DÜNYA İZLİYOR!

Abone Ol

Bir tuşa dokunuyor, dünyanın öbür ucundaki acıya, sevince, savaşa, depreme ve ölümlere saniyeler içinde bakabiliyoruz.

Her şeye tanık oluyoruz ama çok az şeyi görebiliyoruz mu??

Venezuella'daki depremi,

Dünya Kupası'ndaki golleri, manşetleri süsleyen liderlerin Ankara ziyaretlerini, Trump'ın saçmalıklarını, (yine bir makale yazarken Trump'ın İran'a saldırı başladığı haberini alıyoruz)

“bir gün öyle, bir gün böyle konuşan liderleri” ve NATO zirvelerini aynı/ayrı gözlerle izliyoruz.

Filistin Gazze'de bin günü aşan o kanayan yarayı izliyoruz.

Lübnan'ı, Yemen'i, İran'ı bir film şeridi gibi izliyoruz.

Rusya-Ukrayna'yı yıllardır izliyoruz.

Mukaddesatlara saldıranları, haddini aşan şovmenleri,

Kutsal değerlere ve başörtüsüne uzanan elleri hep birer "haber bülteni" malzemesi olarak izliyoruz.

Emekli geçim derdini, asgari ücretli ay sonunu izliyor.

Altın fiyatlarını bekleyenler,

YKS sınavında ter döken gençlik sınavın sonucunu,

Yaz sıcağında müşteri gözleyen esnaf,

Yatırımcı ürününün pazarlamasını izliyor,

Turist yolu gözleyen turizmciler…

Hepimiz bulunduğumuz yerden, sadece izliyoruz.

Hastalar şifayı,

Darda kalanlar kolaylığı,

Barınma krizi yaşayanlar bir başını sokacak evi,

Üç kuruş birikimi olanlar bir arabayı izliyor.

İzlemek, beklemek ve ummak, tek çaremiz olmuş gibi…

Ülkeler ve küresel baronlar, Hürmüz krizi bitsin de tankerlerimiz gelsin diye ekran başında izliyorlar…

Televizyonlarda diziler, magazinler, yarışmalar, siyaset ve ekonomik veriler hep izleniyor.

Hırsızlık, arsızlık ve yolsuzluk yapanlar adeta bir tiyatro gibi izleniyor.

Gerçekten soralım kendimize,

Tüm bu izlemelerin insanlığa, toplumumuza, ruhumuza ne faydası var?

Dost dostun gelişini, düşman ötekinin düşüşünü izlerken, biz bu hayatın neresini izliyoruz.

Sadece gözlerimizle bakıp, bir fikrin izini süremiyor, adaletin izini takip edemiyor, hiçbir yanlışı sonlandıramıyorsak biz gerçekten yaşıyor muyuz, yoksa sadece izleyici miyiz?

Konforumuz bozulmasın diye mi sadece izleyiciyiz?

Ama unutmayalım!

Tüm bu insan yapımı görüntülerin ötesinde “büyük bir göz” kaydederek hepimizi izliyor.

Sadece izleyici olmamız “seyirci” kalmamız vebal/sorumluluk altında olmamızı engellemiyor.

“Basîr” gizli ve açık her şeyi gören, kaydeden, yarına bırakıp yanına bırakmayan ve günü geldiğinde, hesap soracak olan yüce Allah, tüm dünyanın ve bizlerin hâllerini izliyor.

Bizler, O'nun da bizi izlediğinin farkında mıyız?

İzlerken sadece “bakıyor” muyuz?

Yoksa

İzlerken “görüyor” muyuz?

Unutmayalım ki! Ne yaptığımızı, neyi yapmadığımızı, yapabilecekken yapmadıklarımızı, gizli/açık niyetlerimizi ve amellerimizi hakkıyla gören “O” Mutlak Güç de bizi izleyerek görüyor.

Ne mutlu! bakarken görebilenlere.

Ve…

İzlerken sadece bakmayanlara, bakarken gören ve sorumluluğunu çaba ve gayretleri ile yerine getirenlere selam olsun.