ESNAFIN AHI, MAHALLENİN CAN SUYU VE KDV ÇIKMAZI

Abone Ol

31 Ağustos 2025… Kayıtlara düşen rakam: 1.953.120.

Bu sadece bir sayı değil; Türkiye'nin orta sınıfının, yerli üretim ağının ve mikro-ekonominin omurgasıdır. Ancak bugün bu omurga, "maliyet-vergi-enflasyon" kıskacında ciddi bir sınav veriyor. Sokağımızın bekçisi, mahallenin sırdaşı olan küçük esnaf, büyük sermayenin ölçek avantajlarına karşı yapısal dezavantajlarla boğuşuyor.

KDV'nin Matematiksel Çıkmazı

Esnafın omuzundaki yük sadece artan kiralarla sınırlı değil.

Ortada teknik bir "KDV uyumsuzluğu" var. Esnaf, gıda maddesini dükkanına sokarken %1 KDV ödüyor; ancak kanuni düzenleme gereği vatandaşa %10 KDV ile satmak zorunda kalıyor.

Bu durum, kağıt üzerinde basit bir vergi tahsilatı gibi görünse de işletme sermayesi kısıtlı olan esnaf için gerçek bir finansman krizidir.

Aradaki 9 puanlık fark, henüz cebine geçmeden devlete ödenmek durumunda.

Büyük zincir marketler için tolere edilebilir bir fark olan bu durum, günlük nakit akışıyla çalışan mahalle esnafının sermayesini her ay kemiriyor.

Maliyet Baskısı ve Yapısal Zorluklar

Esnafın karşı karşıya olduğu tek sorun vergi makası değil.

Enerji maliyetlerindeki dalgalanmalar, kira artışları ve personel giderleri, işletmelerin "ayakta kalma" sınırını neredeyse imkânsız hâle getiriyor.

Küçük işletmeler, büyük sermaye gruplarının sahip olduğu "toplu satın alma" ve lojistik avantajlarından yoksundur. Mahallenin sessiz kahramanları, artan giderleri fiyatlara yansıtamadıkları için kâr marjlarından feragat ediyor ve adeta "toplumsal sübvansiyon" görevini üstleniyor.

Esnaf Varsa Ekonomik Denge Var

1.953.120 esnaf, bu ülkenin sadece sosyal dokusu değil, ekonomik emniyet sibobudur. Yerel üreticinin malını tüketiciye ulaştıran en kısa yoldur. KDV yükünün sadeleştirilmesi ve giriş-çıkış makasının makul seviyeye çekilmesi, sadece esnafın değil, serbest piyasa rekabetinin korunması için de elzemdir.

Esnaf kahramandır; ama kahramanların da sürdürülebilir bir zemine ihtiyacı vardır. KDV sarmalından kira baskısına, artan maliyetlerden nakit akışı sıkıntısına kadar, küçük esnafın teknik sorunlarına çözüm üretmek, orta sınıfın erimesini engellemek demektir.

Unutmayalım: Küçük esnafı yaşatmak, yerel kalkınmayı ve ekonomik istikrarı kalıcı kılmaktır. Onlar olmasa, mahalleler susar, sokaklar sessizleşir, ekonominin kalbi durur.