Güncel

Dijital avcılar işbaşında: Yapay zekâ kıskacında milyonluk vurgun

Kendisini polis ya da savcı olarak tanıtan şüphelilerden sahte SMS ve sosyal medya tuzaklarına kadar dolandırıcılık yöntemleri her geçen gün çeşitleniyor. Uzmanlar, vatandaşların dijital güvenlik alışkanlıklarını güçlendirmesi ve resmi kurumların uyarılarını dikkate almasının büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Abone Ol

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dolandırıcılık yöntemleri de değişiyor ve daha karmaşık hale geliyor. Türkiye’de son yıllarda özellikle dijital platformlar üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık vakalarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Emniyet birimleri, bankalar ve siber güvenlik uzmanları, vatandaşların hem telefon hem de internet ortamında karşı karşıya kaldığı risklere karşı sürekli uyarılarda bulunuyor.

Uzmanlara göre günümüzde en yaygın dolandırıcılık türlerinin başında kendisini polis, savcı veya kamu görevlisi olarak tanıtan kişilerin gerçekleştirdiği telefon dolandırıcılıkları geliyor. Bu yöntemde vatandaşlara kimlik bilgilerinin suç örgütleri tarafından kullanıldığı, hesaplarının tehlikede olduğu veya gizli bir soruşturma yürütüldüğü söylenerek para ya da altınlarını belirli kişilere teslim etmeleri isteniyor. Son dönemde farklı illerde milyonlarca liralık mağduriyet oluşturan vakalar yaşanırken, Sakarya’da bir vatandaşın bu yöntemle yaklaşık 7 milyon lira dolandırıldığı ve şüphelilerin operasyonla yakalandığı bildirildi.

Dijital ortamda ise en büyük tehditlerin başında "oltalama" olarak bilinen phishing saldırıları bulunuyor. Dolandırıcılar banka, kargo şirketi, kamu kurumu veya yatırım platformu görünümünde SMS, e-posta ve sosyal medya mesajları göndererek kullanıcıları sahte internet sitelerine yönlendiriyor. Özellikle "hesabınız askıya alındı", "kargonuz teslim edilemedi", "HGS borcunuz bulunuyor" veya "icra dosyanız açıldı" gibi paniğe sebep olan mesajlar kullanılıyor. Uzmanlar, vatandaşların resmi kurumlardan geldiği izlenimi veren bağlantılara tıklamadan önce adresleri dikkatle kontrol etmesi gerektiğini vurguluyor.

Şikâyet platformları ve sektör verileri de dijital dolandırıcılıktaki yükselişi ortaya koyuyor. Şikayetvar tarafından paylaşılan verilere göre kripto para temalı SMS dolandırıcılığına ilişkin şikâyetlerde bir yıl içinde yüzde 230 artış yaşandı. Benzer şekilde dava ve icra mesajları üzerinden gerçekleştirilen SMS dolandırıcılığı şikâyetlerinin 2025 yılında önceki yıla göre yüzde 929 arttığı bildirildi.

Dolandırıcılar vatandaşları hedef alırken çoğunlukla korku, panik, aciliyet ve yüksek kazanç vaatlerinden yararlanıyor. Sosyal medya üzerinden sahte yatırım danışmanları, düşük sermayeyle yüksek getiri vaat eden platformlar ve ünlü isimlerin görüntülerinin kullanıldığı reklamlar da son dönemin dikkat çeken yöntemleri arasında yer alıyor. Yapay zekâ destekli ses ve görüntü teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte sahte kimlik oluşturma girişimlerinin de arttığı belirtiliyor.

Uzmanlar dijital dolandırıcılığa karşı alınabilecek önlemleri birkaç temel başlıkta topluyor. Buna göre vatandaşların bilinmeyen bağlantılara tıklamaması, iki aşamalı doğrulama kullanması, şifrelerini düzenli olarak değiştirmesi, banka ve e-Devlet hesaplarına ait bilgileri üçüncü kişilerle paylaşmaması gerekiyor. Ayrıca hiçbir kamu görevlisinin vatandaşlardan telefonla para veya altın talep etmeyeceği gerçeğinin unutulmaması gerektiği vurgulanıyor.

Dolandırıcılık mağduru olan vatandaşların vakit kaybetmeden bankalarıyla iletişime geçmesi, hesapların bloke edilmesini talep etmesi ve en yakın kolluk birimine ya da Cumhuriyet Başsavcılığına başvurması önem taşıyor. Türk Ceza Kanunu kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçları ağır yaptırımlara tabi tutulurken, soruşturma süreçlerinde dijital deliller ve banka kayıtları önemli rol oynuyor.

Uzmanlara göre dolandırıcılıkla mücadelede en etkili yöntemlerden biri farkındalık oluşturmak. Kamu kurumları, bankalar, medya kuruluşları ve sivil toplum örgütleri tarafından yürütülen bilinçlendirme çalışmaları sayesinde vatandaşların riskleri daha erken fark etmesi mümkün oluyor. Özellikle yaşlılar, gençler ve dijital platformları yoğun kullanan kesimlerin düzenli olarak bilgilendirilmesi, mağduriyetlerin azaltılmasında kritik önem taşıyor.

Yetkililer, teknolojinin sunduğu kolaylıkların yanında yeni riskler de getirdiğine dikkat çekerek "Şüphe duyduğunuz her durumda işlemi durdurun, bilgiyi doğrulayın ve resmi kanallara başvurun." uyarısında bulunuyor. Uzmanlara göre dijital çağda en güçlü güvenlik önlemi, bilinçli kullanıcı olmak olarak öne çıkıyor.