ÇOCUK MODASI MI, ÇOCUKLUĞUN DEĞİŞİMİ Mİ?

Abone Ol

Eskiden çocuk kıyafetleri; rahatlığı, sadeliği ve çocuk olmanın doğallığını yansıtırdı. Günümüzde ise birçok kıyafet, çocuklardan çok yetişkin modasını örnek alıyor. Bu durum sadece bir moda meselesi değil, çocukluğa bakışımızın da değiştiğini gösteriyor.

İslam'da çocuk, korunması ve güzel ahlakla yetiştirilmesi gereken bir emanettir. Anne babanın görevi sadece çocuğun karnını doyurmak değil; edep, haya ve güzel örf içinde yetişmesini sağlamaktır. Çünkü giyim sadece bir tercih değil, aynı zamanda bir kimlik ve değer göstergesidir.

Kur'an-ı Kerim'de müminlere iffet, haya ve örtünme ölçüleri bildirilmiş; insanın vakarını ve onurunu koruması emredilmiştir. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) ise, "Hayâ imandandır." buyurarak edebin ve hayanın müminin en önemli vasıflarından biri olduğunu ifade etmiştir.

Elbette çocuklar dinî sorumluluk çağına gelmeden önce mükellef değildir. Ancak onların küçük yaşlardan itibaren İslam'ın edep anlayışına uygun, toplumumuzun örf ve âdetleriyle bağdaşan bir terbiye içinde yetişmeleri büyük önem taşır. Çünkü karakter ve alışkanlıklar çocuklukta şekillenir.

Bugün sosyal medya ve moda sektörünün etkisiyle çocuklar, yaşlarından önce yetişkin gibi görünmeye özendiriliyor. Oysa çocuk, çocuk gibi giyinmeli, çocuk gibi oynamalı ve çocukluğunu doyasıya yaşamalıdır.

Toplumumuzu ayakta tutan en önemli değerlerden biri de örf ve âdetlerimizdir. Asırlardır çocuklarımız; haya, nezaket ve ölçü anlayışı içinde büyütülmüş, giyim kuşamda da yaşına uygunluk gözetilmiştir. Toplumun benimsediği bu değerler aileyi güçlendirir, nesilleri korur.

Elbette her yeni kıyafet veya her modern tasarım yanlış değildir. Ancak dikkat çekmeyi öne çıkaran, çocukluk döneminin ruhuna ve toplumun değerlerine uymayan anlayışlar üzerinde düşünmek gerekir.

Bugün en büyük sorumluluk anne babalara, eğitimcilere ve topluma düşmektedir. Çocuklarımıza marka sevgisinden önce değer sevgisini, gösterişten önce hayayı, modadan önce edebi öğretmeliyiz. Çünkü sağlam bir nesil, sağlam bir ahlak üzerine kurulur.

Sonuç olarak mesele sadece çocukların ne giydiği değildir. Asıl mesele, çocuklarımızı hangi inanç, hangi kültür ve hangi değerlerle yetiştireceğimizdir. Kendi dinimizin ölçülerine, milletimizin örf ve âdetlerine sahip çıktığımız sürece hem çocukluğun masumiyetini hem de aile yapımızı korumuş oluruz.

Unutmamalıyız ki moda değişir; fakat İslam'ın edep anlayışı, haya duygusu ve toplumun köklü değerleri nesilleri ayakta tutmaya devam eder.