"Bayram ikramlıklarını hazırlarken, bu yıl kendinize ve başkalarına sunabileceğiniz en hafifletici tarifle tanışmaya ne dersiniz? Malzemesi sadece dürüst bir niyet ve cesur bir 'affediş' olan o eşsiz hafiflik...
"Bayramlar, takvimdeki kırmızı işaretli günlerden çok daha fazlasıdır; onlar, ruhumuzun ağır valizlerini kapının eşiğine bırakmak için verilmiş birer moladır “Hepimiz insanız; kırılıyoruz, dökülüyoruz ve bazen en sevdiklerimizle aramıza aşılmaz duvarlar örüyoruz. Ancak bayramın o kendine has kokusu, bize o duvarlarda bir kapı açma cesareti fısıldar.
Geçmişte size haksızlık yapan, kalbinizi kıran veya güveninizi boşa çıkaran birini düşündüğünüzde hala içinizde bir öfke ateşi yanıyor mu? Olayın üzerinden aylar, hatta yıllar geçmesine rağmen sanki her şey dün yaşanmış gibi aynı keskin acıyı hissediyor musunuz?
Çoğu insan affetmeyi; karşı tarafı haklı bulmak, yapılan hatayı onaylamak veya o kişiyle yeniden sarmaş dolaş olmak sanır. Oysa affetmek, karşı tarafla ilgili değil, tamamen sizinle ilgilidir.
Öfke: Sizin İçtiğiniz Bir Zehirdir
Psikolojide affetmemeyi, "Başkasının ölmesini bekleyip zehri kendi içmek" olarak tanımlarız. Birine karşı duyulan dinmeyen öfke, sırtınızda her gün taşıdığınız ağır bir taş gibidir. Siz o öfkeyi sıcak bir kömür parçası gibi elinizde tuttukça, karşı taraf günlük hayatına devam ederken yanan sadece sizin eliniz olur.
Affetmediğiniz her an, zihninizin en kıymetli köşelerinden birini o kişiye "kira ödemeden" tahsis etmiş olursunuz. O kişi yanınızda olmasa bile, anısı ve yarattığı öfkeyle hayatınızdaki kararlarınıza, uykularınıza ve hatta yeni ilişkilerinize sızmaya devam eder
Affetmek Ne Değildir?
Bu kavramın yanlış anlaşılması, iyileşme sürecini zorlaştırır. O halde netleştirelim:
- Unutmak değildir: Yaşananları hafızanızdan silmezsiniz; sadece o anının bugünkü hayatınızı zehirlemesine izin vermezsiniz.
- Barışmak değildir: Sizi inciten biriyle ilişkinizi tamamen kesebilir, bir daha asla görüşmeyebilir ama onu yine de affedebilirsiniz.
- Zayıflık değildir: Aksine, canınızı yakan bir durumun duygusal yükünü bırakmak büyük bir irade ve cesaret ister
- Affetmek bir duygu değildir, bir karardır: Affetmeyi "artık öfke hissetmemek" olarak tanımlarsak, bu ulaşılamaz bir hedef olur. Affetmek bir niyet beyanıdır. "Sana olan öfkemin hayatımın direksiyonuna geçmesine artık izin vermeyeceğim" demektir. Duygular bu kararı ancak zamanla takip eder.
Özgürleşme Yolculuğu
Affetmek bir karardır. Geçmişin hayaletlerini bugününüzden kovmak için verdiğiniz bir Özgürlük İlanıdır. Bunu başardığınızda, enerjinizi "ne yapıldığını" düşünmekten çekip, "şimdi ne yapabilirim?" sorusuna aktarmaya başlarsınız
Bir Adım Atın
Bugün kendinize bir iyilik yapın. Geçmişten gelen o ağır yükü masaya bırakın. Karşı taraf buna değer olduğu için değil, siz huzurlu bir yaşamı hak ettiğiniz için affedin. Affetmek, o kişiyi suçsuz kılmaz; sadece sizi artık kurban olmaktan çıkarıp kendi hayatınızın sahibi yapar. Kişinin geçmişe olan reaktif bağını koparıp, enerjisini bugüne ve geleceğe aktarmasıdır. Yani affetmek bir başkasına verilen bir hediye değil; kişinin kendisine verdiği bir "duygusal tahliye" kararıdır.
Zira hayat, geçmişin yüklerini taşımak için çok kısa; hafiflemek içinse çok güzeldir.