Gaziantep

Ali Haydar Çoban davasında sanıklar hakim karşısında

Gaziantep'te Organize Sanayi Bölgesi'nde uğradığı silahlı saldırıda başından vurularak hayatını kaybeden Ali Haydar Çoban'ın ölümüne ilişkin davada sanıklar hakim karşısına çıktı.

Abone Ol

Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi'nde aynı araçta bulunduğu sırada silahlı saldırıya uğrayan 32 yaşındaki Ali Haydar Çoban'ın hayatını kaybetmesine ilişkin davanın ilk duruşması, Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Olay sırasında saldırıya uğrayan araçta bulunan Ergün C. de dosyada müşteki olarak yer aldı. Duruşmada, tutuklu sanıklar Burhan Ş. ve Orkun Ş., taraf avukatları, müşteki Ergün C. ile maktulün yakınları hazır bulundu. Maktul ailesi, sanıkların cezalandırılmasını talep etti.

Savunmasında uyuşturucu madde ticaretinden dolayı aralarında sıkıntı oluştuğunu anlatan tutuklu sanık Orkun Ş., 'Ergün benim akrabam olur. Ben uyuşturucu madde kullanırım. Ben her uyuşturucu madde kullanacağımda gidip Ergün'den alıyordum. Kendisinden madde alırken parasını da verip uyuşturucu maddeyi alıyordum. Ergün'den madde alırken sadece Ergün olunca maddeyi alıyordum. En son kendisinin yanına gittiğimde yanımda para yoktu. Bugünden itibaren yaklaşık 7 ay kadar önce yanına gitmiştim. Kendisine durumumu anlatıp paramın olmadığını uyuşturucu madde krizine girdiğimi söyledim. 2 gün sonra da borcumu vereceğimi söyledim. O gün Ergün bana uyuşturucu maddeyi verdi, bende 2 gün sonra gidip borcunu verdim. Aradan 2-3 hafta geçtikten sonra beni arayıp uyuşturucu madde borcum olduğunu söyledi. Ben de kendisine borcumu ödediğimi söyledim ve telefonu kapattım. Bunun üzerine Ergün benim ailemi, amcalarımı arayıp uyuşturucu maddeden kaynaklı borcumun olduğunu söyleyip rahatsız etmiş. Bunun üzerine kendisine ne kadar borcumun olduğunu söyledim o da bana 15 bin TL olduğunu söyledi. Ben de o kadar para ödeyemeyeceğimi söyledim. O da bana 10 bin TL ver, vermezsen 'bulduğum yerde gerekeni yaparım, öldürürüm' dedi. Bende bunun üzerine 10 bin TL verdim. Aradan 2-3 hafta sonra tekrar beni arayarak uyuşturucu madde borcun var diyerek beni rahatsız etti. Ben de kendisine borcumun olmadığını söyleyerek telefonu yüzüne kapattım. Bu konuşmalardan yaklaşık 2-3 gün sonra beni Düztepe mahallesinde Ali haydar ile birlikte arabaya bindirip dağa kaldırdılar. Ergün orada beni darp edip işkence yaptı. Ali Haydar bana başkalarına yapmış olduğu işkenceleri izletti. Ali haydar, istediğimiz parayı vermezsen sana bu şekilde davranırız diye söylediler. Daha sonra beni Düztepe'de bir ATM'ye götürdüler. Burada para çektim ve kendilerine teslim ettim. Bu olayın tam tarihini hatırlamıyorum. Yanlış hatırlamıyorsam geçen senenin eylül - kasım tarihleri arasında olmuştu. Parayı verdikten sonra Ergün, artık seninle işimiz kalmadı, senden alacağımız yok diye söyledi. Hatta Ergün ve ikimizin fotoğrafını çekip barışma fotoğrafı diye söyledi. Bu fotoğrafı da beni götürmüş oldukları bir evin içerisinde çekmişlerdi. Bu olaydan sonra o gün saat 24.00 sıralarında maktul Ali haydar bana 'sana 20 gün mühlet, bana 20 gün sonra 10 bin TL para vereceksin' diye söyledi. Beni Düztepe taksi durağının orada taksiye binip gönderdiler. Ben oradan eve gittim. Taksinin ücretini Ali haydar ödedi. Ben kendilerine telefonumdan engelledim. Bu 20 gün boyunca da kendileri ile bir irtibatım olmadı' dedi.

'Rastgele arabaya doğru sıktım'

Sanık Orkun Ş., savunmasının devamında, '20 gün sonra maktul Ali Haydar bana sosyal medya uygulaması üzerinden borcunu ne zaman ödeyeceksin, sana 20 gün süre vermiştim borcunu ne zaman ödeyeceksin diye söyledi. Ben de kendisine borcumu ödediğimi, parayı veremeyeceğimi söyledim. Sürekli uygulama üzerinden beni tehdit etmeye devam etti. Ailemin başına bir şey gelir korkusu ile ben Ali haydar ile mesaj üzerinden anlaşma yaptım. Kendisine 10 bin TL'yi ödeyemeyeceğimi söyledim o da o zaman 5 bin TL gönder diye söyledi. Bende kendisine inanarak 5 bin TL maktul Ali Haydar'ın hesabına gönderdim. O da bana konuyu kapattığını söyledi. Ben de Ergün'e söyle benim ile uğraşmasın diye söyledim. O da söyleyeceğini bana söyledi. Aradan 1 ay geçti, Ergün amcalarımı arayıp uyuşturucu borcum olduğunu söyleyerek onlardan para istemiş. Amcam da beni arayarak bunu söyledi. Ben de olayın olduğu gün Ergün'ü aradım. Amcalarımı kuzenlerimi aramışsın benden para istiyorsun, ben size bunu ödedim diye kaç defa söyledim. Ergün de bana sen bize para ödemedin, hayal kuruyorsun diye söyledi. Ben de kendisine para vermeyeceğimi söyledim. Ergün de ben iş yerinizin oraya yakınım, oraya geleceğim, gelince de sana gerekeni yapacağım dedi. Ben de yüksek sesle konuştuğum için amcam beni yanına çağırdı. Bana ne olduğunu sordu ben de durumu anlattım. Amcam da ne kadar borcum olduğunu sordu, ben de maktul Ali Haydar'ın ve Ergün'ün ayrı ayrı 40 bin TL istediğini söyledim. Maktul Ali Haydar'ın da istediğini söylemiştim. Amcam Ali Haydar'ı tanımıyordu. Ben dışarı çıktım. Ergün tekrar beni aradı. Tekrar amcamın yanına gittim. Amcam da hoparlörü aç diye söyledi. Hoparlörü açtım, Ergün benim size borcum yok diye söyledim. O sırada Ali Haydar telefonda konuşarak 'Oraya geldiğimde bugün o parayı alırım, geldiğinde sana gerekeni yapacak' diye söyledi. Ben de iş yerimize gelmeyin burası iş yeri, adımız çıkmasın diye söyledim. Kendilerine 2-3 kez yalvardım. Telefonu kapattıktan yaklaşık 20-25 dakika sonra Ergün beni aradı, kapının önündeyim çık gel diye söyledi. Bende bahçeye kapının önüne çıktım. Ergün arabadan inerek yanıma geldi. Ergün yanıma gelirken eli hep belindeydi. Bıçak veya silah varmış gibi davranıyordu. Yüz yüze geldiğimizde bana küfürler ederek ben senden o parayı alacağım diye söyledi. Hakaret ederken aynı şekilde yüzüme tükürdü. Yüzüme tükürünce bende suratına yumruk attım. Ben yumruk atmadan önce belinden bir bıçak çıkarmıştı. Ben kendisine yumruk atınca arabaya doğru kaçtı. Benimde yanımda yerde demir bir sopa vardı onu elime aldım. Ben de onun arkasından koştum. Arkasından koşarken bir silah sesi duydum. Elimdeki sopayı arabaya doğru fırlattım. Arabanın arka camına değdi. Ergün arabaya bindi, araç hareket etmeye başladı. Araç sol tarafa doğru manevra yaptığını gördüm. O sırada maktul Ali Haydar'ın elinde bir şey vardı. Onu gördüm, onun silah olduğunu tahmin ettim. Onu görünce kendimi sağ tarafa attım. Arabaya doğru koştum. O sırada amcam arkamdan kaça kaça geldi. Elinde silah görünce elindeki silahı çektim. Rastgele arabaya doğru sıktım. Herhangi bir hedef gözetmedim. Daha sonra havaya da sıktım. Olayın heyecanı ve paniği ile sıktım. Daha sonra olayın korkusu ile olay yerinden kaçtım. Kendime gelmeye çalıştım. Telefonumu da o sırada kapatmıştım. Sonra telefonu açtım ve amca oğlumu aradım. Böyle bir olay geçti olay yerinde birisinin vurulup vurulmadığını sordum. O da olay yerinde birisinin vurulduğunu söyledi. Kendime geldikten sonra silah ile birlikte gece 22.00 sıralarında polise teslim oldum. Öldürme kastı ile hareket etmedim. Pişmanım, uzun süredir tutukluyum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatime ve lehime olan hükümlerin uygulanmasına ve tahliyeme karar verilsin' ifadelerini kullandı.

'Ben maktulü tanımıyorum'

Tutuklu sanık Burhan Ş., mahkemede yaptığı savunmada olayla bağlantısının olmadığını iddia etti. Olay yerine yalnızca yeğenine zarar gelmesini önlemek amacıyla gittiğini belirten Burhan Ş., suçlamaları kabul etmedi.

'Daha ikinci vitesi atamadan kafası benim dizimin üzerine düştü'

Olay günü yaşananları anlatan müşteki Ergün C., 'Sanıkları 10 yıldır tanıyorum. Geçen sene Kurban Bayramından önce, bayramdan sonra vermek üzere Orkun, benden 12 bin TL borç para almıştı. Kendisi daha sonra epey bir süre borcunu ödemedi. Ödememek için ısrar etti. Bende bir kaç kez amcalarına ve kuzenlerine bu hususu söyledim. Bu borç Orkun'un paraya ihtiyacı olduğunu gerekirse telefon satacağını söylemişti ben de bundan dolayı kendisine borç vermiştim. Amcası kendisini sokağa atmıştı. Uyuşturucu madde kullanıp sokaklarda kalıyordu. Ben de amcasının yanına işe aldırttım. Paramı istememe rağmen vermedi. Telefonumu da engelledi. Maktul haydar ile ben çay içtiğimiz sırada Orkun'u Düztepe çamlığının ATM'nin orada alışveriş yaparken gördüm. Orkun'un yanına gidip konuştuk, aramızda tartışma olmasın diye maktul Ali Haydar, Orkun'un borcu olan 12 bin TL'yi Ali Haydar bana verdi. Birbirinize de görüşmeyin diye söyledi. Paramı alınca biz Orkun ile aramızda problem kalmayınca kendisi ile de beraber yaklaşık 1 saat dolaştık. Daha sonrada oradan ayrıldık. Aradan 2 - 2,5 aylık zaman geçti. Haydar bana Orkun'u sormaya başladı. Orkun'un bir kısım para gönderdiğini sonrasında telefonlara cevap vermediğini söyledi. 5 bin TL civarında para gönderdiğini söyledi bana da görüşüp görüşmediğimi sordu. Ben de görüşmediğimi söyledim. Bana başka zamanlarda da bir kaç kez sordu. Olay günü ali haydar ile kaya önünde ev bakıyorduk. Depozito parası konusu açıldı. Öyle olunca tekrar Orkun'dan parayı nasıl alacağını sordu. Bana amcasının yanında çalışmışsın ulaşabileceğin biri var mı diye sordu. Ben de Ethem'in numarasını kendisine verdim. Ethem'i aradı, haydar da olayı anlattı. O esnada Orkun beni aradı, neden amcalarımı amcamın oğullarını arıyorsun niye numaraları Haydar'a veriyorsun diye söyledi. Adamın işi vardı verdim. O benim arkadaşım onun telefonlarını açmıyorsun diye söyledim. Telefonla konuştuğum sırada Burhan amcası münakaşaya dahil oldu. Haydar ne zaman paramı vereceksiniz diye sorduğunda Burhan amcası, Orkun Ergün'e parayı vermiş gidin aranızda halledin diye söyledi. Ben de amca öyle bir şey yapmadı biz gelip konuşalım diye söyledim. Bize gelmeyin diyen olmadı, sadece bizim kimseye borcumuz yok diye söylemişlerdi. Biz de zaten o sırada araç ile hareket halindeydik telefon u da Orkun suratıma kapatmıştı. Biz zaten iki arka sokaktaydık. Bunun üzerine iş yerinin olduğu yere gittik. İş yerinin oraya vardığımızda Orkun kapının önünde tek başına duruyordu. Orkun konuşmak için tek başına kapının önüne çıktığını düşündüm. Maktul Ali Haydar'a da sen bekle ben çağırıp geleyim diye söyledim. Araç kapısını da kapatmamıştım. İş yerinin bahçe kapısı önüne gittiğimde Orkun oradaydı. Ali amcası da içeriden geliyordu. Orkun bana farklı farklı küfürler ederek gel gel dedi. Bahçe kapısı az açıktı beni içeriye davet etmesinden şüphelendim. Beni tahrik ettiğini düşündüm. İçeriye girmedim. Amcası ali bana el işareti yaparak gel gel dedi. Kolumdan tuttu ne olacak gel gel içeri diye söyledi. Ben içeriye adımımı attığımda Orkun bana yüzüme yumruk salladı. Kulağıma denk geldi. Dışarıya çıktım. Kendilerine de kızdım bize ne yapmaya çalışıyorsunuz, içeriye çekmeye mi çalışıyorsunuz diye söyledim. Burhan'ın belinden silahı çıkartarak, doğrultarak bana doğru geldiğini gördüm. Ben biraz pusarak eğildim. Küfür ederek üzerime doğru koşmaya başladı. Herhangi bir ateş de etmedi. Koşarak arabaya gittim. Arabaya tökezleyerek bindim. Haydar'ın bir şeyden haberi yoktu telefon ile oynuyordu. Kendisine bas bas diye söyledim. Araba çalışmıyordu, hareket etti. Daha ikinci vitesi atamadan kafası benim dizimin üzerine düştü. İkimizin penceresi kapalıydı. Kimin ateş ettiğini görmedim. Haydar'ın başı düştüğünde penceresinin olduğu tarafta büyük bir delik gördüm. Kendim de donmuş kalmışım. Yine kendilerinin ellerinde demir sopalarla aracın camına vurmaları üzerine kendime geldim. Arabanın kapı kilitlerine ayağım ile bastırdım. Pencereyi kırdıktan sonra ayağıma demir sopa ile Orkun ve Ali Ş. vuruyordu. Daha sonra bir kaç dakika beni araçtan indirmeye çalıştılar. O pozisyonun içerisinde burhanın nerede olduğunu görmedim. 2-3 dakika boyunca camlara ve bana vurdular. Adamı öldürdünüz diye bağırmıştım o sırada Ali Haydar'ın öldüğünü biliyorlardı. Çevreden bir kaç kişi geldi. Orkun elinde tabanca ile aracın sağ kapısının olduğu köşeye gelip bana doğru silahı doğrulttu. Tetiğin düşme sesini duydum ancak silah ateş almadı. Çevreden gelenler beni kurtardı. Birkaç dakika dışarıda bekledim, ambulans geldi. Ben haydar ile birlikte hastaneye geçtim. Ali haydar tam arabayı hareket ettirmeye çalıştığı esnada vuruldu. Başı yere düşünce araçta hareket edip sola doğru gitti. Bir araca çarparak durduk. Ben arabaya bindiğim zaman araç çalışıyor muydu çalışmıyor muydu bilmiyorum. Sadece bas bas diye bağırdığım. Kendisi de sola doğru bakmıştı. Bana doğru oğlum dediği anda başı kucağıma düştü. Şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum' ifadelerine yer verdi.

Duruşma ertelendi

Mahkeme heyeti, olay anına ilişkin kamera görüntülerinin iyileştirilmesine yönelik hazırlanacak ek bilirkişi raporunun beklenmesine hükmetti. Heyet ayrıca, Av. Ramazan Hakan Urul'un katılan vekili olarak davaya iştirakine karar vererek tutuklu sanıklar Orkun Ş. ve Burhan Ş.'nin ise üzerlerine atılı suçun niteliği, mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesinin varlığı ve suçun katalog suçlardan olması gerekçesiyle tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Mahkeme, davayı ileri bir tarihe erteledi.

Olayın geçmişi

Olay, akşam saatlerine doğru Şehitkamil ilçesi 3. Organize Sanayi Bölgesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, 32 yaşındaki Ali Haydar isimli şahıs, sanayi bölgesinde alacak verecek meselesi nedeniyle husumetli olduğu ve tartıştığı zanlının silahlı saldırısına uğradı. Başından vurulan Ali Haydar ağır yaralanırken ihbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Şehitkamil Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Haydar, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetmişti.