<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Amed Haber | Diyarbakır Haber | Diyarbakır Haberleri | Güncel | Siyasi | Ekonomi</title>
    <link>https://www.amedhaber.net</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.amedhaber.net/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 14 May 2026 10:16:16 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ’den hantavirüs açıklaması]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/dsoden-hantavirus-aciklamasi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/dsoden-hantavirus-aciklamasi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile birlikte Madrid’de düzenlediği basın toplantısında, Hondius gemisinde ortaya çıkan hantavirüs vakalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Tedros, “Enfeksiyon doğrulanmadan önce yolcular arasında yoğun temas olduğu için daha fazla hantavirüs vakası bekliyoruz.” dedi. Virüsün 4 ila 8 haftalık kuluçka süresine dikkat çekerek, önümüzdeki günlerde vaka sayısının artabileceğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>DSÖ Genel Direktörü, şu an için küresel çapta büyük bir hantavirüs salgınına dair işaret bulunmadığını vurguladı. Gemiden inen yolcuların yerlerinin tespit edildiğini açıklayan Tedros, DSÖ’nün ülkelere protokolleri zorla uygulattıramayacağını, yalnızca tavsiye ve önerilerde bulunabileceğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İspanya Sağlık Bakanlığı ise test sonucu pozitif çıkan hastanın ateş ve nefes darlığı belirtileri gösterdiğini, ancak klinik durumunun stabil olduğunu duyurdu.<strong> </strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Hantavirüs yayılımı ve önlemler</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Madrid’de DSÖ Genel Direktörü Tedros’un yaptığı açıklamalar ve ülkelerin aldığı tedbirler, Hondius gemisindeki vakalar sonrası hantavirüsün kontrol altına alınmasına yönelik teknik detayları ortaya koyuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>1. İnsandan insana geçiş riski</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hantavirüsler genellikle kemirgen dışkısı ve idrarının solunmasıyla bulaşır.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Andes virüsü gibi bazı türlerin sınırlı da olsa insandan insana bulaşabildiği biliniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tedros’un “yoğun temas” vurgusu, gemideki vakaların bu bulaşıcı türlerden biri olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yine de hantavirüs, grip veya Kovid gibi hızlı yayılım gösteren solunum yolu virüsleri kadar bulaşıcı değil.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>2. Karantina ve izleme protokolleri</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Temaslı takibi:</strong> Gemiden inen yolcular için 21–45 gün arasında gözlem süresi uygulanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Semptom izleme:</strong> Yolculara ateş, kas ağrısı ve öksürük gibi belirtileri günlük olarak bildirme talimatı verildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Hastaneye yatış:</strong> Nefes darlığı (Hantavirüs Pulmoner Sendromu belirtisi) gösteren vakaların derhal izole edilerek tam teşekküllü hastanelere sevki zorunlu tutuluyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>3. Hondius gemisi özelindeki durum</strong></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Virüsün kaynağının gemideki gıda deposunda bulunan kemirgenler olabileceği üzerinde duruluyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gemiden inip farklı ülkelere (Arjantin, İspanya, İngiltere vb.) dağılan yolcular yerel sağlık otoriteleri tarafından “orta riskli” kategorisinde izleniyor. </span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/dsoden-hantavirus-aciklamasi-1</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/dsoden-hantavirus-aciklamasi.jpg" type="image/jpeg" length="61797"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hantavirüs bir salgına dönüşür mü?]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/hantavirus-bir-salgina-donusur-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/hantavirus-bir-salgina-donusur-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güney Atlantik’te seyreden seyahat gemisindeki bir yolcuda 4 mayıs günü doğrulanan hantavirüs enfeksiyonu sonrasında 3 kişinin hayatını kaybetmesiyle, “Acaba yeniden bir salgın mı geliyor?” sorusu gündemi meşgul etmeyi sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Çoğunlukla enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya tükürüğüyle temas sonucu insanlara bulaşan hantavirüs, bazı hastalarda ciddi solunum, kalp, böbrek sorunlarına ve can kayıplarına yol açabilen bir enfeksiyona neden oluyor. Özellikle uzun süre kapalı kalmış, yetersiz havalandırılan alanlarda yapılan temizlik sırasında virüs içeren partiküllerin havaya karışması enfeksiyon riskini artırabiliyor. Depolar, ahırlar, kilerler, bağ evleri ve kullanılmayan yazlıklar riskli alanlar arasında yer alıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dünya Sağlık Örgütü’nün de açıkladığı gibi Andes virüsü, insandan insana bulaşabilen tek hantavirüs türü etkeni olarak biliniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği’nden Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, hantavirüsün toplum içinde kolay yayılan bir enfeksiyon olmadığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ayan, “Bugüne kadar insandan insana bulaş esas olarak Güney Amerika’da görülen Andes virüsü ile ilişkilendirilmiştir. Özellikle Arjantin ve Şili’de bildirilen Andes virüsü vakalarında, yakın ve uzun süreli temas sonrası sınırlı bulaş gösterilmiştir. Avrupa ve Asya’da görülen hantavirüs türlerinde ise insandan insana bulaş kanıtlanmamıştır.” dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Belirtileri grip benzeri şikayetlerle karışabilir</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hantavirüs belirtilerinin genellikle virüsle temastan 1 ilâ 8 hafta sonra ortaya çıkabildiğini aktaran Ayan, "İlk belirtiler çoğu zaman grip benzeri şikâyetlerle karışabiliyor. Erken dönemde; ateş, baş ağrısı, yaygın kas ağrısı, halsizlik, karın ağrısı, bulantı ve kusma gibi belirtiler gözleniyor. Bazı hastalarda hastalık ilerleyerek öksürük, nefes darlığı, akciğerlerde sıvı birikimi, tansiyon düşüklüğü, kanama bozuklukları, böbrek yetmezliği gibi ağır klinik tablolara da sebep olabiliyor. Özellikle kemirgen teması öyküsü olan kişilerde açıklanamayan ateş, kas ağrısı veya nefes darlığı gelişmesi durumunda hantavirüs akla gelmelidir." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Hantavirüs enfeksiyonunda tedavi süreci</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hantavirüs enfeksiyonu olan her hastada kullanılan ve etkinliği kesin kanıtlanmış antiviral ilaç bulunmadığını aktaran Ayan, "Asıl yapılması gereken, yakın takip ve destekleyici tedavilerdir. Ağır seyreden hastalarda yoğun bakım takibi gerekebiliyor. Günümüzde hantavirüslere karşı kullanılan bir aşı da henüz yok." diye ekledi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>Hantavirüsten nasıl korunabiliriz?</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Ayan, hantavirüsten korunma yolları hakkında şunları paylaştı:</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>"Hantavirüsten korunmada çevre temizliği büyük önem taşıyor. Ev ve depolara kemirgenlerin girmesini engelleyecek önlemler alınmalı, riskli alanlar havalandırılmalı, kemirgen dışkısı bulunan alanlar süpürülmemeli, nemlendirilerek temizlenmelidir. Kemirgenlerle temas ihtimali bulunan kişiler yüksek risk taşır. Özellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, depo çalışanları, ahır ve kiler temizliği yapanlar daha dikkatli olmalıdır. Riskli alanları süpürme virüs partiküllerinin havaya yayılmasına neden olabileceğinden önerilmez. Temizlik sırasında maske ve eldiven kullanılmalı, sonrasında eller hemen yıkanmalıdır." </span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/hantavirus-bir-salgina-donusur-mu</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 13:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/hantavirus-bir-salgina-donusur-mu.jpg" type="image/jpeg" length="88821"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Motosiklet kazalarına karşı eylem planı]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/motosiklet-kazalarina-karsi-eylem-plani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/motosiklet-kazalarina-karsi-eylem-plani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, motosikletlerin trafikteki payına kıyasla kazalara karışma oranının yüksek seyretmesi üzerine 2026–2027 Motosiklet Denetimleri Eylem Planını uygulamaya aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Bakanlıktan edinilen verilere göre, 2026 yılının ilk dört ayında motosikletlerin tüm araçlar içerisindeki tescil oranı yüzde 21,3 olurken, kazalara karışma oranı yüzde 47,1 olarak kaydedildi. Kusur oranı ise yüzde 67,7 seviyesinde gerçekleşti. Bu kusurların yüzde 49,3’ünü hız ihlali, yüzde 17,3’ünü kavşaklarda geçiş önceliğine uymama, yüzde 7,1’ini ise şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymama oluşturdu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Toplam motosikletlerin yüzde 1,4’ünü oluşturan motokuryelerin kazalara karışma oranının yüzde 19,8 olduğu tespit edildi. Bu nedenle “P1” Toplam motosikletlerin yüzde 1,4’ünü oluşturan motokuryelerin kazalara karışma oranının yüzde 19,8 olduğu tespit edildi. Bu nedenle “P1” yetki belgelerine (Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından il sınırları içinde ticari amaçla kurye/dağıtım hizmeti verecek şirketlere veya vergi mükellefi şahıs işletmelerine verilen zorunlu bir belgedir.) yönelik denetimler yoğunlaştırılacak.yetki belgelerine yönelik denetimler yoğunlaştırılacak.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Plan kapsamında hız ihlali, kırmızı ışık ihlali, kask ve koruyucu ekipman kullanımı, ters yönde araç kullanma, trafikte akrobatik hareketler yapma ve alkollü araç kullanma gibi ihlallere yönelik denetimler artırılacak. Ayrıca mevzuat düzenlemeleriyle yaptırımların caydırıcılığı güçlendirilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bakanlık, “Bir Kural Bir Ömür” sloganıyla yeni bilgilendirme kampanyaları başlatacak, Güvenli Motosiklet Kullanımı kampanyası yürütülecek ve sürücülere yönelik özel eğitim programları düzenlenecek. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, temel amacın ceza yazmak değil, güvenli bir sürüş ortamı oluşturmak ve can kayıplarını azaltmak olduğunu vurguladı.<strong> </strong></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/motosiklet-kazalarina-karsi-eylem-plani</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/motosiklet-kazalarina-karsi-eylem-plani.jpg" type="image/jpeg" length="76465"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hantavirüs nedir? Belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/hantavirus-nedir-belirtileri-ve-tedavi-yontemleri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/hantavirus-nedir-belirtileri-ve-tedavi-yontemleri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son günlerde sosyal medyada ve bazı haber platformlarında yeniden gündeme gelen hantavirüs, özellikle kemirgenlerle temas sonucu bulaşabilen ciddi bir enfeksiyon hastalığı olarak dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, toplumda paniğe neden olacak bir salgın durumunun bulunmadığını ancak bireysel korunma önlemlerinin önem taşıdığını vurguluyor.</p>

<p><strong>Hantavirüs nedir?</strong></p>

<p>Hantavirüs, fare ve sıçan gibi kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşabilen bir virüs grubudur. Virüs genellikle enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya tükürüğüyle kirlenmiş alanlarda bulunur. Özellikle uzun süre kapalı kalmış depo, bodrum, ahır ve kırsal alanlarda risk artabiliyor.</p>

<p>Virüs çoğunlukla havaya karışan enfekte toz parçacıklarının solunmasıyla bulaşıyor. Uzmanlara göre insandan insana bulaş oldukça nadir görülüyor.</p>

<p><strong>Hantavirüs belirtileri nelerdir?</strong></p>

<p>Hantavirüs enfeksiyonu ilk aşamada grip benzeri belirtilerle ortaya çıktığı için çoğu zaman başka hastalıklarla karıştırılabiliyor. En sık görülen belirtiler şunlar:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Yüksek ateş</li>
 <li>Şiddetli kas ağrıları</li>
 <li>Halsizlik ve yorgunluk</li>
 <li>Baş ağrısı</li>
 <li>Bulantı ve kusma</li>
 <li>Karın ağrısı</li>
 <li>İshal</li>
 <li>Titreme</li>
</ul>

<p>Hastalık ilerlediğinde daha ciddi belirtiler ortaya çıkabiliyor:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Nefes darlığı</li>
 <li>Kuru öksürük</li>
 <li>Göğüste baskı hissi</li>
 <li>Akciğerlerde sıvı birikimi</li>
 <li>Böbrek fonksiyonlarında bozulma</li>
 <li>İdrar miktarında azalma</li>
 <li>Tansiyon düşüklüğü</li>
</ul>

<p>Ağır vakalarda solunum yetmezliği veya böbrek yetmezliği gelişebiliyor.</p>

<p><strong>Hantavirüs nasıl tedavi ediliyor?</strong></p>

<p>Hantavirüse karşı kesin etkili özel bir antiviral tedavi bulunmuyor. Tedavi daha çok hastanın semptomlarını hafifletmeye ve organ fonksiyonlarını desteklemeye yönelik uygulanıyor. Hastalığın erken teşhis edilmesi kritik önem taşıyor.</p>

<p>Tedavi sürecinde genellikle:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Yoğun sıvı desteği</li>
 <li>Solunum desteği</li>
 <li>Oksijen tedavisi</li>
 <li>Gerekli durumlarda yoğun bakım desteği</li>
 <li>Böbrek yetmezliği gelişirse diyaliz uygulamaları</li>
</ul>

<p>kullanılıyor. Uzmanlar, özellikle nefes darlığı ve göğüs ağrısı gibi belirtiler geliştiğinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtiyor.</p>

<p><strong>Korunmak için neler yapılmalı?</strong></p>

<p>Sağlık uzmanları hantavirüsten korunmak için şu önlemleri öneriyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Fare ve kemirgenlerle temastan kaçınılmalı</li>
 <li>Kapalı alanlar temizlenmeden önce havalandırılmalı</li>
 <li>Kemirgen dışkısı bulunan alanlar süpürülmemeli, dezenfektan kullanılmalı</li>
 <li>Eldiven ve maske kullanılmalı</li>
 <li>Gıda ürünleri açıkta bırakılmamalı</li>
</ul>

<p><strong>Uzmanlar ne diyor?</strong></p>

<p>Sosyal medyada hantavirüsle ilgili çok sayıda yanlış bilgi dolaşırken, uzmanlar bunun COVID-19 benzeri yaygın bir pandemi riski taşımadığını belirtiyor. Çünkü virüs çoğunlukla insandan insana kolay bulaşmıyor. Ancak bireysel vakalarda ağır seyredebildiği için dikkatli olunması gerektiği ifade ediliyor.</p>

<p>Toplum sağlığı uzmanları, özellikle kırsal bölgelerde yaşayanların ve kemirgenlerle temas riski bulunan kişilerin hijyen kurallarına daha fazla dikkat etmesi gerektiğini söylüyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Musa Azak</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/hantavirus-nedir-belirtileri-ve-tedavi-yontemleri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 14:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/hantavirus.jpg" type="image/jpeg" length="40244"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ'den hantavirüs açıklaması]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/dsoden-hantavirus-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/dsoden-hantavirus-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), MV Hondius gemisiyle bağlantılı hantavirüs vakalarına ilişkin güncel bilgileri paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span><span>DSÖ’nün açıklamasına göre vakalardan 6’sı Andes virüsü olarak doğrulandı. Halen 4 hastanın hastanede tedavi altında bulunduğu belirtilirken, daha önce şüpheli vaka olarak bildirilen bir kişinin PCR ve seroloji testlerinin negatif çıkması üzerine vaka sınıflandırmasından çıkarıldığı kaydedildi. Açıklamada, 8 Mayıs itibarıyla toplam 8 vaka tespit edildiği, bunlardan 3’ünün hayatını kaybettiği bildirildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span>Yetkililer, ilk vakanın seyahat geçmişi ve olası temaslarının incelendiğini, bulaş kaynağının belirlenmesi amacıyla epidemiyolojik araştırmaların sürdüğünü açıkladı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span>DSÖ’den bir uzman ile Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi uzmanının, yolculara ve gemi personeline destek sağlamak amacıyla gemide bulunduğu ifade edildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span>Açıklamada ayrıca, olayın yönetimi, vakaların incelenmesi, yolcuların gemiden ayrılması ve ülkelerine dönen yolcu ile mürettebatın takibine ilişkin teknik rehberlerin ilgili ülkelere iletildiği belirtildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span>14 Nisan’da Tristan da Cunha’da gemiden ayrılan yetişkin bir erkek yolcunun durumunun stabil olduğu ve izolasyonda tutulduğu kaydedildi. Söz konusu kişinin laboratuvar sonucu kesinleşene kadar olası vaka olarak değerlendirildiği bildirildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span><strong>"75 temaslı tespit edildi"</strong></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span>DSÖ, doğrulanmış vakalardan biriyle aynı uçakta Saint Helena’dan Güney Afrika’ya seyahat eden yolcularla iletişime geçildiğini açıkladı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span>Şu ana kadar Güney Afrika’da 75 temaslının belirlendiği, bunlardan 42’sinin ulusal sağlık otoriteleri tarafından takip altına alındığı ifade edildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span><strong>"Belirti göstermeyen temaslılar için karantina önerilmiyor"</strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span>DSÖ, olaydan etkilenen ülkelerin halk sağlığı koordinasyonunu sürdürmesi gerektiğini belirterek, şüpheli vakaların erken tespiti, hızlı izolasyon ve enfeksiyon kontrol önlemlerinin hayati önem taşıdığını vurguladı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span>Açıklamada, mevcut bilimsel verilerin belirti göstermeyen temaslılara rutin laboratuvar testi veya karantina uygulanmasının faydalı olduğunu desteklemediği kaydedildi. </span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/dsoden-hantavirus-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/dsoden-hantavirus-aciklamasi.jpg" type="image/jpeg" length="76816"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yüksek ve düşük tansiyon hayatı nasıl etkiliyor?]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/yuksek-ve-dusuk-tansiyon-hayati-nasil-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/yuksek-ve-dusuk-tansiyon-hayati-nasil-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüksek tansiyon (hipertansiyon) ve düşük tansiyon (hipotansiyon), dünya genelinde en sık görülen sağlık sorunları arasında yer alırken, uzmanlar düzenli tansiyon takibinin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Sağlık kuruluşlarının yayımladığı verilere göre normal tansiyon değerleri genellikle büyük tansiyon için 90-120 mmHg, küçük tansiyon için ise 60-80 mmHg aralığında kabul ediliyor. Bu değerlerin sürekli olarak üzerine çıkılması hipertansiyon, belirgin şekilde altına düşmesi ise hipotansiyon olarak değerlendiriliyor. </span></span></span></p>

<p data-end="1481" data-start="1118"><span><span><span>Uzmanlara göre yüksek tansiyonun en önemli nedenleri arasında aşırı tuz tüketimi, obezite, hareketsiz yaşam, sigara ve alkol kullanımı, stres, genetik yatkınlık ve ilerleyen yaş bulunuyor. Böbrek hastalıkları, tiroid sorunları ve uyku apnesi gibi bazı rahatsızlıkların da tansiyon yükselmesine yol açabileceği ifade ediliyor. </span></span></span></p>

<p data-end="1882" data-start="1483"><span><span><span>Hipertansiyon çoğu zaman belirti vermese de, ilerleyen dönemlerde şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, bulanık görme, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı ve burun kanaması gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Kardiyoloji uzmanları özellikle ani gelişen görme bozukluğu, konuşma güçlüğü ve göğüs ağrısı gibi durumların acil müdahale gerektirebileceğini vurguluyor. </span></span></span></p>

<p data-end="2280" data-start="1884"><span><span><span>Kontrol altına alınmayan yüksek tansiyonun ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceği belirtiliyor. Uzmanlara göre hipertansiyon; kalp krizi, felç, böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği, damar sertliği ve görme kaybı riskini artırıyor. Ayrıca uzun süreli yüksek tansiyonun hafıza ve bilişsel işlevler üzerinde de olumsuz etkiler oluşturabileceği ifade ediliyor. </span></span></span></p>

<p data-end="2632" data-start="2282"><span><span><span>Düşük tansiyon ise çoğu zaman yüksek tansiyon kadar tehlikeli görülmese de ani tansiyon düşüşlerinin günlük yaşamı olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. Susuz kalma, kansızlık, yoğun kan kaybı, bazı kalp hastalıkları, uzun süre aç kalma ve kullanılan bazı ilaçların hipotansiyona neden olabileceği kaydediliyor. </span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p data-end="2941" data-start="2634"><span><span><span>Hipotansiyonun en yaygın belirtileri arasında halsizlik, yorgunluk, baş dönmesi, göz kararması, bayılma hissi ve konsantrasyon bozukluğu yer alıyor. Uzmanlar özellikle yaşlı bireylerde ani tansiyon düşüşünün düşme ve yaralanma riskini artırabileceği konusunda uyarıyor. </span></span></span></p>

<p data-end="3396" data-start="2943"><span><span><span>Sağlık uzmanları, tansiyon dengesini korumak için düzenli egzersiz yapılması, tuz tüketiminin azaltılması, sigara ve alkolden uzak durulması, yeterli su tüketilmesi ve düzenli uyku alışkanlığı kazanılması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca 35 yaş üzerindeki bireylerin ve ailesinde tansiyon hastalığı bulunan kişilerin düzenli aralıklarla tansiyon ölçtürmesinin erken teşhis açısından kritik önem taşıdığı vurgulanıyor. </span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/yuksek-ve-dusuk-tansiyon-hayati-nasil-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/yuksek-ve-dusuk-tansiyon-hayati-nasil-etkiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="41219"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı: Türkiye’de hantavirüs pozitif vakası tespit edilmedi]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/saglik-bakanligi-turkiyede-hantavirus-pozitif-vakasi-tespit-edilmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/saglik-bakanligi-turkiyede-hantavirus-pozitif-vakasi-tespit-edilmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, kamuoyuna yansıyan hantavirüs vakalarına ilişkin Türkiye’de şu ana kadar herhangi bir pozitif vakanın tespit edilmediğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span><span>Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, kamuoyunda gündeme gelen hantavirüs vakalarına ilişkin sürecin Sağlık Bakanlığı tarafından bilimsel esaslar doğrultusunda yakından takip edildiği belirtildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span>Açıklamada, Türkiye’de henüz doğrulanmış herhangi bir hantavirüs vakasının bulunmadığı vurgulanarak vatandaşların yalnızca resmî makamların açıklamalarını dikkate alması istendi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span><strong>"Doğrulanmamış bilgilere dikkat edilmeli"</strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span>Genel Müdürlük açıklamasında, kamuoyunda dolaşıma giren doğrulanmamış bilgilere karşı dikkatli olunmasının önem taşıdığı ifade edildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span>Bakanlığın, halk sağlığını tehdit edebilecek tüm bulaşıcı hastalıklara karşı tarama, önleme, kontrol ve izleme çalışmalarını ilgili birimlerle kesintisiz şekilde sürdürdüğü bildirildi. </span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/saglik-bakanligi-turkiyede-hantavirus-pozitif-vakasi-tespit-edilmedi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/saglik-bakanligi-turkiyede-hantavirus-pozitif-vakasi-tespit-edilmedi.jpg" type="image/jpeg" length="89675"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Filyasyon nedir, filyasyon ekibi kimlerden oluşur?]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/filyasyon-nedir-filyasyon-ekibi-kimlerden-olusur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/filyasyon-nedir-filyasyon-ekibi-kimlerden-olusur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle salgın dönemlerinde sıkça gündeme gelen “filyasyon” uygulaması, bulaşıcı hastalıkların yayılmasını önlemek amacıyla yürütülen en önemli sağlık çalışmalarından biri olarak kabul ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Filyasyon, bulaşıcı bir hastalığın kaynağını bulmak ve hastalığın kimlere bulaştığını tespit etmek amacıyla yapılan saha araştırmasına verilen isimdir.</p>

<p>Tıpta “kaynak araştırması” anlamına gelen filyasyon çalışmaları sayesinde:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Hastalığın ilk çıkış noktası,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Virüsün bulaşma zinciri,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Temaslı kişiler,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Risk altında bulunan bireyler belirlenmeye çalışılır.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu yöntem özellikle salgın hastalıkların kontrol altına alınmasında kritik rol oynar.</p>

<p><strong>Filyasyon çalışmaları nasıl yapılır?</strong></p>

<p>Bir vaka tespit edildiğinde sağlık ekipleri hastanın son dönemde görüştüğü kişileri, bulunduğu ortamları ve temas ettiği bireyleri araştırır.</p>

<p>Bu süreçte:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Temaslı kişiler belirlenir,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Risk değerlendirmesi yapılır,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gerekirse test uygulanır,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>İzolasyon ve karantina tedbirleri devreye alınır.</p>
 </li>
</ul>

<p>Amaç, hastalığın yeni kişilere bulaşmasını önlemektir.</p>

<p><strong>Filyasyon ekibi kimlerden oluşur?</strong></p>

<p>Salgın ve bulaşıcı hastalıklarla mücadelede görev yapan filyasyon ekiplerinde farklı alanlardan sağlık personelleri yer alabiliyor.</p>

<p>Bu ekiplerde genellikle:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bulaşıcı hastalıklar birimi çalışanları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplum sağlığı merkezi personelleri,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çevre sağlığı teknisyenleri,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halk sağlığı uzmanları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Doktorlar ve klinisyenler,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Veteriner hekimler,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Laboratuvar çalışanları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Teknik uzmanlar görev yapabiliyor.</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de özellikle pandemi döneminde birçok filyasyon ekibi üç kişilik gruplar halinde çalıştı.</p>

<p><strong>Coronavirus döneminde filyasyon nasıl uygulandı?</strong></p>

<p>COVID-19 salgını döneminde filyasyon uygulaması büyük önem kazandı.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Pozitif vaka tespit edildiğinde bilgiler sisteme işlendi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Filyasyon ekipleri hızla adrese yönlendirildi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hastanın temas ettiği kişiler belirlendi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yeni test ve izolasyon süreçleri başlatıldı.</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye genelinde binlerce filyasyon ekibi görev yaptı. Ekipler, virüsün yayılım zincirini kırmak için yoğun saha çalışmaları yürüttü.</p>

<p><strong>Filyasyonun amacı ne?</strong></p>

<p>Uzmanlara göre filyasyonun temel amacı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Salgının yayılmasını yavaşlatmak,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Riskli kişileri erken belirlemek,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yeni vaka oluşumunu azaltmak,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplum sağlığını korumaktır.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu nedenle filyasyon, bulaşıcı hastalıklarla mücadelede en etkili yöntemlerden biri olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ramazan Karaman</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür, Sağlık</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/filyasyon-nedir-filyasyon-ekibi-kimlerden-olusur</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/filyasyon-nedir-filyasyon-ekibi-kimlerden-olusur.JPG" type="image/jpeg" length="60371"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocukların arkadaşlıkları gelecekteki ilişkilerinin provası!]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/cocuklarin-arkadasliklari-gelecekteki-iliskilerinin-provasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/cocuklarin-arkadasliklari-gelecekteki-iliskilerinin-provasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocukluk döneminde kurulan arkadaşlık ilişkilerinin bireyin sosyal, duygusal ve bilişsel gelişiminde kritik bir rol oynadığını belirten Çocuk Gelişimi Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Pınar Demir Asma, bu ilişkilerin yalnızca oyun ve vakit geçirme alanı olmadığını, aynı zamanda yetişkinlikteki ilişkilerin de temelini oluşturduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Arkadaşlık kurmakta zorlanan çocuklarda bazı belirtilere dikkat edilmesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Asma, çocukluk döneminde kurulan arkadaşlık ilişkilerini değerlendirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Arkadaşlık ilişkileri ile çocuklar yetişkin yaşamını prova ediyor</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çocuğun gelişim sürecinde içinde bulunduğu sosyal çevrenin ve arkadaşlık ilişkilerinin önemli bir yeri olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Pınar Demir Asma, “Arkadaşlık, iki tarafın da birbirini tanıdığı ve sürdürmek için gönüllü olduğu özel ilişki türüdür. Arkadaşlık ilişkileri çocuğun gelişimine birçok açıdan destek sunmaktadır. Arkadaşlık ilişkileri ile çocuklar; yetişkin yaşamını prova etme şansı bulur, toplumdaki sosyal kuralları öğrenme fırsatı elde eder, dil gelişimleri desteklenir, kendini ifade edebilme ve duygularını düzenleyebilme becerileri güçlenir, okula uyum süreçleri kolaylaşır, arkadaş yoluyla öğrenme yeteneği kazanabilir ve olumsuz durumlarla baş etme becerisi kazanabilir.” dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Oyun oynama ve arkadaşlarla vakit geçirmenin önemi</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özellikle oyun oynama ve arkadaşlarla vakit geçirmenin prososyal beceriler denilen yardım etme, empati, özgecilik, nezaket gibi olumlu kişilerarası iletişim yeteneklerini geliştirdiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Pınar Demir Asma, “Arkadaş edinmeyle birlikte karşısındakini dinleme, anlama ve onunla senkronize olma gibi olumlu sosyal davranışlar da desteklenmektedir. Bu becerilerin erken yaşta edinilmesi çocukların yaşamlarının ileriki evrelerinde de tatmin edici sosyal ilişkiler geliştirmelerine destek sunmaktadır.” diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Dikkat edilmesi gereken sinyaller</strong></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Arkadaşlık kurmakta zorlanan çocuklarda bazı belirtilere dikkat edilmesi gerektiğini belirten Asma, “Yaşına göre iletişim becerilerinin zayıf olması, sosyal etkileşimi başlatma ve sürdürmede zorluk yaşaması, okula gitmek istememesi, içe kapanıklık, olumsuz duygudurum, oyun oynama becerilerinin yaşına uygun ilerlememesi gibi belirtilerin görülmesi durumunda çocuk bir süre izlenmeli; belirtilerin süresi ve çocuğun günlük yaşam işlevselliği üzerindeki olumsuz etkileri dikkate alınarak, gerekli görülürse uygun destek hizmetlerine yönlendirilmelidir.” ifadelerinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Dijital arkadaşlıklar ve ebeveyn rolü</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Günümüzde arkadaşlık ilişkilerinin önemli bir kısmının çevrim içi ortamlarda gerçekleştiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Pınar Demir Asma, çevrim içi platformlarda yüz yüze etkileşime göre nezaket kurallarını daha fazla ihlal edildiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dijital bağlamda kurulan arkadaşlıkların doğru denetim mekanizmasıyla desteklendiğinde çocukların gelişimine katkı sunabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Pınar Demir Asma, “Zaman ve mekân açısından fiziksel sınırları aşmaya imkân sunması, çocukların arkadaşlık ilişkilerinin daha sağlıklı ve çeşitli yürümesine katkı sunmaktadır. Çevrim içi arkadaşlık süreçlerinin daha kaliteli bir şekilde yürütülmesi için ailelerin yasaklayan rolünden rehberlik eden rolüne geçişi için birtakım öneriler sunulabilir. Bunlar; dijital okuryazarlık becerileri edinin ve çocuğunuzu da bu becerileri kazanması için destekleyin, yargılamadan ve gerçekten çocuğunuzu merak ettiğiniz için dinleyin, arkadaşları hakkında sorular sorun, internet sağlayıcıların sunduğu filtreme tekniklerinden faydalanın, tanımadığı birileriyle görüntülü veya sesli konuşmaması gerektiğini hatırlatın, çevrim içi platformları evde ortak alanlarda kullanmasını sağlayın, yüz yüze arkadaşlık ve çevrim içi arkadaşlık dengesinin korunması gerektiğini vurgulayın, en önemlisi sizler de çevrim içi süreçlerde olumlu bir rol model olun.” şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Çocukların erken dönemde kurdukları arkadaşlık ilişkileri yalnızca vakit geçirme değil</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çocukların erken dönemde kurdukları arkadaşlık ilişkilerinin yalnızca vakit geçirme olarak görülmemesi, yetişkinlikteki ilişkilerin bir prototipi niteliğinde ve gelişimlerinin desteklenmesi açısından önemli bir alan olarak ele alınması gerektiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Pınar Demir Asma, “Bununla birlikte, günümüz çocuklarının içine doğduğu dünyada teknoloji kaçınılmaz bir gerçekliktir. Bu noktada belirleyici olan, ebeveynlerin çevrim içi arkadaşlık süreçlerinde doğru ve bilinçli rehberlik sunabilmesidir.” şeklinde sözlerini tamamladı.<strong> </strong></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/cocuklarin-arkadasliklari-gelecekteki-iliskilerinin-provasi</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 10:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/cocuklarin-arkadasliklari-gelecekteki-iliskilerinin-provasi.jpg" type="image/jpeg" length="25617"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da umut veren tedavi: Minik bebek sağlığına kavuştu]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/diyarbakirda-umut-veren-tedavi-minik-bebek-sagligina-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/diyarbakirda-umut-veren-tedavi-minik-bebek-sagligina-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şifa arayışıyla il dışından, Diyarbakır’a gelen Çelik ailesi, umutlarını Diyarbakır'da buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>West sendromu (bebeklerde görülen bir tür epilepsi/nöbet hastalığı) ve gastroözefageal reflü (mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması) nedeniyle zorlu bir tedavi süreci geçiren Süleyman bebek, Diyarbakır’da gerçekleştirilen başarılı ameliyatın ardından sağlığına kavuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzun süredir beslenmesini burnundan midesine uzanan bir kateter (ince beslenme hortumu) aracılığıyla sürdüren ve daha önce kusmaya bağlı pnömoni (zatürre, akciğer enfeksiyonu) atakları geçiren minik hasta için antireflü ameliyatı ve gastrostomi tüpü takılması önerildi. Bunun üzerine aile, yaptıkları araştırmalar sonucunda Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Ek Binasına başvurdu.</p>

<p>Çocuk Cerrahisi Uzmanları Op. Dr. Suat Çal ve Op. Dr. Sevinç AKDENİZ tarafından değerlendirilen Süleyman bebek için ameliyat öncesi tüm hazırlıklar titizlikle yapıldı. Ameliyat sonrası sürecin güvenli şekilde yürütülmesi amacıyla çocuk yoğun bakım ünitesinde gerekli planlama gerçekleştirildi.</p>

<p>Gerçekleştirilen operasyon kapsamında, reflüyü önlemeye yönelik Nissen fundoplikasyonu (midenin üst kısmının yemek borusunun etrafına sarılarak mide içeriğinin geri kaçmasını engelleyen cerrahi yöntem) ile birlikte, güvenli beslenme sağlanması amacıyla gastrostomi tüpü (karın duvarından mideye yerleştirilen beslenme tüpü) takıldı.</p>

<p>Başarıyla tamamlanan ameliyatın ardından Süleyman bebek, çocuk yoğun bakım ünitesinde Çocuk Yoğun Bakım Uzmanı İkbal Türker ve ekibi tarafından yakından takip edildi. Tedavi sürecinin sorunsuz ilerlemesi üzerine minik hasta sağlığına kavuşarak taburcu edildi.</p>

<p>Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Suat Çal, özellikle sık kusma ve mide içeriğinin akciğere kaçma (aspirasyon) riski bulunan çocuklarda bu tür cerrahi müdahalelerin hayati önem taşıdığını belirterek, “Bu hastalarımızda erken ve doğru cerrahi müdahale, hem yaşam kalitesini artırmakta hem de tekrarlayan akciğer enfeksiyonlarının önüne geçmektedir. Süleyman bebeğimizin tedavi sürecini başarıyla tamamlayarak sağlığına kavuşması bizler için büyük bir mutluluk” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nimet Gündüz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyarbakır, Sağlık</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/diyarbakirda-umut-veren-tedavi-minik-bebek-sagligina-kavustu</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/30.jpg" type="image/jpeg" length="52308"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Esneme beyni temizleyen doğal mekanizma olabilir]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/esneme-beyni-temizleyen-dogal-mekanizma-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/esneme-beyni-temizleyen-dogal-mekanizma-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nörobilim alanında yapılan yeni bir çalışma, esnemenin yalnızca yorgunluk değil, beyin sağlığıyla da ilişkili olabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya’daki University of New South Wales ve Avustralya Sinirbilim Araştırma Vakfı tarafından yürütülen araştırmaya göre esneme, beynin sıcaklığını düzenlemeye ve beyin-omurilik sıvısının hareketini desteklemeye yardımcı olabilir.</p>

<p>Bilim insanları, esneme sırasında beyne daha serin kan akışının sağlandığını ve bunun beyin içi sıvı dolaşımını dengeleyerek “temizleme” sürecine katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Bu durumun, beynin aşırı ısınmasını önleyen doğal bir mekanizma olabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Araştırmayı yürüten Prof. Lynne Bilston, elde edilen bulguların esnemenin beyin sıvısı dinamiğiyle ilişkili olabileceğini gösterdiğini ifade ederken, sürecin özellikle uyku öncesinde daha belirgin hale geldiğini söyledi.</p>

<p><strong>“Esneme parmak izi” dikkat çekti</strong><br />
Çalışmada ayrıca katılımcıların esneme biçimlerinin birbirinden farklı olduğu ve her bireyin kendine özgü bir “esneme tarzı” bulunduğu gözlemlendi. Araştırmacılar bu durumu “esneme parmak izi” olarak adlandırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilim insanları, esnemenin yalnızca solunumla ilişkili bir refleks olmadığını, aynı zamanda sinir sistemi ve beyin sağlığıyla bağlantılı daha karmaşık bir süreç olabileceğini vurguluyor.</p>

<p>Araştırmacılar, bulguların henüz erken aşamada olduğunu ve esnemenin özellikle nörolojik hastalıklar ve beyin atıklarının temizlenmesiyle ilişkisine dair yeni çalışmaların gerektiğini ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/esneme-beyni-temizleyen-dogal-mekanizma-olabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/neden-esneriz-ve-esnemek-bulasici-midir-kisa-bilgi-366231.jpg" type="image/jpeg" length="62326"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bebek maması toplatılıyor: Dikkat, Türkiye’de de satılıyor]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/bebek-mamasi-toplatiliyor-dikkat-turkiyede-de-satiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/bebek-mamasi-toplatiliyor-dikkat-turkiyede-de-satiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nutricia, “cereulide” toksini riski nedeniyle Bebelac 1 ürünlerinin bazı partilerini geri çağırdı; ebeveynlere parti numarası kontrolü uyarısı yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nutricia tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’de de yaygın olarak kullanılan Bebelac 1 serisine ait bazı ürünlerin piyasadan geri çağrıldığı duyuruldu. Geri çağırma kararının, Bacillus cereus bakterisinin ürettiği “cereulide” adlı toksin riskine karşı alındığı belirtildi.</p>

<p>Şirket, geri çağırma sürecinin ilk olarak 24 Ocak 2026’da başlatıldığını, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi tarafından yayımlanan güncel kılavuzlara uyum kapsamında ise 4 Mayıs 2026 itibarıyla kapsamın revize edildiğini bildirdi.</p>

<p>Açıklamada, geri çağırmanın tüm ürünleri kapsamadığı, yalnızca belirli üretim partileriyle sınırlı olduğu vurgulandı. Bu nedenle ebeveynlerin evlerinde bulunan ürünlerin parti numaralarını dikkatle kontrol etmeleri istendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu ürünleri satın alan tüketicilerin, ürünü aldıkları satış noktalarına başvurarak ücret iadesi alabilecekleri veya şirketin resmi kanalları üzerinden işlem yapabilecekleri ifade edildi.</p>

<p>Uzmanlar, cereulide toksininin özellikle bağışıklık sistemi zayıf bebeklerde risk oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Olası belirtiler arasında kusma ve ishal yer alırken, nadir durumlarda daha ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceği kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/bebek-mamasi-toplatiliyor-dikkat-turkiyede-de-satiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/maxresdefault-2.jpg" type="image/jpeg" length="19930"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Memişoğlu: 61 bini aşkın ebe ile anne adaylarına güçlü destek]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/memisoglu-61-bini-askin-ebe-ile-anne-adaylarina-guclu-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/memisoglu-61-bini-askin-ebe-ile-anne-adaylarina-guclu-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, ülke genelinde ebe hizmetleri ve anne adaylarına yönelik sağlık destek çalışmalarına ilişkin açıklama yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span><span>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye genelinde 61 bin 414 ebenin görev yaptığını ve güçlü bir hizmet ağı oluşturulduğunu belirtti. Sağlık Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren bin 774 Gebe Okulu aracılığıyla son bir yılda yaklaşık bir milyon anne adayı ve aileye rehberlik sağlandığı ifade edildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span><strong>"Her Gebeye Ebe" uygulaması</strong></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span>Açıklamada "Her Gebeye Ebe" uygulaması kapsamında gebeliğinin son üç ayına giren anne adaylarına bir koordinatör ebe görevlendirildiği belirtildi.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span>İlk gebeliğini yaşayan anne adaylarına yönelik ev ziyaretleri yapıldığı, son 6 ayda 20 bin 953 gebeye birebir destek sağlandığı kaydedildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span>Memişoğlu, gece gündüz görev yapan ebelerin anne ve bebek sağlığı açısından kritik bir rol üstlendiğini belirterek tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti.</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/memisoglu-61-bini-askin-ebe-ile-anne-adaylarina-guclu-destek</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/memisoglu-61-bini-askin-ebe-ile-anne-adaylarina-guclu-destek.jpg" type="image/jpeg" length="23743"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[El hijyeninde denge korunmalı!]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/el-hijyeninde-denge-korunmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/el-hijyeninde-denge-korunmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, el hijyeninin, enfeksiyonların yayılmasını önlemede en etkili ve en basit yöntemlerden biri olarak öne çıktığını, ellerin doğru zamanda ve en az 20 saniye süresince uygun teknikle yıkanması gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, 5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü kapsamında el hijyeninin enfeksiyonları önlemedeki önemi ile yanlış teknik kullanımı ve aşırıya kaçmanın cilt sağlığına zararları hakkında bilgi verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Yetersiz hijyen, özellikle çocuklarda ölümlerin en önemli nedenlerinden biri! </strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>El hijyeninin kritik bir halk sağlığı konusu olduğunu aktaran Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Tüm dünyada, temiz olmayan su ve gıda kaynakları ile yetersiz hijyen şartları özellikle çocuklar arasındaki ölümlerin en önemli nedenlerinden biridir.” dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dr. Mamçu, grip, soğuk algınlığı, zatürre, ishal, Hepatit A gibi halk sağlığını tehdit eden birçok hastalığın doğru yıkanmayan eller aracılığı ile bulaştığı vurgusunu yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>El hijyeni, enfeksiyon zincirini kırmanın en ucuz ve en etkili yolu! </strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ellerimizin çevreyle temas eden en aktif organ olduğunu hatırlatan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Patojenlerin (mikropların) vücuda giriş yolu olan ağız, burun ve gözlere taşınmasında ana köprü görevi görürler. El hijyeni, enfeksiyon zincirini kırmanın en ucuz ve en etkili yoludur.” dedi.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Gün içinde el yıkama sıklığı için ‘sağlıklı sınır’ın sayısal bir rakamdan ziyade ihtiyaca dayalı olduğunu kaydeden Dr. Mamçu, “Ancak ellerinizi görünür bir kirlenme, riskli temas veya tuvalet sonrası, yemek öncesi gibi durumlar olmadığı halde, sırf bir ritüel olarak saatte birçok kez yıkıyorsanız sınır aşılmış demektir. Ciltteki doğal bariyer (yağ tabakası) yok olduğunda, cilt kurumaya ve gerilmeye başladığında fayda yerini zarara bırakır.” şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Ellerin aşırı yıkanması cildi bozarak enfeksiyon riskini artırabiliyor! </strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Aşırı yıkama sonucu ciltte oluşan mikro çatlaklar ve egzamanın oldukça yaygın olduğunu ifade eden Dr. Dilek Leyla Mamçu, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>“Tahriş olmuş, bütünlüğü bozulmuş bir cilt, mikroplar için açık bir kapı haline gelir. Yani ellerinizi aşırı yıkayarak cildinizi bozarsanız, enfeksiyon riskini azaltmak yerine artırırsınız. Sağlam bir deri, mikroplara karşı en güçlü kalkandır. Çok sık el yıkama, kolonya kullanma davranışı bulaş riskini ortadan kaldırıp anlık rahatlama sağlasa bile bakıldığında 5 dakikada bir el hijyeni, temizlik hastalığını beraberinde getirebilir. El yıkama bizi hastalıklardan korur bu doğru ancak bu el yıkama rutininin çok üzerine çıkıp takıntılı bir hale dönüşmemeli.”</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Doğru zamanda, doğru teknikle… </strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>‘Yeterli el hijyeni’nin nasıl tanımlanması gerektiğine değinen Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Doğru zamanda, doğru teknikle (en az 20 saniye, tüm yüzeyleri kapsayacak şekilde) ve cildi kurutmadan yapılan temizliktir. Sadece suyla değil, sabunla veya sabun yoksa alkol bazlı dezenfektanla yapılmalıdır.” dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dr. Mamçu, yemek hazırlamadan önce ve yedikten sonra, tuvalet kullanımı sonrası, hapşırma, öksürme veya burun silme sonrası, çöplere dokunduktan sonra, dışarıdan eve girince, hasta birine temas etmeden önce ve sonra el yıkamanın gerçekten zorunlu olduğuna işaret etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Elleri 3-5 saniye suyun altına tutup çekmek, yıkamak sayılamaz! </strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>El hijyeni konusunda toplumda en sık yapılan yanlışlar hakkında da bilgi veren Dr. Dilek Leyla Mamçu, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>“Elleri sadece 3-5 saniye suyun altına tutup çekmek, yıkamak sayılamaz. Islak eller mikropları kuru ellere göre çok daha kolay yayar. Ellerin iyice kurulanmaması büyük bir hatadır. Elleri dezenfekte etmek için çok sıcak su kullanmak mikropları öldürmez, sadece cildi tahriş eder.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>El hijyeni konusunda toplumun bilmesi gereken en önemli 3 konu; her an değil, riskli temas sonrası el yıkanmalı, yıkama sonrası nemlendirici kullanarak cilt bütünlüğü (bariyeri) korunmalı, kısa süreli yıkamanın temizlik sağlamadığı unutulmamalı ve parmak araları ile tırnak dipleri ihmal edilmemeli.”</span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/el-hijyeninde-denge-korunmali</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/el-hijyeninde-denge-korunmali.jpg" type="image/jpeg" length="26659"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okullarda sağlıklı beslenme için yeni düzenleme]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/okullarda-saglikli-beslenme-icin-yeni-duzenleme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/okullarda-saglikli-beslenme-icin-yeni-duzenleme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meclis’e sunulması beklenen kanun teklifi taslağıyla, okul öncesi eğitim kurumları ile ilkokul ve ortaokullarda yalnızca Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen beslenme kriterlerine uygun ürünlerin satışına izin verilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>Taslak, okul kantinleri ve yemekhanelerde “okul gıdası” logosu taşımayan ürünlerin satışını yasaklıyor. Çocukların yüksek şeker ve yağ içeren gıdalara erişiminin sınırlandırılması ve dengeli beslenmelerinin sağlanması hedefleniyor.</span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni kanun taslağı, çocuk sağlığını koruma ve obeziteyle mücadele konusunda Türkiye’de bugüne kadar atılmış en kapsamlı yasal adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.</span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Taslakla birlikte okul kantinlerinde yalnızca “Okul Gıdası” logosuna sahip ürünlerin satılmasına izin verilecek. Bu logo, kalori, yağ, şeker ve tuz kriterlerine uygun, besleyici değeri yüksek ürünlere veriliyor. Ayrıca ambalajlı gıdalarda “trafik ışığı” benzeri renkli etiket sistemi devreye girecek; tüketiciler ürünün şeker ve yağ oranını kırmızı, sarı veya yeşil uyarılarla anında görebilecek.</span></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span><span>Un ve ekmek standartları da değişiyor</span></span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span><span>Tam buğday oranı %40’ın altında olan unlara vitamin ve mineral takviyesi zorunlu olacak. Kuralları ihlal eden işletmelere ise 500 bin TL’ye varan cezalar uygulanacak.</span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Bu düzenleme, paketli gıda tüketiminin arttığı ve hareketsiz yaşamın çocukları etkilediği bir dönemde, toplum sağlığını korumaya yönelik stratejik bir müdahale olarak öne çıkıyor.</span></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span><span>Ambalajlı gıdalarda yeni etiketleme sistemi devreye girecek; ürünlerin üzerinde nişasta bazlı şeker ve toplam yağ miktarını gösteren renkli uyarılar yer alacak. Ayrıca, tam buğday oranı %40’ın altında olan unlara vitamin ve mineral takviyesi zorunlu olacak.</span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Kurallara uymayanlara 500 bin TL’ye kadar ceza verilecek, aykırı ürünlere el konulabilecek. Düzenleme ile su güvenliği denetimleri de sıkılaştırılacak. Teklifin temel hedefleri arasında çocukluk çağı obezitesiyle mücadele, sağlıklı nesiller yetiştirilmesi ve tüketicinin doğru bilgilendirilmesi bulunuyor.</span></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/okullarda-saglikli-beslenme-icin-yeni-duzenleme</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 15:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/okullarda-saglikli-beslenme-icin-yeni-duzenleme.jpg" type="image/jpeg" length="27355"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Gürkan: Astım kontrol altına alınabilir bir hastalıktır]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/dr-gurkan-astim-kontrol-altina-alinabilir-bir-hastaliktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/dr-gurkan-astim-kontrol-altina-alinabilir-bir-hastaliktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Dünya Astım Günü" kapsamında açıklamalarda bulunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Fulya Gürkan, hastalığın erken tanı ve doğru yönetimle yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Astım, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen, doğru tedavi ve takip ile kontrol altına alınabilen kronik bir solunum yolu hastalığıdır.</p>

<p>Gürkan, astımın hava yollarında daralma ve iltihaplanma ile karakterize olduğunu belirterek, "Hastalarımızda en sık nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma hissi ve özellikle gece artan öksürük şikayetlerini görüyoruz. Bu belirtiler zaman zaman hafifleyebilir ancak kontrol altına alınmadığında ciddi ataklara yol açabilir." dedi.</p>

<p><strong>Tetikleyicilere dikkat! Günlük yaşam yönetimi kritik</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Astımın bireysel tetikleyicilerle yakından ilişkili olduğuna değinen Gürkan, "Özellikle polenler, ev tozu akarları, sigara dumanı, hava kirliliği ve solunum yolu enfeksiyonlarının hastalığı alevlendirebilir. Her hastanın tetikleyicisi farklıdır. Bu nedenle kişiye özel bir yönetim planı oluşturulmalı ve hastalar bu konuda bilinçlendirilmelidir. Basit önlemlerle atak sıklığını ciddi ölçüde azaltmak mümkündür." şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"İlaç tedavisi düzenli kullanılmalı"</strong></p>

<p>Astım tedavisinde en sık yapılan hatalardan birinin ilaçların düzensiz kullanımı olduğunu vurgulayan Gürkan, "Hastalarımız çoğu zaman kendilerini iyi hissettiklerinde tedaviyi bırakma eğiliminde oluyor. Oysa astım süreklilik gerektiren bir hastalıktır. İnhaler tedavilerin doğru teknikle ve düzenli kullanımı hayati önem taşır." diye konuştu.</p>

<p><strong>"Erken tanı ve düzenli takip ile kaliteli yaşam mümkün"</strong></p>

<p>Astımın tamamen ortadan kalkmasa da kontrol altına alınabileceğini belirten Gürkan, düzenli hekim takibi ve hasta uyumunun tedavi başarısında belirleyici olduğunu ifade ederek, "Doğru tedavi ile astım hastaları aktif, üretken ve kaliteli bir yaşam sürdürebilir. Burada en önemli unsur; hastalığın farkında olmak, belirtileri ciddiye almak ve uzman kontrolünü ihmal etmemektir." dedi.</p>

<p><strong>Toplumsal farkındalık çağrısı</strong></p>

<p>Dünya Astım Günü’nün amacının hastalıkla ilgili farkındalığı artırmak olduğunu hatırlatan Gürkan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Toplum olarak astım konusunda bilinçlenmek, erken tanıyı teşvik etmek ve doğru tedaviye erişimi artırmak, hastalık yükünü azaltmada kritik rol oynar." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/dr-gurkan-astim-kontrol-altina-alinabilir-bir-hastaliktir</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/dr-gurkan-astim-kontrol-altina-alinabilir-bir-hastaliktir.jpg" type="image/jpeg" length="15976"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zeka iletişimi yüzeyselleştiriyor!]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/yapay-zeka-iletisimi-yuzeysellestiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/yapay-zeka-iletisimi-yuzeysellestiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zeka ile kurulan iletişimin bireylerin sosyal becerileri, empati kapasitesi ve dikkat süreçleri üzerindeki etkilerine dikkat çeken Doç. Dr. Özge Uğurlu, yapay zekanın iletişimi hızlandırırken aynı zamanda yüzeyselleştirme riski taşıdığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Doç. Dr. Özge Uğurlu, yapay zekâ ile kurulan iletişimin bireylerin sosyal becerileri, empati kapasitesi ve dikkat süreçleri üzerindeki etkilerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doç. Dr. Özge Uğurlu, yapay zekâ ile kurulan iletişimin, günümüz iletişim pratiklerini gerek hız ve erişilebilirlik açısından gerekse ilişkisellik biçimleriyle dönüştürdüğünü ifade ederek, “Bu dönüşüm, iletişimin doğasında yer alan karşılıklılık, belirsizlik ve duygusal etkileşim gibi unsurların yeniden tanımlanmasına yol açabilmektedir. Yapay zekâ ile iletişim kuran birey, çoğunlukla kendisine uyumlanan, çelişmeyen ve anında yanıt üreten bir muhatapla karşı karşıya kalmaktadır. Bu durum, bireyin iletişimde kontrol duygusunu artırırken, gerçek insan ilişkilerinin kaçınılmaz parçası olan bekleme, uyum sağlama, sabretme ve müzakere etme becerilerinin zayıflamasına neden olabilmektedir.” dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>Dinlemek yerine talep eden bir konuma geçiyoruz</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Yapay zekâ araçlarının yoğun kullanımının dinleme becerileri üzerinde de dönüştürücü bir etki oluşturduğuna işaret eden Uğurlu, “Etkili iletişim, yalnızca kendini doğru ifade etmeyi değil, aynı zamanda karşısındaki kişiyi doğru anlamaya yönelik aktif bir dinleme sürecini gerektirir. Oysa yapay zekâ ile kurulan iletişimde birey, çoğu zaman dinleyen değil, talep eden ve cevap bekleyen konumundadır. Sürekli hızlı geri bildirim almaya alışan bireyler, gerçek iletişim ortamlarında karşısındaki kişinin kendini ifade etme sürecine yeterli sabrı göstermekte zorlanabilir. Bu durum, iletişimin derinliğini azaltan, kesintili ve yüzeysel etkileşim biçimlerinin yaygınlaşmasına neden olabilmektedir.” ifadesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>Hızlı geri bildirim, dikkat süresini kısaltabiliyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Anında yanıt veren yapay zekâ sistemlerinin, dikkat ve odaklanma süreçlerini de yeniden şekillendirdiğini kaydeden Doç. Dr. Özge Uğurlu, “Hızlı geri bildirim döngüleri, bireyleri kısa süreli dikkat kalıplarına alıştırmakta, düşünme, anlamlandırma ve karşılık üretme gibi bilişsel süreçlerin zayıflamasına yol açabilmektedir. Bu bağlamda iletişim, giderek hızlanan ancak aynı ölçüde yüzeyselleşen bir pratik haline gelme riski taşımaktadır. Oysa etkili iletişim, yalnızca hızlı yanıt üretmeyi değil, aynı zamanda anlamı derinlemesine kurmayı da gerektirmektedir.” diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>Empati simüle edilebiliyor ama gerçek bağ kurulamıyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Empati ve duygusal ifade açısından değerlendirildiğinde yapay zekâ ile iletişimin, paradoksal bir yapı sergilediğini de anlatan Uğurlu, “Bir yandan bireylere kendilerini daha rahat ifade edebilecekleri, yargılanmadıkları bir alan sunarken diğer yandan gerçek iletişimin temelini oluşturan duygusal karşılıklılığı zayıflatabilmektedir. Yapay zekâ empatiyi simüle edebilir ancak empati karşılıklı deneyim ve bağ kurma süreçlerini içermektedir. Bu nedenle yapay zekâ ile kurulan iletişim, empatik kapasitenin gelişimini desteklemekten ziyade sınırlama riskini de beraberinde getirebilmektedir.” dedi. </span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><span><span><span>Konforlu iletişim, sosyal dayanıklılığı azaltabilir</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Yapay zekâ kullanımının sosyal iletişim becerileri üzerindeki en önemli risklerinden birinin, bireylerin düşük riskli ve yüksek kontrol içeren konforlu iletişim ortamlarına alışması olduğunu da dile getiren Doç. Dr. Özge Uğurlu, “Gerçek hayatta iletişim, yanlış anlaşılmalar, iletişim kazaları, duygusal gerilimler ve çatışmalar üzerinden öğrenilen bir süreçtir. Bu deneyimlerden uzaklaşmak, bireylerin iletişimsel dayanıklılıklarını zayıflatabilir ve sosyal etkileşimlerden kaçınma eğilimini artırabilir.” şeklinde konuştu. </span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>Yapay zekâ tamamlayıcı olmalı</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>İletişim becerilerinin korunabilmesi için yapay zeka kullanımının dengeli olması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Özge Uğurlu, “Yapay zekâ, bilgiye erişim ve üretkenlik açısından etik yönden kabul edilebilir sınırlar içerisinde önemli bir destek sunmaktadır. Yapay zekâ, insan ilişkilerinin yerini alan bir alternatif olarak değil, tamamlayıcı bir araç olarak değerlendirilmelidir. İletişim becerilerinin sürdürülebilmesi için bireylerin yüz yüze etkileşim, aktif dinleme, empati kurma ve sabır geliştirme gibi pratikleri gündelik yaşamda tecrübe etmeleri gerekmektedir. Sonuç olarak, iletişimin insani boyutunun korunabilmesi, bu teknolojinin nasıl ve ne ölçüde kullanıldığıyla doğrudan ilişkilidir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/yapay-zeka-iletisimi-yuzeysellestiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/yapay-zeka-iletisimi-yuzeysellestiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="88788"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şeker yerine tüketilebilecek besinler]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/seker-yerine-tuketilebilecek-besinler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/seker-yerine-tuketilebilecek-besinler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rafine şeker yerine tüketilebilecek besinler konusunda Diyetisyen ve Beslenme Uzmanı Şükrü Can Gülşen bilgiler verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rafine şekerin yerine tercih edilebilecek doğal alternatifler hakkında açıklamalarda bulunan Diyetisyen Şükrü Can Gülşen, hurmadan steviaya, keçiboynuzundan Seylan tarçını ve ham bala kadar birçok besinin hem tatlı ihtiyacını karşıladığını hem de sağlık açısından önemli faydalar sunduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Hurma</strong></p>

<p>Şeker sadece boş kalori verirken, hurma bir paket programdır.İçindeki yoğun lif , şekerin kana karışma hızını yavaşlatır. Bu da yemekten sonra gelen o ani uyku halini engeller.Lifler sindirim sistemini çalıştırarak diyet dönemindeki kabızlık sorununa çözüm olur.Kalp sağlığını korur ve ödem atmanıza yardımcı olur.</p>

<p><strong>Stevia</strong></p>

<p>Stevia'yı vücudun onu bir "karbonhidrat" olarak tanımaz Dilinizdeki tat alma reseptörlerini uyarır ama kan şekerinizde milimetrik bir oynama bile yapmaz.İnsülin salgılatmadığı için pankreasınızı yormaz; özellikle göbek bölgesi yağlanması olanlar için en güvenli limandır.</p>

<p><strong>Keçiboynuzu </strong></p>

<p>Soğuk sıkım olduğunda besin değerlerinin yanmaz.Hem kemiklerinizi güçlendirir hem de metabolizmanızı hızlandıran demir depolarınızı destekler. Keçiboynuzunda bulunan "pinitol" adlı madde, insülin gibi davranarak kan şekerini düşürmeye yardımcı olur.</p>

<p><strong>Seylan Tarçını</strong></p>

<p>Her tarçın aynı değildir; biz Seylan tarçını isteriz çünkü "kumarin" oranı düşüktür ve karaciğeri yormaz. Hücrelerinizin insüline olan duyarlılığını artırır. Yani yediğiniz diğer besinlerin yağ olarak depolanmak yerine enerjiye dönüşmesini sağlar.Beyindeki ödül merkezini uyararak şeker yeme isteğini biyokimyasal olarak bastırır.</p>

<p><strong>Bal </strong></p>

<p>Market raflarındaki işlem görmüş ballar yerine, kovandan çıktığı gibi şişelenmiş ham bal gerçek süper besindir.</p>

<p>Enzim ve Vitamin Kaynağı: Rafine şeker hiçbir besin değeri taşımazken; ham bal B vitaminleri, magnezyum ve demir gibi mineralleri doğal olarak içerir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğal Antibiyotik: İçindeki polen ve propolis kalıntıları sayesinde bağışıklığı destekler, mide asidini dengelemede yardımcı olur.</p>

<p>Antioksidan Gücü: Vücuttaki serbest radikallerle savaşarak hücre yaşlanmasını yavaşlatır.</p>

<p>Diyetisyen ölçüleri</p>

<p>Bu besinleri kullanırken şu denklemi unutmayın ! :</p>

<p>1 su bardağı şeker = 1 su bardağı hurma püresi</p>

<p>1 tatlı kaşığı şeker = 1/4 çay kaşığı toz stevia (çok yoğun tatlıdır!)</p>

<p>Açlık krizi anında = 1 bardak süte 1 çubuk tarçın (15 dakikada iştahı keser)</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/seker-yerine-tuketilebilecek-besinler</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/tarcin.jpg" type="image/jpeg" length="58497"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: Bekleyen randevu sayısı yüzde 88,3 azaldı]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/bakan-memisoglu-bekleyen-randevu-sayisi-yuzde-883-azaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/bakan-memisoglu-bekleyen-randevu-sayisi-yuzde-883-azaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sağlık hizmetlerine erişimin artırılmasıyla bekleyen randevu talebi sayısının 463 bine gerilediğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span><span>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye genelinde sağlık hizmetlerine erişimin artırılmasına yönelik yürütülen çalışmalara ilişkin açıklamada bulundu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span>Memişoğlu, vatandaşların sağlık hizmetlerine daha hızlı ve etkin şekilde ulaşabilmesi için çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirterek, önceliklerinin rakamlardan ziyade vatandaşların sağlık ihtiyacı olduğunu ifade etti.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span>Açıklamada, Temmuz 2024’te 3,9 milyon olan bekleyen randevu talebi sayısının 463 bine düşürüldüğü ve bu alanda yüzde 88,3 oranında azalma sağlandığı bildirildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span>Aile hekimliğinin sağlık sistemindeki önemine de değinen Memişoğlu, vatandaşların ilk başvuru noktası olarak aile hekimlerine yönelmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span><span>Bakan Memişoğlu, son bir yılda aile hekimleri aracılığıyla yaklaşık 13 milyon vatandaş için randevu oluşturulduğunu da kaydetti.</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/bakan-memisoglu-bekleyen-randevu-sayisi-yuzde-883-azaldi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/bakan-memisoglu-bekleyen-randevu-sayisi-yuzde-883-azaldi.jpg" type="image/jpeg" length="25025"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NAD (Nikotinamid Adenin Dinukleotid) nedir? Ne işe yarar?]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/nad-nikotinamid-adenin-dinukleotid-nedir-ne-ise-yarar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/nad-nikotinamid-adenin-dinukleotid-nedir-ne-ise-yarar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kısa sürede bitkin düşmek, sıklıkla kaçırılan hücresel bir dengesizliğe işaret edebilir. İşte tam bu noktada akla gelen yaygın sorulardan biri: NAD nedir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>NAD NEDİR?</strong></p>

<p dir="ltr">NAD vücudun enerji üretiminden hücresel onarıma kadar, geniş bir yelpazede hayati fonksiyonlara hizmet ediyor. Bu nedenle, sağlıklı yaşlanma, enerji metabolizması ve nörolojik sağlık açısından önemli bir moleküldür.</p>

<p dir="ltr">Vücudumuzdaki her hücrenin enerji üretiminde rol alan bir koenzim. yani hücrelerin “ bataryası” gibi çalışır.</p>

<p dir="ltr">18'li yaşlarda bu enerji sistemi zirvede bulunur. o yaşlarda insan vücudu daha dinçtir, daha hızlı hareket eder. cildi daha canlı görünür.</p>

<p dir="ltr">Lakin 30'lardan sonra bu seviyeler doğal olarak düşmeye başlar.50'li yaşlarda ise enerji Üretim kapasitesi ciddi şekilde azalabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>NAD (Nikotinamid Adenin Dinukleotid) anti-aging için ,enerji için mitokondriye destek vermek için birçok amaçla kullanılabilir. NAD'ın ayrıca öncüleri de vardır. Bu öncü madde yapay yollarla vücuda girdikten sonra NAD'ı sentezler.</p>

<p>NR (Nicotinamide Riboside) ve NMN (Nikotinamid Mononükleotid)</p>

<p dir="ltr"><strong>NAD NE İŞE YARAR</strong></p>

<p dir="ltr">Hücrelerin enerji üretiminde ve birçok biyokimyasal reaksiyonda hayati rol oynayan bir moleküldür.</p>

<p dir="ltr">Mitokondrilerin yani hücrelerde enerji üreten kısmın oksidasyon sürecinde çok önemli bir rol oynar. Elektron taşıma zincirinde elektron taşır ve bu süreç ATP yani Adenozin Trifosfat üretimi ile sonuçlanır.</p>

<p dir="ltr">ATP (Adenosine Triphosphate) hücrelerin enerji para birimi olarak kabul edilir ve hücresel işlemler için gerekli enerjiyi vücuda sağlar.</p>

<p dir="ltr">Öte yandan, glikozun enerjiye dönüşüm sürecinde çok ciddi bir rol oynar. hücresel seviyede serbest radikalleri nötralize ederek oksidasifit stresi azaltır.</p>

<p dir="ltr">Bu da hücrelerin zarar görmesini engeller ve yaşlanmayı yavaşlatır.</p>

<p dir="ltr">Hücrelerin DNA onarım mekanizmalarını destekler ve hücresel sağladığı korur.</p>

<p dir="ltr">Bu özellikler hücre yenilenmesi ve sağlıklı yaşlanma sürecinde çok önemlidir.</p>

<p dir="ltr">Beyin ve sinir sistemi fonksiyonunun düzenli çalışmasında önemli rol oynar.</p>

<p dir="ltr">Nörotransmitlerin üretimini destekleyerek hafıza, dikkat ve genel bilişsel fonksiyonların üzerinde çok ciddi olumlu etkiler gösterir.</p>

<p dir="ltr">NAD takviyeleri enerji seviyelerini arttırarak kronik yorgunluk sendromu gibi durumların yönetimini sağlayabiliyor.</p>

<p dir="ltr">Parkinson hastalığının semptomlarını hafifletmek için bazı çalışmalar yürütülüyor ve fark edilir sonuçlar elde edildiği iddia ediliyor.</p>

<p dir="ltr"><strong>NAD EKSİKLİĞİ NEYE YOL AÇAR?</strong></p>

<p>- Kronik yorgunluk,</p>

<p>-Beyin sisi,</p>

<p>- Metabolizma yavaşlaması,</p>

<p>-Ciltte elastikiyet kaybı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DOĞRUHABER</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/nad-nikotinamid-adenin-dinukleotid-nedir-ne-ise-yarar</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/nad-nedir-ne-ise-yarar.webp" type="image/jpeg" length="23791"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
