Empati; kişinin, kendisini karşısındakinin yerine koyarak olaylara onun bakış açısı ile bakabilme, duygu ve düşüncelerini doğru olarak anlayabilme sürecidir.
Empati sosyal duygusal ve bilişsel boyutu olan bir kavramdır. Sosyal becerilerin önemli bir kısmını oluşturduğu empatik becerilerin gelişmesinde, bir takım bilişsel işlevlerin kazanılması da gerekir.
Bebekler doğumdan itibaren farklı ses, dokunuş gibi duyusal tepkileri fark etmeye, zamanla bunlara farklılaşmış tepkiler vermeye başlarlar. Ancak çocuğun diğer insanların duygu ve düşüncelerini anlayabilmesi için öncelikle kendisinin ayrı birey olduğunu kavraması, diğer insanların kendisinden farklı duygular hissedebildiğini fark etmesi ve kendisini başkalarının yerine koyabilmeye dair bilişsel yetkinliği kazanması gerekir.
Elif Özçelik
"Oyun, çocukların dünyayı ve insanları anlamanın doğal yoludur"
Çocuklarda empati eksikliğinin nedenleri ve bu duygunun geliştirilmesi adına yapılması gerekenlere dair İLKHA muhabirine konuşan Psikolog Elif Özçelik, "Empati, insan ilişkilerinin temelini oluşturan en önemli becerilerden biridir. Son zamanlarda toplumsal ve bireysel anlamda empatinin biraz daha azaldığını görmüş oluyoruz. Tabii ki de bunun birçok temel sebebi var. Çocuklardaki empatinin azalmasının temel sebeplerinden birisi oynadıkları oyunlardır. Oyun, çocuğun hem dünyayı hem de insanları anladığı doğal bir yoldur." dedi.
"Dijital oyunlarla duygusal paylaşmanın yerini bireysel kazanma aldı"
Özçelik, "Son zamanlarda çocukların biraz daha bireyselleştiğini görüyoruz. Çocuklar daha önceleri oyunları arkadaşlarıyla birlikte oynardı. Sokakta oynanan oyunlar vardı. Çocuklar beraber vakit geçirir, oyun oynar ve böylece paylaşmayı öğrenirlerdi. Farklı rollere bürünerek karşısındakinin ne düşündüğünü öğrenmiş olurlardı. Böylelikle de empati güçlenmiş olurdu. Ancak son zamanlarda çocuklar artık bu tarz oyunlara pek fazla ne yapmıyorlar. Artık hem fiziki olarak bir ortamları yok hem de artık o tarz oyunları pek eğlenceli bulmuyorlar. Artık daha çok dijital oyunlara yöneldiler. Çünkü dijital oyunlar hem daha hızlı hem daha renkli ve rekabeti beslediği için ilgilerini çekiyor. Bu sefer çocuklar, karşısındakinin ne hissettiğine, ne düşündüğüne odaklanmak yerine kaybetme ve kazanmaya odaklanıyor. Böylece bireysel kazanma, duygusal paylaşımın yerini almış oluyor. Aslında oyun, empatinin azalmasındaki en temel sebeplerden biridir." diye konuştu.
"Akran zorbalığının temel sebeplerinden birisi empati eksikliğidir"
Empatinin azalmasındaki en temel sebeplerden ikincisinin se ebeveyn tutumları olduğunu belirten Özçelik, "Ebeveynler artık çocuklarına hep özelmiş, biricikmiş gibi davranıyor, her isteğinin karşılanması gerekiyormuş gibi yaklaşıyorlar. Böylelikle çocuk biraz daha ben merkezli düşünmeye başlıyor. Karşındaki kişinin ne hissettiğini, ne düşündüğünü artık düşünmüyor. Çünkü ebeveyn, empati kısmını beslememiş oluyor. Hep, 'Sen ne istersen, nasıl istiyorsan öyle yapalım' şeklinde yaklaşılmış, bu da çocuğun ben merkezli yetişmesine neden olmuş. Bunların yansımalarını en çok okullarda 'akran zorbalığı' olarak görüyoruz. Akran zorbalığının temel sebeplerinden birisi empati eksikliğidir. Yani empati eksikliğinin birinci sebebi oyunlar, ikinci sebebi ise ebeveyn tutumlarıdır." şeklinde konuştu.
Empati duygusu nasıl beslenir?
Empati eksikliği yaşayan çocukların arkadaşlarının duygularına karşı duyarsız olduklarını ve yalnızca kendi isteklerinin karşılanmasına odaklandığını vurgulayan Özçelik, ebeveynlerin dikkat etmesi gereken hususları şu şekilde aktardı:
"Öncelikle çocuk çok fazla ekrana maruz kalıyorsa, çok fazla savaş oyunları oynuyorsa, çok fazla dijital oyunlar oynuyorsa bunun önüne geçmek gerekiyor. Yani dijital oyunları biraz daha sınırlandırmak gerekir. Çocukları akranlarıyla bir araya getirmek gerekir. Mümkünse bir spora yönlendirmek gerekir. Ebeveyn eğer tutumunda gerçekten de 'ben merkezli' bir çocuk yetiştiriyorsa, tutumlarını biraz daha değiştirmesi gerekir. Evet, bireysellik kazandırmak önemli ama toplumsal bilinç de beslenmelidir. Çünkü insan toplumsal bir varlıktır ve çocuk ebeveyni tarafından bireysel olarak yetiştirildiğinde toplumla birlikte hareket edemiyor. Bu nedenle öncelikle dijital oyunlara dikkat edilmeli, ebeveyn tutumunu değiştirmelidir. Eğer arkadaşlarıyla sorun yaşamışsa mümkünse gün içerisinde çocukla konuşarak arkadaşının ne hissettiğini anlayabilmesi, empati kurabilmesi için 'Sence arkadaşın burada ne hissetmiş olabilir? Sen böyle söylediğin için ne düşünmüş olabilir?' şeklinde sorular yönelterek biraz daha arkadaşının ne hissettiğine, ne düşündüğüne odaklanması sağlanmalıdır. Bu durum çocukta empati duygusunu yeşertir. Okunan kitaplar üzerine konuşarak karakterin ne düşündüğünü sormak, kendisini karakterin yerine koyarak o durumda ne gibi tepkiler vereceğini sormak gerekir. Empati, öğütlerle değil deneyimlerle yeşeren bir duygudur. Bu nedenle çocuklara önce empati duygusunu yerleştirmek, ardından da deneyimlemesine olanak sağlamak gerekir. Böylece çocukta empati duygusunu beslemiş oluruz."