıymetli değildir.

Yetkililer artık ellerini taşın altına koymalıdır.

Sadece olay olduktan sonra müdahale eden değil, olayların meydana gelmesine zemin hazırlayan şartları ortadan kaldıran bir yönetim anlayışına ihtiyaç vardır.

Diyarbakır’ın kaderi; şiddetin, uyuşturucunun, tefeciliğin ve umutsuzluğun belirlediği bir şehir olmak değildir.

Bu şehir hepimizin evidir.

Devletin bütün kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, kanaat önderleri, aileler ve toplumun bütün kesimleri sorumluluk almalıdır.

Diyarbakır’ı bir mezarlığa çevirecek bu gidişata seyirci kalamayız.