Güncel

“Alo”nun hikayesi nedir biliyor musunuz?

Telefonu açarken kullandığımız “alo” ifadesinin yaygınlaşmasının ardında Alexander Graham Bell ile Thomas Edison arasındaki tercih farklılığı bulunuyor.

Abone Ol

Her telefon çaldığında düşünmeden söylediğimiz “alo” sözcüğünün yaygınlaşmasının arkasında Alexander Graham Bell ile Thomas Edison’un farklı tercihleri ve ilk telefon rehberlerinin yönlendirmeleri bulunuyor.

Telefonu açarken kullandığımız “alo”, “hello” veya “merhaba” gibi ifadeler bugün günlük hayatın sıradan bir parçası. Ancak “hello” sözcüğünün telefon görüşmelerinin başlangıç ifadesine dönüşmesi, iletişim teknolojisinin geliştiği dönemde yaşanan dikkat çekici bir tercih mücadelesine dayanıyor.

“Hello” sözcüğünün kökeninin, dikkat çekmek veya birine seslenmek için kullanılan eski İngilizce “hoy” ifadesine uzandığı belirtiliyor. Bu sözcük, 18’inci yüzyıldan itibaren denizcilikte “Ship ahoy!” şeklinde kullanıldı.

Bugünkü anlamıyla eski bir selamlama ifadesi gibi görünse de “hello” kelimesi Oxford İngilizce Sözlüğü’nde ilk kez 1827’de kayıtlara geçti. Sözcük o dönemde selamlaşmaktan çok birinin dikkatini çekmek veya şaşkınlık belirtmek için, “Hello, burada ne yapıyorsun?” biçiminde kullanılıyordu.

Alexander Graham Bell, telefon görüşmelerine cevap verirken denizcilikte kullanılan “Ahoy” ifadesinin resmî selamlama olarak benimsenmesini önerdi. Bell’in “Ahoy-hoy” ifadesini kullanmayı hayatı boyunca sürdürdüğü aktarılıyor.

Bell’in tercihi, yıllar sonra “Simpsonlar” adlı animasyon dizisindeki Montgomery Burns karakteriyle yeniden popülerlik kazandı. Dizide yaşlılığıyla bilinen Bay Burns’ün telefonlara “Ahoy-hoy” diyerek cevap vermesi, karakterin eski dönemlere ait alışkanlıklarına gönderme yapan tekrarlanan bir espri hâline geldi.

Thomas Edison ise telefon görüşmelerinin “Hello” sözcüğüyle başlatılmasını savundu. Aboneleri bu kelimeyi kullanmaya teşvik eden Edison’un tercihi zamanla yaygınlaştı ve dünya genelinde kabul gördü.

“Hello” sözcüğünün yaygınlaşması tesadüfen gerçekleşmedi. İlk telefon rehberlerinde abonelere görüşmeye nasıl başlamaları gerektiğine ilişkin talimatlar verildi.

Connecticut’taki District Telephone Company tarafından 1878’de yayımlanan ilk telefon rehberinde, şirketin 50 abonesine görüşmenin başında kararlı ve neşeli bir tonla “hulloa” demeleri tavsiye edildi.

İlk rehberler yalnızca telefon görüşmesinin başlangıcını değil, nasıl bitirilmesi gerektiğini de belirliyordu. Kullanıcılara konuşmanın sonunda kesin bir ifadeyle “Hepsi bu” anlamına gelen “That is all” demeleri öneriliyordu.

Zaman içinde Bell’in savunduğu “Ahoy” denizcilik alanındaki kullanımını korurken Edison’un desteklediği “Hello”, telefon görüşmelerinin evrensel başlangıç ifadesine dönüştü. Türkçedeki “alo” da bu telefon kültürünün yerleşik karşılığı olarak günlük hayattaki yerini aldı.