<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Amed Haber | Diyarbakır Haber | Diyarbakır Haberleri | Güncel | Siyasi | Ekonomi</title>
    <link>https://www.amedhaber.net</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.amedhaber.net/rss/siyaset" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 14 May 2026 10:14:24 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/rss/siyaset"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[HÜDA PAR Kızıltepe İlçe Teşkilatı 5'inci Olağan Kongresi'ni gerçekleştirdi]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/huda-par-kiziltepe-ilce-teskilati-5inci-olagan-kongresini-gerceklestirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/huda-par-kiziltepe-ilce-teskilati-5inci-olagan-kongresini-gerceklestirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HÜDA PAR Kızıltepe İlçe Kongresi’nde mevcut Başkan Abdullah Kavan yeniden seçilerek güven tazeledi. Kongrede konuşan Kavan, siyasetin toplumun temel değerlerinden uzaklaştığını belirterek, referansını İslam’dan alan bir anlayışla siyaseti yeniden halkla buluşturmayı hedeflediklerini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>HÜDA PAR Kızıltepe ilçe binasında yapılan kongreye Mardin İl Başkanı İsmail Çevik, İlçe Başkanı Abdullah Kavan, yönetim kurulu üyeleri, delegeler ve partililer katıldı.</p>

<p>Yapılan seçimde mevcut Başkan Abdullah Kavan tekrar seçilerek, güven tazeledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kongrede açıklamalarda bulunan Kavan, mevcut siyaset anlayışının toplumda olumsuz algılara neden olduğunu belirtti. Kavan, referansını İslam’dan alan bir parti olarak siyaseti yeniden toplumun temel değerleriyle buluşturmak için çaba gösterdiklerini vurguladı.</p>

<p>Kavan "Siyasetin birçok anlamı olmakla birlikte, aslında ‘Siyaset nedir?’ sorusuna genellikle ‘Bir idare sanatıdır, bir yönetim sanatıdır’ şeklinde cevap verilir. Fakat bugün Kızıltepe sokaklarına indiğimizde, herhangi bir muhabir elinde mikrofonla vatandaşlara ‘Siyaset nedir?’ diye sorduğunda, maalesef insanlar bunun bir aldatmaca ve yalan olduğunu söyleyecektir. Peki, toplumumuzun bu şekilde bir anlayışa ve bakış açısına sahip olmasında haklılık payı var mıdır? Bana göre son derece haklıdırlar. Çünkü bugüne kadar maalesef siyaset kurumu farklı bir şekilde işletildi. Verilen vaatler ile seçim sonrasında yapılanlar arasında büyük farklar olduğu için bu düşünce toplumumuzda yerleşik hâle gelmiştir." dedi.</p>

<p><strong>"Bu anlayışı değiştirmek için somut adımlarımız var"</strong></p>

<p>Toplumda mevcut siyaset anlayışının olumsuz yönde ilerlediğine dikkat çeken Kavan "HÜDA PAR olarak Allah’ın izniyle siyasetin gerçek anlamını, yönetim değerlerinin neler gerektirdiğini toplumumuza anlatmak istiyoruz. Aynı zamanda ‘Yönetim nasıl yapılır?’ anlayışını tamamen değiştirmeyi hedefliyoruz. Bugüne kadar gerek milletvekillerinin gerek belediye başkanlarının toplumda olumsuz izler bıraktığını görüyoruz. Halka belediyecilik anlayışıyla ilgili soru sorulduğunda, insanların büyük çoğunluğu belediyeleri bir menfaat kapısı, bir zenginlik kaynağı ve halka tepeden bakan bir makam olarak görüyor. Maalesef bu anlayış toplumumuzda yaygınlaşmış durumda. HÜDA PAR olarak bu anlayışı değiştirmek amacıyla yola çıkmış bulunuyoruz. İnsanların genel kanısı, milletvekillerinin görev sırasında çeşitli ihlaller yaptığı ve sadece kendi çevresini kayırdığı yönündedir. Biz diyoruz ki söylediklerimiz sadece soyut sözlerden ibaret değildir. Bu anlayışı değiştirmek için somut hedeflerimiz ve adımlarımız vardır." şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Siyaseti yeniden toplumun temel değerleriyle buluşturma gayretindeyiz"</strong></p>

<p>Kavan, siyaseti yeniden toplumun temel değerleriyle buluşturmak için mücadele ettiklerini belirterek şunları söyledi:</p>

<p>"Şu anda Meclis’te bulunan 4 milletvekilimiz var ve birçok kesim, onlara ‘Allah rızası için bu doğru çizginizden ayrılmayın.’ tavsiyesinde bulunuyor. Çünkü toplumun onlara gerçekten ihtiyaç duyduğu düşüncesini yaygınlaştırmak için mücadele veriyoruz. Biz, referansını İslam’dan alan bir parti olarak siyaseti yeniden toplumun temel değerleriyle buluşturmayı amaçlıyoruz. Sizler burada ne için bulunduğunuzu, hangi değerler uğruna mücadele ettiğinizi çok iyi biliyorsunuz. Bu mesele sadece 10 kişilik bir grubun, bir seçim ya da bir parti meselesi değildir. Partiler ve fikirler yalnızca birer araçtır. Biz de siyaseti topluma hizmet etmek için bir araç olarak görüyoruz. Birileri daha fazla oy alabilmek adına toplum içinde milliyetçilik duygularını ve ayrıştırıcı tavırları körüklüyor. HÜDA PAR olarak bu bakış açısının yanlış olduğunu söylüyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/huda-par-kiziltepe-ilce-teskilati-5inci-olagan-kongresini-gerceklestirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 14:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/huda-par-kiziltepe-ilce-teskilati-5inci-olagan-kongresini-gerceklestirdi.jpg" type="image/jpeg" length="38533"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vergi yükü dar gelirlinin sırtındadır]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/vergi-yuku-dar-gelirlinin-sirtindadir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/vergi-yuku-dar-gelirlinin-sirtindadir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HÜDA PAR Milletvekili Serkan Ramanlı, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında adaletsiz vergi sisteminin dar gelirlinin sırtına yük bindirdiğine dikkat çekerek, "Belli bir sınırın üstündeki kazanç ve servetten vergi alınmalıdır." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>HÜDA PAR Batman Milletvekili ve Parti Sözcüsü Serkan Ramanlı, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Vergi sistemindeki çarpıklıklara değinen Ramanlı, işgalci siyonistlerin Gazze'ye uyguladığı ablukayı kırmak için yola çıkan Küresel Sumud Filosu'nun güvenliğinin sağlanması gerektiğini de belirtti. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sözlerine halkın derinden hissettiği ekonomik buhrana dikkat çekerek başlayan Ramanlı, maaşların ay sonunu getirmeden eridiğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ramanlı, "Bugün günlük hayatta herkesin derinden hissettiği bir gerçek var: Hayat pahalı, geçim zor. Maaşlara zam geliyor; ama ay sonu elde kalan para aynı kalmıyor, hatta çoğu zaman azalıyor. Bu durum, gelir dağılımı ve vergilendirmedeki adaletsizliğin doğrudan sonucudur. Türkiye'de vergi yükü, özellikle de KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergiler marifetiyle dar gelirlinin sırtındadır. Bu sistem adalet üretmek yerine yük ve servet transferi yapmaktadır." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Emeklilerimiz de artan fiyatlar karşısında daha fazla zorlanıyor"</strong></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Vergi dilimlerindeki adaletsizliğin çalışanları mağdur ettiğini belirten Ramanlı, "Eskiden çalışan yıl boyunca daha düşük vergi diliminde kalabiliyordu. Bugün ise daha yılın başında üst dilimlere geçiliyor. Yani maaş artıyor gibi görünüyor; ama vergi de aynı hızla arttığı için vatandaş bunun karşılığını tam olarak hissedemiyor. Sabit gelirle geçinmeye çalışan emeklilerimiz de artan fiyatlar karşısında daha fazla zorlanıyor." şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Adalet, vatandaşın sofrasında görülmelidir"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Devletin vergi almasının tabii olduğunu ancak bunun adil ve dengeli bir temele oturması gerektiğinin altını çizen Ramanlı, HÜDA PAR'ın çözüm önerilerini şöyle sıraladı: </span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Vergi dilimleri günün şartlarına göre daha sık güncellenmeli. Dolaylı vergilerin, vergi gelirleri içindeki payı azaltılmalı; harcamalardan değil, belli bir sınırın üstündeki kazanç ve servetten vergi alınmalıdır. Alım gücünü koruyacak adımlar atılmalıdır."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Güçlü bir ekonominin sadece rakamlarla değil, vatandaşın hayatında hissedilen rahatlıkla ölçüleceğini belirten Ramanlı, "Adalet, vatandaşın sofrasında görülmelidir." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Sumud Filosu'na yönelik zorbalık apaçık bir korsanlıktır"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Açıklamasının devamında siyonist terör rejiminin yıllardır Gazze üzerinde sürdürdüğü hukuksuz ablukaya ve Küresel Sumud Filosu'na yönelik engellemelere değinen Ramanlı, yaşananları korsanlık olarak niteledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ramanlı, "Karada ve havada sergilenen zorbalık, bir kez daha uluslararası sularda yardım gemilerini hedef alarak apaçık bir korsanlık örneğine dönüşmüştür. Filo yönetimi, yaşanan tüm saldırılara ve engelleme girişimlerine rağmen yoluna kararlılıkla devam edeceğini duyurmuştur. Yeni katılımlarla gücünü artıran bu sivil inisiyatifin Gazze'ye doğru ilerleme kararı, küresel vicdanın zulme karşı attığı tarihi bir tokattır." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Sivil yardım koridoru için askeri eskort dahil her türlü önlem alınmalıdır"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sumud Filosu'nun sadece gıda ve ilaç değil, insanlığın vicdanını taşıdığını vurgulayan Ramanlı, uluslararası topluma ve İslam ülkelerine çağrıda bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sözde demokrasi ve insan hakları savunucularının bu vahşete sessiz kalarak suça ortak olmaması gerektiğini kaydeden Ramanlı son olarak şu ifadeleri kullandı: </span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Gazze ablukasının kırılması hukuki ve ahlaki bir zorunluluktur. İlgili devletleri ve uluslararası mekanizmaları, sivil yardım koridorunun güvenliğini sağlamak adına askeri eskort dâhil her türlü önlemi almaya ve bu insani koridoru korumaya davet ediyoruz." </span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/vergi-yuku-dar-gelirlinin-sirtindadir</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 15:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/vergi-yuku-dar-gelirlinin-sirtindadir.JPG" type="image/jpeg" length="98510"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapıcıoğlu: Şiddet sorunu ile Kürt meselesi birbirinden bağımsızdır]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/yapicioglu-siddet-sorunu-ile-kurt-meselesi-birbirinden-bagimsizdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/yapicioglu-siddet-sorunu-ile-kurt-meselesi-birbirinden-bagimsizdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında; iç ve dış gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde basın mensuplarıyla basın toplantısında bir araya geldi. Yapıcıoğlu; şiddet sorunu ile Kürt Meselesi'nin birbirinden ayrılması gerektiğine dikkat çekerek, yeni anayasa, ekonomi, faili meçhul cinayetler, başıboş köpek sorunu ve siyonist işgal rejiminin Gazze ablukasına dair önemli açıklamalarda bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Meclis'te kurulan komisyonun şubat ayı itibarıyla çalışmalarını sonlandırdığını ve raporunu Meclis Başkanlığına sunduğunu hatırlatan Yapıcıoğlu, Türkiye'deki sorunun tek boyutlu olmadığını vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapıcıoğlu, "Türkiye'nin mutlaka halletmesi gereken bir şiddet sorunu var. Bunu farklı şekillerde isimlendirmek mümkündür ama sonuç itibarıyla vardığı nokta, 40 yılı aşkın bir süredir bir şiddet ortamının var olduğu ve bunun mutlaka çözülmesi gerektiğidir. Bir de bundan bağımsız olarak, bir asrı aşkın bir süredir var olan bir Kürt meselesi vardır. Bu ikisi birbirinden bağımsızdır, birisi diğerinin nedeni veya sonucu değildir; bize göre iki ayrı meseledir. Biz birincisine şiddet sorunu, ikincisine de 'mesele' demeyi tercih ediyoruz. Bize göre her ikisi de mutlaka çözülmelidir; bu bir tercih değil, bir zorunluluktur." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sürece başından beri destek verdiklerini belirten Yapıcıoğlu, samimiyet, kararlılık ve irade ile meselenin çözümünün mümkün olduğunu defaatle dile getirdiklerini hatırlattı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/bd71d30a-2e7b-4a6f-a16a-e1399e5d20da.jpg" width="1366" /></span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Somut olarak kanun teklifi öneren tek parti HÜDA PAR'dır"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Komisyona sundukları raporun en somut ve dişe dokunur raporlardan biri olduğuna dikkat çeken Yapıcıoğlu, raporun ekinde 11 maddelik bir kanun teklifi taslağı sunduklarını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapıcıoğlu, "Diğerleri yasal düzenlemenin yapılması gerektiğiyle ilgili yuvarlak cümleler kurdular, bazı taleplerde bulundular ama biz somut olarak ortaya bir şey koyduk. Bu kanun teklifimizi Meclis Başkanlığına resmi bir teklif olarak sunmak yerine, üzerinde tartışılabilecek bir zemin olması için komisyon başkanlığına sunduk. Meclis Başkanlığına sunmadan önce bunu Sayın Cumhurbaşkanıyla da paylaştık. AK Parti, CHP, DEM Parti, MHP, İYİ Parti ve Yeni Yol grubuna, hatta grubu olmayan partilere de verdik. Geri dönüş yapanların önemli bir kısmı olumlu dönüş yaptı ve üzerinde tartışma yapılacak iyi bir zemin olduğunu söylediler." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Şiddet sorununun muhatabı silahlı olanlar, Kürt meselesinin muhatabı ise Millet Meclisi'dir"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sürecin yavaşlaması durumunda tıkanma riskinin doğabileceği uyarısında bulunan Yapıcıoğlu, şiddet sorunu ile Kürt Meselesi'nin muhataplarının farklı olduğuna işaret etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapıcıoğlu, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Şiddetle ilgili sorunun konuşulacağı kişi elbette şiddete başvuran, elinde silah bulunan kişilerdir. Hangi şartlarda silahı bırakacakları onlarla konuşulur. Sayın Bahçeli'nin statüyle ilgili son çıkışı, MHP'nin komisyona sunmuş olduğu 'Türkiye'de Kürt Meselesi diye bir mesele yoktur, sadece şiddet sorunu vardır' şeklindeki raporla birlikte değerlendirilmelidir. Eğer sorun sadece şiddet sorunuysa, şiddeti bırakması istenen kimse onunla konuşulur; bu gayet tabiidir. Ama eğer bizim dediğimiz gibi bir asrı aşan Kürt Meselesi konuşulacaksa, o zaman bunun çözümünün konuşulacağı yer elbette Millet Meclisi'dir, milletin bizatihi kendisidir ve onun temsilcileridir. Sorunun çözüm yolları farklıdır, meselenin çözümü farklıdır."</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/f0cf6c42-6609-4c22-9c1f-7a9c82a67dd7.jpg" width="1366" /></span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Silah bırakanların tespiti için 'Gözlem ve Tespit Kurulu' kurulmalı"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Örgütün silah bırakıp bırakmadığının tespiti konusunda yaşanan tartışmalara, sundukları kanun teklifiyle bir çözüm formülü getirdiklerini belirten Yapıcıoğlu, "Önce silahlar mı bırakılsın, yoksa tespit yapılmadan kanun çıkmasın mı?" şeklindeki farklı görüşleri bir araya getirmeyi amaçladıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapıcıoğlu, kanun tekliflerinin içeriğine dair şu bilgileri paylaştı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Birisinin sadece 'Ben silah bıraktım.' demesi yeterli midir? Biz diyoruz ki; Meclis olarak mümkünse oy birliğiyle, değilse en geniş mutabakatla bir kanun çıkaralım. Silah bırakan, şiddetle arasına mesafe koyan kim varsa bunlarla ilgili nasıl bir muamele yapılacağını biz belirleyelim. Ama bu düzenlemeler (Ceza indirimi vb.) bir şarta bağlı olsun. O şart da silah bıraktığını söyleyenlerin durumunun sahada istihbarat ve güvenlik birimlerince teyit edilmesidir. Kanun teklifimizde, ilgili bakanlıklar ve Milli İstihbarat Teşkilatı temsilcilerinden oluşacak bir 'Gözlem ve Tespit Kurulu' öneriyoruz. Bu kurul sahadaki durumu tespit ettiğinde konuyu Milli Güvenlik Kurulu'na taşısın. Çıkan kararla Cumhurbaşkanı ilgili örgütü 'münfesih örgüt' ilan etsin ve yargı organları kanuna göre karar versin. Biz tek bir düzenlemeyle her iki tarafın endişelerini gidermiş olabiliriz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Yeni bir anayasa tercih değil, zorunluluktur"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'nin çevresindeki savaş ve çatışma ortamına dikkat çeken Yapıcıoğlu, iç barışın sağlanması için yeni bir anayasanın şart olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Evet, yeni bir yüzyıla giriyoruz; ikinci yüzyılda bütün ağırlıklarından kurtulmuş, sorunlarını çözmüş, kendi iç barışını tam anlamıyla sağlamış, kardeşliğini pekiştirmiş, iç cepheyi tahkim etmiş bir şekilde girmek zorundayız. Bu da bir tercih değil bir zorunluluktur; ya hep beraber birbirimize sıkıca kenetleneceğiz, aramızdaki sorunları adalet temelinde çözeceğiz ya da çevremizdeki ateş çemberini görüyoruz. Bu fitne ateşini tutuşturanların saldırdıkları ülkeleri saldırmadan önce nasıl içeriden karıştırmaya çalıştığını çok iyi görüyoruz. Halkın bütün meşru taleplerini karşılayacak nitelikte tam bir toplumsal mutabakat ile yeni bir anayasaya Türkiye'nin ihtiyacı var."</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/edf6dabe-2e6a-4352-85c3-adf2cf0324af.jpg" width="1366" /></span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"O darbeci ruh anayasaya sinmiş durumda"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mevcut anayasanın, defalarca değiştirilmesine rağmen darbe izlerini taşıdığını vurgulayan Yapıcıoğlu, "Türkiye 1980 askeri darbesinin sonucunda yapılan 44 yıllık bir darbe anayasasıyla yönetiliyor. 44 yıldır bu anayasada 20'den fazla kez değişiklik yapıldı, belki yarısından fazlası değişti ama hâlâ o darbeci ruh anayasaya sinmiş durumdadır. Türkiye'nin vakit geçirmeksizin bunu sakin bir şekilde, sükunetle, birbirini anlamaya çalışarak tartışmasının zamanı gelmiştir, hatta geçmektedir." şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Meclis'in yeni bir anayasa yapma hakkı da yetkisi de yeteneği de vardır"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Meclis yeni anayasa yapamaz, sadece değişiklik yapabilir" tezini savunanlara tepki gösteren Yapıcıoğlu, "Birileri her anayasa değişikliği gündeme geldiğinde Meclisi’n yeni bir anayasa yapamayacağını ileri sürmektedir. Bu aynı zamanda şu anlama gelmektedir: 'Siz tamamen yeni bir anayasa yapmak için illa bir darbe yapmak zorundasınız.' Darbecileri kurucu meclis veya kurucu irade olarak değerlendirip milletin iradesiyle seçilmiş parlamentonun yeni anayasa yapamayacağını ileri sürüyorlar; çok yaman bir çelişki görüyoruz biz bu beyanatlarda. Her şeyden önce Meclis'in kendi hakkına, hukukuna ve yetkisine sahip çıkması lazım; Meclis'in yeni bir anayasa yapma hakkı da yetkisi de yeteneği de vardır." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapıcıoğlu ayrıca, yeni anayasa sürecinde hiçbir partinin kendi dayatmalarını sunmaması gerektiğini belirterek, "Herkesin tam anlamıyla 'benim istediğim gibi değil ama ben bu anayasaya evet diyebilirim' dediği bir noktada Türkiye buluşabilir, buluşmalıdır, buluşmak zorundadır." dedi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/5ad54d8f-4616-4fe7-b179-26ac21caf50a.jpg" width="1366" /></span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Bir yavrumuzun hayatını kaybetmesi hepimizi derinden sarsmıştır"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Başıboş köpek meselesinin sosyal medyada ve toplumda uzun süredir tartışıldığını belirten Yapıcıoğlu, "Maalesef 5 yaşındaki bir yavrumuz köpek saldırısında hayatını kaybetti; ben bir kez daha ailesine sabır diliyorum, inşallah bir daha benzer bir olay yaşanmaz. Şimdi bu sorunlar gündeme getirildiğinde birileri sanki bu sorunları gündeme getirenler bütün hayvanlara düşmanlık yapıyor ya da merhametsizce bütün hayvanların öldürülmesini istiyor gibi bir propaganda yapıyor; bu doğru değil. Elbette hayvana merhamet gerekir; o da bir candır. Lakin o hayvan eğer insan sağlığını tehdit eder bir noktaya gelmişse o zaman durum farklılaşır, mutlaka insanların zarar görmeyeceği bir tedbir almak gerekir; bu tedbir nedir, neyse o." şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Bir tek çocuk öleceğine 100 köpek ölsün"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Saldırgan ve tedavisi mümkün olmayan hayvanlara karşı gerekirse sert tedbirlerin alınması gerektiğini ifade eden Yapıcıoğlu, geçmişteki salgın hastalık dönemlerinden örnekler vererek sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Eğer bunu insanlardan uzaklaştırmak, bir yere kapatmak gerekiyorsa, eğer o hayvan saldırgansa ve iyileştirilemiyorsa, tedavi edilemiyorsa gerekirse itlaf da edilebilmelidir; yani bir tek çocuk öleceğine 100 köpek ölsün. Kuşlarla, kanatlı hayvanlarla bulaşan bir hastalık geldiğinde hasta olsun olmasın bütün kanatlıların itlaf edildiği günleri unuttuk mu? Tavuklar hayvan değil mi? Hayvanlardan hayvana ya da hayvandan insana geçen bir hastalık geldiğinde toplum sağlığını korumak öncelikli olmalıdır."</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/225f514b-9294-457f-bc49-5a6c14b99f71.jpg" width="1366" /></span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Asıl sorun, hayvanların insanlarla eşitlenmesi sorunudur"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu, sorunun temelinde hayvanlara bakış açısındaki yanlışlıkların yattığını belirterek, "Mutlaka merhamet sınırlarını aşmadan ama insanın sağlığını ve güvenliğini de öncelikli ederek tedbirler almak zorundadır; kim bu tedbiri almıyorsa onun üzerine de kararlılıkla gidilmelidir. Yani sorun hayvanların kendisi değildir; sorun hayvanlara gereği gibi bakılmaması ya da gereği gibi muhafaza edilmemesi, daha büyüğü ise hayvanların insanlarla eşitlenmesi sorunudur. Evet, hayvanlar candır ama bütün hayvanlar bir insan etmez; bu ikisinin birbirine karıştırılmaması gerekir. İnsan sağlığını öncelemek, bütün hayvanların itlaf edilmesini istemek değildir; bu ikisini birbirine karıştırmayalım." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Faili meçhul cinayetler kimseye bakılmaksızın aydınlatılmalı"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş dosyalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yapıcıoğlu, "Uzun bir süredir muhtemelen üstü örtülen bir Gülistan Doku cinayeti vardı; ipin ucu yakalandı ve çekiliyor. Nereye kadar giderse gitsin, bu cinayete karışanların yeri, makamı, sıfatı ne olursa olsun mutlaka hesabı sorulmalı. Kamuoyunun en fazla bahsettiği meselelerden birisi olan Rojin Kabaiş olayının da bütün yönleriyle aydınlatılmasını ve daha önce bunun üzerini örten var mıdır, bunların açığa çıkarılmasını temenni ediyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/0a212c11-6b58-4d92-899c-fd5b58fe0ba6.jpg" width="1366" /></span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Narin cinayetinde toplum ve basın olarak çok kötü bir sınav verdik"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Diyarbakır'da kaybolduktan günler sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran olayına değinen Yapıcıoğlu, şu ifadeleri kullandı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Narin Güran cinayetiyle ilgili basın olarak, toplum olarak hiç iyi bir sınav vermediğimizi düşünüyorum. Kendi vicdanlarımızı rahatlatmak için adeta bir cadı avına çıktık. Gündüz kuşağı programlarının dedektif olma meraklısı sunucularının yaklaşımıyla, 'Annesi konuşurken şuraya baktı, ağlarken duraksadı.' gibi çıkarımlarla senaryolar yazıldı. Kendimizi Narin'in babasının yerine koyalım; olay anında köyde olmadığı çok net. Bu adamcağız 8 yaşındaki melek gibi kızının ölümüne mi yansın, şerefine ve ailesine yapılan saldırılara mı yansın, yoksa eşinin, oğlunun ve kardeşinin müebbet hapis cezası almasına mı yansın?"</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"HÜDA PAR'ı ve Kur'an Kurslarını hedef tahtasına oturtmaya çalıştılar"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Cinayet üzerinden bazı çevrelerin çirkin bir şekilde siyasi rant elde etme çabasına giriştiğini hatırlatan Yapıcıoğlu, yürütülen iftira kampanyalarının arka planına ilişkin şöyle konuştu: </span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Önce 'Kur'an kursundan dönüyordu.' diyerek cami imamını hedefe koydular. Kamera kayıtları çocuğu güle oynaya çıkarken gösterince bu iftira çöktü. Ardından, Türkiye'de erişimi engellenen 'Haber israil' adlı bir hesap, 'Kızın amcası hem muhtar hem Kur'an kursu hocası hem de HÜDA PAR üyesi' diye bir tweet attı. Kimse, bir kişinin aynı anda memur (imam), muhtar ve siyasi parti üyesi olamayacağını sorgulamadı. Bu kişinin HÜDA PAR'la hiçbir alakası yoktur. Bunun üzerine de maalesef özellikle de DEM Parti milletvekilleri de dahil olmak üzere pek çok siyasi, HÜDA PAR'ı da hedef tahtasına oturtmaya çalıştı. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ benzer bir basitliğe düştü, o da bu olay üzerinden HÜDA PAR'a saldırmaya kalktı. Nihayetinde küçük bir çocuğun cansız bedeni üzerinden herkes bir hikâye uydurdu, birileri bundan siyasi rant devşirmeye çalıştı. Böyle insan yüreğini yakan bir olay üzerinden kendi siyasi yelkenlerini şişirmeye çalışmaktan daha ahlaksızca, daha iğrenç bir iş düşünemiyorum."</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/6c3db996-465d-4818-bc59-66555744c119.jpg" width="1366" /></span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Narin Güran dosyasının yeniden ele alınması gerektiğini düşünüyorum"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Narin Güran dosyasındaki mantık hatalarına ve eksik soruşturmaya dikkat çeken Yapıcıoğlu, "Bence bu olay, katili gizlemek için bilinçli bir şekilde çarpıtılarak faili meçhul olma yönünde ilerletildi. Ortaya çıkan yeni deliller var, toplanması istenen deliller dosyaya girmeden alelacele karar verilmiş bir dosya. Mahkûm olanların bu olayla hiç alakası yok diyemem ama suçu işlediklerine dair çok ciddi şüpheler var. Bir kere 8 yaşındaki bir kız çocuğunu niçin 3 kişi bir araya gelerek öldürmeyi düşünsün? Bir kişinin gücü mü yetmedi? İddia edildiği gibi ortada gayrimeşru bir durum varsa abisi niye ceza aldı? Aile 1-2 dakika içinde toplanıp cinayet kararı alıyor da niye suça dışarıdan birini (Nevzat Bahtiyar) dahil edip onu tanık haline getiriyor? Hayatın olağan akışına uygun olmayan bir sürü iddia ve yanıtlanması gereken soru var. Dolayısıyla bu dosyanın yeniden ele alınması gerektiğini düşünüyorum." şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Bu paralarla geçinmek mümkün değildir"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Açıklanan son ekonomik verilere atıfta bulunarak asgari ücretli ve emeklilerin içinde bulunduğu zor durumu rakamlarla ortaya koyan Yapıcıoğlu, "Çok ciddi bir geçim sıkıntısı var. Nisan ayı itibarıyla açıklanan açlık sınırı 34 bin 587 lira, yoksulluk sınırı 112 bin 661 lira olmuş. Tek başına kalan bekar bir kişinin bir aylık yaşama maliyeti ise 41 bin 900 lira olarak açıklandı. Ama asgari ücret 28 bin 75 lira 50 kuruş; en düşük emekli aylığı da 20 bin lira. Bu paralarla geçinmenin mümkün olmadığını, mesele üzerinde bir an düşünen herkes görür. Bu çok nettir; bu parayla geçinmek mümkün değildir." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/f45425c1-6147-419f-83ff-d4957e943b66.jpg" width="1366" /></span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Enflasyonun sebebi talep değil, yükselen maliyetlerdir"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Merkez Bankası'nın yürüttüğü sıkı para politikasının yanlış temellere dayandığını belirten Yapıcıoğlu, enflasyonun asıl kaynağının talep fazlalığı değil, artan maliyetler olduğunun altını çizdi. Talebi kısarak enflasyonu düşürmeye çalışmanın ciddi yan etkileri olacağını belirten Yapıcıoğlu, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Uzun bir süredir enflasyon yüksek. 'Enflasyonu aşağı çekeceğiz' diye bu iş Merkez Bankası üzerinden yürütülmeye çalışılıyor. Merkez Bankası da sıkı para politikasıyla, yani para arzını ve dolayısıyla talebi kısarak enflasyonu düşürmeye çalışıyor. Eğer enflasyon talep kaynaklıysa bu mantıklı bir yoldur. Ama eğer enflasyon talep enflasyonu değil de maliyetten kaynaklı bir enflasyonsa; yani maliyet yükseldiği için fiyatlar yükseliyorsa, siz talebi kısmak suretiyle enflasyonu düşürmeye çalışırsanız bir sürü yan etkiyle yüz yüze gelirsiniz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Dar gelirliyi geçinemez duruma getirmenin izahı yoktur"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Enerji krizleri ve savaşların etkisiyle maliyetlerin arttığını hatırlatan Yapıcıoğlu, "Şu anda yüz yüze geldiğimiz enflasyon karşısında bir kez daha anlaşılmıştır ki enflasyonun sebebi sadece talep değildir, daha çok maliyetlerin yükselmiş olmasıdır. Dolayısıyla enflasyonla mücadelenin yeni bir yolunu ve yöntemini bulmak zorundayız. Enflasyonla mücadele edeceğiz diye dar gelirliyi geçinemez duruma getirmenin makul ve açıklanabilir bir izahı yoktur. Mutlaka hem asgari ücrete hem emekli maaşlarına bir an önce iyileştirmeler yapılmalı, vatandaşın rahat bir nefes alması sağlanmalıdır." dedi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/b274cc0e-6910-468c-bc13-e5c6c4409709.jpg" width="1366" /></span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Siyonist işgal güçleri saldırılarını aralıksız sürdürüyor"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gazze'ye yönelik saldırıların başlamasından yaklaşık iki yıl sonra, 10 Ekim 2025'te Mısır'da imzalanan Şarm El-Şeyh Anlaşması'nın gereklerinin yerine getirilmediğini belirten Yapıcıoğlu, "Bu anlaşmaya göre Refah Sınır Kapısı açılacaktı, yardımlar kesintisiz girecekti, yaralılar tahliye edilecek ve Gazze’nin yeniden imarı başlayacaktı. Yönetim ise Filistinlilerden oluşan bir teknokrat hükümete devredilecekti. Fakat garantör ülkeler olmasına rağmen, siyonist işgal güçleri saldırılarını aralıksız sürdürüyor. O günden bugüne yüzlerce kadın, çocuk ve ihtiyar şehit edilmeye devam ediyor. Anlaşma sanki sadece HAMAS’ın silahsızlandırılmasıymış gibi davranılıyor; diğer maddelerin hiçbiri yokmuş gibi sadece bunun üzerinden HAMAS’a yapılan çağrıları doğru bulmuyoruz." şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Sumud Filosu'na yapılan müdahale bir deniz korsanlığıdır"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uluslararası sularda insani yardım gemilerine yapılan saldırılara değinen Yapıcıoğlu, "Sumud (Kararlılık) Filosu, deniz ablukasını yarmak için yeniden yola çıktı. Girit Adası açıklarında, Filistin topraklarından yaklaşık 1000 kilometre ötedeyken bir korsanlığa maruz kaldı. Bu sefer yedeğine Yunanistan’ı da aldı, onlar da bu işe suç ortaklığı yaptılar. Bu tamamen insanlık dışı ve hukuk dışı bir müdahaledir. Bayrak devletleri, kendi bayraklarını taşıyan deniz araçlarını ve vatandaşlarını korumakla yükümlüdür." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Türkiye'deki savcılar için bu olayı soruşturmak bir görevdir"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uluslararası sularda Türkiye bayrağı taşıyan araçlara yapılan saldırıların Türkiye'de işlenmiş suç sayıldığını hatırlatan Yapıcıoğlu, "Bizim kanunlarımıza göre; Türkiye'nin bayrağını taşıyan bir deniz taşıtı veya hava aracı uluslararası sularda bir müdahaleye maruz kalırsa, o suç Türkiye’de işlenmiş sayılır. Dolayısıyla Türkiye’deki savcıların bu olayı soruşturması ve sorumluların üzerine gitmesi bir görevdir, bir zorunluluktur. Diğer bütün ülkelere de çağrıda bulunuyoruz: Mutlaka bu korsanlığın hesabı sorulmalıdır. Garantör ülkelerin siyonist rejime baskı yapmalarını bekliyoruz." çağrısında bulundu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/209d99ff-d728-4902-98e1-702665f85a69.jpg" width="1366" /></span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Kürtler bu cumhuriyetin asli kurucu unsurudur"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Toplantının ikinci bölümünde HÜDA PAR Lideri Yapıcıoğlu, gazetecilerin sorularını yanıtladı. "Kürt Meselesi'nden kastınız tam olarak nedir?" sorusuna yanıt veren Yapıcıoğlu, "Bir dönem Kürt yoktu, Kürt dili yoktu, Kürtçe konuşmak yasaktı. Yani varlığı inkâr edilen bir topluluktan bahsediyoruz. Bize göre çözüm şudur: Kürtler de tıpkı Türkler gibi Osmanlı bakiyesi topraklar üzerinde yeni Cumhuriyet kurulurken bu Cumhuriyet'in kurucu bir halkıdır, asli kurucu unsurdur. Belki bugün kimse 'Dağ Türkü' demiyor ama tam bir adaletin sağlanması noktasında geçmişteki hatalar kabul edilmeli. Biz kardeşlik temelinde, birbirimize kenetlenme mecburiyetindeyiz. Kimsenin ötekileştirilmediği ne ayrımcılığın ne de kayırmacılığın olduğu bir düzen istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Anadilde eğitim bizi böler' endişesine katılmıyorum"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Anadil hakkının uluslararası hukukta tarif edilen doğal bir hak olduğunu vurgulayan Yapıcıoğlu, seçmeli ders uygulamasının olumlu ancak yetersiz olduğunu ifade etti. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapıcıoğlu, "Kişi hem kendi dilinde eğitim alabilmeli hem dilini geliştirebilmeli hem de kamusal alanda kullanabilmeli. 'Anadilde eğitim bizi böler' endişesine katılmıyorum. Eğer vatandaş 'Bu devlet benim de devletimdir.' diyebilirse kimse orayı yıkamaz. Binlerce ortak noktamız var, bırakın üç beş noktamız da farklı olsun. O farklılıklar bizi bölmez." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/22c32fad-3652-4207-8072-65ac51155e14.jpg" width="1366" /></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span><strong>"2027 yılının sonbaharında sandık önümüze gelebilir"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Erken seçim ve HÜDA PAR’ın hangi cumhurbaşkanını destekleyeceği yönündeki soruya da cevap veren Yapıcıoğlu, "2026 yılı içerisinde bugünkü ekonomik tablo ışığında bir seçim beklemiyorum. Ancak 2027 yılının sonbaharında belki bir sandık önümüze gelebilir. Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda ise şu anda almış olduğumuz bir karar yok. Süreç başlamadan ve adaylar resmen belirlenmeden pozisyon almayız. Fakat herkes şunu bilsin: Mevcut adaylar arasında millet için, memleket için en iyi hizmeti kimin yapacağına inanıyorsak ona destek veririz. Kayıtsız-şartsız "Kim olursa olsun filancaya vereceğiz." gibi bir duruşumuz yok. Cumhur İttifakı'nın bileşenlerinden biriyiz." vurgusu yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Öcalan'ın PKK'nın silahsızlanmasını koordine etmesi anlaşılabilir bir durum"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin "Abdullah Öcalan"ın statüsüyle ilgili sözlerine ilişkin de sorulan soru üzerine değerlendirmelerde bulunan Yapıcıoğlu, "Hedeflenen şey sadece PKK'nın silahsızlanması, kendini feshetmesi ve bunu koordine etmesi ise bu anlaşılabilir bir durumdur. Fakat Abdullah Öcalan bütün Kürtlerin temsilcisidir, deniyorsa; ben de Kürdüm, o benim temsilcim değildir. İllegal bir örgütün başındaki kişi, sayıları on milyonlarla ifade edilen bir toplumun temsilcisi olarak kabul ediliyorsa, o toplumun içerisinde bunu kendisine hakaret kabul edecek milyonlarca insan vardır."</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Kayyum atanması doğru bir uygulama değildir"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Belediye başkanlarının görevden alınması ve kayyum atanması süreçlerine dair hukukçu kimliğiyle değerlendirmelerde bulunan Yapıcıoğlu, "Bir kişi seçimle gelmişse ve o makamdan uzaklaştırılmasını gerektiren bir suç iddiası varsa, belediye meclisi kendi içinden bir vekil seçmelidir. Merkezden kayyum atanması doğru bir uygulama değildir. Ayrıca asıl olan tutuksuz yargılamadır. Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar hiç kimseye suçlu muamelesi yapılmamalıdır. Siyasi kimliğinden dolayı kimse soruşturulmamalı ama kimse de siyasi sıfatının arkasına saklanarak suç işleme özgürlüğüne sahip olmamalıdır." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/e6017dc3-bc0d-41de-9311-0ca2f91267f2.jpeg" width="1366" /></span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Gazze'de soykırıma katılan çifte vatandaşlar için verilen kanun teklifi</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Siyonist rejim saflarında soykırıma katılan çifte vatandaşlarla ilgili verdikleri kanun teklifinin akıbetine de değinen Yapıcıoğlu, "Kanun teklifimiz raflarda tozlanmış bekliyor. Bizden sonra verilen yüzlerce teklif kanunlaştı ama bu hâlâ bekliyor. Biz bu parlamentonun şuna imza atmasını istiyoruz: 'Ben kendi vatandaşım olan birisi eğer soykırım suçu işlemişse o ayıbın ortağı değilim, hesabını soruyorum.' diyebilmeliyiz. AK Parti grubuna da söyledik; teklifimiz eksikse siz getirin biz destekleyelim. Yeter ki bu soykırımcıların hesabı sorulsun."</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Annelik sistematik olarak değersizleştiriliyor"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın nüfus artış hızıyla ilgili açıklamalarını değerlendiren Yapıcıoğlu, aile kurumunun uzun süredir saldırı altında olduğunu belirtti. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapıcıoğlu, "Sistematik bir şekilde annelik değersizleştiriliyor, çocuk bir 'yük' olarak tanımlanıyor. Eğer anneliğin kıymeti anlaşılmazsa toplum olarak çöküp gideriz. Bu sadece parayla, krediyle olacak iş değildir. Evet, ekonomik olarak asgari ücretliye ve emekliye nefes aldırılmalıdır; 20 bin lira ile bir emeklinin geçinmesini beklemek doğru değildir. Ancak meselenin manevi ve sosyolojik boyutu da mutlaka teşvik politikalarıyla desteklenmelidir." dedi. </span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/yapicioglu-siddet-sorunu-ile-kurt-meselesi-birbirinden-bagimsizdir</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 18:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/yapicioglu-siddet-sorunu-ile-kurt-meselesi-birbirinden-bagimsizdir.jpg" type="image/jpeg" length="69598"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran’dan Hürmüz Boğazı için güvenli geçiş duyurusu]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/irandan-hurmuz-bogazi-icin-guvenli-gecis-duyurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/irandan-hurmuz-bogazi-icin-guvenli-gecis-duyurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran, Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçiş ilan etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İran Devrim Muhafızları Donanması (IRGC), 6 Mayıs 2026 itibarıyla yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’nın artık ticari gemiler için güvenli ve istikrarlı bir geçiş güzergahı olduğunu duyurdu. Bu gelişme, bölgede gerilimin düşürülmesi ve deniz trafiğinin normale dönmesi açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Hürmüz Boğazı’nda yeni dönem</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>İran, ABD kaynaklı “saldırgan tehditlerin” sona erdiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Geçişlerin güvenli hale gelmesinde gemi kaptanları ve armatörlerin İran’ın belirlediği yeni deniz trafiği düzenlemelerine uyum sağlaması etkili oldu.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Yetkililer, boğazın güvenliğinin kendi sorumluluklarında olduğunu ve geçişlerin silahlı kuvvetlerle koordineli şekilde yürütüleceğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Diplomatik çabalar ve ateşkes</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Pakistan Dışişleri Bakanlığı, ABD ile İran arasındaki ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi için yoğun diplomasi yürütüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, müzakerelerin somut sonuçlar verme potansiyeline sahip olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>ABD’nin ticari gemilere güvenli geçiş sağlamak amacıyla başlattığı “Project Freedom” girişimi, İran tarafından ateşkes ihlali olarak nitelendirilmişti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Küresel ekonomik etki</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Güvenli geçiş duyurusunun ardından Brent petrol fiyatları yaklaşık %2,5 düşüşle 112 dolar seviyelerine geriledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Boğazın kapanması, dünya enerji arzında 1970’lerden bu yana görülen en büyük kesintiye yol açmıştı. Güvenli geçişin başlamasıyla küresel piyasalardaki baskının hafiflemesi bekleniyor.<strong> </strong></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/irandan-hurmuz-bogazi-icin-guvenli-gecis-duyurusu</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 16:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/irandan-hurmuz-bogazi-icin-guvenli-gecis-duyurusu.jpg" type="image/jpeg" length="82100"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milletvekili: "Köpek, 'it'tir; 'can dost' veya 'patili dost' değildir"]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/milletvekili-kopek-ittir-can-dost-veya-patili-dost-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/milletvekili-kopek-ittir-can-dost-veya-patili-dost-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten, sosyal medya üzerinden ’Önce zihnimizi, dimağımızı, dilimizi necasetten taharet ile temizleyelim’ başlığıyla yaptığı paylaşım dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım sonrası hem tebrik hem de tehdit mesajları aldığını belirten AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten,</p>

<p>"Sokakta hiçbir başıboş köpek kalmaması hedefi konulmasına rağmen, hiçbir kurum ve belediye bunun önüne geçemiyor. Köpek ise tabiatı gereği çoğaldıkça çeteleşiyor. Kendisinden daha zayıf gördüğü özellikle çocuklara, yaşlılara, kadınlara saldırıyor. Onun doğası, köpeğe söyleyecek bir sözümüz yok.</p>

<p>Ancak, hayvanseverlik adı altında bu işten rant devşiren bir kesim olduğunu ne yazık ki görüyoruz. Milletimiz buna çok ciddi bir tepki gösteriyor. Halkın arasında çekilmez bir boyuta geldi. Ancak öncelikle bizim dilimizi düzeltmemiz gerekiyor.</p>

<p><strong>"Köpek, ’it’tir. ’can dost’ veya ’patili dost’ değildir"</strong></p>

<p>Köpek, ’it’tir. ’can dost’ veya ’patili dost’ değildir. Nasıl bir inekten, kuzudan, koyundan ya da başka bir hayvandan bahsederken ‘dostumuz’, ‘yavrumuz’, ‘evladımız’ demiyorsak, buna bu ismi vermiyorsak, köpeğe de köpek ismi vermek ne hakarettir ne de ona olumsuz yaklaşmaktır" dedi.</p>

<p>AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten, sosyal medya üzerinden ’Önce zihnimizi, dimağımızı, dilimizi necasetten taharet ile temizleyelim’ başlığı yaptığı paylaşım dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Milletvekili Köpek, 'It'tir; 'Can Dost' Veya 'Patili Dost' Değildir; Köpekler Çocuğu Yemiş-1" height="776" src="https://amedhabernet.teimg.com/amedhaber-net/uploads/2026/05/milletvekili-kopek-ittir-can-dost-veya-patili-dost-degildir-kopekler-cocugu-yemis-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>Paylaşımında Mesten şu cümlelere yer verdi:</p>

<p><strong>"Can dost, çocuk değil, köpek/it. Hayvansever değil köpeksever/mizantrop. Mama değil hayvan yemi/yal"</strong></p>

<p>"Can dost, çocuk değil, köpek/it. Hayvansever değil köpeksever/mizantrop. Mama değil hayvan yemi/yal. Hayvan hakları değil hayvanları koruma. Mama lobisi değil köpekçi terörü. Türkiye, köpekçi terörüne teslim olmayacak!"</p>

<p><strong>Hem tehdit, hem de tebrik...</strong></p>

<p>Milletvekili Mesten tarafından yapılan bu açıklamanın ardından birçok kişi hem tehdit, hem de tebrik yorumları yaptı.</p>

<p>Bunun üzerine bir açıklamada bulunan Mesten, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bilindiği gibi uzun süredir ülkemiz, milletimiz başıboş sokak köpekleriyle uğraşmakta, başı dertte. Bununla ilgili yaklaşık iki yıl önce sokakta hiçbir köpek kalmaması amacıyla bir kanun çıkarıldı.</p>

<p>Meclisimiz tarafından ve yönetmelik yayınlanmak suretiyle belediyelere ve ilgili devlet kurumlarına yetki ve görev verilmek suretiyle sokakta hiçbir başıboş köpek kalmaması hedefi konulmuş idi. Ancak bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki sokakta başıboş köpekler halen devam ediyor.</p>

<p><strong>"Parçalamayı geçtik, açıkça çocuğu yemiş köpekler. Kalan parçalarını aile derleyip toparlayıp bir sandukanın içerisine koymak zorunda kaldı"</strong></p>

<p>Köpek tabiatı gereği çoğaldıkça çeteleşiyor. Kendisinde daha zayıf gördüğü özellikle çocuklara, yaşlılara, kadınlara saldırıyor. Onun doğası, köpeğe söyleyecek bir sözümüz yok. En son dört gün önce malumunuz Van’da Hamza evladımızı söylemeye dilimiz varmıyor. Parçalamayı geçtik, açıkça çocuğu yemiş köpekler. Kalan parçalarını aile derleyip toparlayıp bir sandukanın içerisine koymak zorunda kaldı.</p>

<p><img alt="Milletvekili Köpek, 'It'tir; 'Can Dost' Veya 'Patili Dost' Değildir; Köpekler Çocuğu Yemiş-2" height="863" src="https://amedhabernet.teimg.com/amedhaber-net/uploads/2026/05/milletvekili-kopek-ittir-can-dost-veya-patili-dost-degildir-kopekler-cocugu-yemis-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p><strong>"Her yıl yaklaşık 100 kişi, sokak köpekleri yüzünden hayatını kaybediyor"</strong></p>

<p>Bu manzara tek değil. Bu gidişle tek de olmayacak, devam da edecek. Nitekim iki gün önce de yine bir amcamıza saldırdı. Allah’tan ölüm vakası olmadı. Şöyle bir göz gezdirdiğimizde her yıl yaklaşık 100 kişi bu sokak başıboş köpekleri yüzünden hayatını kaybediyor.</p>

<p>Gerek sebep oldukları trafik kazaları gerek doğrudan saldırmaları sebebiyle, kuduzdan, kazalardan ve diğer şartlardan dolayı pek çok evladımızı da kaybettik. İşte Mahra hadisesini hatırlayacaksınız, çok ses getirmişti. Ve zaten o olay üzerine bu kanun çıkartıldı. Yine Tunahan evladımız var. Saymaya kalksak yüzlerce sayacağız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunun dışında köpekler aşı, hijyen, ilaç ve diğer konulardan da mahrum oldukları için hakikaten sokaklarda, çarşılarda, caddelerde mikrop saçıyorlar, mikrop yuvaları"</p>

<p><strong>"Milletimiz bu durumdan rahatsız"</strong></p>

<p>Köpekler sebebiyle insanların rahat hareket edemediğini belirten Mesten, "Parkları işgal ediyorlar. Çocuklarımız parklara gidemiyor. Milletimiz bundan kurtulmak istiyor. Ancak ne yazık ki hayvanseverlik adı altında bu işten rant devşiren bir kesim olduğunu ne yazık ki görüyoruz.</p>

<p><strong>"Mama lobisi değil, köpekçi terörü lobisi"</strong></p>

<p>Milletimiz buna çok ciddi bir tepki gösteriyor. Halkın arasına indiğimizde, köyde, mahallede, çarşıda, bizzat kendi yaşadıklarımıza da buna ilave edersek çekilmez bir boyuta geldi. Ancak bu benim paylaşımımda da bahsettiğim mama lobisi değil, köpekçi terörü lobisi. Çok etkili olduğu için insanları da maalesef korkutmaktadırlar.</p>

<p>Zehirli, necis dilleriyle, çocukları savunan, sokaklarda çocuklarımızın, insanımızın güvenliğini savunan insanlara, devlet yöneticilerine, belediyelere saldırmakta, hakaret etmekte, beddualar etmektedirler. Ben de bir baba olarak, bir milletvekili olarak, milletimizden yetki almış, milletimizin sesini duyurmakla görevli olan bir vatandaş olarak buna kayıtsız kalamazdım" dedi.</p>

<p><strong>"Milli güvenliğimizi ilgilendiren, Türk aile yapısını da hedef alan büyük bir terör organizasyonu"</strong></p>

<p>Yaptığı paylaşımla birçok şeyi açıklamaya çalıştığını belirten Mesten, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Öncelikle kavram konusuna temas etmek istedim. Çünkü bu öyle bir lobi ki dilimizdeki, dimağımızdaki kavramlarla oynadılar. Çocukla köpeği eşitlediler. Köpek annesi olunabileceğini savundular. Ancak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, gayet isabetle mücadele ediyor, güzel açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Köpeğin insan evladı yerine konulamayacağını, bunun Türk aile sistemine dinamit koymak olduğunu ifade etti. Biz de bu görüşteyiz. Bu mesele sadece başıboş köpek hadisesi değildir. Milli güvenliğimizi ilgilendiren, dışarıdan bir takım projelerle Türk aile yapısını da hedef alan büyük bir terör organizasyonudur diye haykırmak istiyorum.</p>

<p>Ben bu duygu ve düşüncelerle böyle bir paylaşımı yaptım. Milletimize tercüman oldum. Tebrik telefonları, mesajları ve yorumları aldım. Tabi o itçi lobisi de boş durmuyor. Hakaretler, beddualar, tehditler bini bir para. Olsun, artık milletimiz uyanmıştır. Milletimiz gerçeğin farkındadır"</p>

<p><strong>"Biz milletin gönlünü almak durumundayız, köpeklerin değil. Milletin refahını artırmak durumundayız, köpeklerin değil"</strong></p>

<p>AK Parti olarak nasıl kanunu çıkarttılarsa, aynı şekilde uygulanmasının da takibini milletin beklediğini belirten Mesten, "Bu çerçevede ben özellikle AK Partili belediye başkanlarımıza buradan seslenmek istiyorum. Lütfen kanunun emredici hükümlerini uygulayın. Biz gönül belediyeciliği dedik. Biz milletin gönlünü almak durumundayız, köpeklerin değil. Milletin refahını artırmak durumundayız, köpeklerin değil.</p>

<p>Lütfen ama lütfen belediye başkanlarımıza, ilgili devlet kurumlarımıza, ilgili sorumlu kişilere buradan seslenmek istiyorum. Lütfen ‘can dost’ edebiyatını bırakın. Hakaret değil, bunun tabii adı köpektir. Lugattaki asıl Türkçe ismi ‘it’tir. Bugün o lobi, köpeğe ‘it’ diyeni bile hakaret kabul ediyor. Artık köpeği tamamen kişileştirmiş, gerçekten kendi evlatları haline getirmişlerdir" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Hayvan düşmanlığı değil, düzen talebi"</strong></p>

<p>Kendi iç dünyalarına kimsenin karışamayacağını belirten Mesten, "Sözümüz, sahiplenip ona gönlünce bakan, onunla oynayan, onu seven insanlara değildir. Bu millet köpek düşmanı değil. Herkesin, her köylünün, Türk milletinin ta tarihten bugüne köpek düşmanı olmadı, hayvan düşmanı zaten olmadı ki. Biz de değiliz, ben de değilim. Ben de bir köy çocuğuyum. İhtiyaç varsa evde, avluda, bahçede, başka yerlerde çoban köpeği olarak tabii ki kullanılabilir. Ya da seversin, evinde de besleyebilirsin. Ama garibanın evinin önünde yüzlerce köpeği beslemek akıl işi değildir.</p>

<p>AK Parti, 3-5 meczubun peşinden gidecek bir parti değildir. Köpekçi terörünün peşinden gidecek parti de değildir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, kanun çıktığı zamanki grup toplantılarındaki konuşmalarını net bir şekilde tekrar hatırlatmak istiyorum. Sokakta bir tek köpek kalmayana kadar mücadelemiz sürecek. Ben de milletin tercümanı olarak gerek Meclis’te gerek devlet kurumları nezdinde bu sözümü söylemeye devam edeceğim" dedi.</p>

<p><img alt="Milletvekili Köpek, 'It'tir; 'Can Dost' Veya 'Patili Dost' Değildir; Köpekler Çocuğu Yemiş-3" height="776" src="https://amedhabernet.teimg.com/amedhaber-net/uploads/2026/05/milletvekili-kopek-ittir-can-dost-veya-patili-dost-degildir-kopekler-cocugu-yemis-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p><strong>"Tabii adı köpektir, ‘it’tir. ‘Can dost’ değildir, ‘patili dost’ değildir. Nasıl bir inekten, kuzudan, koyundan ya da başka bir hayvandan bahsederken ‘dostumuz’, ‘yavrumuz’, ‘evladımız’ demiyorsak..."</strong></p>

<p>Geniş kapsamda meseleyi ele aldığını belirten Mesten, "Tabii adı köpektir, ‘it’tir. ‘Can dost’ değildir, ‘patili dost’ değildir. Nasıl bir inekten, kuzudan, koyundan ya da başka bir hayvandan bahsederken ‘dostumuz’, ‘yavrumuz’, ‘evladımız’ demiyorsak, buna bu ismi vermiyorsak, köpeğe de köpek ismi vermek ne hakarettir ne de ona olumsuz yaklaşmaktır.</p>

<p>Bunun yanında ‘mama’ tabiri gerçekten çok ilginçtir. Üzerinde oturulup araştırmalar yapılması gereken bir meseledir. Bize bilinçaltımızda köpeğin yiyeceğinin ‘mama’ olduğunu ezberleterek bebeğin yiyeceğinin mama olmasıyla eşitlemektedirler.</p>

<p><strong>"'Köpek ile bebek eşittir' algısını bu millete yutturmak istiyorlar"</strong></p>

<p>Köpek ve bebek eşittir algısını bu millete yutturmak istemektedirler. Onun için mama değil, ‘yal’ diyoruz. Köpek yemi diyoruz. Hayvansever değil, köpeksever diyoruz. Sadece köpek seviyorlar nedense. Sadece köpek, başkaları yok. Arada garnitür olarak kediyi de katıyorlar ama gerçekte asıl dertleri köpek.</p>

<p>Yüz binlerce kişi her yıl kuduz aşısı oluyor Türkiye’de. Yaklaşık 500 bin kişi kuduz şüphesiyle, büyük bölümü köpek ısırma vakalarıyla hastanelere başvuruyor. Dört doz üzerinden hesaplarsak, kuduz aşısı tek doz olmuyor biliyorsunuz, yaklaşık yıllık 2 milyon doz kuduz aşısı yapılmaktadır.</p>

<p>Bu millet kuduz aşısı olmak zorunda değildir. Bu millet hastanelerinde, okullarında, okul önlerinde vahşi köpek sürüleriyle muhatap olmak zorunda değildir" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Siyaset</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/milletvekili-kopek-ittir-can-dost-veya-patili-dost-degildir</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 05:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/milletvekili-kopek-ittir-can-dost-veya-patili-dost-degildir-kopekler-cocugu-yemis.webp" type="image/jpeg" length="26811"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu Sumud Filosu aktivistlerini ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/huda-par-genel-baskani-yapicioglu-sumud-filosu-aktivistlerini-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/huda-par-genel-baskani-yapicioglu-sumud-filosu-aktivistlerini-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Gazze'deki ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan ancak uluslararası sularda siyonist rejim tarafından alıkonulan Sumud Filosu aktivistleriyle bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Gazze'ye yönelik insanlık dışı ablukayı delmek ve mazlum Filistin halkına destek olmak amacıyla yola çıkan "Sumud Filosu" katılımcılarıyla Memur-Sen Genel Merkezi'nde bir araya geldi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uluslararası sularda siyonist işgalcilerin korsan müdahalesi sonucu alıkonulan filo aktivistleri arasında yer alan Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve il başkanlarıyla bir araya gelen Yapıcıoğlu, aktivistlerin mücadele azminin eskisinden daha da güçlü olduğunu vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><strong><span>“Kardeşlerimizin daha da bilenmiş olduğunu gördük”</span></strong></span></span></p>

<p><span><span><span>Ziyarete ilişkin resmi sosyal medya hesabı üzerinden açıklamalarda bulunan Yapıcıoğlu, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Sumud Filosu'na katılan ve uluslararası sularda siyonist korsanlar tarafından alıkonulan Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve il başkanı aktivistleri sendikanın genel merkezinde ziyaret ettik. Siyonist korsanlık, kardeşlerimizin mücadele azmini kırmayı başaramamış. Rabbime hamdolsun, kardeşlerimizin daha da bilenmiş olduğunu gördük."</span></span></span></p>

<p><span><span><strong><span>“Siyonizmin yenilmesi sadece bir zaman meselesidir”</span></strong></span></span></p>

<p><span><span><span>İşgalci siyonizmin er ya da geç mutlak bir yenilgiye uğrayacağının altını çizen Yapıcıoğlu, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>“Ayağa kalkan insanlık vicdanı, insanlık düşmanı siyonizmi yenecektir. Bu sadece bir zaman meselesidir. Doğrunun, haklının, mazlumun yanında saf tutanlara selam olsun."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapıcıoğlu mesajının sonunda “Memur-Sen Genel Başkanı Sayın Ali Yalçın'a ve Sumud Filosu ile yola çıkan arkadaşlarına sıcak karşılama ve nazik misafirperverlikleri için teşekkür ederim." ifadelerini kullandı. </span></span></span></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet" data-dnt="true" data-lang="tr" data-theme="light" data-tweet-id="2051388008817991765">
<p dir="ltr" lang="tr">Sumud Filosu'na katılan ve uluslararası sularda siyonist korsanlar tarafından alıkonulan MEMUR-SEN Genel Başkan Yardımcısı ve İl Başkanı aktivistleri sendikanın genel merkezinde ziyaret ettik.<br />
<br />
Siyonist korsanlık, kardeşlerimizin mücadele azmini kırmayı başaramamış. Rabbime… <a href="https://t.co/YBg1QpRQau" rel="nofollow">pic.twitter.com/YBg1QpRQau</a></p>
— Zekeriya Yapıcıoğlu (@zyapicioglu) <a href="https://twitter.com/zyapicioglu/status/2051388008817991765?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">4 Mayıs 2026</a></blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/huda-par-genel-baskani-yapicioglu-sumud-filosu-aktivistlerini-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/huda-par-genel-baskani-yapicioglu-sumud-filosu-aktivistlerini-ziyaret-etti.jpeg" type="image/jpeg" length="29556"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayapınar Belediye Başkanı Özhan, HÜDA PAR Gercüş İlçe Kongresi'ne katıldı]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/kayapinar-belediye-baskani-ozhan-huda-par-gercus-ilce-kongresine-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/kayapinar-belediye-baskani-ozhan-huda-par-gercus-ilce-kongresine-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HÜDA PAR Gercüş İlçe Teşkilatı'nın kongresinde mevcut başkan Mehmet Sait Başaran güven tazelerken, kongreye katılan Kayapınar Belediye Başkanı Samir Özhan yeni yönetime başarılar diledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Batman'ın Gercüş ilçesine bağlı Kayapınar Belde Belediye Başkanı Samir Özhan, HÜDA PAR Gercüş İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen kongreye katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yoğun katılımın sağlandığı kongrede mevcut İlçe Başkanı Mehmet Sait Başaran, delegelerin oylarıyla yeniden başkan seçilerek güven tazeledi.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Kongrede parti teşkilatıyla bir araya gelen Belediye Başkanı Samir Özhan, aynı zamanda HÜDA PAR Gercüş İlçe Başkanlığı üyesi sıfatıyla oyunu da kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yeniden başkanlığa seçilen Mehmet Sait Başaran'ı tebrik eden Özhan, ilçe teşkilatının uyumlu çalışmalarının önemine vurgu yaptı. Özhan, Başaran ve yönetim kurulu üyelerine görevlerinde başarılar dileyerek, yeni dönemin hayırlı olması temennisinde bulundu. </span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/kayapinar-belediye-baskani-ozhan-huda-par-gercus-ilce-kongresine-katildi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/kayapinar-belediye-baskani-ozhan-huda-par-gercus-ilce-kongresine-katildi.jpg" type="image/jpeg" length="41143"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı İmir'den Cemaat-i İslami’ye ziyaret]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/huda-par-genel-baskan-yardimcisi-imirden-cemaat-i-islamiye-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/huda-par-genel-baskan-yardimcisi-imirden-cemaat-i-islamiye-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin İmir, bir dizi temaslarda bulunmak üzere gittiği Bangladeş’te Cemaat-i İslami Genel Merkezi’ni ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>HÜDA PAR Dış İlişkiler Başkanı Hüseyin İmir, Bangladeş temasları kapsamında Cemaat-i İslami Genel Merkezi’ni ziyaret etti. İmir ayrıca, Türkiye'nin Dakka Büyükelçiliği, Bangladeş Devlet Bakanı Nurul Haque Nur ve öğrenci hareketleriyle de görüştü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bangladeş temasları kapsamında ilk olarak Bangladeş Cemaat-i İslami Genel Merkezi’ni ziyaret eden HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı İmir, burada Cemaat-i İslami Genel Sekreteri Mia Golam Parawar ve beraberindeki heyetle bir araya geldi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gerçekleştirilen görüşmede İmir, son seçimlerde yüzde 37 oy oranıyla parlamentoda ana muhalefet partisi konumuna yükselen Bangladeş Cemaat-i İslami’yi bu önemli başarısından dolayı tebrik etti. Karşılıklı fikir alışverişinde bulunulan görüşmede ayrıca, HÜDA PAR ve Cemaat-i İslami arasındaki diyaloğun artırılarak devam ettirilmesinin ve iki kardeş ülke arasındaki iş birliğinin sürdürülmesinin önemi vurgulandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><strong><span>İmir, Bangladeş Devlet Bakanı Haque Nur ile bir araya geldi</span></strong></span></span></p>

<p><span><span><span>İmir, Bangladeş'teki temasları çerçevesinde Türkiye'nin Dakka Büyükelçisi Rasim Şen’i makamında ziyaret etti. </span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>İnsan Hakları Partisi (GOP) Genel Başkanı ve Bangladeş Devlet Bakanı Nurul Haque Nur ile bir araya gelen İmir, olumlu görüşmenin ardından nazik misafirperverliklerinden ötürü Bakan Nur'a teşekkür ederek çalışmalarında başarılar diledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><strong><span>Öğrenci hareketiyle buluşma</span></strong></span></span></p>

<p><span><span><span>Bangladeş’teki gençlik örgütleriyle de temas kuran İmir, Dakka Üniversitesi Merkez Öğrenci Birliği (DUCSU) Başkanı Shadık Kayem ve yönetimi ile buluştu. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Buluşmada, Bangladeş’teki öğrenci hareketleri ve yürütülen çalışmalar başta olmak üzere birçok konuda kapsamlı ve verimli istişarelerde bulunulduğu kaydedildi. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ülkede yakın zamanda yaşanan süreçte verilen mücadelelere değinilen ziyarette, genç ve dinamik kadrolarıyla öne çıkan heyetten şehit ve gazilerin yürek burkan hikâyeleri dinlendi.</span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/huda-par-genel-baskan-yardimcisi-imirden-cemaat-i-islamiye-ziyaret</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/huda-par-genel-baskan-yardimcisi-imirden-cemaat-i-islamiye-ziyaret.jpg" type="image/jpeg" length="79787"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BMMYK: Orta Doğu’daki kriz insani yardımları felce uğratıyor]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/bmmyk-orta-dogudaki-kriz-insani-yardimlari-felce-ugratiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/bmmyk-orta-dogudaki-kriz-insani-yardimlari-felce-ugratiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Sözcüsü Carlotta Wolf, Orta Doğu’daki istikrarsızlığın küresel insani yardım operasyonlarını ciddi bir dar boğaza soktuğunu açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nakliye maliyetleri iki katına çıktı, yardımlar gecikiyor. <span><span><span><span>Hürmüz Boğazı ve Körfez’deki güvensizlik nedeniyle deniz trafiği aksıyor. Bu durum, yakıt ve gıda maliyetlerini küresel ölçekte artırarak insani yardım malzemelerinin teslimatını geciktiriyor.</span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>BMMYK’nin Dubai’deki stoklarından Sudan ve Çad’a gönderilen yardımların nakliye maliyeti kriz nedeniyle 927 bin dolardan 1,87 milyon dolara yükseldi.</span></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span><span>Deniz rotalarındaki riskler nedeniyle BMMYK, strateji değiştirerek Türkiye üzerinden kara yollarını ve kamyon taşımacılığını birincil alternatif olarak kullanmaya başladı.</span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Küresel taşımacılık sağlayıcılarının kapasitesi 2026 başından bu yana yüzde 97’den yüzde 77’ye geriledi. Navlun oranlarında ise yüzde 18’lik artış yaşandı.</span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Wolf, bu “domino etkisi”nin devam etmesi halinde özellikle Afrika’daki milyonlarca mültecinin hayati yardımlardan tamamen mahrum kalabileceği uyarısında bulundu.<strong> </strong></span></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/bmmyk-orta-dogudaki-kriz-insani-yardimlari-felce-ugratiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/bmmyk-orta-dogudaki-kriz-insani-yardimlari-felce-ugratiyor.jpg" type="image/jpeg" length="22110"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HÜDA PAR Sözcüsü Emiroğlu’ndan 1 Mayıs açıklaması]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/huda-par-sozcusu-emiroglundan-1-mayis-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/huda-par-sozcusu-emiroglundan-1-mayis-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HÜDA PAR Sözcüsü Yunus Emiroğlu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü münasebetiyle yaptığı açıklamada, sermaye odaklı sistemlerin insan emeğini değersizleştirdiğine dikkat çekerek, hiçbir kazancın insan canından ve onurundan daha değerli olmadığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>HÜDA PAR Sözcüsü Yunus Emiroğlu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla parti genel merkezi adına açıklamalarda bulundu. Tüm işçilerin 1 Mayıs'ını tebrik eden Emiroğlu, çalışma hayatındaki sorunlara ve adil bir düzen ihtiyacına dikkat çekti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>1 Mayıs'ı emeğin ve alın terinin değerini hatırlatan önemli bir gün olarak değerlendirdiklerini belirten Emiroğlu "Bu vesileyle tüm işçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyoruz. İnancımız, 'İşçinin ücretini alınteri kurumadan veriniz.' düsturuyla adaletli bir çalışma hayatını esas kılmıştır." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><strong><span>"İşçi kardeşlerimiz ağır şartlar altında eziliyor"</span></strong></span></span></p>

<p><span><span><span>Günümüzde işçilerin yaşadığı mağduriyetlerin altını çizen Emiroğlu "Ancak bugün maalesef birçok işçi kardeşimiz, düşük ücret, güvensiz, güvencesiz ve ağır çalışma şartları altında ezilmekte, iş kazaları ve ihmaller nedeniyle ciddi mağduriyetler yaşamaktadır." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Sermaye odaklı sistemlerin işçiyi sadece bir üretim aracı olarak gördüğünü ve emeğini değersizleştirdiğini belirten Emiroğlu "Eşref-i mahlûkat olan insanın emeğinin sömürülmediği, bölüşümün hakça yapıldığı adil bir sistem mutlaka inşa edilmelidir. Emekçinin hakkının korunması, iş güvenliğinin sağlanması ve sömürünün ortadan kaldırılması bizim için sadece ekonomik değil, aynı zamanda ahlaki ve vicdani bir sorumluluktur. Şunu açıkça ifade etmeliyiz ki hiçbir kazanç, bir insanın canından ve onurundan daha değerli değildir." şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><strong><span>"İnsan onuruna yakışır bir düzen hayata geçirilmelidir"</span></strong></span></span></p>

<p><span><span><span>Toplumun her kesiminde ahlaklı ve dürüst bireylerin yetişmesinin, çalışma hayatında adaletin tesisine büyük katkı sağlayacağını vurgulayan Emiroğlu, açıklamasını şu çağrıyla sonlandırdı: </span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu vesileyle çağrımız, adil ücretin sağlandığı, güvenli çalışma ortamlarının oluşturulduğu ve insan onuruna yakışır şartların tesis edildiği bir düzenin hayata geçirilmesidir. HÜDA PAR olarak işçi kardeşlerimizin emeğinin hakkını savunmaya ve adil bir düzenin inşası için mücadele etmeye kararlılıkla devam edeceğiz."</span></span></span></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/huda-par-sozcusu-emiroglundan-1-mayis-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2025/11/huda-par-sozcusu-emiroglundan-sgk-isten-cikis-kodlarina-iliskin-reform-cagrisi.jpeg" type="image/jpeg" length="72361"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapıcıoğlu'ndan siyonist rejimin korsanlığına tepki]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/yapicioglundan-siyonist-rejimin-korsanligina-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/yapicioglundan-siyonist-rejimin-korsanligina-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Global Sumud Filosu'na uluslararası sularda siyonist rejim tarafından düzenlenen saldırıya sert tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu, işgalci siyonist rejimin Gazze'deki ablukayı delmek ve bölgeye insani yardım götürmek için yola çıkan sivil filoya yönelik korsan saldırısına ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Filo güzergahındaki hukuksuz müdahaleye değinen Yapıcıoğlu "Gazze'ye uygulanan hukuksuz ablukayı kırmak ve insani yardım ulaştırmak için iki hafta önce yola çıkan Global Sumud Filosu, yine uluslararası sularda siyonist korsanların saldırısına uğradı." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Arapça bir kelime olan "Sumud" ismine atıfta bulunan Yapıcıoğlu "SUMUD, kararlılık demek. Bu filodaki aktivistler kararlı. Vatandaşı oldukları devletler de vatandaşlarının hayatlarını, hak ve güvenliklerini koruma konusunda kararlı ve samimi olmalı." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Küresel ölçekte siyonist işgalcilere karşı büyüyen tepkilere de işaret eden Yapıcıoğlu, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"İnsanlık vicdanı ayağa kalkmıştır, soykırımcıları ve soykırıma seyirci kalanları alaşağı edecektir. Bu sadece bir zaman meselesidir."</span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/yapicioglundan-siyonist-rejimin-korsanligina-tepki</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/04/yapicioglundan-siyonist-rejimin-korsanligina-tepki-insanlik-vicdani-soykirimcilari-alasagi-edecektir.jpeg" type="image/jpeg" length="32873"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[4 ilin valisi, 7 ilin emniyet müdürü değişti]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/4-ilin-valisi-7-ilin-emniyet-muduru-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/4-ilin-valisi-7-ilin-emniyet-muduru-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Valiliklere ve Emniyet Genel Müdürlüğü’ne ilişkin atama kararları Resmi Gazete’de yayımlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan kararlarla çok sayıda üst düzey görevde değişikliğe gidildi.</p>

<p><strong>Emniyet genel müdürü değişti</strong></p>

<p>Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş görevden alındı. Yerine Nevşehir Valisi Ali Fidan atandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Valiliklerde dikkat çeken atamalar</strong></p>

<p>Ankara Valisi Vasip Şahin, Fahrettin Altun’dan boşalan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanlığı’na getirildi.</p>

<p>Şahin’in yerine Ankara Valiliği görevine Aydın Valisi Yakup Canbolat atandı. Adıyaman Valisi Osman Varol Aydın Valisi olurken, İstanbul Güngören Kaymakamı Abdullah Küçük ise Adıyaman Valisi olarak görevlendirildi.</p>

<p>Nevşehir Valisi Ali Fidan’ın Emniyet Genel Müdürü olarak atanmasının ardından, Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök Nevşehir Valiliği görevine getirildi.</p>

<p><strong>İçişleri bakanlığında yeni görevlendirmeler</strong></p>

<p>İçişleri Bakanlığı bünyesinde de atamalar yapıldı. Personel Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Gökhan Zengin ile Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Levent Kepçeli, genel müdürlük görevine atandı.</p>

<p><strong>İl emniyet müdürlüklerinde değişim</strong></p>

<p>İl emniyet müdürlükleri düzeyinde de önemli değişiklikler gerçekleştirildi. Ankara İl Emniyet Müdürü Engin Dinç, Mersin İl Emniyet Müdürü İdris Yılmaz ve Siirt İl Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alındı.</p>

<p>Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek Ankara İl Emniyet Müdürü olurken, Yozgat İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç Konya’ya atandı. Manisa İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş Mersin’e, Elazığ İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel ise Manisa’ya görevlendirildi.</p>

<p>Polis Başmüfettişleri Aydın Karan Elazığ’a, Tuncay Pekin ise Yozgat’a il emniyet müdürü olarak atandı. Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü Mehmet Özdemir de Siirt İl Emniyet Müdürlüğü görevine getirildi.</p>

<p><strong>MGK Genel Sekreterliğine atamalar</strong></p>

<p>Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği’nde açık bulunan genel sekreter yardımcılıklarına Füsun Arslantosun ve Alper Görkem Aksu atandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ramazan Karaman</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Siyaset</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/4-ilin-valisi-7-ilin-emniyet-muduru-degisti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 06:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/04/4-ilin-valisi-7-ilin-emniyet-muduru-degisti.jpg" type="image/jpeg" length="80962"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HÜDA PAR’dan doğal gaz mağduru vatandaşlara ziyaret]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/huda-pardan-dogal-gaz-magduru-vatandaslara-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/huda-pardan-dogal-gaz-magduru-vatandaslara-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HÜDA PAR Bingöl İl Başkanlığı, merkeze bağlı Karşıyaka Mahallesi'nde doğal gaz hizmetinden mahrum kalan vatandaşları ziyaret ederek sorunlarını yerinde dinledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span calibri="">HÜDA PAR Bingöl İl Başkanı Refik Alpaya ve beraberindeki parti heyeti, Karşıyaka Mahallesi Abdullah Bazencir Köprüsü mevkiinde bulunan ve uzun süredir doğal gaz bekleyen haneleri ziyaret etti. </span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span calibri="">Yapılan tüm resmi başvurulara rağmen sonuç alamadıklarını belirten mahalle sakinleri, kış aylarında ısınma konusunda büyük zorluklar yaşadıklarını dile getirdi.</span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span calibri="">Bölgede bulunan 5 haneye doğal gaz verilmediğini ifade eden vatandaşlar, hemen yakınlarındaki evlerde bu hizmetin mevcut olduğunu vurguladı.</span></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span><span calibri="">Vatandaşların şikâyetlerini not alan HÜDA PAR Bingöl İl Başkanı Refik Alpaya, temel bir ihtiyaç olan doğal gazın ulaştırılmamasının mağduriyete neden olduğunu belirtti. Alpaya, halkın taleplerini ilgili kurumlara ileteceklerini ve çözüm noktasında sürecin takipçisi olacaklarını vurguladı.</span></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bingöl, Siyaset</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/huda-pardan-dogal-gaz-magduru-vatandaslara-ziyaret</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/04/huda-pardan-dogal-gaz-magduru-vatandaslara-ziyaret.jpg" type="image/jpeg" length="74293"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HÜDA PAR'dan Hicaz Demiryolu Projesi'ne destek: Türkiye öncülük etmeli]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/huda-pardan-hicaz-demiryolu-projesine-destek-turkiye-onculuk-etmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/huda-pardan-hicaz-demiryolu-projesine-destek-turkiye-onculuk-etmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HÜDA PAR Sözcüsü Yunus Emiroğlu, Türkiye, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan'ı birbirine bağlayacak olan Hicaz Demiryolu Projesi'nin önemine dikkat çekerek, bu sürece Türkiye'nin öncülük etmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>HÜDA PAR Sözcüsü Yunus Emiroğlu, partisinin dış politikaya ve İslam coğrafyasında yaşanan son gelişmelere dair değerlendirmelerini kamuoyu ile paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bölgesel ittifakların önemini dile getiren Emiroğlu, Suudi Arabistan ile Türkiye’yi Ürdün ve Suriye üzerinden bağlayacak olan Hicaz Demiryolu Projesi'ne ilişkin “Bu proje, ekonomik ve lojistik iş birliğini güçlendirecektir. Arzu edilen ve hayata geçirilmesi gereken ideal, ABD’nin bölgeden tamamen sökülüp atıldığı, siyonistlerin ise dört bir koldan izole edildiği tam bağımsız bir İslam coğrafyasıdır. Bu idealin gerçekleşmesi için bölge ülkeleri arasında askeri, siyasi ve ticari iş birliğinin vakit kaybetmeksizin artırılması şarttır.” değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>“Türkiye, tarihi mirası ve bölgedeki ağırlığıyla bu projeye ve stratejik iş birliği sürecine öncülük etmelidir.” diyen Emiroğlu, "Bölge devletlerini ortak bir askeri ve ekonomik paydada buluşturması, siyonist haydutluğun durdurulması için tek çıkış yoludur. Bölgesel ittifak güçlenmeli, siyonizm izole edilmeli ve dış müdahalelerden bağımsız bir iş birliği zemini oluşturulmalıdır.” ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><strong><span>“Siyonist rejim ateşkesleri yalnızca "oyalama taktiği" olarak kullanıyor”</span></strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Açıklamasının son bölümünde Gazze, Lübnan ve Batı Şeria'daki gelişmeleri değerlendiren Emiroğlu, siyonist rejimin ilan edilen ateşkesleri yalnızca "oyalama taktiği" olarak kullandığını belirtti. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Silahlı direnişin olmadığı Batı Şeria'da yaşanan katliamlara dikkat çeken Emiroğlu "2026 yılının başında Batı Şeria’da 41 Filistinli şehit edilmiş, saldırı sayısı 8 bin 691 gibi korkunç bir sayıya ulaşmıştır. Onaylanan 34 yeni illegal yerleşim planı, siyonistlerin asıl niyetinin güvenlik değil, etnik temizlik yaparak bir halkın topraklarını işgal etmek olduğunu ortaya koymaktadır. Batı Şeria’daki bu tablo, siyonist rejimin hiçbir makul gerekçeye dayanma ihtiyacı duymadığını açıkça ortaya koymaktadır.” şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><strong><span>"Siyonist terör şebekesi kayıtsız şartsız izolasyona alınmalıdır"</span></strong></span></span></p>

<p><span><span><span>İslam ülkelerine somut siyasi ve askeri adım atma çağrısında bulunan HÜDA PAR Sözcüsü Emiroğlu "İşgal rejimine Gazze, Lübnan ve Suriye topraklarından kayıtsız şartsız, derhal ve kesin çekilme şartı dayatılmalıdır. Siyonist rejimin tüm askeri, ticari ve ekonomik tedarik hatları tam izolasyonla kesilmeli, enerji, gıda ve lojistik destek sağlayan tüm kanallar derhal kapatılmalıdır." sözleriyle açıklamasını noktaladı.</span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/huda-pardan-hicaz-demiryolu-projesine-destek-turkiye-onculuk-etmeli</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/04/huda-pardan-hicaz-demiryolu-projesine-destek-turkiye-onculuk-etmeli.jpeg" type="image/jpeg" length="28880"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni güvenlik paradigmasında önleyicilik ilkesi]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/yeni-guvenlik-paradigmasinda-onleyicilik-ilkesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/yeni-guvenlik-paradigmasinda-onleyicilik-ilkesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye Yüzyılı vizyonunu “Huzurun Yüzyılı” olarak inşa etmek için yeni güvenlik paradigmasında önleyicilik ilkesini merkeze aldıklarını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span calibri=""><span>Uyuşturucu ile Mücadelede Medyanın Rolü panelinde konuşan Çiftçi, uyuşturucunun bireyi hedef alan sorunlar yumağı olduğunu, organize suç ağlarını beslediğini ve terör örgütlerinin finansmanına kaynak oluşturduğunu vurguladı. “Uyuşturucu birçok suçu besleyen karanlık bir ana damardır. Bu damarı kurutmak devlet olarak en temel sorumluluğumuzdur.” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span><span calibri=""><span>Çiftçi, güvenlik anlayışının yalnızca operasyon ve adli süreçlerle sınırlı olmadığını, riski kaynağında tespit eden, suça giden yolları kapatan, gençleri koruyan ve toplumsal farkındalığı büyüten bütüncül bir yaklaşım benimsediklerini belirtti. Bu kapsamda PRODES aracılığıyla STK’lara destek sağlandığını, 2026 yılı başlıkları arasında uyuşturucu ile mücadelenin özel olarak yer aldığını ifade etti.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span><span calibri=""><span>Bakan, 1 Ocak–25 Nisan 2026 arasında 17 bin 188 operasyon gerçekleştirildiğini, 16,8 ton uyuşturucu madde, 51,2 milyon hap ve 49 bin kök kenevir-skunk ele geçirildiğini açıkladı. 298 organize suç örgütünden 46’sının narkotik odaklı olduğunu, uyuşturucu tehdidinin organize suç ve terör finansmanı ile iç içe geçtiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span><span><span calibri=""><span>Çiftçi, medyanın toplumu bilinçlendiren ve gençleri koruyan en stratejik paydaşlardan biri olduğunu vurgulayarak, “Bu mücadelede kelimeler de en az operasyonlar kadar önemlidir.” dedi. Uyuşturucuyu özendiren veya bağımlıları ötekileştiren haber dilinden kaçınılması gerektiğini belirtti.</span></span></span></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/yeni-guvenlik-paradigmasinda-onleyicilik-ilkesi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/04/yeni-guvenlik-paradigmasinda-onleyicilik-ilkesi.jpg" type="image/jpeg" length="28933"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM’de 1052 dokunulmazlık dosyası]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/tbmmde-1052-dokunulmazlik-dosyasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/tbmmde-1052-dokunulmazlik-dosyasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Anayasa ve Adalet Komisyonu üyelerinden kurulu Karma Komisyonda 8 partiden 145 milletvekiline ait toplam 1052 dokunulmazlık dosyası bulunduğu açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın verdiği bilgiye göre, AK Parti’li 5 milletvekiline ait 8 dosya, CHP’li 71 milletvekiline ait 325 dosya, DEM Partili 43 milletvekiline ait 628 dosya, MHP’li 9 milletvekiline ait 11 dosya, İYİ Partili 9 milletvekiline ait 30 dosya, Yeni Yol Partili 1 milletvekiline ait 1 dosya, TİP’li 3 milletvekiline ait 42 dosya, Demokratik Bölgeler Partisinden 1 milletvekiline ait 2 dosya ve bağımsız 3 milletvekiline ait 5 dosya bulunuyor.</span></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span><span>Bozdağ, 2015’ten bu yana kesin hüküm giyme nedeniyle 11 milletvekilinin, devamsızlık nedeniyle ise 4 milletvekilinin üyeliğinin düştüğünü hatırlattı. Ayrıca Kadri Enes Berberoğlu ve Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Anayasa Mahkemesi kararlarıyla yeniden milletvekilliği sıfatı kazandığını anımsattı.</span></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/tbmmde-1052-dokunulmazlik-dosyasi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/04/tbmmde-1052-dokunulmazlik-dosyasi.jpg" type="image/jpeg" length="81246"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran’da fitne peşinde olanlara cevap]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/iranda-fitne-pesinde-olanlara-cevap</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/iranda-fitne-pesinde-olanlara-cevap" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran içinde liderlik çekişmesi yaşandığı yönündeki açıklamalarına yanıt vererek birlik mesajı verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İran’da ‘sertlik yanlıları’ ya da ‘ılımlı’ yoktur. Hepimiz ‘İranlı’ ve ‘devrimciyiz’. Millet ile devletin demir gibi birliğiyle, ülke liderinin talimatlarına tam bağlılıkla saldırgan suçluyu pişman edeceğiz. Tek Tanrı, tek millet, tek lider ve tek yol, o da canımızdan aziz İran’ın zafer yoludur.” ifadelerini kullandı.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Aynı mesajı Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Yargı Erki Başkanı Gulamhüseyin Muhsini Ejei de sosyal medya hesaplarından paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Trump ise daha önce yaptığı açıklamada İran’da “sertlik yanlıları” ile “ılımlılar” arasında çılgınca bir iç çekişme yaşandığını öne sürmüştü.<strong> </strong></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/iranda-fitne-pesinde-olanlara-cevap</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/04/iranda-fitne-pesinde-olanlara-cevap.jpg" type="image/jpeg" length="95362"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şanlıurfa'da "festival" tartışmasına tepki]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/sanliurfada-festival-tartismasina-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/sanliurfada-festival-tartismasina-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HÜDA PAR Şanlıurfa İl Başkanı Faruk Polat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Kültür Yolu Festivali" kapsamında planlanan etkinlikleri eleştirerek, şehrin öncelikli sorunlarının göz ardı edildiğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>HÜDA PAR Şanlıurfa İl Başkanı Faruk Polat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şehirde planlanan sözde festival etkinliklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Polat, açıklamasında, Şanlıurfa'nın altyapı sorunları, bozuk yolları ve ekonomik sıkıntılarının devam ettiğini belirterek, bu şartlar altında önceliklerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gençlerin işsizlikle mücadele ettiğine dikkat çeken Polat, kaynakların hangi alanlara aktarıldığının sorgulanması gerektiğini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan okul saldırıları sonrası yaşanan süreçlerin toplum hafızasında tazeliğini koruduğunu kaydeden Polat, bu dönemde geniş kapsamlı organizasyonların zamanlamasının da tartışmalı olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Önceliğin hangi ihtiyaç olduğu sorusu cevapsız bırakılıyor"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yas ve taziye süreçleri tazeyken bu şekilde şenlik gösterilerinin yapılmasının doğru olmadığını vurgulayan Polat, "Kültür Yolu Festivali adıyla Şanlıurfa'da planlanan etkinlikler konuşulurken, bu şehrin gerçek gündemi görmezden geliniyor. Urfa'nın bozuk yolları, altyapı sorunları ve her gün büyüyen ekonomik kriz ortadayken; önceliğin hangi ihtiyaç olduğu sorusu cevapsız bırakılıyor. Gençlerin işsizlikle boğuştuğu bir tabloda, kaynakların nereye aktarıldığı artık daha yüksek sesle sorulmak zorunda. Daha yeni yaşanan Kahramanmaraş ve Urfa'mızın yas ve taziye süreçlerinin acısı toplumun hafızasında tazeyken, bu kadar geniş kapsamlı şenlik ve gösteri programlarının zamanlaması da ayrıca tartışmalıdır. Bir yanda hâlâ yüreği yaralı aileler, diğer yanda büyük organizasyonlar… Bu denge kurulmadan atılan her adım, toplum vicdanında karşılık bulmuyor. Ekonomik krizin bu kadar derin hissedildiği bir dönemde, israf olayı olarak görülen büyük bütçeli etkinliklerin tercih edilmesi de ayrı bir sorundur. Bu şehirde her kuruşun hesabı yapılırken, önceliğin gösteri ve sahne organizasyonları değil; eğitim, istihdam ve altyapı olması gerektiği açıktır." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Helal dairesi geniştir, keyfe kâfidir"</strong></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Şanlıurfa'nın eğlenceyi kendi kültürü ve inancına uygun yapabileceğini dile getiren Polat, "Bir diğer tartışma ise kültür meselesidir. Getirilen bazı sanatçıların ve içeriklerin, bu toprakların kültürel dokusu ve değerleriyle uyuşmadığı yönünde ciddi bir toplumsal hassasiyet vardır. Bu durum 'kültür emperyalizmi' eleştirilerini beraberinde getirmekte, yerel değerlerin gölgede kalma riskini doğurmaktadır. Urfa, gazeliyle, türküsüyle ve köklü kadim kültürüyle zaten güçlü bir şehirdir. Ancak bu gücün korunması gerekirken, dışarıdan dayatılan bir kültür algısıyla yönlendirilmesi kabul edilemez. Bu şehir eğlenceyi de bilir; fakat bunu kendi kültürü ve inancıyla uyum içinde, kendi değerleri içinde yaşar. 'Helal dairesi geniştir, keyfe kâfidir.' dedi.</span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/sanliurfada-festival-tartismasina-tepki</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/04/sanliurfada-festival-tartismasina-tepki.jpg" type="image/jpeg" length="88069"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arif: İran’ın ihracatı kısıtlanırken ücretsiz güvenlik beklenemez.]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/arif-iranin-ihracati-kisitlanirken-ucretsiz-guvenlik-beklenemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/arif-iranin-ihracati-kisitlanirken-ucretsiz-guvenlik-beklenemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Rıza Arif, Hürmüz Boğazı’na ilişkin yaptığı açıklamada, “Hürmüz Boğazı’nın güvenliği bedelsiz değildir. İran’ın petrol ihracatını kısıtlayıp başkaları için ücretsiz güvenlik beklenemez.” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Arif, küresel piyasalara etkileri hatırlatarak, “Seçim açıktır; ya herkes için serbest bir petrol piyasası ya da herkes için ciddi maliyetler riski. Yakıt fiyatlarında istikrar, İran ve müttefiklerine yönelik baskının sona ermesine bağlıdır.” dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nda “ablukayı deldiği” gerekçesiyle İran ordusuna ait bir konteyner gemisine müdahale ettiklerini duyurmasının ardından geldi. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) geminin ele geçirildiğini gösteren görüntüler paylaşmıştı.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Öte yandan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD’nin saldırgan eylemlerle ateşkes hükümlerini ihlal ettiğini belirterek, ikinci tur müzakereler için henüz bir planlarının olmadığını açıkladı.</span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/arif-iranin-ihracati-kisitlanirken-ucretsiz-guvenlik-beklenemez</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/04/arif-iranin-ihracati-kisitlanirken-ucretsiz-guvenlik-beklenemez.jpg" type="image/jpeg" length="73445"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Demir: Okul saldırılarında yaşanan acı tüm Türkiye'nin acısı]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/huda-par-gaziantep-milletvekili-demir-okul-saldirilarinda-yasanan-aci-tum-turkiyenin-acisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/huda-par-gaziantep-milletvekili-demir-okul-saldirilarinda-yasanan-aci-tum-turkiyenin-acisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, Kahramanmaraş’ta okul saldırısında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerin ailelerine taziye ziyaretinde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span new="" roman="" times=""><span><span calibri="">HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Demir’e ziyaret kapsamında Kahramanmaraş İl Başkanı Turan Özcan, Gaziantep İl Başkanı Faruk Göçer ve beraberindeki heyet eşlik etti. </span></span></span></span></p>

<p><span><span new="" roman="" times=""><span><span calibri="">Heyet, saldırıda hayatını kaybeden matematik öğretmeni Ayla Kara ile Bayram Nabi Şişik, Furkan Sancak Balal, Şuranur Sevgi Kazıcı, Kerem Erdem Güngör, Mustafa Aslan, Belinay Nur Poyraz, Adnan Göktürk Yeşil ve Zeynep Kılınç’ın ailelerini ziyaret ederek başsağlığı dileklerini iletti.</span></span></span></span></p>

<h3><span><span new="" roman="" times=""><strong><span><span calibri="">"Acımız hâlâ taze"</span></span></strong></span></span></h3>

<p><span><span new="" roman="" times=""><span><span calibri="">Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan Demir, yaşanan acının tüm Türkiye'nin ortak acısı olduğunu belirterek, "Bugün acımız hala taze, acımız var, yüreğimiz yandı, Rabbim bir daha ne bize ne kimseye bu acıyı yaşatmasın, 86 milyon insanın yüreği yandı, bugün ailelerimizin bir nebze de olsa acılarını dindirmek amacıyla Kahramanmaraş’a geldik, ailelerimizi ziyaret ettik, hastanelere gittik; hastanelerde tedavi altında olan çocuklarımızın ailelerini ziyaret ettik, maalesef şu an dört çocuğumuz hâlen yoğun bakımda, iki tanesinin durumu biraz kritik, Rabbim onlara hayırlı şifalar versin, Allahu Teâlâ bu acıyı onların ailelerine de yaşatmasın." ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></p>

<div class="embeddedContent oembed-provider- oembed-provider-youtube" data-align="none" data-oembed="https://youtu.be/n55ib8RxVyY" data-oembed_provider="youtube" data-resizetype="noresize" data-title="https://youtu.be/n55ib8RxVyY"><iframe allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" frameborder="0" height="349" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="//www.youtube.com/embed/n55ib8RxVyY?wmode=transparent&amp;jqoemcache=ldlb9" title="https://youtu.be/n55ib8RxVyY" width="425"></iframe></div>

<h3><span><span new="" roman="" times=""><strong><span><span calibri="">"Hepimizin kendini sorgulaması gerekiyor"</span></span></strong></span></span></h3>

<p><span><span new="" roman="" times=""><span><span calibri="">Yaşanan olayın çok yönlü değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Demir, "Bu olay üzerinden hepimizin başını elimizin arasına alıp düşünmesi lazım: biz nerede hata yaptık, nerede yanlış yaptık, eksiğimiz nerededir, bunu hep beraber düşünmemiz gerekiyor, herkesin suçu var; ben kendimi dahi hiç kimseyi ayıklayıp dışarıda tutmak istemiyorum, böyle bir derdim de yoktur, mevzuatlarımızın hepsinde sıkıntı var, eğitim sistemimizde sıkıntı var, hukuk sistemimizin eksiklikleri var, yayın politikamızda sıkıntılar var, bütün bunların tekrar ele alınarak, yanlışın nerede olduğu, hatanın nerede olduğu tespit edilerek radikal önlemler alınması artık ciddi bir ihtiyaç, zor ve zorunluluk hâline gelmiştir." dedi.</span></span></span></span></p>

<h3><span><span new="" roman="" times=""><strong><span><span calibri="">"Sosyal medya konusunda ciddi adımlar atılmalı"</span></span></strong></span></span></h3>

<p><span><span new="" roman="" times=""><span><span calibri="">Demir, toplumsal sorunların dış tehditlerle sınırlı olmadığını belirterek, "Yunanistan gelse bizi öldürse düşmanımızdır diyeceğiz; Fransızlar gelip üzerimize gelse düşmanımızdır diyeceğiz; israil gelse, Amerika gelse, çocuklarımızı öldürse düşmanlarımızdır diyeceğiz ama kendi içimizden, kendi çocuklarımız canavarlaştırılarak yine kendi çocuklarımız katlediliyor, bunun iyice düşünülmesi, ciddi şekilde üzerinde durulması gerekiyor, bu noktada özellikle şunu ifade etmek istiyorum: sosyal medya anlayışımızda, sosyal medya mecralarımızda çok ciddi sıkıntılar var, bu konularda ciddi adımlara ihtiyaç var." şeklinde konuştu.</span></span></span></span></p>

<h3><span><span new="" roman="" times=""><strong><span><span calibri="">"Erdemli nesiller yetiştirmek zorundayız"</span></span></strong></span></span></h3>

<p><span><span new="" roman="" times=""><span><span calibri="">Sosyal medya kullanımına ilişkin düzenleme çağrısında bulunan Demir, "Ciddi kısıtlamalara, sınırlamalara ihtiyaç vardır, kendi çocuklarımızı kendi değerlerimizle, manevi değerlerimizle erdemli bir şekilde yetiştirip, dünyanın şu anda sosyal medya üzerinden dizayn edildiği bu çirkef sürece karşı önlemler almamız lazım, kendi çocuklarımıza elbette ki telefonları yasaklayamayız, interneti yasaklayamayız ama bunların doğru şekilde kullanımını, ahlaklı şekilde kullanımını, değerlerimize uygun şekilde kullanımını, faydalı bir şekilde kullanımını çocuklarımıza, neslimize öğretmemiz lazım, sosyal medya kullanımı noktasında bütün okullarda bunun özellikle bir ders hâline gelmesi gerektiğini düşünüyoruz." dedi.</span></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><span><span new="" roman="" times=""><strong><span><span calibri="">"Ailelerden talepler iletildi"</span></span></strong></span></span></h3>

<p><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/5dd5bcad-10ac-4a7a-b9bf-d33fd408df31.jpeg" width="1366" /></p>

<p><span><span new="" roman="" times=""><span><span calibri="">Demir, ziyaret ile ilgili olarak bir babanın sözlerini şöyle paylaştı: "Velilerimizden bir iki kişinin de taleplerini ifade etmek istiyorum, çocuğu katledilen acılı bir babamız özellikle şunun altını çizdi: 'Bizim acımızı hiçbir şey dindiremez, acımızı dinleyecek hiçbir derman yok ama istirhamım şu: Cumhurbaşkanımızdan, siyaset kurumundan, Millî Eğitim Bakanlığından çocuklarımızın adını yaşatsınlar; hayır kurumlarına, okullara isimlerini versinler, onların adını yaşatsınlar ve bu bir nebze bize teselli olsun' diye talepte bulundular, bu taleplerini de iletmiş olayım."</span></span></span></span></p>

<p><span><span new="" roman="" times=""><span><span calibri="">Bir diğer ailenin ifadelerine de yer veren Demir, "Yine bir diğer acılı büyüğümüz şunu ifade etti: 'Kısas herkesin hakkıdır, Allahu Teala'nın herkese verdiği bir haktır, bu çocuğun babası, bu katili yetiştiren baba, bu kadar silahı onun elinde tutan baba, böyle bir katili yetiştiren ve bu kadar silahı onun elinde tutan baba muhakkak cezalandırılmalıdır, kolayca örtbas edilmemelidir, onun cezası muhakkak en ağır şekilde verilmelidir ya da onlar o cezayı vermiyorlarsa bize versinler, biz kendi cezamızı kendimiz keselim.' dediler" ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></p>

<h3><span><span new="" roman="" times=""><strong><span><span calibri="">"Adalet sağlanmalı"</span></span></strong></span></span></h3>

<p><span><span new="" roman="" times=""><span><span calibri="">Demir, açıklamasının devamında adalet vurgusu yaparak, "Onları teskin edecek bir taraf yok ama acılarını dindirmek ve adaletin ikamesi adına, vicdanların rahatlatılması adına gerekli cezanın verilmesi ve kamu vicdanının rahatlatılması gerekir diye düşünüyorum" dedi.</span></span></span></span></p>

<h3><span><span new="" roman="" times=""><strong><span><span calibri="">"Bu acılar bir daha yaşanmasın"</span></span></strong></span></span></h3>

<p><span><span new="" roman="" times=""><span><span calibri="">Açıklamasını dua ile tamamlayan Demir, "Bu vesileyle Allahu Teâlâ bir daha memleketimize, insanımıza, babalarımıza, analarımıza bu acıları yaşatmasın, Allahu Teâlâ çocuklarımızı muhafaza eylesin, erdemli, ahlaklı, manevi değerlerimize uygun bir nesil yetiştirmeyi bize nasip etsin inşallah" ifadelerine yer verdi<strong>. </strong></span></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/huda-par-gaziantep-milletvekili-demir-okul-saldirilarinda-yasanan-aci-tum-turkiyenin-acisi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/04/huda-par-gaziantep-milletvekili-demir-okul-saldirilarinda-yasanan-aci-tum-turkiyenin-acisi.jpeg" type="image/jpeg" length="60299"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
