"BİR BİYE, BİR SİYE, BİR DE İBE’YE"

Abone Ol

DEM belediyelerinde müthiş bir rüşvet çarkının döndüğü konuşuluyor.

İskan izninden tutun da iş yeri açma ruhsatına kadar, her kalemde işler rüşvetle dönüyormuş. Rüşvet çarkı içinde büyük paralar havada uçuşuyormuş.

Rüşvet, adam kayırma, kendi adamı dışındakilerin işine son verme, işçi kıyımı, su faturalarına yüzde ellinin üzerinden zam yapılması halkı bezdirme noktasına getiriyor.

Çevre kirliliği, sokak ve caddelerin leş gibi çöplerle dolup taşması, toplu taşımada belediye otobüslerinin yetersizliği, halkın çektiği eza ve cefa her geçen gün katlanıyor.

Diyarbakır’da kime dokunursan bin ah işitiyorsun. Belediye otobüslerinde iğne atsan yere değmez, tıklım-tıklım… İzdihamı kaldıramayan yolcular baygınlık geçiriyor.

Kürt halkının haklarını savunmak sadece kuru propagandalarda ve sihirli sözcüklerde kalıyor, icraat yok.  Halkın artık sosyalizm, devrimcilik, azadi gibi sihirli sözcüklere karnı tok. Diyarbakır halkı hizmet bekliyor.

İstediği hizmeti göremeyen halk, DEM partiye çok öfkeli… DEM partiye oy verdikleri için verdikleri oya lanet edenlere şahit oluyoruz.

Ölülere bile saygısı kalmamış bir belediye… Havaların yağışlı olduğu günlerde mezarlık yolu çamur deryasına dönüşüyor… Mezarlık yolu çamur içinde… Mezarlık ziyaretine gidenler çamurdan dolayı ayaklarına poşet geçirdiği trajik manzaraları gördük.

Sokak ve caddeler yamalı bohça gibi… Sokak ve caddelerdeki çukurlar, biriken yağmur sularıyla dolup taşıyor.

Yağışlı havalarda sokak ve caddeler su birikintilerinin bir araya gelmesiyle göle dönüşüyor. Bu durum hem araçların kaza yapmasına hem de yayaların can güvenliğini tehlikeye atmasına davetiye çıkarıyor.

Kaldırımlar yıkık dökük… Caddeler tümsek ve çukurlarla iç içe… Başıboş sokak köpekleri çete halinde cirit atmakta, halkın can güvenliği yok.

Belediyecilik bu mu?

Belediyecilik halkı köle olarak görmek mi? Sadece kuru propaganda yapmak mı?

Diyarbakır halkı bıktı artık bu kuru propagandalardan. Kuru propagandalara halkın karnı tok, yemezler artık.

Halk hizmet bekliyor…

Hizmet namına hiçbir şey yok.

Diyarbakır başta olmak üzere birçok DEM’li belediyelerde hizmet yerine sloganlarla gemiyi yürütmeye çalışıyorlar.

Devrimcilikten DEM vuruyorlar, çileyi halk çekiyor.

Rüşvet çarkından milyon, trilyon gibi rakamlardan bahsediliyor.

Yolsuzluk almış başını gidiyor. Her şey kılıfına uyduruluyor. Sonuçta minareyi çalan kılıfını da hazırlar demişler.

Meselenin daha iyi anlaşılması için, yaşanan rüşvet çarkı ve yolsuzluklarla ilgili meşhur bir hikayeden bahsedeceğim.

Şöhreti kazibeye sahip adamın biri bir zamanlar şehirler arası yolcu taşımacılığı yapmak için bir seyahat şirketi kurar…

Eskiler bilirler, Tatlıses seyahatten bahsediyorum.

Tatlıses seyahat kısa sürede iflas etti. Neden mi? Çalışanların yolsuzluğundan…

Söz konusu seyahat firmasının şoför ve muavinleri kayıt dışı yolcu alıyorlarmış.

Yolcuların üçte biri biletli, üçte ikisi ise biletsiz yolculardan oluşuyormuş….

Hesap kitap görüldüğü zaman, Urfa lehçesiyle “Bir biye, bir siye, bir de İbe’ye”

Anlayacağınız patronun iki ortağı daha varmış biri şoför diğeri de muavinmiş. Kıssadan hisse…

Gel gelelim biz DEM belediyenin kayıt dışı kılıfına uydurduğu yolsuzluk iddialarına… Orada neler yapılıyor.

İddiaya göre, rüşvet ve yolsuzluk çarkının birkaç ortağı varmış.

Milyonlarca liranın bölüşümünü yaparken bunlar, “Bir belediyeye, bir sözde yetkiliye, bir şehir yapılanmasına bir de Kandil’e”

Geriye ne kaldı çile çeken bir halk.

Halka hizmeti bırakıp, halkın aklıyla oynuyorlar.

Halkı sloganlarla ve propagandalarla uyutacaklarını sanıyorlar. Ancak yanılıyorlar.

Belediyenin altını oyanlar, mutlaka bir gün yaptıklarının hesabını halka vereceklerdir.

Halk, DEM partinin hizmetini görmüyor. Bilakis halk, DEM parti belediyeleri tarafından mağdur edildiklerini dillendiriyor.

Artık ucuz siyaset yapma vakti çoktan gelip geçti.

Türkiye’de yeni bir döneme girdik.

Milletin evladını artık zehirleyemeyeceksiniz…  Laf cambazlığı yaparak, sihirli ve büyülenmiş sözlerle halkı kandıramayacaksınız.

Kürt oyları kimsenin çantasında keklik değil. Devrimcilikten soygunculuğa adım adım ilerlerken, Amonhutep tapınağındaki rahiplerden ne farkları kaldı bunların. Kul hakkını gasp etmek… Ne kadar çirkin bir durum.

Hiç kimse dokunulmaz değildir. Halkın malına göz diken iflah olmamıştır.

Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste….

Bu belediye gider başka bir belediye gelir. Belediyeler geçicidir ama halk ise kalıcıdır.

Diyarbakır halkı, DEM partiye kırmızı kartı göstermiştir.

Artık yeni bir partiye ve yeni bir yüze ihtiyaç hasıl olmuştur. Neden bu yeni yüz HÜDA PAR olmasın.

Kürt desen Kürtler, dindar desen dindarlar, adalet desen adildirler, gayretkeş desen gayretkeşler.

Bir dahaki seçimde HÜDA PAR’ın hizmet odaklı belediyeciliğini görmek dileğiyle.