HİŞT KOVBOY, BAKSANA!

Abone Ol

ABD, küresel hegemonyasının son çırpınışlarını Trump'ın fiyasko ile sonuçlanan Çin ziyaretiyle bir kez daha tüm dünyaya ilan etmiştir.

Hürmüz Boğazı'ndaki acizliğinin ardından, yanına topladığı 'kapitalist baronlarla' Pekin'e adeta bir 'sömürge valisi' edasıyla çıkarma yapmaya kalkan Trump, sert bir kayaya çarpmış ve siyasi literatüre geçecek bir diplomatik tokat yemiştir.

ABD Çin'den öyle korkmuş ki Çin gezisine katılanlara verilen resmi giriş kartları, geçici telefonlar, kimlik rozetleri, hediyelik eşyaları…beraberlerinde ABD'ye götürmeye cesaret! edemediler.

Küresel ekonominin tek hakimi olduğunu iddia eden Kovboy, bu ziyaretle hem ekonomik sınırlarını görmüş hem de İran ve Tayvan meselelerinde uluslararası arenada nasıl yalnızlaştığını acı bir şekilde tecrübe etmiştir.

Trump'ın küresel güç gösterisi, ekonomik gerçeklerin duvarına çarparak paramparça olmuştur.

500 uçak beklentisine karşı Çin'in sadece 200 uçaklık bir sipariş vermesi, Amerikan havacılık endüstrisini ve Boeing hisselerini tepe taklak etmiştir.

Trump'ın Amerikan tarım ve enerji ürünlerinin satılacağına dair kopardığı yaygaraya, Pekin yönetiminin resmi bir açıklama bile yapmayarak sessizlikle karşılık vermesi tam bir aşağılamadır.

ABD ne kadar zafer şarkıları söylerse söylesin, küresel piyasalar Kovboy Trump'ın dayatmalarının artık Çin üzerinde sökmediğini net bir şekilde görmüştür.

ABD'nin Tahran'ı boğma stratejisi, Çin'in realist ve tavizsiz duvarına çarparak çökmüştür. Çin, Hürmüz Boğazı'nın açık kalması gibi genel bir söyleme imza atsa da İran'ı hedef alan Amerikan çizgisine hizalanmayı net bir dille reddetmiştir.

Ziyaretin hemen ertesinde 30 Çin petrol tankerinin gövde gösterisi yaparak Hürmüz'den geçmesi, Trump'ın ambargo tehditlerine çekilen en somut resttir. Çin, Trump'ın yüzüne karşı 'Hişt Kovboy baksana'! diye seslenmiş, "İran'ı savaşarak yenemezsin diplomasiye dön", Tayvan konusunda da "haddini bilmesi" gerektiğini haykırmış ve aksi bir durumda askeri çatışma kartını masaya koymaktan çekinmemiştir.

Bu diplomatik yenilgi, ABD'nin artık dünyada tek başına oyun kuramayacağının, aksine köşeye sıkıştığının en net kanıtıdır. Rusya'nın askeri restlerine Çin'in bu ekonomik ve stratejik meydan okuması da eklenince, çok kutuplu dünya düzeni ABD ve Kovboyun mezarını kazmıştır.

Trump kameralar karşısında sahte gülücükler dağıtıp yaldızlı yalanlarla dünya kamuoyunu uyutmaya çalışsa da imzalanamayan anlaşmalar ve alınamayan destekler bu stratejik iflası gizlemeye yetmemektedir.

İranlılar yaptıkları direniş ile tüm dünya halklarını nasıl uyandırmış ise Amerika ve Trump'ın yaptıkları da devletleri uyandırmaya Amerika'nın yıkılmaya mahkum bir ülke olduğuna dair inançlarını arttırmıştır.

Trump, siyonist israil lobisinin açık tuzağına düşerek İran'ı hedef almış, bu basiretsiz hamlesiyle hem kendi siyasi sonunu hazırlamış hem de Amerika'nın "yenilmezlik" algısını kendi elleriyle yerle bir etmiştir.

Dünyanın dört bir yanıyla kavgalı olan bu basiretsiz yönetim, ABD'yi küresel bir yalnızlığa mahkum etmiştir, öyle ki en yakın müttefikleri olan NATO ülkeleri bile bu kirli ve körü körüne yürütülen savaşa destek vermekten kaçınmıştır.

Avrupa, Kovboy Trump'ın bu stratejik intiharı karşısında dehşete düşerek, apar topar kendi savunma ve askeri yatırımlarına yönelmek zorunda kalmıştır.

Trump'ın Amerikan ulusal çıkarlarını böylesine pervasızca peşkeş çekmesi ve ülkesini felakete sürüklemesi, aslında İsrail'in elinde tuttuğu kirli Epstein dosyalarının ve orada işlediği suçların ödetilen ağır bir bedelinden başka bir şey değildir.

Çin ziyareti ile köşeye sıkışan Trump Çin'den istediği desteği alamayınca daha da agresif bir tavra bürünecek ve siyonist işgal rejiminin de kışkırtmasıyla İran'a yönelik saldırgan politikalarına körü körüne devam edecektir.

ABD, şantaj kasetleriyle yönetilen bir kovboyun eliyle, aşağılayıcı tarihini yazmaya ve çöküşünü hızlandırmaya devam ediyor.

Tüm mazlumların bayram edeceği bir Kurban Bayramı yaşamamız dileğiyle Hayırlı bayramlar.