Bİ BİTMEDİNİZ!

Abone Ol

Komedyen birinin haddini aşıp kutsal değerler ile alay edercesine şaklabanlık yaparak haddini aşması düşünce özgürlüğü olamaz.

Kendisine verilmiş bir vazife gibi, kışkırtıcı ve saçma sapan söylemlerle, paylaşımlarla halkın inancıyla alay ederek küçümsemek kimsenin haddi olmamalıdır.

Halkın sizden ve sizin gibi düşüncesizce konuşanlardan çektiği bu alaycı yaklaşım artık bir son bulmalıdır. Kabul edilsin ya da edilmesin, bu halkla, halkın inancıyla ve hassasiyetleriyle beraber yaşamak zorundasınız.

Sanatçı olmanız, halkın hassasiyetlerine, inancına duyarlı davranıp onu incitmeyecek şekilde hareketle, söylem ve eylemlerde bulunmanızı gerektirir.

Halkın içinden çıkmış, halkıyla beraber yaşamış insanların, halkın kutsal değerlerine hakaret ederek adeta üstüne vazife olmuş gibi bunu sosyal medyada gülünç halde ifade etmesi kimsenin haddi değildir.

Özgürlük, halkın inançlarına hakaret ederek oluşturulamaz, ifade özgürlüğü "ben istediğimi söylerim" anlayışıyla izah edilemez. Bu tür söylemleri olanlar halkın vicdanında kaybedecektir ve kaybetmeye de mahkumdur.

Gerçek bir aydın veya sanatçı, halka tepeden bakan, onun binlerce yıllık mukaddesatını mizah malzemesi yapan kişi değildir. Toplumun bağrından koptuğunu iddia edip, ilk fırsatta o toplumun ruh köküne baltayla saldıranlar, kötü niyetlerini ifşa etmektedirler.

Kendi fantezi dünyalarını "ilericilik" "özgürlük" veya "çağdaşlık" maskesi altında bu millete dayatmaya çalışanlar, halkına yabancılaşmanın içindedirler. Bu toprakların mayası, kendisini küçümseyenleri her zaman tarihin tozlu raflarına gömmeyi bilmiştir.

Toplumda ekonomik ve siyasi olarak eleştirilecek, alay edilecek birçok konu varken halkın inançlarıyla alay etmek sanatçılıkla ifade edilemez.

Ekonomik sıkıntılar yaşayan, siyasi olarak beklentilerine cevap bulamayan halkların düşüncelerine ve söylemlerine tercüman olmak varken, inançları gündeme almak alaylı, incitici ve hakaret edici söylemlerde bulunmak sanatçılık değildir.

Sanatçılık, halkın hassasiyetlerine saygı duymakla başlar. Sanatçılık, insan onuruna yakışacak şekilde bir yaşam tarzının oluşturulması için çaba sarf etmektir.

Sosyal medyanın sağladığı sahte cesaretin arkasına sığınıp gülünç konuşmalar ile inançlara dil uzatmak ne bir zeka işidir ne de bir sanat akımıdır. Bu sadece, toplumu kutuplaştıran art niyetli bir zihniyetin tezahürüdür.

Millet iş, aş ve barınma derdindeyken, geleceğini inşa etme mücadelesi verirken suni gündemlerle kutsallara saldırmak, bu ülkenin huzuruna katkı sağlamayacaktır.

İnsanların en mahrem ve en hassas alanı olan inanç dünyasını hedef tahtasına oturtanlar, sergiledikleri bu saçmalıklar ile aslında kendi kültürel ve ahlaki iflaslarını ilan etmektedirler.

İşin en üzücü tarafı ise hâlâ bu tür hakaretvari üsluba taraf olan siyasi partilerin, baroların ve kimi kişilerin, halkın inançlarına hakaret eden ve alay eden kişileri savunacak açıklamalar yapmalarıdır.

Halkın inançlarıyla alay etmek, hakaret etmek kimseye bir şey kazandırmaz. İnançlara saygı, hepimizin anlayışında ve yaşantısında olmak zorundadır.

İkircikli, iki yüzlü bir yaklaşımla bu hakaretlere destek olacak oluşumlar geçmişte kimseye bir şey kazandırmamıştır, sizlere de bir şey kazandırmayacaktır. Halkın ekonomik sorunları, sağlık, eğitim ve barınma problemleri varken, inançlara yönelik bu hakaretvari ve alaycı üsluptaki girişimler asla kabul edilemez.

Herkes bu milletin mukaddesatına saygı duymak ve sınırını bilmek zorunda olduğunu bilmeli aksi halde halkın vicdanında kaybolurlar.

Not: Bu yazıyı hazırlarken, sözlü olarak başörtüsüne yönelik yeni bir saldırı haberini daha okuyorum...

Gerçekten bir bitmediniz!

Bu cesareti kimden ve nereden alıyorsunuz?

Sözün özü;

"… Kininizle geberin!" Âl-i İmran-119.