Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat iddiaları gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan iki kişinin bireysel başvurusunu karara bağladı. Mahkeme, dosyalardaki delil durumuna göre farklı sonuçlara ulaştı.
Başvurucuların, polis memuru ve ilçe emniyet müdür yardımcısı olarak görev yaparken Olağanüstü Hâl Kanun Hükmünde Kararnameleri (KHK) kapsamında kamu görevinden çıkarıldığı belirtildi. OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından yapılan başvuruların reddedilmesinin ardından açılan davalar da idari yargı mercilerince kesin olarak reddedildi.
Kararlarda, "Garson" kod adlı gizli tanıktan elde edilen dijital veriler ile Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan analiz raporlarının değerlendirildiği ifade edildi. AYM, bu tür verilerin iltisak ve irtibat değerlendirmelerinde önem taşıyabileceğini ancak tek başına yeterli kabul edilip edilemeyeceğinin ayrıca incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Mahkeme, Mehmet Emin Okyay'ın başvurusunda yalnızca veri analiz raporlarındaki kodlamalara dayanılarak işlem tesis edildiğini, bu verileri destekleyen yeterli başka deliller ortaya konulamadığını belirledi. Bu nedenle başvurucunun özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar verildi.
Doğan Doğan'ın başvurusunda ise veri analizlerinin yanı sıra tanık beyanları ve farklı delillerin de bulunduğu kaydedildi. Mahkeme, kamu görevinden çıkarma işleminin ilgili ve yeterli gerekçelere dayandığını, müdahalenin ölçülü olduğunu değerlendirerek özel hayata saygı hakkının ihlal edilmediği sonucuna ulaştı.
AYM kararlarında, kamu görevinden çıkarma işlemlerine ilişkin değerlendirmelerde delillerin tek tek değil, bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasının önemine dikkat çekildi. Mahkeme, idari ve yargısal makamların kararlarında yeterli gerekçelendirme yapılmasının temel hak ve özgürlüklerin korunması açısından gerekli olduğunu vurguladı.