BİR HANENİN MEDENİYETE DÖNÜŞMESİ: HZ. HATİCE İLE GÜVEN VE DESTEK ÜZERİNE KURULAN AİLE

Abone Ol

İslâm tarihinde aile denildiğinde akla gelen en müstesna örneklerden biri, Hz. Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) ile Hz. Hatice (radıyallâhu anhâ) arasında kurulan aile yuvasıdır. Bu aile, sadece bir evlilik birlikteliği değil; sevgi, sadakat, fedakârlık, güven ve karşılıklı destek üzerine inşa edilmiş örnek bir modeldir. Günümüz aile problemlerinin arttığı bir dönemde, bu örnek aile yapısı Müslümanlar için güçlü bir rehber niteliği taşımaktadır.

Hz. Hatice (r.a.), nübüvvetten önce de sonra da yüksek ahlâkı, dirayeti ve basiretiyle temayüz etmiş bir hanımefendidir. Mekke toplumunda ticaretle meşgul olan, itibarlı ve güvenilir bir şahsiyet olarak tanınmıştır. Bu özellikleri, evlilik hayatına da doğrudan yansımıştır.

Eş olarak Hz. Hatice, Resûlullah’ın (s.a.v.) yükünü hafifleten, onu anlayan ve destekleyen bir konumda durmuştur. Maddî imkânlarını İslâm davası uğruna seferber etmesi, onun aile anlayışının ne kadar fedakâr ve bilinçli olduğunu göstermektedir.

Eşler arası güvenin en çarpıcı örneklerinden biri, ilk vahiy hadisesinde görülür. Hira’da vahiy ile karşılaşan Resûlullah (s.a.v.), büyük bir heyecan ve endişe ile evine dönmüş, Hz. Hatice’ye sığınmıştır. Hz. Hatice’nin verdiği teselli, bir eşin diğerine nasıl güven aşılaması gerektiğinin eşsiz bir örneğidir:

“Allah seni asla utandırmaz. Sen akrabaya sahip çıkarsın, yoksulu gözetirsin, misafiri ağırlarsın, hak yolunda zorluklara destek olursun.”

Bu sözler, sadece bir teselli değil; eşinin ahlâkına, şahsiyetine ve Allah katındaki değerine duyulan derin güvenin ifadesidir.

Hz. Hatice ile kurulan aile modelinde destek tek taraflı değildir. Resûlullah (s.a.v.) da Hz. Hatice’ye her zaman değer vermiş, onun görüşlerini önemsemiş ve vefatından sonra dahi sadakatini muhafaza etmiştir. Nitekim yıllar sonra bile Hz. Hatice’yi hayırla yâd etmiş, onun dostlarına ikramda bulunmuştur.

Bu durum, sağlıklı bir ailede eşlerin birbirini yalnızca zor zamanlarda değil, hayatın her safhasında desteklemesi gerektiğini göstermektedir.

İslâm’ın ilk yıllarında yaşanan boykot, baskı ve zorluklar, bu ailede sabır ve fedakârlıkla karşılanmıştır. Şi‘b-i Ebî Tâlib günlerinde çekilen sıkıntılar, eşlerin birlikte göğüslediği imtihanlar olmuştur. Bu süreçte Hz. Hatice’nin gösterdiği sabır, aile içi dayanışmanın imanla nasıl güçlendiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Hz. Hatice ile kurulan aile modeli, günümüz Müslüman aileleri için önemli mesajlar barındırmaktadır:

Evlilik, sadece duygusal değil, aynı zamanda ahlâkî ve imanî bir ortaklıktır.

Eşler birbirinin yükünü hafifletmeli, zaaflarını ifşa değil, telafi etmelidir.

Güven, aile yapısının temel direğidir.

Fedakârlık ve sabır, aileyi ayakta tutan en önemli unsurlardandır.

Hz. Peygamber (s.a.v.) ile Hz. Hatice (r.a.) arasında kurulan aile, sevgi ve merhametin yanında güven ve desteğin merkeze alındığı örnek bir İslâm ailesidir. Bu model, sadece tarihî bir hatıra değil; her çağda Müslüman ailelerin yeniden inşa edebileceği canlı bir rehberdir. Eşler arası güven ve destek esas alındığında, aile yuvası huzurun, imanın ve bereketin merkezi hâline gelir.