Genç kardeşim, paranın peşinden gitme; bereketin izinde yürü.
Bir milletin geleceği sadece teknolojiyle, betonla, büyüme rakamlarıyla inşa edilmez.
Asıl soru şudur: O büyümenin içinde adalet var mı? O zenginliğin içinde merhamet var mı?
Dünya ekonomisi devasa grafikler çiziyor; ama aynı dünya, gelir adaletsizliği, borç sarmalı ve faiz kıskacı altında nefes almakta zorlanıyor.
Demek ki mesele sadece üretmek değil: nasıl ürettiğimiz, nasıl kazandığımız ve nasıl paylaştığımız önemlidir.
Bizim medeniyetimizde iktisat, ahlâkla yoğrulmuş bir disiplindir.
Ve işte tam burada "Davet Gençliği"nin sorumluluğu başlıyor.
İktisat: Kazanmak mı, Bereketi Aramak mı?
İslam iktisadı; üretimi teşvik eden, emeği koruyan ve adaleti merkeze alan bir anlayıştır.
Tarih bunun pratiğini yazmıştır.
Ömer bin Hattab döneminde kurulan sosyal denge, zekât verilecek kimse bulunamayacak seviyeye ulaşmıştı.
Çünkü ekonomi yalnız büyüme için değil, adalet ekseninde işletiliyordu.
Bugün sormamız gereken soru:
Biz sadece büyüyen bir ekonomi mi istiyoruz, yoksa adaletle büyüyen bir toplum mu?
Zekât: Servetin Arınması, Toplumun Nefesi
Zekât, sadece bireysel bir ibadet değil; ekonomik bir denge mekanizmasıdır.
Servetin belirli ellerde toplanmasını engelleyen ilahî bir sigortadır.
Genç kardeşim, kazancının içinde başkasının hakkı olduğunu hiç düşündün mü?
Sadece ne kadar kazandığını değil ne kadarını paylaştığını hesap ediyor musun?
İslami Dayanışmanın Ekonomisi
Bugün borç sistemi çoğu zaman insanı özgürleştirmez; bağımlı kılar.
Oysa İslam ekonomisi borcu sömürü aracı değil, dayanışma vesilesi olarak görür.
Karz-ı hasen, ihtiyacı olana faizsiz destek vermektir.
Dünya alternatif arıyor. Aslında aranan değerler bizim medeniyet hafızamızda mevcut.
Dünya kapitalizmin krizini tartışıyor, gelir adaletsizliği büyüyor, borç sarmalı derinleşiyor.
Oysa İslam iktisadı asırlar öncesinden bir teklif sunuyor:
Adalet + Üretim + Bereketli Helal Kazanç
Genç kardeşim,
"Davet Gençliği" sadece bu modeli savunan değil; yaşayan gençliktir.
Helâl kazanan, israftan kaçınan, üretime katılan ve paylaşan bir nesil…
Unutma:
Ahlâkı olmayan zenginlik büyür; ama bereket üretmez.
Adaletsiz kalkınma yükselir; ama huzur getirmez.
Şimdi karar zamanı:
Büyüyen bir ekonomi mi istiyoruz, yoksa bereketli bir medeniyet mi inşa etmek istiyoruz?
Güçlü ekonomi, ahlâklı ve üretken Davet Gençliği ile inşa edilir.