Son dönemlerde haber bültenlerini açtığımızda her gün aynı başlıklarla karşılaşıyoruz; Belediyelerde yolsuzluk iddiaları, rüşvet ve irtikâp soruşturmaları, ihaleye fesat karıştırma, kayırmacılık, gayriahlaki ilişkiler… Belediyelerdeki usulsüzlük iddiaları saymakla bitmiyor maalesef…
Son olarak gündeme gelen Uşak Belediye Başkanı hakkındaki iddialar bile belediyelerin nasıl başkanların çiftliğine dönüştüğünü gözler önüne sermesi için yeterli. Sadece bir belediye başkanıyla ilgili iddialara bakalım:
· İhalelerde aile şirketine ortaklık
· Futbol kulübüne bağış adı altında zimmete para geçirme
· Metresine belediyede yüksek maaşlı kadro tahsisi ve bu şahsın hiç işe gitmemesi
· Fiilen kendi şirketinde çalışan işçilerin maaşlarının belediyede çalışan olarak gösterilip, maaşlarının oradan ödenmesi
· Belediye başkanına haraç vermeyen AVM’ye yüksek miktarda haraç kesilmesi ve mühürlenmesi
Bakın, bunlar sadece bir belediye başkanı hakkındaki iddialar. Belediyelerin işleyişini bilen ortalama bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bu iddiaların aslında birçok belediyede var olan usulsüzlükler olduğunu bilir. Evet, suç işleyen belediyeyi babasının çiftliği gibi yöneten bütün belediye başkanlarından hesap sorulmalıdır.
Ancak bu mesele sadece şahısların kötü niyeti ve suçlarından kaynaklanan bir mesele değildir. Kamuya ait hiçbir görev ve yetki bireylerin vicdanına terk edilmemelidir. Milyarlarca lira bir veya birkaç kişinin şahsi inisiyatifine bırakılmamalıdır. Bu bütçeler yetim malı olarak görülmeli ve o hassasiyetle korunmalıdır.
Kamunun ve tüyü bitmemiş yetimlerin hakları belediye bütçeleri eliyle yenilmesinin önüne geçmek için ivedi bir şekilde belediye reformu yapılmalıdır. Belediye bütçeleri üzerinde Sayıştayın ve diğer kurumların denetleme yetkisi ve denetim sıklığı arttırılmalıdır. Belediyelerin bütün faaliyetleri vatandaşların takip edilebileceği şeffaflığa kavuşmalıdır.
Vatandaş belediyeden altyapı, yol, su, temizlik, ulaşım hizmeti vb. hizmetleri beklerken bu bütçeler belediye başkanlarının metresine maaş olarak ödenmemeli, tüyü bitmemiş yetimlerden alınan vergilerle Avrupa turlarına çıkılmamalıdır.
Bizim karşı çıktığımız usulsüzlükler sadece benimsemediğimiz düşüncelerdeki partilerin belediyeleri has değildir. Zira harama el uzatan kişinin partisinin de ideolojisinin de bir kıymeti yoktur. İçişleri Bakanlığının verilerine göre 31 Mart seçimlerinden sonra soruşturma izni verilen belediyelerin %46’sı AK Parti belediyesidir. “Onlar yiyeceğine biz yiyelim” mantığı da İslami ve insani değildir.
Buradan halkın yönetimine talip olan bütün siyasetçilere bir kez daha hatırlatıyoruz: Kamu malından bir toplu ine kadar bile haksız yere almanız sizin helakınıza sebep olacaktır. Bu ülkede kamu malı yemek normal görünmemelidir. Zira Peygamberimiz (sas) şöyle buyurmuştur:
“Sizden kimi bir işte görevlendirirsek ve o da bizden iğne (miktarı) ya da daha büyük bir şeyi gizlerse bu bir ihanet olur ve kıyamet günü onu (kendi elleriyle) getirir.” (Müslim, İmâre, 30)
Allah memleketimizi müteekkillerden (yiyici) idarecilerden arındırsın, Ömervari idareciler nasip etsin.