Güncel

2027 yılı hac kuraları çekildi

Hac ibadeti için kaydını yenileyen ve ön kayıt yaptıran bir milyon 878 bin 46 kişinin katıldığı hac kuraları çekildi. Hacı adayları, sonuçları saat 20.00'den itibaren e-Devlet üzerinden öğrenebilecek.

Abone Ol

Hac farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklara gitmek için başvuruda bulunan bir milyon 878 bin 46 hacı adayının heyecanla beklediği 2027 yılı hac kurası Ankara’da çekildi. Diyanet İşleri Başkanlığı 15 Temmuz Milli İrade Şehit Ali Alıtkan Konferans Salonu’nda noter huzurunda çekilen kura sonucunda 84 bin 942 kişi hac görevini yerine getirmek üzere kutsal topraklara gitmeye hak kazandı.

“Hac ibadeti, Yüce Allah’ın kulları üzerindeki bir hakkıdır”

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, kura töreninde yaptığı konuşmada, haccın, ilahi davete icabet ederek Kabe’ye, Beytullah’a ulaşanlara Yüce Allah’ın nice lütuflar ihsan ettiği müstesna bir ibadet olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Hac ibadeti, Yüce Allah’ın kulları üzerindeki bir hakkıdır. Bu hususta Cenabı Hak şöyle buyurmaktadır: ‘Şüphesiz, insanlar için kurulan ilk ibadet evi, elbette Mekke’de, alemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Kabe’dir. Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır.’ Bu ilahi hitap, sadece Rabbimizin kullarını bizzat davet ettiği bir yolculuğa değil; kulluğun kemaline, kalplerin ihyasına ve hayatın yeniden inşasına yapılan bir çağrıdır.”

“Hac, insanın Rabbine verdiği sözünü tazelemesidir”

İslam’ın temel şartlarından biri olan haccın, zaman ve mekan sınırı olan bir ibadet olduğunu söyleyen Arpaguş, “Bu ibadet, sadece belli vakitler içinde Kabe, Arafat, Müzdelife ve Mina’da belli görevleri yerine getirmek suretiyle ifa edilebilmektedir. Bu yönüyle hac, müminlere zaman ve mekan bilinci kazandırmakta; müminin Allah’a kulluk yolculuğunda zamanın ve mekanın değerli bir imkan olduğunu hatırlatmaktadır. Hac, insanın Rabbine verdiği sözünü tazelemesidir. Ahdini yenilemesidir. Dünyanın geçici heveslerinden sıyrılarak bütün benliğiyle Allah’a yönelmesini ifade eder. İhrama bürünerek tüm dünyevi makam ve mevkileri geride bırakması, süfli arzulardan, geçici heveslerden arınmasıdır. Arafat’ta mahşeri hatırlaması, tavaf ile hayatının merkezine yeniden Allah’ın rızasını yerleştirmesidir.” ifadelerini kullandı.

“Hac, ümmet olma bilincinin en güçlü şekilde yaşandığı büyük bir kardeşlik buluşmasıdır”

Haccın aynı zamanda bir tevhit ve vahdet mektebi olduğunu anlatan Arpaguş, “İslam kardeşliğinin ve ümmet olma bilincinin en güçlü şekilde yaşandığı büyük bir kardeşlik buluşmasıdır. Irkı, dili, rengi ve ülkesi farklı milyonlarca Müslüman, aynı inanç ve heyecanla Kabe-i Muazzama etrafında buluşmakta ve Yüce Allah’ın huzurunda omuz omuza huşuyla kıyama durmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bizler, her yıl büyük bir aşk ve heyecanla gerçekleşen bu büyük buluşmada, milletimize hizmet etmenin, rehberlik etmenin onurunu yaşıyoruz. Bu konuda Başkanlığımızın büyük bir tecrübeye ve güçlü bir organizasyon kabiliyetine sahip olduğunu vurgulamak isterim.” şeklinde konuştu.

“Rahman’ın misafirlerine hizmeti en büyük şeref kabul ediyoruz”

Diyanet İşleri Başkanlığının yarım asra yakındır hac organizasyonunu sürdürdüğünü aktaran Arpaguş, “Hac organizasyonunu, bir ibadet olarak telakki ediyoruz. Rahman’ın misafiri olan her bir hacı adayımızı uhdemizde bir emanet olarak görüyor, onlara hizmeti en büyük şeref kabul ediyoruz. Çünkü Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.s), Kabe’nin hürmetini dile getirdikten sonra, müminlerin saygınlığını ifade etmiş; Allah katında bir müminin haysiyet ve dokunulmazlığının Kabe’nin saygınlığından daha yüce ve büyük olduğunu bizlere haber vermiştir.” diye konuştu.

“Bütün imkanlarımızla seferberlik halindeyiz”

Arpaguş, konuşmasının şöyle sürdürdü:

“Resulullah (s.a.s) Efendimiz, Kabe’yi tavaf ederken şöyle buyurmuştur: ‘Ey Kâbe! Sen ne güzelsin! Sen ne yücesin ve saygınlığın, hürmetin ne yücedir! Ama bu canı bu tende tutan Allah’a yemin ederim ki, Allah nezdinde malıyla, kanıyla müminin hürmeti ve saygınlığı, senin hürmetinden daha yüce ve büyüktür!’ Bizler, hac yolculuğuyla ilgili tüm çalışmalarımızı bu anlayışla sürdürüyoruz. Ülkemizdeki hazırlık sürecinden kutsal topraklara intikale, oradaki iaşe temininden konaklama imkanlarına, irşat faaliyetlerinden sağlık hizmetlerine kadar her alanda büyük bir özveri ve titizlikle çalışıyoruz. Hacılarımızın bu büyük ibadeti en güzel şekilde eda edebilmeleri için bütün imkanlarımızla seferberlik halindeyiz.”

Arpaguş, Başkanlığın hac hizmetlerindeki temel gayesinin, vatandaşlarımızın hayatlarının dönüm noktasını teşkil edecek bu mukaddes yolculuğu güven ve huzur içerisinde, her anından azami derecede istifade ederek, şuurlu ve verimli bir şekilde tamamlamalarını sağlamak olduğunu dile getirdi.

“Amellerimiz niyetlerimize göre değer kazanacaktır”

Arpaguş, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bugün kalplerinizin nasıl büyük bir heyecanla çarptığını hissedebiliyoruz. Yıllardır Kabe hasretiyle beklediğinizi, dualarınıza her zaman hac niyetinizi kattığınızı, ellerinizi her açtığınızda Allah’a bu buluşma için yalvardığınızı biliyoruz. Birazdan açıklanacak sonuçların hepiniz için nasıl bir anlam taşıdığının farkındayız. Ancak, burada özellikle ifade etmek istediğim önemli bir husus şudur. Hac yolculuğu, önce gönülde başlar. Aslolan yüreğimizde hissettiğimiz duygu ve heyecandır. Kurada adı çıkanların sevinci de bu umudu seneye taşıyanların hüznü de Allah katında çok kıymetli duygulardır. Çünkü yaptığımız ve yapacağımız bütün ibadetlerde önemli olan imanımız, niyetimiz ve samimiyetimizdir. Cenabı Hakk, kalbimizde taşıdığımız imanımıza, niyetimize ve samimiyetimize bakacaktır. Amellerimiz niyetlerimize göre değer kazanacaktır. Dolayısıyla kura sonucu ne olursa olsun niyetimiz halis ise o bizi Allah’ın rızasına ulaştıracaktır.”

Arpaguş, kurada ismi çıkmayan vatandaşlarımızın umut ve heyecanlarını bir sonraki seneye taşıyarak diri tutması gerektiğini belirterek, “Gönüllerinde taşıdıkları Kabe özlemini muhafaza etmektir. Çünkü Rabbimizin davetine içtenlikle icabet etme arzusu başlı başına büyük ve kıymetli bir iştir. İnanıyoruz ki bugün sevinç yaşayan kardeşlerimizin mutluluğu da, sabırla beklemeye devam edecek kardeşlerimizin teslimiyeti de Allah katında asla karşılıksız kalmayacaktır.” diye konuştu.

“Ülkemize 84 bin 942 kişilik bir kontenjan hakkı verilmiştir”

Haccın zaman ve mekan bakımından belirli sınırlara sahip bir ibadet olduğunu belirten Arpaguş, “Bu ibadetin gerçekleştirildiği mekanlar olan Mescid-i Haram, Arafat, Mina ve Müzdelife’nin kapasitesi sebebiyle bütün ülkeler için nüfusları ile orantılı bir kota ve kontenjan uygulaması yapılmaktadır. Bu kapsamda ülkemize 84 bin 942 kişilik bir kontenjan hakkı verilmiştir. 2027 yılı hac kurasına katılmaya hak kazanan vatandaşlarımızın sayısı ise yaklaşık iki milyon civarındadır. Dolayısıyla hacca gidecek kardeşlerimizi ancak kura çekmek suretiyle belirleyebiliyoruz. Birazdan yapılacak kura çekimi sonucunda kesin kayıt hakkı elde edecek kardeşlerimizi şimdiden tebrik ediyor; bu kutlu yolculuğun kendileri için hayırlara vesile olmasını diliyorum.” ifadelerine yer verdi.

“Nüsük kartı bulunmayan kişilerin kutsal bölgelere girişlerine asla izin verilmemektedir”

Arpaguş, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Bu vesileyle önemli bir hususu da özellikle hatırlatmak istiyorum. Son yıllarda Suudi Arabistan makamları hac organizasyonuna ilişkin kuralları büyük bir hassasiyetle uygulamaktadır. Resmi bir hac organizasyonuna dahil olmayan, hac vizesi ve ‘Nüsük Kartı’ bulunmayan kişilerin kutsal bölgelere girişlerine asla izin verilmemektedir. Bu sebeple vatandaşlarımızın farklı vaatlerde bulunan kişi ve oluşumlara asla itibar etmemeleri büyük önem arz etmektedir. Sözlerime son verirken 2027 yılı hac kurasının tüm hacı adaylarımız için hayırlara vesile olmasını Cenabı Hak’tan niyaz ediyorum. Cenabı Hak, bu yıl kurada ismi çıkan kardeşlerimize mebrur bir hac, makbul bir ibadet yapabilmeyi, hac vazifesini tamamladıktan sonra da sağ salim yurtlarına dönebilmeyi nasip ve müyesser eylesin. Bu yıl kurada çıkmayan kardeşlerimize de en kısa zamanda Allah’ın evine Beytullah’a kavuşmayı lütfeylesin. Tekrar hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyor, meclisimizin hayırla vesile olmasını diliyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum.”

Kura törenine Bakanlıklararası hac ve umre kurulu üyeleri, Diyanet İşleri Başkanlığı üst düzey yöneticileri, hacı adayları ve başkanlık personeli katıldı.