Epstein belgelerinin yankıları dünya kamuoyunda sürerken, dosyalarda ortaya çıkan çarpıcı iddialar, yıllardır insan hakları ve hukuk söylemleriyle kendisini örnek gösteren Batı'nın gerçek yüzüne ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi.
Konuyla ilgili İLKHA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Avukat Tahir Zaman, belgelerin uluslararası hukuk ve adalet anlayışının sorgulanmasına neden olduğunu söyledi.
Zaman, Batı'nın yıllardır insan hakları, kadın hakları ve çocuk hakları konusunda dünyaya örnek olarak gösterildiğini belirterek, belgelerin bu anlayışın gerçek yüzünü ortaya koyduğunu belirtti.
Epstein belgelerinin kamuoyuna yansımasına dikkat çeken Zaman "Epstein belgeleri sizlerin de malumunuz kamuoyuna yansıdı ve nasıl bir kötülüğün dünyayı kasıp kavurduğunu hepimiz görmüş olduk. Yıllardır bizlere Batı'nın insan haklarında, kadın haklarında ve çocuk haklarında ne kadar ileri gittiği ve bizlerin de onlara uyması gerektiği aktarıldı. Yıllardır bize övülen Batı'nın insan hakları anlayışının gerçek yüzünü Epstein belgeleriyle görmüş olduk." dedi.
Zaman, söz konusu gelişmelerin uluslararası hukuk veya insan hakları bağlamında değerlendirilmesine dahi gerek olmadığını ifade ederek "Çünkü Batı'nın yıllardır manipüle ederek lanse ettiği yapının gerçek yüzünü hepimiz Epstein belgeleriyle anladık." diye konuştu.
"Bosna Hersek soykırımında da benzer bir husus görüyoruz"
Bosna Hersek soykırımına da değinen Zaman "Aslında bundan biraz daha eskiye, Bosna Hersek Savaşı'na baktığımızda da göreceğimiz bir husus var. Yıllarca Batılılar buna sadece bir savaş gözüyle baktı; oysa yaşanan soykırımda binlerce Bosna Hersekli tamamıyla zevk ve eğlence amacıyla katledildi. Bu durum belgeleriyle, kanıtlarıyla bütün dünyaya maalesef gösterilmiş oldu." ifadelerini kullandı.
Batı'nın insan haklarına yaklaşımına ilişkin görüşlerini dile getiren Zaman "Buradan anlamamız gereken şudur: Batı hiçbir zaman insan haklarına, kadın haklarına ve çocuk haklarına değer veren bir toplum olmadı. Batı hiçbir zaman insan haklarını önceleyen bir yaklaşıma sahip olmadı. Onların tek derdi, kurmuş oldukları sistemi ayakta tutmaktan ibarettir." dedi.
"Gazze'deki soykırımla bunu bir kere daha anlamış olduk"
Gazze'de yaşananlara da dikkat çeken Zaman, Batılı ülkelerin tutumunu eleştirerek "Şu anda Gazze'de ciddi bir soykırım söz konusu. Peki Batı bununla alakalı bir açıklama yapıyor mu? Batı'dan, İspanya dışında buna tepki gösteren bir ülke görebiliyor muyuz? Maalesef göremiyoruz." ifadelerini kullandı.
Zaman, Gazze'deki çocukların ve sivillerin durumuna dikkat çekerek, şöyle devam etti:
"Buradan şunu anlamamız gerekir ki Batı'nın bahsettiği insan haklarındaki 'insan' bizim insanımız değil; bahsettiği çocuk haklarındaki 'çocuk' bizim çocuklarımız değil. Bunu Gazze'deki soykırımla bir kere daha anlamış olduk. Orada binlerce, yüz binlerce çocuk ölmüş ve hastaneler bombalanmış olmasına rağmen Müslümanlar hâlâ terörist olarak lanse ediliyor ve Batı bu konuda umarsızca davranmaya devam ediyor."
"Amerika'nın sözde devlet büyükleri hiçbir soruşturma geçirmedi"
"Epstein belgeleri bütün dünyaya servis edildi." diyen Avukat Tahir Zaman, "Bu çocukları istismar edenlerin çoğunluğunu oluşturan Amerika'nın sözde devlet büyükleri hiçbir soruşturma geçirmedi." dedi.
Zaman, soruşturma yapılmamasının Batı'nın insan hakları konusundaki yaklaşımını ortaya koyduğunu belirterek "Bu kişilerin bu eylemleri gerçekleştirdikten sonra hiçbir soruşturma geçirmemesi, üstüne İran'daki ve Gazze'deki ölümlerin emrinin verilebilmesi, Amerika'nın ve Batı'nın insan hakları konusundaki ikiyüzlülüğünü hepimize göstermiş oldu." ifadelerini kullandı.
"Uluslararası hukuk dediğimiz kavramlar 'güçlünün hukuku'dur"
Uluslararası hukuk açısından da değerlendirmelerde bulunan Zaman "Uluslararası hukuk bağlamında değerlendirdiğimizde; her şey bu kadar belgeli ve kanıtlı olmasına rağmen bu kişilerin soruşturma dahi geçirmemiş olması, uluslararası hukukun da Amerikan iç hukukunun da bizler açısından bir anlam ifade etmediğini ve bu dünyada tam bir adaletin tecelli edemeyeceğini gösterdi." şeklinde konuştu.
Zaman, söz konusu kavramların uygulamadaki karşılığının güç ilişkileri üzerinden şekillendiğini vurgulayarak "Onların bahsettiği uluslararası hukuk, kadın hakları, çocuk hakları veya insan hakları dediğimiz kavramlar aslında tamamıyla 'güçlünün hukuku'dur. Çünkü bahsettikleri haklardaki çocuklar maalesef bizim çocuklarımız değil; bahsettikleri kadınlar bizim kadınlarımız değil; bahsettikleri insanlar bizim insanlarımız değil." dedi.
"İlahi adalete güvenimiz tamdır"
Epstein dosyalarında yer alan iddialar nedeniyle sorumluların cezalandırılmasını temenni ettiğini belirten Zaman, sözlerini şöyle tamamladı:
"Umarım Epstein dosyalarıyla bu fiilleri gerçekleştiren, çocukları istismar eden kişilerin en ağır cezayı bu dünyada aldıklarını görmüş oluruz. Bu dünyada olmasa bile ilahi adalete güvenimiz tamdır."