Ramazan aylarında genelde muhabbetlerde sık sık değinilen ve eskiye özlemi dile getiren bir yakınma vardır: Nerede o eski Ramazanlar? Aslında bu yıl kısmen de olsa eski Ramazanların özlemini azaltacak bir Ramazan ayı yaşıyoruz. Sebebi de ilk defa Millî Eğitim Bakanlığının Yusuf Tekin imzasıyla 81 il valiliğine gönderdiği ve Ramazan ayı boyunca okullarda “Maarifin Kalbinde Ramazan” etkinliği düzenlemesini istediği talimat. Bu talimatla Ramazan ayı boyunca öğrencilerde paylaşma bilincini geliştirme, yardımlaşma ve dayanışma duygusunu güçlendirme, adalet ve merhamet gibi manevî değerleri geliştirmeye yönelik etkinlikler yapılması istendi.
Şu an hem bizzat bizim tecrübe ettiğimiz hem de medyadan takip ettiğimiz kadarıyla “Maarifin Kalbinde Ramazan” etkinlikleri beklentilerin üstünde bir katılım ve coşkuyla gerçekleşiyor. Bu etkinlikler önceki senelerde olduğu gibi sadece imam hatip okullarıyla sınırlı değil, ülkenin her tarafındaki ilköğretim ve ortaöretim okullarında Ramazan davulları çalıyor, sınıflar Ramazan-ı Şerife ait görsellerle süsleniyor, okullarda iftar sofraları kuruluyor.
Daha 14-15 yıl önce bırakın okulu Ramazan ayı için süslemeyi, kuytu bir köşeden namaz kılmanın; derslere başörtüsü ile girmenin yasak olduğu karanlık bir dönemi yaşadık. O günlerde de o okulların ve eğitimin idaresini üstlenen bakanlığın adı “Millî Eğitim” idi. Ancak bu okullarda uzun bir süre bu memleketin insanının millî ve manevi değerlerine düşmanlık yapıldı. Örfü, kültürü ve medeniyeti aşağılanarak ötekileştirildi. Bize ait her değerin yerine Batı kültürü ikame edilmeye çalışıldı. Ramazan ayı yerine Noel süslemeleri yapıldı, tesettürle okullara girmek yasak iken öğrencilere vals, opera ve bale teşvik edildi. Öğrencilere İslam medeniyetine ait her şey yobazlık alameti olarak sunuldu. Bu ülkenin Eğitim Bakanlığı isminde “Millî” olmasına rağmen uzun bir dönem “Gayri Millî” bir eğitim politikası uyguladı.
Son dönemlerde eğitim politikalarındaki “Millîleşme” kamuoyunda takdirle karşılanmakla birlikte henüz tam anlamıyla başarıya ulaşmamıştır. Dileğimiz odur ki Millî Eğitim Bakanlığı bu ülkenin çocuklarını tam anlamıyla yerli ve millî bir eğitim politikasıyla yetiştirerek ülkesine, milletine ve ümmetine faydalı bireyler haline getirsin.