Diyarbakır'da Ulu Cami Mesudiye Medresesi'nde açılan "Gazze: Bellek, Beden ve Toprak" başlıklı kişisel resim sergisi sanatseverlerin ziyaretine açıldı.
Serginin sahibi Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Resim-İş Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Hamide Vural, Gazze temalı çalışmalarının temel amacının kolektif belleği canlı tutmak ve Filistin halkının yaşadığı gerçekliği sanat yoluyla gelecek nesillere aktarmak olduğunu belirtti.
"Gazze bizim için çok ayrı bir gerçeklik"
Uzun yıllardır kimlik, kültür, kolektif bellek, göç ve diaspora üzerine çalışan bir sanatçı olduğunu ifade eden Vural, akademik çalışmalarını sanatsal üretimle birlikte sürdürdüğünü söyledi.
Gazze'de yaşananların insanlığın hafızasına kazınan acı bir gerçeklik olduğunu dile getiren Vural, şöyle konuştu:
"Gazze bizim için çok ayrı bir yeri olan, çok ayrı şeyler ifade eden bir gerçeklik. Her ne kadar acı da olsa, sindirmesi zor da olsa bu gerçekliğin yanında durabilmek, bu dirilişin yanında elimizden geldiği kadar dik durabilmek bizim için de ayrı bir anlam ifade ediyor."
Uluslararası sergiden Diyarbakır'a uzanan çalışma
Gazze temalı eserlerinin ilk olarak uluslararası alanda sergilendiğini belirten Vural, Güney Asya Pasifik'te Brunei Darüsselam Sultanlığı'nda Filistin temasıyla önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade etti.
Tek Türk sanatçı olarak kabul aldığı sergide devlet erkânının yoğun ilgi gösterdiğini aktaran Vural, ardından aynı çalışmaların ikinci ayağını geçen aralık ayında Dicle Üniversitesinin desteğiyle hayata geçirdiklerini söyledi.
Vural, bugün Mesudiye Medresesi'nde açılan serginin de Gazze etkinlikleri kapsamında gerçekleştirildiğini belirterek, eserlerin Filistin halkının hafızasını ve direnişini görünür kılmayı hedeflediğini ifade etti.
"Acının ötesinde vakur duruşu anlatıyorum"
Eserlerinde farklı baskı ve ahşap tekniklerini kullandığını belirten Vural, çalışmalarında yalnızca acıyı değil, Filistin halkının onurlu direnişini de yansıtmaya çalıştığını dile getirdi.
"Ahşap oyma, ahşap yakma, özgün baskı, çağdaş baskı, kilim üzerine baskı ile ahşap üzerine akrilik ve pastel teknikleriyle çalışıyorum. Olabildiğince semboller kullanarak alışılagelmiş acının ötesinde buradaki vakur duruşları, teslimiyetleri ve duyguları tema olarak vermeye çalışıyorum."
Vural, eserlerinde nar, Yafa portakalı, sabra inciri, zeytin ağacı, zeytin dalları ve at figürleri gibi kolektif belleği ve dirilişi simgeleyen unsurlara yer verdiğini kaydetti.
"Üniversite sadece binalardan ibaret değildir"
Sergi kapsamında Filistin'de çalışmalar yürütmüş akademisyenlerin ve Filistinli konuşmacıların da yer alacağı etkinlikler düzenleneceğini belirten Vural, üniversitelerin toplumsal hafızayı canlı tutma sorumluluğu bulunduğunu söyledi.
"Biz üniversitenin sadece fiziki alandan, bir inşaattan oluşan bir yapı olmadığını düşünüyoruz. Üniversite eğitimle, üretimle ve sanatıyla da bu gerçeklikleri ifade edebilir, ortaya koyabilir. Bu inanca dair çalışmalarımızı sürdürüyoruz."