<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Amed Haber | Diyarbakır Haber | Diyarbakır Haberleri | Güncel | Siyasi | Ekonomi</title>
    <link>https://www.amedhaber.net</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.amedhaber.net/rss/bilim-teknoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 29 Jun 2026 20:09:56 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/rss/bilim-teknoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklara sosyal medya yasağı dünyaya yayılıyor]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/cocuklara-sosyal-medya-yasagi-dunyaya-yayiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/cocuklara-sosyal-medya-yasagi-dunyaya-yayiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avustralya'nın Aralık 2025'te 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını yasaklayan düzenlemeyi yürürlüğe koymasının ardından benzer adımlar dünya genelinde hız kazandı. Endonezya ve Malezya'nın ardından İngiltere de 2027 yılına kadar çocuklara yönelik sosyal medya yasağını uygulamaya koyacağını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Teknoloji politikaları üzerine çalışan uzmanlar, Avustralya'nın attığı adımın diğer ülkeler için bir dönüm noktası olduğunu belirtiyor. Tech Policy Press'in CEO'su Justin Hendrix, 40'tan fazla ülkede benzer düzenlemelerin gündeme geldiğini ifade ederek, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki olası zararlarına ilişkin endişelerin giderek arttığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ülkeler farklı yaş sınırları belirliyor. Avusturya 14 yaş altını, Fransa 15 yaş altını hedef alırken, Norveç mevcut 13 yaş sınırını 16'ya çıkarmayı değerlendiriyor. Polonya, Danimarka ve İngiltere ise sosyal medya kısıtlamalarını okullarda akıllı telefon yasağıyla birlikte uygulamaya hazırlanıyor. Brezilya ise öğrencilerin okulda cep telefonu kullanmasını yasaklarken, 16 yaş altındaki çocukların ebeveyn gözetiminde sosyal medya hesabı açmasına izin veriyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Son yıllarda sosyal medya platformlarına karşı açılan davalar da düzenlemelerin hız kazanmasında etkili oldu. Binlerce aile, okul yönetimi ve kamu kurumu; platformları çocukların ruh sağlığına zarar vermek, bağımlılık oluşturan algoritmalar geliştirmek ve zararlı içeriklerden yeterince koruma sağlamamakla suçluyor. Şirketler ise iddiaları reddediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kaliforniya'da görülen dikkat çekici bir davada Meta ve YouTube'un bağımlılık oluşturacak şekilde ürün tasarladığı ve bunun genç bir kullanıcının zarar görmesine yol açtığı yönündeki mahkeme kararı, teknoloji şirketlerine yönelik eleştirileri daha da artırdı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Düzenlemeler yalnızca sosyal medya ile sınırlı kalmıyor. İngiltere ve Kanada yapay zekâ şirketlerine zararlı içerikleri engelleyecek güvenlik önlemleri alma zorunluluğu getirmeye hazırlanıyor. Norveç ise ilkokullarda üretken yapay zekâ araçlarını büyük ölçüde yasaklamayı değerlendiriyor.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Buna karşın sosyal medya yasaklarının etkinliği konusunda tartışmalar sürüyor. Avustralya hükümeti yaklaşık 5 milyon çocuk hesabının kapatıldığını açıklarken, resmi araştırmalar yasak öncesinde hesabı bulunan gençlerin yaklaşık üçte ikisinin platformlara erişimini sürdürdüğünü ortaya koydu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, yasakların kolayca aşılabileceğini savunarak benzer bir düzenlemeye sıcak bakmadıklarını açıkladı. ABD'de ise Florida ve Utah gibi bazı eyaletlerde yaş sınırlamaları getirilse de, mahkemeler ifade özgürlüğü gerekçesiyle bazı düzenlemeleri durdurdu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uluslararası Af Örgütü ise çocukların korunması için tek başına yasakların yeterli olmayacağını savunuyor. Kuruluş, daha güçlü veri koruma yasaları, platformların daha güvenli tasarlanması ve dijital okuryazarlık eğitimlerinin çocukları korumada daha etkili olacağını belirtiyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uzmanlara göre ülkelerin düzenleme gerekçeleri farklılık gösterse de ortak görüş, sosyal medyanın çocuklar ve gençler üzerindeki olumsuz etkilerine karşı daha güçlü önlemler alınması gerektiği yönünde. </span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim &amp; Teknoloji</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/cocuklara-sosyal-medya-yasagi-dunyaya-yayiliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/06/cocuklara-sosyal-medya-yasagi-dunyaya-yayiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="75329"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Google sizi izliyor mu? Gizliliğinizi korumak için yapmanız gereken ayarlar]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/google-sizi-izliyor-mu-gizliliginizi-korumak-icin-yapmaniz-gereken-ayarlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/google-sizi-izliyor-mu-gizliliginizi-korumak-icin-yapmaniz-gereken-ayarlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Google'ın arama, YouTube, Gmail ve Android gibi hizmetleri kullanıcı verilerini sürekli kaydediyor. Uzmanlara göre bu veriler reklam ve kişiselleştirme için kullanılırken, bazı ayarları kapatarak takip edilmek önemli ölçüde azaltılabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Google, milyonlarca kişinin günlük hayatında aktif olarak kullandığı arama motoru, Chrome tarayıcı, Gmail, YouTube ve Android işletim sistemi gibi birçok hizmeti tek bir ekosistem içinde sunuyor. Ancak bu durum, kullanıcıların dijital hareketlerinin büyük bir bölümünün aynı şirket tarafından kayıt altına alınması anlamına geliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uzmanlara göre Google, yapılan aramalar, izlenen videolar, kullanılan uygulamalar ve hatta konum bilgileri gibi birçok veriyi toplayarak kullanıcı profili oluşturuyor. Bu veriler genellikle reklamların kişiselleştirilmesi ve hizmetlerin geliştirilmesi için kullanılıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ancak bu durum, özellikle dijital gizliliğe önem veren kullanıcılar için endişeye neden oluyor. Çünkü tek bir hesap üzerinden birçok hizmet kullanıldığında, kişinin internetteki hareketleri daha kolay takip edilebiliyor.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span><strong>Google hangi bilgileri topluyor?</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Google, kullanıcıların:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Arama geçmişini,</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Web'de gezdiği siteleri,</span></span></span></p>

<p><span><span><span>YouTube izleme geçmişini,</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Telefon konum bilgilerini,</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uygulama kullanım alışkanlıklarını kaydedebiliyor. Bu bilgiler, kullanıcının "dijital profili"ni oluşturmak için bir araya getiriliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Takibi tamamen durdurmak mümkün mü?</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Google, kullanıcılarına bu verileri yönetme ve silme imkânı da sunuyor. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>İstenirse bazı ayarlar kapatılarak takip azaltılabiliyor ya da tamamen durdurulabiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bunun için Google hesabına girildikten sonra:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>-"Veri ve gizlilik" bölümüne erişiliyor,</span></span></span></p>

<p><span><span><span>-"Web ve uygulama etkinliği" kısmından takip kapatılabiliyor,</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İstenirse otomatik veri silme seçeneği aktif edilebiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ayrıca kullanıcılar geçmişte toplanan verileri manuel olarak da silebiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Konum ve YouTube geçmişi de kayıt altında</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Google, kullanıcıların konum hareketlerini de harita hizmetleri üzerinden kaydedebiliyor. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu özellik kapatılmadığı sürece kişinin nerede bulunduğu geçmişe dönük olarak görüntülenebiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Benzer şekilde YouTube'da izlenen videolar da kaydediliyor. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kayıtlar, kullanıcılara önerilen videoları belirlemek için kullanılıyor. Ancak bu geçmiş silindiğinde öneri sistemi daha "genel" hale geliyor ve kişiye özel içerikler azalabiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Reklamlar da kişiselleştiriliyor</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Google, kullanıcıların ilgi alanlarına göre reklam gösterimi yapıyor. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ancak "kişiselleştirilmiş reklamlar" seçeneği kapatıldığında, kullanıcıya daha genel reklamlar gösterilmeye başlanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uzmanlara göre Google tamamen "takip etmeyi bırakan" bir sistem değil ancak kullanıcılar kendi verileri üzerinde ciddi kontrol sahibi olabiliyor. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapılan basit ayar değişiklikleriyle dijital izlerin önemli bir kısmı azaltılabiliyor ve gizlilik seviyesi artırılabiliyor. </span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim &amp; Teknoloji</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/google-sizi-izliyor-mu-gizliliginizi-korumak-icin-yapmaniz-gereken-ayarlar</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/06/google-sizi-izliyor-mu-gizliliginizi-korumak-icin-yapmaniz-gereken-ayarlar.jpg" type="image/jpeg" length="75641"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Drone pilotluğu dünyada ve Türkiye'de hızla yayılıyor]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/drone-pilotlugu-dunyada-ve-turkiyede-hizla-yayiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/drone-pilotlugu-dunyada-ve-turkiyede-hizla-yayiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya genelinde hızla büyüyen drone ekosistemi, beraberinde nitelikli pilot ihtiyacını ve resmi eğitimlere olan talebi de önemli ölçüde artırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Uluslararası havacılık ve teknoloji raporlarına göre küresel drone pazarı her yıl çift haneli büyümesini sürdürürken, özellikle ticari drone kullanımındaki artış nedeniyle sertifikalı drone pilotlarına olan ihtiyaç da hızla yükseliyor. Birçok ülkede hava sahasının güvenliği, uçuş standartlarının korunması ve olası kazaların önüne geçilebilmesi amacıyla drone operatörlerinin eğitim alması ve resmi lisans sahibi olması zorunlu hale geliyor. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda milyonlarca yeni drone pilotuna ihtiyaç duyulacağını öngörüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Savaş teknolojilerinde yaşanan dönüşüm de bu süreci hızlandıran en önemli etkenlerden biri olarak gösteriliyor. Özellikle son yıllarda yaşanan bölgesel çatışmalar, düşük maliyetli ancak yüksek etkili insansız hava araçlarının modern savaşın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini ortaya koydu. Bu gelişmeler, yalnızca profesyonel askeri personelin değil, savunma sanayisinde görev alacak teknik personelin ve sivil operatörlerin de drone sistemleri konusunda eğitim almasını gerekli kılıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye ise hem üretim hem de kullanıcı sayısı bakımından dünyanın dikkat çeken ülkeleri arasında yer alıyor. Yerli savunma sanayisinin geliştirdiği İHA ve SİHA projeleri, drone teknolojilerine olan ilgiyi artırırken, sivil alandaki kullanım da her geçen yıl genişliyor. Tarımsal ilaçlama, enerji nakil hatlarının kontrolü, haritalama, inşaat, medya, güvenlik, arama-kurtarma ve lojistik gibi birçok sektörde drone kullanımı yaygınlaşıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) verilerine göre Türkiye'de kayıtlı insansız hava aracı sayısı 2025 yılı itibarıyla 88 bin 138'e, kayıtlı İHA pilotu sayısı ise 1 milyon 629 bin 631'e ulaştı. Bir önceki yıla göre drone sayısında yaklaşık yüzde 11,9, pilot sayısında ise yüzde 4,2 artış yaşandı. Yetkililer, her yıl yaklaşık 9 bin yeni dronenun sisteme kaydedildiğini belirtiyor.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Bu rakamlar, Türkiye'de drone kullanımının yalnızca hobi amaçlı olmaktan çıkarak profesyonel bir meslek alanına dönüştüğünü gösteriyor. SHGM tarafından yetkilendirilen eğitim kuruluşlarında verilen teorik ve uygulamalı eğitimler sayesinde binlerce kişi her yıl İHA pilot sertifikası alıyor. Ticari faaliyetlerde bulunmak isteyen operatörler için eğitim ve lisans süreçleri büyük önem taşırken, hava sahasının güvenli kullanımı açısından da sertifikalı pilot sayısının artması hedefleniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde yalnızca pilotluk değil; drone bakım teknisyenliği, otonom uçuş yazılımları, veri analizi, yapay zekâ destekli uçuş sistemleri ve insansız hava aracı yönetimi gibi birçok yeni meslek alanı da gelişmeye devam edecek. Üniversiteler, meslek yüksekokulları ve özel eğitim kurumlarının drone teknolojilerine yönelik programlarını artırması da bu dönüşümün önemli göstergeleri arasında değerlendiriliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sektör temsilcileri, drone teknolojisinin önümüzdeki on yılın en hızlı büyüyen alanlarından biri olacağını belirtiyor. Bu nedenle hem gençler hem de farklı sektörlerde çalışan profesyoneller için drone pilotluğu eğitimi ve resmi lisans sahibi olmak, geleceğin meslekleri arasında önemli bir kariyer avantajı olarak görülüyor.</span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim &amp; Teknoloji</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/drone-pilotlugu-dunyada-ve-turkiyede-hizla-yayiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/06/drone-pilotlugu-dunyada-ve-turkiyede-hizla-yayiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="50346"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[300 dereceye kadar dayanıklı yeni nesil lityum batarya]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/300-dereceye-kadar-dayanikli-yeni-nesil-lityum-batarya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/300-dereceye-kadar-dayanikli-yeni-nesil-lityum-batarya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çinli bilim insanları, yüksek sıcaklıklara dayanabilen seramik tabanlı yeni bir lityum-iyon mikro batarya geliştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Çin'deki Tsinghua University araştırmacıları tarafından geliştirilen bataryanın, 150 santigrat dereceye kadar kararlı şekilde çalışabildiği bildirildi. Bilimsel dergi Matter'da yayımlanan çalışmaya göre, yeni batarya kısa süreli olarak 300 santigrat dereceye ulaşan termal şoklara da performans kaybı yaşamadan dayanabiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Günümüzde elektrikli araçlar, akıllı telefonlar, akıllı saatler ve tıbbi implantlar gibi birçok cihazda kullanılan lityum-iyon bataryalar, sıvı elektrolit içermeleri nedeniyle yüksek sıcaklıklarda sızıntı ve yangın riski taşıyor. Uzmanlar, bu durumun özellikle yangın alarm sistemleri, endüstriyel nesnelerin interneti (IoT) sensörleri, havacılık ekipmanları ile savunma sanayisi uygulamalarında kullanım alanlarını sınırladığını ifade ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Araştırmacılar, söz konusu sorunu aşmak amacıyla tamamen seramik malzemeden oluşan çok katmanlı bir mikro lityum-iyon batarya tasarladı. Katmanlar arasındaki temasın güçlendirilmesiyle performansın artırıldığı belirtilirken, bataryanın farklı kullanım alanlarına göre ölçeklendirilebildiği kaydedildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çalışmada, yeni bataryanın tamamen yanmaz özellik taşıdığı, dışarıdan uygulanan uzun süreli alev etkisi altında dahi yapısal bütünlüğünü koruduğu ve havada yüksek termal kararlılık sergilediği vurgulandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Araştırmacılar, teknolojinin uzun vadede giyilebilir sensörler, IoT cihazları ve havacılık elektroniği başta olmak üzere yüksek sıcaklıklara maruz kalan uygulamalarda kullanılabileceğini belirtti.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Uzmanlara göre geliştirme, katı hal batarya teknolojilerinde güvenlik ve dayanıklılık açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim &amp; Teknoloji</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/300-dereceye-kadar-dayanikli-yeni-nesil-lityum-batarya</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/06/300-dereceye-kadar-dayanikli-yeni-nesil-lityum-batarya.jpg" type="image/jpeg" length="91207"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaraları hızlı iyileştirecek cerrahi iplik geliştiriliyor]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/yaralari-hizli-iyilestirecek-cerrahi-iplik-gelistiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/yaralari-hizli-iyilestirecek-cerrahi-iplik-gelistiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Teknik Üniversitesi bilim insanları, ameliyat sonrası iyileşme sürecini hızlandırabilecek yeni nesil cerrahi iplik geliştirmek için çalışıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi biyomühendislik bölümünde YÖK doktora sonrası araştırmacı istihdamı programı dâhilinde görev yapan Dr. Halime Serinçay'ın yürütücülüğünü üstlendiği araştırma projesi, "TÜBİTAK 2218 Yurt İçi Doktora Sonrası Araştırma Burs Programı" tarafından desteklenmeye hak kazandı.</p>

<p style="text-align:justify">Danışmanlığını Doç. Dr. Gökçe Taner'in yaptığı projede, ameliyatlarda kullanılan cerrahi ipliklerin yara iyileşmesini destekleyeceği yeni bir teknoloji geliştirilmesi hedefleniyor. Ameliyat sonrasında kullanılan cerrahi iplikler, yaraların kapanması ve dokuların yeniden birleşmesinde önemli rol oynuyor. Ancak günümüzde kullanılan birçok cerrahi iplik, yara kapatma ve enfeksiyon riskini azaltmaya yardımcı olsa da yara dokusunun yenilenmesini doğrudan destekleyemiyor. BTÜ'de yürütülen araştırmada ise bu soruna çözüm geliştirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Doğal dokuları taklit eden kaplama</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Proje kapsamında, doğal dokuların yapısını taklit eden biyolojik bir kaplama geliştirilerek cerrahi ipliklerin yüzeyine uygulanacak. Böylece ameliyat sonrası iyileşme sürecinde hücrelerin daha kolay çoğalması ve yeni dokunun daha hızlı oluşması hedefleniyor. Projede sığır derisinden üretilecek olan hücresizleştirilmiş hücre dışı matriksin metakrilat türevleri ile fonksiyonelleştirilmesi ve elde edilen bu biyokompozit yapının ticari cerrahi ipliklerin yüzeyine kaplama yapılması planlanıyor. Proje yürütücüsü Dr. Halime Serinçay, geliştirilecek kaplamanın yara bölgesinde doğal bir iyileşme ortamı oluşturarak dokuların kendini daha hızlı onarmasına katkı sağlayacağını belirtti.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Cerrahi tedavilere fayda</strong></p>

<p style="text-align:justify">Mevcut cerrahi ipliklere uygulanabilecek şekilde tasarlanan sistemin, sağlık alanında kolaylıkla kullanılabilecek bir teknolojiye dönüşme potansiyeli taşıdığını dile getiren Dr. Serinçay, “Geliştirdiğimiz bu yeni nesil cerrahi iplik kaplama teknolojisinin hem enfeksiyonlarla mücadeleye destek olması hem de yara iyileşme sürecini hızlandırmasıyla cerrahi tedavilerde önemli faydalar sağlamasını bekliyoruz.” dedi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Bilimsel bilgi toplumsal faydaya dönüşüyor</strong></p>

<p style="text-align:justify">BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, sağlık alanında yaşam kalitesini artırmaya yönelik araştırmaların üniversitenin öncelikleri arasında yer aldığını belirterek, "Akademisyenlerimizin yürüttüğü bu çalışma, bilimsel bilginin toplumsal faydaya dönüştürülmesi açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. TÜBİTAK tarafından desteklenen projenin, ameliyat sonrası iyileşme süreçlerine katkı sağlayacak yenilikçi sonuçlar ortaya koyacağına inanıyorum. Projede görev alan araştırmacılarımızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim &amp; Teknoloji</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/yaralari-hizli-iyilestirecek-cerrahi-iplik-gelistiriliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 13:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/06/yaralarin-hizli-iyilestirecek-cerrahi-iplik-gelistiriliyor.JPG" type="image/jpeg" length="74853"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uydu kameralarının kaydettiği 7 ilginç bölge]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/uydu-kameralarinin-kaydettigi-7-ilginc-bolge</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/uydu-kameralarinin-kaydettigi-7-ilginc-bolge" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belki de internet tarihinin en büyük toplu keşif serüveni Google Earth’te yaşandı. İşte uyduların kaydettiği 7 ilginç bölge...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milyonlarca insan uydu haritalarını tararken devasa çöl desenlerinden ıssız kasabalara, garip geometrik formlardan gizli askeri karakollara kadar pek çok ilginç şey ortaya çıkardı. Bazıları kısa sürede çözüldü, bazıları detaylı soruşturma istedi, bir bölümü ise hâlâ merak konusu.</p>

<p><a href="https://dogruhabercomtr.teimg.com/dogruhaber-com-tr/uploads/2026/06/image-6541.png" rel="nofollow" title=""><img height="597" src="https://dogruhabercomtr.teimg.com/dogruhaber-com-tr/uploads/2026/06/image-6541.png" width="811" /></a></p>

<h3><strong>1. GOBİ ÇÖLÜ- ÇÖLDEKİ BÜYÜK YAPI</strong></h3>

<p>2011 döneminde sosyal ağ kullanıcıları Çin'de yer alan gobi çölünde uyudu haritalarını tararken birbirlerine yakın büyük boyutta ızgaramsı bir şekil ve ilginç geometrik çizgiler buldu. Bu İlginç geometrik daire onlarca kilometre alanı kaplıyor.</p>

<p>Uzman istihbarat analizleri bu dairesel yapının Çin'in sahasına ait kalibrasyon ve anti füze test bölgesi olduğu değerlendirildi.</p>

<p><a href="https://dogruhabercomtr.teimg.com/dogruhaber-com-tr/uploads/2026/06/image-6545.png" rel="nofollow" title=""><img height="587" src="https://dogruhabercomtr.teimg.com/dogruhaber-com-tr/uploads/2026/06/image-6545.png" width="911" /></a></p>

<h3><strong>2. NAMİB ÇÖLÜ-"YAMUK HALKALAR"</strong></h3>

<p>Google Earth görüntülerinde Namibya çölündeki toprak alanda kilometrelerce uzanan yamuk dairesel halkalar ilginç derecede göze çarpıyor.</p>

<p>Yıllar boyunca açıklanamayan bu yamuk dairesel halkalar için bölgede kendiliğinden oluşan bitki örtüsü şeklinde açıklamalar öne sürüldü.</p>

<p>2022 döneminde Nature dergisinde yayınlanan son çalışmada ise ilk faktörün termitin varlığı ve bitki örtüsünün kendiliğinden etkin rol oynadığı kanıtlandı.</p>

<p><a href="https://dogruhabercomtr.teimg.com/dogruhaber-com-tr/uploads/2026/06/image-6544.png" rel="nofollow" title=""><img height="600" src="https://dogruhabercomtr.teimg.com/dogruhaber-com-tr/uploads/2026/06/image-6544.png" width="940" /></a></p>

<h3><strong>3. SUDAN PİRAMİTLERİ</strong></h3>

<p>Mısır'daki popüler piramitler nedeniyle dikkatlerden kaçan Sudan Meroe Pramitleri, Google Earth'te kullanıcıların bölgeyi bulması ile birlikte büyük bir merak uyandırdı.</p>

<p>Yüzden fazla piramitten oluşan Meroe Nekropolü, Kush Krallığı dönemine ait olduğu bilinmekte.</p>

<p>UNESCO Dünya Mirası Listesinde bulunan bu tarihi alan uydu kameraları sayesinde batıda çok daha geniş bir insanın ilgisini uyandırdı.</p>

<p><a href="https://dogruhabercomtr.teimg.com/dogruhaber-com-tr/uploads/2026/06/image-6548.png" rel="nofollow" title=""><img height="587" src="https://dogruhabercomtr.teimg.com/dogruhaber-com-tr/uploads/2026/06/image-6548.png" width="1102" /></a></p>

<h3><strong>4. KORE'DE GİZLİ TESİSLER</strong></h3>

<p>Uydu haritalarında analiz yapan 38 North platformu, uzun süredir Google Earth görüntülerini sistematik şekilde araştırarak Kuzey Kore'nin nükleer tesis, yeraltı sığınakları ve askeri bölgelere dair geniş raporlar yayınladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yürütülen çalışma halka kapalı alanlar hakkında güvenilir veriler sundu; diplomatik görüşmelerde uluslararası kamuoyu için delil niteliği taşıdı.</p>

<p><a href="https://dogruhabercomtr.teimg.com/dogruhaber-com-tr/uploads/2026/06/image-6546.png" rel="nofollow" title=""><img height="597" src="https://dogruhabercomtr.teimg.com/dogruhaber-com-tr/uploads/2026/06/image-6546.png" width="1105" /></a></p>

<h3><strong>5. BREZİLYA- BÜYÜK TOPRAK ÇİZGİLERİ</strong></h3>

<p>Amazon ormanının uydu görüntüleri incelendiğinde yüzyıllar boyunca gizli kalan ve daire, kare, yamuk gibi geometrik formlardan oluşan dev toprak yapılar ('geoglif' olarak adlandırılan) ortaya çıktı.</p>

<p>Brezilya'nın Acre eyaletinde bulunan bu yapılar 450'yi aşkın adet olup 250 metreye kadar çaplarla ölçülüyor.</p>

<p>2017'de Journal of Archaeology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre Avrupa öncesi Amazon uygarlıklarının çok daha karmaşık ve köklü bir mimari kültüre sahip olduğuna işaret ediyor.</p>

<p><a href="https://dogruhabercomtr.teimg.com/dogruhaber-com-tr/uploads/2026/06/image-6547.png" rel="nofollow" title=""><img height="580" src="https://dogruhabercomtr.teimg.com/dogruhaber-com-tr/uploads/2026/06/image-6547.png" width="912" /></a></p>

<h3><strong>6. AVUSTRALYA GİZEMLİ DESENLER</strong></h3>

<p>Güney Avustralya'nın çöllerinde uzun çizgiler, daireler ve belirsiz geometrilerden oluşan dev alanlar Google Earth'i kullananların dikkatini çekti.</p>

<p>Bunların bir kısmı askeri test bölgelerine, bir kısmı ise 20. yüzyılın ortasında gerçekleştirilen ve zamanında kamuoyuna açıklanmayan silah testlerine ait izler olduğu ortaya çıktı; Woomera test sahasının çevresi bu kategoride en çok incelenen alan oldu.</p>

<p><a href="https://dogruhabercomtr.teimg.com/dogruhaber-com-tr/uploads/2026/06/image-6549.png" rel="nofollow" title=""><img height="595" src="https://dogruhabercomtr.teimg.com/dogruhaber-com-tr/uploads/2026/06/image-6549.png" width="1103" /></a></p>

<h3><strong>7. LİBYA- İLGİNÇ SULAMA YAPILARI</strong></h3>

<p>Libya'nın kurak iç bölgelerinde Google Earth görüntülerinde dairesel alanlar dikkat çekiyor.</p>

<p>Bunlar aslında Libya'nın 1980'lerde başlattığı ve 'dünyanın sekizinci harikası' olarak pazarlanan devasa yer altı boru hattı projesi 'Büyük Yapay Nehir' (Great Man-Made River) sistemine bağlı sulama noktaları.</p>

<p>Mühendislik açısından tarihin en büyük sulama altyapı projelerinden biri olarak değerlendirilen bu sistem, günde milyonlarca metreküp suyu yer altı akiferlerinden tarım alanlarına taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DOĞRUHABER</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim &amp; Teknoloji</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/uydu-kameralarinin-kaydettigi-7-ilginc-bolge</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/06/uydu-kameralarinin-kaydettigi-7-ilginc-bolge.webp" type="image/jpeg" length="61286"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okyanus sayısı 5’e yükseldi: Güney Okyanusu resmen tanındı]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/okyanus-sayisi-5e-yukseldi-guney-okyanusu-resmen-tanindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/okyanus-sayisi-5e-yukseldi-guney-okyanusu-resmen-tanindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antarktika’yı çevreleyen devasa su kütlesi “Güney Okyanusu” olarak kabul edildi. Böylece dünya üzerindeki okyanus sayısı beş olarak güncellendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güney Okyanusu, Antarktika’nın etrafını tamamen çevreleyen ve yaklaşık 60 derece güney enlemlerine kadar uzanan geniş su kütlesini kapsıyor. Bu bölge, diğer okyanuslardan farklı olarak bir kıtanın çevresini saran yapısıyla dikkat çekiyor.</p>

<p>Sadece Güney Amerika’ya yakın Drake Boğazı ve Scotia Denizi’nin 60 derece enleminin dışında kalmasına rağmen Güney Okyanusu’na dahil edilmediği belirtiliyor.</p>

<p><strong>Bilimsel tartışmalar yıllarca sürdü</strong></p>

<p>Bilim dünyasında uzun süredir Güney Okyanusu’nun ayrı bir okyanus olup olmadığı tartışılıyordu. Bazı araştırmacılar bölgedeki suların yalnızca daha soğuk Atlantik ve Pasifik suları olduğunu savunurken, diğerleri Antarktika çevresindeki su kütlesinin kendine özgü özellikler taşıdığını belirtiyordu.</p>

<p>Bir su kütlesinin okyanus sayılabilmesi için coğrafi ve ekolojik açıdan belirgin farklılıklar göstermesi gerektiği ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Okyanusların iklim üzerindeki etkisi</strong></p>

<p>Okyanusların devasa su kütleleri olduğu ve bulundukları bölgelerin iklimini doğrudan etkilediği biliniyor. Uzmanlara göre bu büyüklükteki su kütleleri, atmosfer ve ekosistem üzerinde belirleyici rol oynuyor.</p>

<p>Güney Okyanusu’nun da sadece soğuk bir su alanı değil, Antarktika çevresindeki ekolojik sistemi şekillendiren ayrı bir yapı olduğu vurgulanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Dünyadaki diğer okyanuslar</strong></p>

<p>Arktik Okyanusu, Kuzey Kutbu’nu kapsayan buzlarla kaplı okyanus olarak biliniyor. Atlantik Okyanusu, Avrupa ve Afrika’yı Amerika kıtasından ayırırken, Hint Okyanusu Asya, Afrika ve Okyanusya arasında yer alıyor. Büyük Okyanus (Pasifik) ise dünyanın en geniş okyanusu olarak Amerika, Asya ve Okyanusya arasında uzanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ramazan Karaman</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Bilim &amp; Teknoloji</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/okyanus-sayisi-5e-yukseldi-guney-okyanusu-resmen-tanindi</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/06/okyanus-sayisi-5e-yukseldi-guney-okyanusu-resmen-tanindi.JPG" type="image/jpeg" length="32405"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Apple, artan bellek çipi maliyetleri nedeniyle fiyatları artıracak]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/apple-artan-bellek-cipi-maliyetleri-nedeniyle-fiyatlari-artiracak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/apple-artan-bellek-cipi-maliyetleri-nedeniyle-fiyatlari-artiracak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amerikan şirketi Apple, bellek çiplerinin maliyetindeki artış nedeniyle ürünlerinin fiyatlarını artırmayı planlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Şirketin CEO'su Tim Cook, Wall Street Journal'a yaptığı açıklamada, "Ne yazık ki, fiyat artışları kaçınılmaz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kendilerine yansıtılan "devasa fiyat artışlarının etkisini azaltmak için her türlü çabayı gösterdiklerini" savunan Cook, "müşterileri bunlardan korumaya çalıştık, ancak bu artık mümkün değil." diye ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Cook, fiyat artışının zamanlamasını, kapsamını veya hangi ürünleri etkileyeceğini belirtmekten kaçındı.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>TechInsights'ın tahminlerine göre, artan bellek çipi fiyatları göz önüne alındığında, mevcut karlılık seviyelerini korumak için bir sonraki iPhone Pro modeli için yaklaşık 270 dolarlık bir fiyat artışı gerekecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Cook'a göre Apple'ın asıl ilgilendiği pazar, yapay zeka sunucuları için giderek daha popüler hale gelen yüksek bant genişliğine sahip bellek (HBM) olan DRAM bellek pazarıdır.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Şirket CEO'su, mevcut fonlarını bellek kıtlığıyla mücadele etmek için kullanmaya hazır olduklarını belirterek, "Bu sorunu çözmek için bilançomuzdaki fonları kullanmaya hazırız. Ek kapasiteye açıkça ihtiyaç var." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Cook, ancak Apple'ın kendi bellek çiplerini üretme planının olmadığı söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Wall Street Journal kaynaklarına göre şirket, RAM ve kalıcı veya dahili bellek yongalarına yıllık 10-13 milyar dolar harcıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>DRAM pazarında Güney Koreli şirketler Samsung ve SK Hynix'in yanı sıra Amerikalı Micron da hakim konumda. Ayrıca NAND flaş bellek de tedarik ediyorlar ve bu segmentte Kioxia ve Sandisk ile rekabet ediyorlar. </span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim &amp; Teknoloji</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/apple-artan-bellek-cipi-maliyetleri-nedeniyle-fiyatlari-artiracak</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/06/apple-artan-bellek-cipi-maliyetleri-nedeniyle-fiyatlari-artiracak.jpg" type="image/jpeg" length="84485"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zekâ biyolojik silah riskini artırıyor mu?]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/yapay-zeka-biyolojik-silah-riskini-artiriyor-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/yapay-zeka-biyolojik-silah-riskini-artiriyor-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nature dergisinde yayımlanan bir değerlendirme, yapay zekâ destekli biyolojik tasarım araçlarının ölümcül toksinlerden yeni nesil virüslere kadar birçok biyolojik ajanı tasarlama kapasitesine ulaşmaya başladığını ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Moleküler Biyoloji ve Genetik (İngilizce) Öğretim Üyesi ve Rektör Danışmanı Prof. Dr. Muhsin Konuk, yapay zekânın biyolojik silahların üretilmesinde kullanılmasının günümüzün en somut ve acil ulusal güvenlik tehditlerinden biri olarak değerlendirildiğine dikkat çekti.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>Yapay zekanın biyolojik silahların üretilmesinde kullanılmasına dikkat!</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Yapay zekâ teknolojilerinin kötü niyetli kullanımı konusunu değerlendiren Prof. Dr. Muhsin Konuk, yapay zekâ destekli biyoteknolojilerin günümüzde en önemli ulusal ve küresel güvenlik başlıklarından biri haline geldiğini belirterek, “Yapay zekanın biyolojik silahların üretilmesinde kullanılması, küresel güvenlik uzmanları ve teknoloji liderleri tarafından günümüzün en somut ve acil ulusal güvenlik tehditlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Hatta önde gelen yapay zeka şirketleri ve bilim insanları, bu tehdide karşı acil yasal önlemler alınması çağrısında bulunmaktadır.” dedi.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><span><span><span>Bilgiye erişim bariyerleri hızla ortadan kalkıyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Yapay zekanın biyolojik silah riskini artırma mekanizmaları, getirdiği çözümler ve alınan önlemleri de dile getiren Prof. Dr. Konuk, “Tehdidi büyüten temel unsurlardan biri bilgi bariyerinin aşınmasıdır. Tarihsel olarak bir biyolojik silah üretmek; ileri düzey viroloji bilgisi, laboratuvar tecrübesi ve gizli formüllere erişim gerektiriyordu. Günümüz yapay zeka modelleri, doktora düzeyindeki virologlardan daha iyi performans göstererek amatör veya kötü niyetli aktörlerin tehlikeli patojenleri nasıl üretebileceğine dair adımları anlaşılır hale getirmektedir.” şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Doğada bulunmayan yeni patojenler tasarlanabilir</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapay zekânın biyolojik veri analizi ve protein modelleme alanındaki gücünün, daha önce görülmemiş biyolojik tehditlerin ortaya çıkmasına da zemin hazırlayabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Konuk, “Yapay zeka (özellikle protein katlanması ve biyolojik veri analizi yapan modeller), doğada bulunmayan, aşılara veya mevcut ilaçlara tamamen dirençli yeni yapay virüsler, toksinler ya da bakteriler tasarlayabilir.” ifadesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Tedarik zinciri engellerini aşmayı kolaylaştırabiliyor</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapay zekânın yalnızca teorik bilgi üretmekle kalmadığını, lojistik süreçleri de kolaylaştırabildiğini ifade eden Prof. Dr. Konuk, “Yapay zeka, tehlikeli maddelerin tespite takılmadan nasıl sipariş edilebileceği veya laboratuvar ekipmanlarının nasıl optimize edilebileceği konusunda rehberlik sağlayarak fiziksel tedarik zinciri engellerini aşmayı kolaylaştırmaktadır.” diye belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Sentetik DNA siparişleri sıkı şekilde denetlenmeli</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dünya genelinde biyogüvenlik alanında yeni önlemler geliştirildiğini kaydeden Prof. Dr. Konuk, “Sentetik DNA ve RNA siparişlerinin taranması önemli. Yapay zeka devleri ve düşünce kuruluşları, aşı üretiminde de kullanılan sentetik DNA siparişlerinin sıkı denetime tabi tutulmasını talep etmektedir. Amaç, tehlikeli gen dizilimlerinin sipariş edilmesini ve kötü niyetli kişilerin eline geçmesini engellemektir.” dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Geliştirilen yasal düzenlemelere de işaret eden Prof. Dr. Konuk, “Avrupa Birliği 2025 yılında Biyotek Yasası'nı (https://tr.euronews.com/saglik/2026/06/05/teknoloji-devleri-uyardi-yapay-zeka-aciklari-biyolojik-silah-riskini-artirdi) yayımlayarak sentetik nükleik asit dizilerini ‘endişe yaratan ürünler’ olarak tanımlamıştır. ABD'de ise benzer şekilde yapay zeka güvenlik açıklarına ve siber güvenliğe odaklanan başkanlık kararnameleri yürürlüğe girmiştir.” diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Yapay zekâ sistemlerine güvenlik filtreleri ekleniyor</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bilim insanlarının yapay zekâ sistemlerine biyolojik tehditleri önleyecek yazılımsal koruma mekanizmaları yerleştirmeye çalıştığını belirten Prof. Dr. Konuk, “Bilim insanları, yapay zeka modellerinin tehlikeli biyolojik ajanları veya toksinleri tasarlamasını doğrudan engelleyen yazılımsal güvenlik duvarları (filigranlama, denetim kayıtları) entegre etmeye çalışmaktadır. Bütün bunlar dikkate alındığında, biyolojik yapay zeka araçları açısından dinamitin kullanımında olduğu gibi tipik bir çift kullanım (dual-use) örneği verilebilir. Yapay zeka, bir yandan insanlığı yok edebilecek bir virüsün tasarlanmasına yardım edebilecekken, diğer yandan o virüse karşı saatler içinde aşı veya panzehir geliştirilmesini sağlayacak imkanları da verebilir. Kısaca, teknolojinin kendisi kötü olmasa da regüle edilmemiş açık kaynaklı biyolojik veri setleri biyogüvenlik açıklarını büyütmektedir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim &amp; Teknoloji</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/yapay-zeka-biyolojik-silah-riskini-artiriyor-mu</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/06/yapay-zeka-biyolojik-silah-riskini-artiriyor-mu.jpg" type="image/jpeg" length="71667"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Telefon ve internet aboneliklerinde yeni dönem 25 Haziran'da başlıyor]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/telefon-ve-internet-aboneliklerinde-yeni-donem-25-haziranda-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/telefon-ve-internet-aboneliklerinde-yeni-donem-25-haziranda-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK), telefon ve internet aboneliklerinde kimlik doğrulama süreçlerini yeniden düzenleyen yeni uygulaması 25 Haziran 2026'da yürürlüğe girecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Resmi Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle abonelik işlemlerinde güvenlik önlemleri artırılırken, kayıt dışı hat kullanımının önüne geçilmesi hedefleniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yeni kurallara göre telefon ve internet abonelik sözleşmeleri hem yazılı hem de elektronik ortamda yapılabilecek. Ancak abonelik işlemi öncesinde başvuru sahibinin kimliğinin doğrulanması zorunlu olacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kimlik doğrulaması; elektronik kimlik kartı, şifre, yüz tanıma sistemi ve parmak izi özeti gibi yöntemlerle gerçekleştirilebilecek. Uzaktan yapılan başvurularda doğrulama tamamen elektronik ortamda yapılırken, yüz yüze işlemlerde kimlik kontrolüne ek olarak işlem anına ilişkin video kaydı alınabilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çipli kimlik kartları ve NFC özellikli belgelerle elektronik doğrulama yapılabilecek. Ayrıca e-Devlet mobil uygulaması üzerinden de yakın alan iletişimi (NFC) teknolojisi kullanılarak kimlik doğrulaması gerçekleştirilebilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yabancı uyruklu kişilerin kimlik bilgileri Göç İdaresi kayıtlarından doğrulanırken, diplomatik misyon çalışanları ve ailelerinin işlemleri Dışişleri Bakanlığı üzerinden yürütülecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Hat sayısına sınırlama ve sıkı denetim</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Düzenleme kapsamında işletmecilere, BTK tarafından belirlenen sınırın üzerinde aynı kişi adına yeni abonelik açmama yükümlülüğü getirildi. Böylece bir kişi adına açılabilecek telefon hattı sayısının daha etkin şekilde denetlenmesi amaçlanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yeni uygulamayla birlikte işletmeciler tüm abonelerin aktiflik durumunu üç ayda bir kontrol edecek. Gerçek kişi abonelerin yanı sıra kurumsal aboneliklerde de yetkili kişilerin kimlik bilgileri resmi kayıt sistemleri üzerinden doğrulanacak. Şirket aboneliklerinde firmanın faaliyetinin devam edip etmediği de düzenli olarak incelenecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Doğrulanamayan hatlar kapatılabilecek</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapılan denetimlerde abonelik bilgilerinin doğrulanamaması halinde abonelere öncelikle kısa mesaj yoluyla bildirim gönderilecek.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Bildirimden sonra 30 gün içinde gerekli doğrulamanın yapılmaması durumunda hatta kısıtlama uygulanacak. Kimlik doğrulamasının 90 gün boyunca tamamlanmaması halinde ise hat kullanıma kapatılacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kurumsal aboneliklerde yalnızca yetkili kişinin doğrulanamaması durumunda hat kapatılmayacak. Ancak yeni bir yetkili belirlenene kadar abonelik işlemleri gerçekleştirilemeyecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>BTK, yeni düzenlemeyle kimlik sahteciliğinin önüne geçmeyi, abonelik işlemlerinin güvenliğini artırmayı ve kayıt dışı hat kullanımını azaltmayı hedefliyor. </span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim &amp; Teknoloji</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/telefon-ve-internet-aboneliklerinde-yeni-donem-25-haziranda-basliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 12:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/06/telefon-ve-internet-aboneliklerinde-yeni-donem-25-haziranda-basliyor.jpg" type="image/jpeg" length="64920"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dijital dönüşümde kritik eşik: Eğitim, iş dünyası ve Türkiye'nin konumu]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/dijital-donusumde-kritik-esik-egitim-is-dunyasi-ve-turkiyenin-konumu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/dijital-donusumde-kritik-esik-egitim-is-dunyasi-ve-turkiyenin-konumu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekâ, otomasyon, siber güvenlik ve yeşil teknolojiler küresel ekonominin yönünü yeniden belirliyor. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda rekabet gücünü koruyabilmek için ülkelerin eğitimden iş dünyasına kadar her alanda dijital dönüşümü hızlandırması gerektiğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Dünya, son yılların en hızlı teknolojik dönüşüm dönemlerinden birini yaşıyor. Yapay zekâ destekli uygulamalar, robotik sistemler, büyük veri analitiği, bulut teknolojileri, nesnelerin interneti ve siber güvenlik çözümleri hem ekonomik faaliyetleri hem de günlük yaşamı köklü biçimde değiştiriyor. Uluslararası kuruluşların raporları, teknolojik değişimin artık yalnızca bilişim sektörünü değil; eğitimden sağlığa, sanayiden kamu hizmetlerine kadar hemen her alanı etkilediğini ortaya koyuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Küresel ölçekte öne çıkan teknolojilerin başında yapay zekâ geliyor. OECD verilerine göre işletmelerde yapay zekâ kullanım oranı son iki yılda iki katın üzerinde artış gösterdi. Özellikle üretim, finans, sağlık ve hizmet sektörlerinde yapay zekâ destekli çözümler verimliliği artırırken karar alma süreçlerini de hızlandırıyor. Bunun yanında robotik otomasyon, gelişmiş veri işleme sistemleri, yenilenebilir enerji teknolojileri ve siber güvenlik uygulamaları da yatırımcıların ve şirketlerin öncelikli alanları arasında yer alıyor. OECD ve uluslararası yatırım raporları, yapay zekâ yatırımlarının küresel ekonominin en hızlı büyüyen teknoloji alanlarından biri haline geldiğini gösteriyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dijital dönüşüm süreci ise yalnızca yeni teknolojilerin kullanılmasından ibaret değil. Kurumlar iş yapış biçimlerini yeniden tasarlıyor, veri odaklı yönetim modellerine geçiyor ve hizmetlerini dijital platformlar üzerinden sunuyor. Dünya Ekonomik Forumu'nun 2025 Geleceğin İşleri Raporu'na göre işletmelerin yüzde 60'ı dijital erişimin genişlemesini önümüzdeki yılların en dönüştürücü gelişmesi olarak görüyor. Yapay zekâ ve bilgi işleme teknolojilerindeki ilerlemeler, şirketlerin büyük bölümünde stratejik dönüşüm planlarının merkezinde bulunuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu dönüşümün eğitim sistemi üzerindeki etkileri de giderek daha belirgin hale geliyor. Uzmanlar, geleneksel bilgi aktarımına dayalı modellerin yerini problem çözme, analitik düşünme, üreticilik ve dijital okuryazarlık temelli yaklaşımların aldığını vurguluyor. Dünya Ekonomik Forumu'na göre 2030'a kadar çalışanların mevcut becerilerinin yaklaşık yüzde 39'u dönüşecek veya önemini yitirecek. Bu nedenle yaşam boyu öğrenme, yeniden beceri kazandırma ve sürekli eğitim programları ülkelerin öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İş dünyasında ise yapay zekâ ve otomasyonun etkileri tartışılmaya devam ediyor. Bazı rutin görevler giderek otomatikleşirken, veri analistliği, yapay zekâ uzmanlığı, siber güvenlik, yazılım geliştirme ve yenilenebilir enerji alanlarında yeni iş fırsatları ortaya çıkıyor. Dünya Ekonomik Forumu, önümüzdeki yıllarda en hızlı büyüyecek meslekler arasında yapay zekâ uzmanları, büyük veri uzmanları ve siber güvenlik profesyonellerinin bulunduğunu belirtiyor. Bununla birlikte şirketler, teknik becerilerin yanı sıra üreticilik, esneklik, liderlik ve iletişim gibi insan odaklı yetkinliklerin öneminin arttığını ifade ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye de bu küresel dönüşümün dışında değil. Son yıllarda kamu hizmetlerinin dijitalleşmesi, e-Devlet uygulamalarının yaygınlaşması, savunma sanayiindeki yüksek teknoloji yatırımları ve teknoloji girişimlerine yönelik destekler ülkenin dijital kapasitesini artıran gelişmeler arasında gösteriliyor. Ancak uzmanlar, yüksek katma değerli üretim, yapay zekâ araştırmaları, ileri teknoloji ihracatı ve nitelikli insan kaynağı alanlarında daha hızlı ilerleme gerektiğine dikkat çekiyor. Özellikle yazılım, veri bilimi ve siber güvenlik alanlarında yetişmiş insan gücünün artırılması, Türkiye'nin küresel rekabet gücü açısından kritik görülüyor.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Uzmanlara göre ülkelerin ve bireylerin bu dönüşümde geri kalmaması için atılması gereken en önemli adım, eğitim ve beceri gelişimine sürekli yatırım yapmak. Yapay zekâ okuryazarlığının yaygınlaştırılması, dijital altyapı yatırımlarının artırılması, girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesi ve üniversite-sanayi iş birliklerinin geliştirilmesi geleceğin rekabet koşullarında belirleyici olacak. Dünya Ekonomik Forumu verilerine göre işverenlerin yüzde 85'i çalışanlarını yeniden eğitmeye ve yeni beceriler kazandırmaya öncelik vermeyi planlıyor. Bu tablo, teknolojik dönüşümün yalnızca bir teknoloji meselesi değil, aynı zamanda bir insan kaynağı ve eğitim meselesi olduğunu ortaya koyuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uzmanların ortak görüşü, teknolojik dönüşümün artık geleceğe ilişkin bir senaryo değil, bugünün gerçeği olduğu yönünde. Yapay zekâ ve dijitalleşme sürecine uyum sağlayan toplumlar ekonomik büyüme ve refah açısından avantaj elde ederken, değişime ayak uyduramayan ülkeler küresel rekabette geride kalma riskiyle karşı karşıya bulunuyor. </span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim &amp; Teknoloji</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/dijital-donusumde-kritik-esik-egitim-is-dunyasi-ve-turkiyenin-konumu</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/06/dijital-donusumde-kritik-esik-egitim-is-dunyasi-ve-turkiyenin-konumu.jpg" type="image/jpeg" length="21915"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim dünyasını şaşırtan keşif: Dünya tarihinin en büyük akrebi ortaya çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/bilim-dunyasini-sasirtan-kesif-dunya-tarihinin-en-buyuk-akrebi-ortaya-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/bilim-dunyasini-sasirtan-kesif-dunya-tarihinin-en-buyuk-akrebi-ortaya-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere ve Galler’de bulunan 415 milyon yıllık fosiller üzerinde yapılan yeni analizler, uzunluğu bir metrenin üzerinde olabilen "Praearcturus gigas" adlı dev bir akrebin varlığını ortaya koydu. Araştırma, bu canlının bilinen en büyük akrep olabileceğini gösteriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Bilim insanları, paleontoloji alanında dikkat çekici bir keşfe imza attı. "Palaeontology" dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmada, yaklaşık 415 milyon yıl öncesine ait fosillerin, şimdiye kadar bilinen en büyük akrep türüne ait olabileceği ortaya kondu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Praearcturus gigas" olarak adlandırılan bu soyu tükenmiş türün, bir metreden daha uzun olabileceği ve yaklaşık 16 santimetreye ulaşan büyük kıskaçlara sahip olduğu tespit edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Söz konusu fosiller yeni bir saha kazısında bulunmadı. Aksine, 19. yüzyıldan bu yana müzelerde korunan örneklerin modern görüntüleme ve karşılaştırmalı anatomi teknikleriyle yeniden incelenmesi sonucu yeniden değerlendirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uzun yıllar boyunca bilim dünyasında tartışma konusu olan fosiller, ilk kez 1871 yılında farklı bir canlı grubuna ait sanılmış, daha sonra dev bir akrep olabileceği ihtimali gündeme gelmişti. Ancak eksik parçalar nedeniyle kesin sınıflandırma yapılamamıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yeni araştırmada ise yüksek çözünürlüklü görüntüleme ve kesitsel analiz yöntemleri kullanılarak, canlıya ait kıskaç yapısı ve gövde anatomisi yeniden incelendi. Bulgular, bunun erken dönem bir akrep türü olduğuna dair güçlü kanıtlar sundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Suda yaşayan ya da yarı suda yaşayan dev bir yırtıcı</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Araştırmaya göre Praearcturus gigas’ın bazı anatomik özellikleri, bu canlının tamamen karasal değil, suya yakın ya da yarı suda yaşayan bir yaşam tarzına sahip olabileceğini gösteriyor. Fosillerin nehir ortamlarında korunmuş olması da bu görüşü destekliyor.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Bilim insanları, canlıda günümüz kabuklularına benzeyen bazı uzantıların bulunduğunu, bunun da türün kara ile su arasında hareket edebilen bir yapıya sahip olabileceğini düşündürdüğünü belirtiyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu dev akrep, yaşamın karada henüz çok yeni olduğu Devoniyen döneminin başlarında yaşamıştı. O dönemde Dünya’da sadece ilkel bitkiler ve basit canlılar bulunurken, karmaşık ekosistemler henüz oluşmamıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu nedenle bir metreden uzun bir yırtıcının varlığı, erken kara yaşamı hakkındaki bilinenleri yeniden tartışmaya açtı. Uzun süredir dev eklembacaklıların yalnızca Karbonifer döneminde ortaya çıktığı düşünülüyordu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ancak bu keşif, büyük vücut yapısının yalnızca atmosferdeki oksijen oranıyla değil, aynı zamanda av bolluğu ve çevresel koşullarla da ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bilim insanları, bu bulgunun erken dönem ekosistemlerin sanılandan çok daha karmaşık ve dinamik olduğunu gösterdiğini vurguluyor.</span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim &amp; Teknoloji</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/bilim-dunyasini-sasirtan-kesif-dunya-tarihinin-en-buyuk-akrebi-ortaya-cikarildi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/06/bilim-dunyasini-sasirtan-kesif-dunya-tarihinin-en-buyuk-akrebi-ortaya-cikarildi.jpg" type="image/jpeg" length="93897"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa Parlamentosu’ndan Google kararı: Qwant’a geçiş]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/avrupa-parlamentosundan-google-karari-qwanta-gecis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/avrupa-parlamentosundan-google-karari-qwanta-gecis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AP, dijital egemenlik ve veri gizliliği gerekçesiyle resmi bilgisayarlarda varsayılan arama motoru olarak Google yerine Fransız Qwant’ı kullanma kararı aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Parlamentosu, resmi bilgisayarlarda kullanılan varsayılan arama motorunu değiştirme kararı aldı. Buna göre 4 Haziran’dan itibaren kurum bünyesindeki sistemlerde Google yerine Fransız merkezli Qwant arama motoru kullanılacak.</p>

<p>Kararın, Avrupa Birliği’nin dijital egemenlik ve veri gizliliği politikaları çerçevesinde alındığı belirtilirken, adımın yabancı teknoloji şirketlerine olan bağımlılığı azaltma hedefinin bir parçası olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Yetkililer, Qwant tercihinin özellikle kullanıcı verilerinin korunması ve reklam amaçlı veri kullanımının sınırlandırılması açısından önemli olduğunu vurguluyor. Gizlilik odaklı yapısıyla bilinen Qwant’ın, kullanıcı takibi yapmaması ve verileri reklam verenlerle paylaşmaması öne çıkan özellikleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Yeni uygulamayla birlikte, kurum bilgisayarlarında tarayıcı adres çubuğundan yapılan aramalar otomatik olarak Qwant üzerinden gerçekleştirilecek. Ancak kullanıcıların farklı arama motorlarını tercih etmesinin önünde herhangi bir teknik engel bulunmayacağı belirtildi.</p>

<p>Avrupa Birliği’nin daha önce de çeşitli dijital platformlara yönelik düzenlemeler ve sınırlamalarla teknoloji bağımsızlığını artırma yönünde adımlar attığı bilinirken, bu kararın da benzer bir stratejinin devamı olduğu değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan Avrupa Komisyonu’nun, yabancı teknoloji devlerine bağımlılığı azaltmaya yönelik yeni bir “teknoloji egemenliği paketi” üzerinde çalıştığı ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim &amp; Teknoloji</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/avrupa-parlamentosundan-google-karari-qwanta-gecis</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/06/qwant-un.png" type="image/jpeg" length="60670"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BM’den uyarı: Rekor sıcaklık kapıda]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/bmden-uyari-rekor-sicaklik-kapida</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/bmden-uyari-rekor-sicaklik-kapida" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BM ve iklim uzmanları, önümüzdeki haftalarda başlayabilecek güçlü bir El Nino etkisinin küresel sıcaklıkları rekor seviyelere taşıyabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler (BM) ve iklim uzmanları, Pasifik Okyanusu’nda gelişmekte olan El Nino hava olayına ilişkin dikkat çeken uyarılarda bulundu.</p>

<p>Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), önümüzdeki haftalarda etkisini göstermesi beklenen El Nino’nun 2026 yılı boyunca güçlenebileceğini ve küresel sıcaklıkları rekor seviyelere taşıma potansiyeli bulunduğunu açıkladı.</p>

<p>Uzmanlara göre, Pasifik Okyanusu’nun merkezinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının hızla yükselmesi, “süper El Nino” olarak adlandırılan güçlü bir iklim olayının habercisi olabilir. Bu tür olayların 1950’den bu yana yalnızca birkaç kez görüldüğü belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilim insanları, okyanus derinliklerinde yer alan ve normalin 6 derece üzerine çıkan devasa sıcak su kütlesinin doğuya doğru hareket ettiğini, bunun da küresel hava sistemlerini önemli ölçüde etkileyebileceğini ifade ediyor.</p>

<p>BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, El Nino’nun iklim değişikliğiyle zaten ısınan dünyada etkileri daha da ağırlaştıracağını belirterek, durumun “ısınan gezegenin yangınına körükle gitmek” anlamına geldiğini söyledi.</p>

<p>Uzmanlar, güçlü bir El Nino’nun Güney Amerika, Güneydoğu Asya ve Avustralya’da kuraklık ve orman yangını riskini artırabileceğini, Hindistan’da muson yağışlarını zayıflatabileceğini ve Afrika Boynuzu’nda kuraklığı derinleştirebileceğini ifade ediyor. ABD’nin güney bölgelerinde ise sel riskinin artabileceği uyarısı yapılıyor.</p>

<p>İklim bilimciler ayrıca, El Nino’nun beklenen seviyede gerçekleşmesi halinde 2027 yılının küresel ölçekte şimdiye kadar kaydedilen en sıcak yıl olabileceğini değerlendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim &amp; Teknoloji, Güncel</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/bmden-uyari-rekor-sicaklik-kapida</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/06/sicaklik-artisi-insansiz-yazisiz-termometre-202606030959-1.jpeg" type="image/jpeg" length="82957"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya’nın dönüşü yavaşlıyor, günler uzuyor]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/dunyanin-donusu-yavasliyor-gunler-uzuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/dunyanin-donusu-yavasliyor-gunler-uzuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, buzulların erimesi nedeniyle Dünya’nın dönüş hızının rekor seviyede yavaşladığını ve günlerin giderek uzadığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim dünyasında dikkat çeken yeni bir araştırma, Dünya’nın dönüş hızında gözlemlenen yavaşlamanın endişe verici seviyelere ulaştığını ortaya koydu.</p>

<p>Viyana Üniversitesi ve ETH Zurich’ten (Zürih Federal Teknoloji Enstitüsü) araştırmacıların yer aldığı çalışmada, Dünya’nın dönüş hızının son 3,6 milyon yılın en belirgin yavaşlama dönemlerinden birini yaşadığı belirtildi.</p>

<p>Science Focus dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, gün uzunluğundaki artışın özellikle son dönemlerde hız kazandığı ve bu değişimin jeolojik ölçekte rekor seviyeye ulaştığı ifade edildi.</p>

<p>Bilim insanları, söz konusu değişimi okyanus tabanındaki fosilleşmiş tek hücreli canlıların kabuk yapılarının incelenmesiyle elde edilen veriler üzerinden değerlendirdi. Bu analizler, geçmiş dönemlerde deniz seviyesi ve Dünya’nın dönüş hızındaki değişimlere ışık tuttu.</p>

<p>Araştırmada, küresel ısınmaya bağlı olarak kutup buzullarının erimesinin, kütlenin ekvatora doğru yeniden dağılmasına neden olduğu ve bunun da Dünya’nın dönüş hızını etkilediği vurgulandı.</p>

<p>Uzmanlara göre bu süreç, Dünya’nın dönüş hızını yavaşlatarak gün uzunluğunu her yüzyılda yaklaşık 1,33 milisaniye artırıyor.</p>

<p>ETH Zurich’ten Profesör Benedikt Soja, bu değişimin yaklaşık bin gigatonluk devasa bir kütlenin yeniden dağılımıyla ilişkili olduğunu belirterek, sürecin etkisinin oldukça büyük ölçekli olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacı Mustafa Kiani Shahvandi ise gün uzunluğundaki değişimin uzun vadede uzay navigasyon sistemleri ve GPS teknolojilerinin hassasiyetini etkileyebileceği uyarısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim &amp; Teknoloji</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/dunyanin-donusu-yavasliyor-gunler-uzuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/06/dunyanin-donusu-yazisiz-epik-bir-202606030955.jpeg" type="image/jpeg" length="30538"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kişisel bilgisayarlar için yeni nesil yapay zeka RTX Spark çipi tanıtıldı]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/kisisel-bilgisayarlar-icin-yeni-nesil-yapay-zeka-rtx-spark-cipi-tanitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/kisisel-bilgisayarlar-icin-yeni-nesil-yapay-zeka-rtx-spark-cipi-tanitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nvidia, yapay zekâ destekli kişisel bilgisayarlar için geliştirdiği RTX Spark çipini tanıttı. Şirket, yeni nesil AI bilgisayarlarının sonbaharda piyasaya çıkacağını açıklarken, ABD de Çin’e yönelik çip ihracatı kısıtlamalarını genişletti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Nvidia, yapay zekâ teknolojileriyle entegre kişisel bilgisayar pazarına yönelik geliştirdiği yeni RTX Spark çipini tanıttı. Şirket, yeni ürünün bilgisayarları yalnızca bir araç olmaktan çıkararak kullanıcıların dijital takım arkadaşı haline getireceğini açıkladı.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Nvidia Üst Yöneticisi (CEO) Jensen Huang, Tayvan’ın başkenti Taipei’de düzenlenen Computex teknoloji fuarı öncesinde yaptığı açılış konuşmasında RTX Spark’ı kamuoyuna duyurdu. Huang "Bilgisayarın yeniden icadı, telefonun akıllı telefona dönüşmesi kadar büyük bir değişimdir." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Şirketin internet sitesinde yer alan açıklamaya göre RTX Spark, kişisel yapay zekâ ajanları çağının yeni süper çipi olarak konumlandırılıyor. Yeni çip, Lenovo, HP, Dell, Microsoft Surface, Asus ve MSI tarafından üretilecek yeni Windows bilgisayarlarda kullanılacak. Söz konusu cihazların sonbahar aylarında piyasaya sürülmesi planlanırken, Acer ve Gigabyte modellerinin de daha sonra satışa çıkması bekleniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Nvidia’nın bu hamlesi, kişisel bilgisayar pazarında Apple ve Intel gibi güçlü rakiplerle doğrudan rekabet anlamına geliyor. Araştırma şirketi Gartner’ın verilerine göre Lenovo, HP, Dell ve Apple, yılın ilk çeyreğinde küresel bilgisayar pazarının yaklaşık yüzde 75’ini oluşturdu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapay zekâ uygulamalarını destekleyen veri merkezlerine yönelik talepte yaşanan artış, Nvidia’yı dünyanın en değerli şirketlerinden biri haline getirdi. Şirketin piyasa değeri 5 trilyon doların üzerine çıktı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öte yandan ABD yönetimi, Çin’in gelişmiş yapay zekâ teknolojilerine erişimini sınırlamaya yönelik adımlarını sürdürüyor. ABD Ticaret Bakanlığı Sanayi ve Güvenlik Bürosu (BIS) tarafından yayımlanan yeni kılavuzda, Nvidia’nın Blackwell işlemcileri gibi en gelişmiş yapay zekâ çiplerinin Çin merkezli şirketlerin yurt dışındaki iştiraklerine ihracatı için de lisans zorunluluğu getirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Washington yönetimi, Çinli şirketlerin kritik yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilmesinde kullanılan yüksek performanslı çiplere erişimini engellemeyi hedefliyor. </span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim &amp; Teknoloji</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/kisisel-bilgisayarlar-icin-yeni-nesil-yapay-zeka-rtx-spark-cipi-tanitildi</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/06/kisisel-bilgisayarlar-icin-yeni-nesil-yapay-zeka-rtx-spark-cipi-tanitildi.jpg" type="image/jpeg" length="71828"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Blue Origin'in devasa roketi "New Glenn" rampa testi esnasında patladı]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/blue-originin-devasa-roketi-new-glenn-rampa-testi-esnasinda-patladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/blue-originin-devasa-roketi-new-glenn-rampa-testi-esnasinda-patladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İş adamı Jeff Bezos'a ait uzay taşımacılığı şirketi Blue Origin'in devasa roketi "New Glenn", Florida'da gerçekleştirilen rampa testi esnasında patladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>98 metre uzunluğundaki "New Glenn" roketi, Florida eyaletinde bulunan istasyondaki fırlatma rampasında statik ateşleme testi için geri sayımdaydı.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Motorların ateşlenmesinin hemen ardından, henüz teknik olarak netleşmeyen bir zafiyet sebebiyle rampa üzerinde korkunç bir patlama meydana geldi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Motorun dayanıklılığını ölçmek üzere planlanan "sıcak ateşleme" testi, saniyeler içinde adeta bir faciaya dönüştü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Roketin alt kısmından yükselen dumanların ardından devasa bir alev topunun gökyüzünü kapladığı ve tüm roket gövdesini saniyeler içinde yuttuğu görüldü. </span></span></span></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim &amp; Teknoloji</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/blue-originin-devasa-roketi-new-glenn-rampa-testi-esnasinda-patladi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 23:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/blue-originin-devasa-roketi-new-glenn-rampa-testi-esnasinda-patladi.jpg" type="image/jpeg" length="57380"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gökyüzünde nadir olay: Pazar günü “küçük mavi ay” görülecek]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/gokyuzunde-nadir-olay-pazar-gunu-kucuk-mavi-ay-gorulecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/gokyuzunde-nadir-olay-pazar-gunu-kucuk-mavi-ay-gorulecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nadir görülen “mikroay” ya da “küçük mavi ay” fenomeni pazar günü gökyüzünde izlenebilecek. Dolunayın normalden daha küçük ve daha sönük görünmesi bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gökyüzü meraklılarını ilgilendiren nadir bir astronomi olayı bu hafta sonu gerçekleşecek. “Küçük mavi ay” ya da diğer adıyla “mikroay” fenomeni pazar günü gözlemlenebilecek.</p>

<p>Söz konusu olayda dolunay, Dünya’ya en uzak konumuna yakın bir noktada bulunduğu için normalden daha küçük ve daha sönük görünecek. Yapılan hesaplamalara göre Ay’ın Dünya’ya uzaklığının yaklaşık 406 bin kilometreyi aşacağı belirtiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, bu nedenle dolunayın yüzde 6 daha küçük, yüzde 10 ise daha sönük algılanacağını ifade ediyor.</p>

<p>“Mavi ay” kavramı ise aynı ay içerisinde ikinci kez dolunay görülmesi durumunu ifade ediyor. Bu ayın ilk dolunayının 1 Mayıs’ta gerçekleştiği bildirildi.</p>

<p>Öte yandan bu olay, Ay’ın Dünya’ya en yakın konumda olduğu ve daha büyük göründüğü “süper ay” fenomeninin tam tersi olarak değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Virtual Telescope Project kapsamında yayın yapacak olan Virtual Telescope Project yetkilileri, pazar günü gerçekleşecek mikroayın gökyüzünde net şekilde gözlemlenebileceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim &amp; Teknoloji</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/gokyuzunde-nadir-olay-pazar-gunu-kucuk-mavi-ay-gorulecek</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/foto-jet-44.jpg" type="image/jpeg" length="10005"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avustralyalı araştırmacılar hızlı şarj edilebilir pil konusunda çığır açan bir buluşu ortaya koydu]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/avustralyali-arastirmacilar-hizli-sarj-edilebilir-pil-konusunda-cigir-acan-bir-bulusu-ortaya-koydu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/avustralyali-arastirmacilar-hizli-sarj-edilebilir-pil-konusunda-cigir-acan-bir-bulusu-ortaya-koydu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avustralyalı araştırmacılar, elektrikli araçların (EV) şarj sürelerini önemli ölçüde kısaltabilecek yeni bir batarya teknolojisi geliştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya'daki Adelaide Üniversitesi'nden araştırmacılar, altı dakika sonra yüzde 85'in üzerinde şarj kaydedebilen ve aynı zamanda kilogram başına yaklaşık 240 watt-saat enerji yoğunluğunu koruyan lityum iyon poşet pil hücreleri geliştirdi.</p>

<p>Üniversite tarafından yayınlanan açıklamaya göre Adelaide Üniversitesi'nden çalışmayı yöneten Profesör Qiao Shizhang, hızlı şarjın elektrikli araçların yaygınlaşmasında kilit önem taşıdığını ancak mevcut yüksek kapasiteli bataryaların hızla bozulduğunu ve aşırı ısı üreterek güvenlik risklerini artırdığını söyledi.</p>

<p>Nature Energy dergisinde yayınlanan bu çığır açıcı buluş, arayüzey anyon indirgeme katalizi kullanarak arayüzeydeki reaksiyonları düzenliyor ve iyonik iletkenlikten ödün vermeden hızlı şarj imkanı sağlıyor. Qiao, bunun performans ve uzun vadeli istikrar için kritik önem taşıyan kararlı bir koruyucu katman oluşturduğunu da sözlerine ekledi.</p>

<p>Qiao, "Keşif, pratik hızlı şarj edilebilir lityum iyon piller için yeni bir yaklaşım sunuyor ve elektrikli araçların kullanım ömründen veya enerji yoğunluğundan ödün vermeden dakikalar içinde şarj olmasını sağlayabilir." diye belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Test ettikleri pilin mükemmel bir performans sergileyerek 500 adet altı dakikalık şarj döngüsünden sonra yaklaşık yüzde 76 kapasite koruma oranı elde ettiğini söyleyen Qiao, pillerin 10 dakikalık şarjda da mükemmel bir kararlılık gösterdiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim &amp; Teknoloji</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/avustralyali-arastirmacilar-hizli-sarj-edilebilir-pil-konusunda-cigir-acan-bir-bulusu-ortaya-koydu</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/avustralyali-arastirmacilar-hizli-sarj-edilebilir-pil-konusunda-cigir-acan-bir-bulusu-ortaya-koydu.jpg" type="image/jpeg" length="54319"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TikTok, YouTube ve Snap davada geri adım attı]]></title>
      <link>https://www.amedhaber.net/tiktok-youtube-ve-snap-davada-geri-adim-atti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.amedhaber.net/tiktok-youtube-ve-snap-davada-geri-adim-atti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de sosyal medya platformlarına karşı gençlerin ruh sağlığını olumsuz etkiledikleri gerekçesiyle açılan davalarda dikkat çeken bir gelişme yaşandı. YouTube, Snapchat’in çatı şirketi Snap ve TikTok, ilk duruşması yapılması planlanan davada Kentucky’deki bir okul bölgesiyle uzlaşmaya vardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Kaliforniya’nın Oakland kentindeki federal mahkemeye sunulan belgelerde, uzlaşmanın kırsal Doğu Kentucky’de bulunan Breathitt County Okul Bölgesi’nin açtığı davayı kapsadığı belirtildi. Taraflar arasında varılan anlaşmanın mali detayları ise açıklanmadı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Söz konusu dava kapsamında okul bölgesi, sosyal medya şirketlerini gençler arasında ruh sağlığı krizini körüklemekle suçluyordu. Davada, öğrencilerde artan kaygı, depresyon ve sosyal medya bağımlılığı nedeniyle okulların ciddi mali yük altına girdiği savunuluyordu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>YouTube sözcüsü yaptığı açıklamada "Bu mesele dostane şekilde çözüldü. Odak noktamız, yaşa uygun ürünler ve ebeveyn kontrolleri geliştirmeyi sürdürmektir." ifadelerini kullandı. Snap da davanın dostane biçimde sonuçlandığını duyurdu. TikTok ise konuya ilişkin yorum talebine yanıt vermedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dava süreci Meta Platforms’a bağlı Facebook ve Instagram için ise devam ediyor. Breathitt County Okul Bölgesi’nin Meta’ya karşı açtığı davanın 15 Haziran’da görülmesi planlanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>ABD genelinde sosyal medya şirketlerine yönelik benzer içerikli binlerce dava bulunuyor. Kaliforniya eyalet mahkemelerinde bağımlılık iddialarına ilişkin 3 bin 300’den fazla dava sürerken, bireyler, belediyeler, eyalet yönetimleri ve okul bölgeleri tarafından açılan yaklaşık 2 bin 400 dava da federal mahkemede birleştirilmiş durumda.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mart ayında Los Angeles’ta görülen dikkat çekici bir davada jüri, Meta ile Alphabet bünyesindeki Google’ı gençlere zarar veren sosyal medya platformları tasarlamakta ihmalkâr bulmuştu. Jüri, çocuk yaşta sosyal medya bağımlılığı geliştirdiğini belirten 20 yaşındaki bir kadına toplam 6 milyon dolar tazminat verilmesine hükmetmişti.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Şirketler ise suçlamaları reddederek genç kullanıcıların güvenliği için kapsamlı önlemler aldıklarını savunuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Breathitt County Okul Bölgesi, sosyal medya şirketlerinden 60 milyon doların üzerinde tazminat talep ediyor. Okul yönetimi ayrıca öğrencilerin ruh sağlığını desteklemek amacıyla 15 yıllık bir programın finanse edilmesini ve platformlardaki bağımlılık oluşturan özelliklerin değiştirilmesini istiyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uzmanlar, bu davanın benzer nitelikteki yüzlerce dava için emsal niteliği taşıdığını belirtiyor.</span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim &amp; Teknoloji</category>
      <guid>https://www.amedhaber.net/tiktok-youtube-ve-snap-davada-geri-adim-atti</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 15:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://amedhabernet.teimg.com/crop/1280x720/amedhaber-net/uploads/2026/05/tiktok-youtube-ve-snap-davada-geri-adim-atti.jpg" type="image/jpeg" length="45461"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
