DİRENİŞ KAZANIYOR

Abone Ol

Görünmez denilen uçaklar vuruldu.
Saldırılamaz denilen savaş gemileri vuruldu.
Düşürülemez denilen uçaklar düşürüldü.
Vurulamaz denilen savaş helikopterleri vuruldu.
Demir Kubbe'nin delinemez olduğu söylendi; ancak sistem delik deşik oldu.
İşgal rejimine kimsenin taş dahi atamayacağı söylendi; bugün ise füzeler, sözde israilin en korunaklı şehirlerini vuruyor.
Yenilemez, saldırılamaz denilen süper güçler kaybediyor.

"4 günde bitiririm" denilen savaş, 38'inci gününe girmiş durumda.
"Rejimi değiştireceğim" denildi; ancak rejim hâlâ dimdik ayakta.
Rejim muhalifleri sokağa çağrıldı; fakat sonuç tam tersi oldu.
İran halkı, vatanları için canları pahasına, direniş azmiyle her gün meydanları dolduruyor.

Hürmüz'ü açacaklarını söylediler; ancak Hürmüz hâlâ açılamadı.
Dünya ekonomisi daha ilk haftada sarsıldı.
Siyonist israil ne yapacağını bilemez durumda.
ABD'de ise günlerdir savaştan çıkış yolu aranıyor.

Süper güç denilen ABD ve siyonist israil; askerî, siyasi, ekonomik ve irade bakımından kaybediyor.
Bölge artık, ABD'nin jandarmalığını yaptığı yapının yalnızca kendini değil, desteklediği rejimleri ve ülkeleri de koruyamadığını görüyor.
Tüm üstün silahlar, teknoloji ve istihbarat ABD ile siyonist işgal rejiminde olabilir; ancak üstünlük, direnç ve kararlılık bakımından İran'da görünüyor.

İran; halkıyla bütünleşmenin, kadim bir ülke olmanın ve "derdim ülkem" diyebilmenin örneğini sergiliyor.
İnancı, iradesi ve ölümden korkmayan duruşuyla dikkat çekiyor.
Savaşı iyi yöneten, her aşamada yeni ve yerinde taktikler geliştiren bir ülke görüntüsü veriyor.

Öte yanda, "Bana yardım edin" diye çağrıda bulunan siyonist işgal rejimi var.
Destek isteyen sözde süper güç var.
Komutanlarını ve yetkililerini istifaya zorlayan bir ABD yönetimi var.
Tutarsız açıklamalar yapan ve ne söyleyeceği kestirilemeyen bir liderlik anlayışı var.

Savaşta yaşadığı yıkımı, kayıpları ve ölümleri gizlemeye çalışan siyonist israil var.
Korku nedeniyle ülkelerini savunmak istemeyen israilliler var ve geçmişte yaşadığı hezimetlerden ders çıkaramayan bir ABD var.

Bu tablo, halkı yoksulluk içinde yaşayan bir ülkenin silahlanmasının ve izzetli bir duruş sergilemesinin neden önemli görüldüğünü bir kez daha ortaya koyuyor.
Amerika'ya bağımlı hâle gelip, bazı bölge ülkeleri gibi refah uğruna bütün iradesini ABD'ye teslim etmek mi önemlidir?
Yoksa izzetli, şerefli ve dirayetli bir irade ortaya koyup zalimlere karşı onurlu bir yaşam sürmek mi?

Zulümle ayakta kalmaya çalışan ülkelerin hangi vahşi eylemleri gerçekleştirebildiğini görebiliyoruz.
Zor zamanlarda şerefli ve izzetli insanların daha belirgin hâle geldiğini, bu savaş bir kez daha gösterdi.
Şu anda dünyada özgürlükten, iradeden ve onurdan yana olan insanların İran'ın yanında durduğu görülüyor.
Buna karşılık, iradesini teslim etmiş olanların ABD ve siyonist israilin safında yer aldığını görüyoruz.

Mezhep ve meşrep çatışmasını körükleyenler sustu; hakikatin karşısında geri adım attı.
Görmek isteyene her şey açıkça ortada.
Bugün bir kez daha, inancın ve direnişin gücünün öne çıktığını görüyoruz.

Evet, direniş kazanıyor.