MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "12 Aralık 2025 tarihinde DEM Parti heyeti Meclis'te bizleri ziyaret ettiklerinde, kurucu önder Abdullah Öcalan'ın Şanlıurfa'da özel olarak dokuttuğu bir kilimi bize hediye etti…" diyerek hediyeyi duyurdu.
Haberi ve görseli görünce ne hikmetse direk aklıma Fatih Kısaparmak'ın kaleme aldığı kilim türküsü geldi:
"Sevdiğine sözü olan bir kilim dokur
Kilimin dilinden ancak anlayan okur
Sırlarımı verdim sana sevgimi verdim
Şu gönlümü kilim yaptım yoluna serdim"
Daha önce de bu türküyü biliyordum. Çok övülen bir türküydü. Derin anlamlar yükleniyordu fakat çok da anlamlı gelmiyordu bana, neticede eve serilip ayak basılan bir kilim diyordum.
Meğer öyle değilmiş.
Kilim gerçekten derin anlamlar ifade ediyormuş…
Kilim bir tarafmış…
Hele hele özel olarak dokutulan bir kilim aşığın maşukuna sevdasını ifade ediş biçimiymiş…
***
Kilimi tutanlar da DEM'li yöneticiler Pervin Buldan ve Mithat Sancar.
Kilim dokutmak mı daha ulvi bir hareket yoksa bunu hak ediş mi?
Yoksa tutmak mı?
Gerçekten karar veremedim.
***
Nitekim TBMM resmi sitesinde paylaşılan 24 Kasım 2025 tarihli süreç komisyonunun İmralı ziyareti görüşme raporunda da Abdullah Öcalan şu ifadeyi kullanmış:
"Siyasete Ülkü Ocakları'nda başladım."
Öcalan'ın şu sözünü ve kilim hediyesini aynı anda düşününce sonuç şu mu oluyor:
"Siyasete Ülkü Ocaklarında başladım, çizgimi hiç bozmadım, bulunduğum nokta ilk çıkış yerimdir"?
***
Öcalan resmi olarak bir evlilik gerçekleştirmiş. Kesire Yıldırım ile 1978'de evlenmiş.
Kesire Yıldırım ise Ali Yıldırım'ın kızı.
Ali Yıldırım, Türkiye'nin ilk istihbarat teşkilatı olan Milli Emniyet Hizmetleri Riyaseti (MAH) çalışanı. Yani bu günkü tabiriyle MİT'çi.
***
Öcalan'ın gerçek kimliği ile ilgili Yazar Abdurrahman Dilipak bir yazı kaleme almıştı. İlgili kısmı şurada paylaşıyorum:
"Aslında Hasan Celal Güzel de, Muhsin Yazıcıoğlu da, Avni Özgürel de Apo'nun kim olduğunu biliyorlardı. Bülent Arınç da biliyormuş, Durmuş Yılmaz da! Olan bu memleketin Türk'ü ile Kürd'ü ile gariban çocuklarına oldu.
Öcalan ölene kadar konuşmayacak mı? Niçin! Neden korkuyorlar? Hiç mi Allah korkusu, ahiret kaygısı yok bunların? Hiç mi bunca insanın hayatına mal olan bir cinayet konusunda vicdanları sızlamıyor!
Öcalan gençliğinde namaz kılan biri. Namaz kılan bir çocuktan, sosyalist devrimci maskeli bir terörist yetiştiren düzene lanet olsun!
Bu düzenin sorumlusu kim? Darbeciler bu olanlardan habersiz olamaz. 1972'den beri bu adam MİT'e çalışıyormuş.
12 Martçılar bundan habersiz olamaz.
12 Eylül'cüler de, 28 Şubatçı'lar da!
Özal bilmiyor olamaz, en azından Güzel haber vermiştir. Türkeş ve Bahçeli bilmiyor olamaz. Erbakan bilmiyor olamaz. Baki Tuğ da biliyor Apo'yu!
Peki kimse niçin konuşmaz. Kim, neden korkuyor!"
***
Ayrıca Yalçın Küçük'ün söyledikleri…
Doğu Perinçek'in gül takdimi…
Yemekli toplantılar…
Neyse çok uzatmayayım, mevzuyu anladınız.
***
Kilim türküsünün şu mısrasıyla yazıyı bitirelim:
"Ayıptır günahtır diye kilit vurdular dilime
Aşkı dokudum kilime anlıyor musun"
Bir dahaki yazımızda görüşmek üzere…