HAFIZALARDA GÜÇ DEĞİL, DURUŞ KALIR

Abone Ol

Tarihin en büyük yanılgısı, zalimlerin kendilerini ölümsüz sanmasıdır.

Firavun da öyle sanıyordu. Sarayın sütunları hiç yıkılmaz zannediyordu. Nemrut da kendisini göklerin sahibi sanıyordu. Roma'nın Sezarları, Moğol hükümdarları, Hitler, Büyük İskender, George Washington gibi ... Bunlar hepsi güçlerini sonsuza kadar süreceğine inanıyordu. Hiçbiri tarihin hükmünden, ölümden kaçamadı. Her canlı gibi onlar da tattı ölümü.

Tarihin değişmeyen bir kanunu daha var. Zalimler var oldukça karşılarında direnen mücahitler de hep olmuştur.

Firavun varsa karşında Hazreti Musa vardır.

Nemrut varsa karşısında Hazreti İbrahim vardır.

Yezid varsa karşısında şehitlerin efendisi Hüseyin vardır.

Bu, sadece dinî bir kıssa değil, insanlık tarihinin tekrar eden hakikatidir.

Bugün Gazze'ye baktığımızda da benzer şahısları görüyoruz.

Tarih bize şunu öğretmiştir: Büyük güçler kadar onlara karşı direnenler de tarihin konusu olmuştur.

Dikkat edin...

Bugün kimse Firavun'un kaç sarayı olduğunu konuşmuyor. Ama Hazreti Musa'nın asasını biliyor.

Kimse Nemrut'un ordularını saymıyor. Ama Hazreti İbrahim'in ateşe yürüyüşünü hatırlıyor.

Kimse Yezid'in hazinesini anlatmıyor. Ama Hüseyin (ra) kahramanlığını biliyor ve Kerbelâ'nın acısı yüreğinde yaşıyor.

Çünkü tarih, servetin değil, duruşun hafızasıdır.

Bugün de öyle olacak.

Milyarlarca dolar harcayarak algı yönetebilirsiniz.

Medyayı susturabilirsiniz.

Uluslararası kurumları etkisiz hâle getirebilirsiniz.

Silah üstünlüğü kurabilirsiniz.

Ama vicdanı teslim alamazsınız.

Tarihte bunun tek bir örneği bile yoktur.

Filistin başta olmak üzere Gazze'de, Lübnan'da, Yemen'de, İran'da tarih her daim kahramanları hafızalarda canlı tutacak.

Emperyalist ABD Başkanı Donald Trump ve bebek katili terörist Netenyahu'nun işlediği suçlar, yaptığı katliam ve soykırım hiçbir zaman unutulmayacak. Tarih onları zamanın firavun ve nemrutları gibi her daim karşımıza çıkaracak. Evet, tarih onları karşımıza çıkaracak ve onlara karşı direnen mücahitleri de karşımıza çıkaracak. Kimdir o mücahitler, El Kassam Tugayları, Lübnan Hizbullahı, Yemen'deki Ensarullah Hareketi …

Evet, zalimler kadar, onların gölgesinde yaşamayı marifet sayanlar da hatırlanacak. Her dönemin firavunu kadar, onun sofrasına oturmak için yarışanlar da esefle hatırlanacak. Güçlünün yanında durmayı akıl, susmayı siyaset, korkmayı tedbir diye pazarlayanlar da her daim hatırlanacak.

Oysa tarih onlar için de acımasızdır.

Çünkü tarih korkakları kahraman diye yazmaz.

Kaypakları devlet adamı diye yüceltmez.

Vicdanını makam uğruna satanları onur sayfalarına taşımaz.

İsimler değişecek...

Yeni firavunlar çıkacak.

Yeni nemrutlar sahneye çıkacak.

Yeni saraylar kurulacak.

Ama değişmeyecek tek gerçek şu olacak:

Hak ile batıl arasındaki mücadele bitmeyecek.

Ve tarih, her zamanki gibi sonunda kimin güçlü olduğunu değil, kimin onurlu durduğunu yazacak…

Kalın sağlıcakla…