Diyarbakır

Dicle Nehri'nde ölü bulunan kişinin cinayete kurban gittiği ortaya çıktı

Diyarbakır'da geçtiğimiz yıl kaybolmasının ardından Dicle Nehri'nde cesedine ulaşılan S.K.'nın ölümüne ilişkin soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı.

Abone Ol

Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, S.K.'nın ateşli silah sonucu öldüğü tespit edilirken, olayla ilgili tutuklanan şüphelinin yargılanması sürüyor.

S.K.'dan 26 Mart 2025 tarihinde haber alamayan yakınları durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirmişti. Son olarak Sur ilçesindeki Kırklar Dağı çevresinde görüldüğü değerlendirilen S.K. için AFAD ekipleri Dicle Nehri'nde arama çalışması başlatmıştı.

Yaklaşık altı gün süren çalışmaların ardından 31 Mart'ta S.K'nın cesedi nehirde bulundu. Cenaze, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.

Adli tıp raporu cinayet şüphesini güçlendirdi

Soruşturma kapsamında hazırlanan adli raporda, S.K.'nın baş bölgesine isabet eden ateşli silah yaralanmasına bağlı kafatası kırıkları, beyin kanaması ve beyin dokusu hasarı nedeniyle hayatını kaybettiği belirtildi. Rapordaki bulgular doğrultusunda olayın cinayet olduğu değerlendirildi.

Son görüştüğü kişi tutuklandı

Soruşturmayı yürüten ekipler, S.K'nın kaybolduğu gün akşam saatlerinde uzun süre birlikte olduğu güvenlik kamerası görüntülerine yansıyan N.Ç. gözaltına aldı. N.Ç. "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Hazırlanan iddianamede, iki kişinin saat 18.00'den itibaren birlikte görüldüğü, saat 21.03'te kameraların görüş alanından çıktıktan sonra S.K'dan bir daha haber alınamadığı ifade edildi.

Mahkemede suçlamaları reddetti

Davanın 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ikinci duruşmasına sanık, tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada söz alan S.K'nın annesi, oğlunun sanık tarafından öldürüldüğünü öne sürerek sanığın madde bağımlısı olduğunu iddia etti.

Sanık N.Ç. ise savunmasında suçlamaları kabul etmeyerek Karagöz'ü öldürmediğini, böyle bir eylem için herhangi bir nedeni bulunmadığını söyledi. Zaman zaman uyuşturucu madde kullandığını ancak bağımlı olmadığını belirten N.Ç, tahliyesini talep etti.

Mahkeme heyeti de bazı tanıkların zorla getirilmesine ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek davayı 5 Ekim tarihine erteledi.